Din Quotes

Quotes tagged as "din" (showing 1-30 of 61)
Nick Hornby
“İki haftamı ülkenizi dolaşarak geçirdim -ülkeniz, çılgın zamanlar mıntıkası ve televizyonda sürekli bir biçimde ereksiyon sorununu tedavi eden ilaçların reklamının yapıldığı o ülkeyse eğer- bu dergi için bilgi toplamakla görevlendirilmiş olarak: kırk yedi edebiyatsever, sinir bozucu derecede sakin olmakla beraber yüzü gülmeyen genç adam ve kadından oluşan, her ay bu köşedeki tüm iyi esprileri ayıklayan Hece Cümbüşü, artık Amerikan okuma alışkanlıklarından bihaber olduğuma karar verdi ve beni havaalanı kitapçılarına doğru (itiraf etmeliyim ki faydalı) bir geziye gönderdi. Bu sayede, biliyorum ki, en sevdiğiniz yazarınız Cormac McCarthy değil, hatta David Foster Wallace bile değil, Joel Osteen diye bir adam ki kendisi, hakkında bildiğim kadarıyla Cümbüş üyesi olabilir çünkü kusursuz dişlere ve kurtarıcımız İsa’nın rehberliğinde insanlığın mükemmelliğe ulaşabileceğine dair bir inanca sahip. Televizyonu her açışımda Osteen ekrandaydı -Allah şu yetişkinlere yönelik, seyrettiğin-kadar-öde kanallarından razı olsun!- ve kitabı Become a Better You (Daha İyi Bir Sen Ol) her yerdeydi. Sanırım, şimdi bu kitabı okumak zorunda kalacağım, sırf sizin ne düşündüğünüzü öğrenmek için. Gerçek bir hikaye: Texas Houston’da George Bush Havaalanı’nda, otuzlarında çekici bir kadın gördüm bu kitabı satın alırken ve ilginç olan şuydu ki kadın ağlıyordu bu işi yaparken. Aceleyle içeri girdi gözlerinden yaşlar akarak ve kendi kendine söylenerek, doğruca ciltli, çok satan, kurgusal olmayan kitapların sergilendiği bölüme yöneldi. Tahmininiz benimki kadar başarılı. Neredeyse tamamen eminim ki, suçlanması gereken kişi duyarsız bir herifin teki (kadının D15 ile D17 kapıları arasında bir yerde terk edildiğini tahmin ediyorum), ve aslına bakılırsa duyarsız Amerikalı erkekler, Hıristiyanlığın A.B.D.’de popüler olmasının sorumlusudur. İlginçtir ki, İngiltere’de erkekler zerre kadar duyarsız değildir ve sonuç olarak biz de neredeyse toptan allahsız bir milletiz ve Joel Osteen hiçbir zaman televizyonlarımıza çıkmıyor.”
Nick Hornby, Shakespeare Wrote for Money

Marian Deegan
“When we play it safe, we sabotage our chance to make our mark in a memorable, authentic way. Health care organizations confront pressures to provide more responsive, personal care with cost efficiency, striving to provide the industry’s “patient-centered care” goal. However, when every hospital system and specialty clinic cautiously claims to provide “patient-centered care”— because all of their competitors claim to provide “patient-centered care”—their claim becomes so safe that they disappear into the din of their competitors’ identical claims.”
Marian Deegan, Relevance: Matter More

“Kim bilir belki de…
Şeytan, Tanrı’nın bilinçaltından başka bir şey değildir.
...
Kutsal kitaplar sanattan ve sanatçılardan en az söz eden kitaplardır…
...
Bütün hibeler, bağışlar, sadakalar ve teberrular hayırsever işadamlarının yoksulluk sayesinde yaptıkları varlıklarının yoksullara dağıttıkları yüzdeleridir.
...
Bugün herkes tüketmeye çalıştığı nesnelerin üretiminde çalışarak tüketilen birer nesnedir. Hem üretici hem de tüketici olarak iki ucundan yakılmış bir mumdur.
...
“Gerçekten çok şanslıyım, çünkü mutsuzluğumu bedavaya getiriyorum.” derdi bir berduş. “Kimileri her gün on iki saat çalışarak ve kucak dolusu para harcayarak bu hale geliyorlar. Evet ben de herkes kadar keyifsiz ve yalnızım. Ama bunun için ne sabah dokuz akşam beş çalışıyorum ne de üstüne para veriyorum.”
...
Dünyanın kanseri işadamlarıdır.
Çünkü ancak kanser hücreleri beslendikleri organizmayı harap ederek çoğalırlar.
Büyümek için büyü.
Çoğalmak için çoğal.
İlerlemek için ilerle.
Kalkınmak için kalkın.
Kapitalizmin ve kanserin ideolojileri birbirlerinin tıpatıp aynısıdır.
...
Çalışmaktan bir hak gibi bahsedilmesi ve bunun anayasalara girmesi ne garip!
Çalışmak ne bir hak, ne de bir ödevdir. Kötü bir kaderdir sadece…
Sakat veya göle doğmak gibi.
...

Aylaklık; düşünmek, duymak ve yaşamak için bağdaş kurmaktır. Çalışmak ise bir gün bağdaş kurabilmek için boşu boşuna koşuşturmaktır.
...
Bir işadamının onca emekle çalışarak, çalıştırarak ve koşuşturarak yarattığına bakın; bacası tüten bir fabrika. Bir de sanatçıların yarattıklarına bakın; Mayıs ayında Floransa.
...
“Küçük, bedensel ve geçici hazları küçümseyrek ruhsal, büyük ve ilahi hazları arayan keşişlere, dervişlere, Hint’ten ve Rum’dan gelen ermişlere, sufilere, bilgelere sakın kanmayın.” diye fısıldadı Şeytan. “Hazzı hep göklerde arayanlar yeryüzünde bulamayan kabızlardır. Bu arif, aşık ve cümle evliya takımı işte böyledir; kendi kabızlık ve kasvetlerine gizemli mazeretler ararlar aslında.”
...
Cennetten kovulduğumuzda Tanrılar bize hem hatıra hem de yolluk olsun diyerek sadece üç şey verdiler. Biri haz, diğeri neşe, öbürü de dans. Gerisini; ayrılığı ve hastalığı, acıyı ve keder, can sıkıntısını ve her biri birbirinden boş ümitleri hep burada bulduk. İşte bu yüzden en doğru felsefelerin temeli neşe, sevnç, coşku ve hevestir. Kahkahalar ise yapıtaşları.
...
Düş kırıklıklarımızın yegane sebebi, çabanın hissesini daha yüksek sanmamızdır.
...
Kendimi bilmek ruhumu sıkıyor.
Kendini bilenler de canımı.
...
Ne yapmak ve ne olmak istediklerini çok iyi bilen insanlara ise acıyorum. Hiç mi hayal güçleri yok?
...
Yunanca’daki mutluluk (eudaimonia) sözünün içinde Şeytan (daimon) gizlidir. Bu bir tesadüf mü, yoksa bu olağanüstü adamların bilgeliklerinin yeni bir zirvesi mi? Eski Yunanlılar için Şeytan, bize doğru yolu gösteren iç sesimize verdiğimiz isimdir. Bu demektir ki, Yunanca mutlu olmak istiyorsanız Şeytan’ı işin içine karıştırmalısınız.
...
İnsan doğar, yaşar ve ölür.
Doğru da belki o sırayla değil.
...
Kadın terk edildiği ve aldatıldığı zamanlarda, bir de boşanırken hiç tereddüt etmez; kararlı, şuurlu ve son derece akıllı bir biçimde bütün umumi strateji ve nokta hücumu taktikleriyle delirir.
...
Feminizm; erkeklerin egemenliğindeki bir pazarda kadının kadınlığını değil işgücünü, aklını ve zamanını satmaya çalışmasıdır. Üretime, tüketime ve çalışmaya tapan bir toplumda kadının cinsiyetini bir mal olmaktan çıkartıp, bütün varoluşunu bir mal haline getirme gayretidir.
Eğer bu özgürlük olsaydı, bütün erkekler ezelden beri özgürdüler.
...
-Kadın 20. yüzyılda özgürlüğüne kavuştu.
-Yok yahu! Peki sonra ne oldu?
-Hiç. İş kölesi oldu.
...
Aforizma edebiyatın salçasıdır. Sadece aforizma yersen kusarsın.”
Emre Yılmaz, Şeytanın Fısıldadıkları

Ugo Foscolo
“Evet doğru! Şanssızlar, acı ekmeklerini yedikleri, gözyaşlarına karışmış sularını içtikleri bu dünyadan başka bir dünyaya muhtaçtırlar. Hayal öyle bir dünya yaratıyor, yürek de onunla avunuyor. Bu dünyada hep mutsuzluğa mahkûm olan erdem, bir gün ödüllendirilme umuduyla, varlığını sürdürebilmek için direniyor. Fakat alçak olmamak için dine gereksinim duyan kişiler ne zavallıdır!”
Ugo Foscolo, Last Letters of Jacopo Ortis
tags: din

İlhan Arsel
“Eğer İslamda zorlama yoksa, insanları daha 13 yaşından itibaren namaz kılmaya zorlamak üzere Muhammed'in, "(Çocuk 13 yaşına geldiğinde) namaz kılması için dövülür" şeklindeki buyruklarına ne demeli?”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

İlhan Arsel
“Eğer İslam dini zorlama dini değilse, yeryüzü İslam olana kadar Müslümanları savaşmaya zorlayan buyruklara ne demeli?[Örneğin Bakara Suresi'nin 191. ayeti şöyle: " Fitne (kâfirlik) kalmayıp, yalnız Allah'ın dini (İslamiyet) ortada kalana kadar onlarla (kâfirlerle) savaşın. Eğer vazgeçerlerse (kâfirlikten vazgeçip İslam olurlarsa) sataşmayın.."].”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

İlhan Arsel
“İslamdan başka bir din ve inanca yönelik olanlara karşı hoşgörüsüzlüğü o kerteyi bulmuştur ki, Kur'an' a, "Müslüman olmayanları dost edinmeyin...” şeklinde ayetler koymuş (örneğin Mâide Suresi, ayet 51) ve farklı din ve inançta olanların ellerini bile sıkmamıştır. Diğer Müslümanların da kendisi gibi yapmalarını istemiştir.

Ölüm döşeğinde, "Arap ceziresinde iki din bir arada olmayacak" diyerek İslam dünyasına hoşgörüsüzlük duygusunu miras bırakmıştır. Onun bu vasiyetini yerine getirmek için 1400 yıl boyunca İslam devletlerinin amacı "cihad" olmuştur. "Müşrik" bildikleri halkları kılıçla Müslüman yapmışlardır; örneğin Orta Asya’daki yüz binlerce Türk'ün kafaları kesilmiştir. Kitaplılardan (yani Yahudilerden ve Hıristiyanlardan) İslama girmeyenleri "cizye" (yani "kafa parası") vermeye zorlayıp ikinci sınıf insan durumunda tutmuşlardır. Şimdi durum buyken, İslam şeriatının hoşgörü dini olduğunu ya da başka dinlere saygılı olduğunu ya da zorlamaya başvurmadığını söylemek mümkün olur mu?”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

Mehmet Murat ildan
“Zaman gelecek ve bazı insanlar hiçbir dine inanmadıkları için kendileriyle gurur duyacaklardır! Bu şeref ancak toplumun akıllı insanlarına ait olacaktır! Ötekilere ise, sadece derin bir utanç kalacaktır!”
Mehmet Murat ildan
tags: din

Mehmet Murat ildan
“Din, Tanrı’ya ait değildir; ölümlülüğe karşı insanın gösterdiği tepkiye aittir!”
Mehmet Murat ildan
tags: din

İlhan Arsel
“Kur'an'daki ”Dinde zorlama olmaz" buyruğu, esas itibariyle dinsel uygulamada kolaylık sağlamayı amaçlar; "hoşgörü" ya da din ve vicdan özgürlüğüyle ilgisi yoktur. Örneğin dinin gerektirdiği şeyleri yerine getirmek hususunda hiç kimseye gücünden fazlasını yüklememek ya da ibadet ve namaz gibi işlerde bazı kolaylıklar sağlamak, dinde zorlama olmaz anlamına gelir. Araplar, zahmetli şeyleri sevmedikleri ve genellikle zora gelemedikleri için, Muhammed onları bu yönleriyle ele almış ve kazanmaya çalışmıştır.”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

Napoléon Bonaparte
“Din, fakirlerin zenginleri öldürmesine engel olur.”
Napoléon Bonaparte, Napoleon in His Own Words from the French of Jules Bertaut

Nick Hornby
“bu kitap minimalist bir ressamla ilgili ve konu minimalist sanat olduğu zaman fark ettim ki ben agnostik hatta belki ateistim.

Bu kelimeleri kullanıyorum çünkü bence minimalizme ya inanırsınız ya da inanmazsınız -bir Hockney, bir Hopper ya da bir Monet söz konusu olduğunda size tanınmayan bir şanstır bu. Karşımızda Irwin var (şans bu ya sevilesi, düşünceli bir adam) turuncu bir zemin üzerinde türlü düz çizgilerden ibaret olan en son desen çizimleriyle:

“Bakınca… tablolara algısal açıdan, gözünüzün havanın, uzayın hatta kısacık bir mesafenin orta yerinde takılı kaldığını fark ediyorsunuz: varlığınızın uzay-zaman süreklisinde kaynaşıyor uzay ve zaman. Tam bir meditasyon halinde buluyorsunuz kendinizi.”

Size böyle bir şey olmazsa ne olacak? Demek istediğim, herkese olmuyordur herhalde bu, öyle değil mi? Ne kalıyor o zaman elinizde? Katoliklerin de komünyon ayinine katıldığınız zaman olabileceklerle ilgili benzer bir iddiada bulunabilecekleri geldi aklıma. İsa’nın bedeniyle incecik bir ekmek parçası arasında çok büyük bir fark var.”
Nick Hornby, Shakespeare Wrote for Money

Ece Temelkuran
“Tanrı'yı, hepimizi seven, sevimli bir dede olarak tasavvur etmek varken niye asabı bozuk, ürkütücü, sürekli bizi izleyen bir ahlak bekçisi olarak hayal ederler? Bu onları sadece mutsuz ederken...”
Ece Temelkuran, Ağrı'nın Derinliği

İlhan Arsel
“Bütün bu ve buna benzer hususlar " Dinde zorlama olmaz" hükmünün kapsamına giren şeyler olmakta. Bundan anlaşılması gerekir ki, bu hükmün "dinsel hoşgörü" ya da "vicdan özgürlüğü” ile ilgisi yoktur; sadece dinsel görevleri kolaylaştırmakla ilgisi vardır. Daha başka bir deyimle, "Dinde zorlama yoktur" ayetinin "Hiç kimse İslama zorlanamaz" ya da "Herkes dilediğidine girmekte ya da dilediği gibi dinini terk etmekte özgürdür" şeklinde bir anlamı yoktur; çünkü İslam, İslamdan başka bir din olmadığına, başka bir dine yönelenlerin sapık sayıldıklarına, İslamdan çıkanların ölüm cezasına çarptırılacaklarına, kâfirlerin cehennemlik olduklarına dair hükümler yanında insanları İslama sokmaya ve İslamda tutmaya zorlayan "cihad" hükümlerle doludur. Muhammed'in uygulaması da bu doğultuda olmuştur. Muhammed’den sonra iktidara gelenlerin yaptıkları da budur.”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

Mehmet Murat ildan
“Kim takar saçın ne renk ya da şeklin ne şekil? Kim takar dinin ne din ya da dilin ne dil? Kalbinin rengi nedir? Budur önemli olan!”
Mehmet Murat ildan

İlhan Arsel
“Türklerin Kılıçla Müslümanlaştırılmaları da Muhammed'in Getirdiği Cihad Buyrukları Yoluyla Olmuştur”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

Mehmet Murat ildan
“Bana dininden bahsetme! Bana kalbini göster! Eğer masum bir çocuğun kalbi varsa sende, en iyi dine sahipsin, dinsiz olsan bile!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Cehennem, ateş, lanet, yakmak, kesmek gibi sözcükleri kullanan herhangi bir din asla bir sevgi dini olamaz çünkü bir sevgi dini sadece sevgi dilini, sadece sevginin tatlı sözcüklerini kullanmalıdır, karanlığın ve işkencenin sözcüklerini değil!”
Mehmet Murat ildan

İlhan Arsel
“Gerçekten de köle azadlama Araplar için çok zor bir şey sayılırdı; çünkü köle sayesinde işlerini ücretsiz olarak gördürürler, onlardan yararlanırlardı. Bunun böyle olduğunu bildiği için Muhammed, köle azad-lamanın, "sarp yokuşa tırmanmak” kadar zor bir şey olduğunu söylerdi. Kuran a şu ayeti koymuştu: ”Ama o (insanoğlu) 'sarp yokuş'a tırmanmayı göze alamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin? 'Köle azadlamaktır' o...” (Beled Suresi, ayet 11-16.)”
İlhan Arsel, Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

Mehmet Murat ildan
“Kendine ait bir zihnin yok! Düşüncelerin kendi kültürünün düşünceleridir! Konuştuğunda sen değil senin kültürün, senin dinin, senin geleneklerin, senin politik veya spritüal liderlerin konuşur! Sen değil de senin kültürün senin dinin vs. senin adına konuşuyorsa o zaman sen nesin, sen kimsin? Aptal bir kukla mı? Kendine ait bir zihin edin! Ancak ondan sonra bizzat kendi adına kendi düşüncelerinle konuşabileceksin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Güzel olan her yer senin tapınağındır, onları her zaman ziyaret edebilirsin; faydalı olan her kitap senin kutsal kitabındır, onları her zaman okuyabilirsin; sevgiyi bulduğun her yer senin cennetindir, oralara her zaman gidebilirsin! Dinlerin tapınaklarına, sözde kutsal kitaplarına ve cennetlerine saplanıp kalma çünkü hayat bütün dinlerden daha zengin, daha üstün ve daha akıllıdır çünkü hayat canlıdır, dinamiktir ve durmadan kendisini geliştirir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“İnsanlık pek çok din yarattı, pek çoğu şimdi tarih oldu ve en sonunda hepsi tarih olacak! Bu hakikat ters çevrilemez bir hakikattir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Eğer bir din senden özgürlüğünden vazgeçmeni istiyorsa, o dinden vazgeç! Hiçbir şey özgürlüğünden daha kutsal değildir!”
Mehmet Murat ildan

Ayşe Kulin
“Dine siyaset mikrobunun bulaşması, dini bir sevgi aracı olmaktan çıkardı, ne yazık ki!”
Ayşe Kulin, Kanadı Kırık Kuşlar
tags: din

Mehmet Murat ildan
“En iyi din benim dinim değil, en iyi ülke benim ülkem değil, en iyi kültür benim kültürüm değil ve en iyi yaşam benim yaşamım değil şeklinde düşünmeye başladığında gerçeklere daha fazla yaklaşacaksın! Kibir, gurur ve önyargıdan uzaklaştıkça hakikate daha fazla yaklaşacaksın!”
Mehmet Murat ildan

Lailah Gifty Akita
“The only reality is the grace of repentance.”
Lailah Gifty Akita

Mehmet Murat ildan
“Dindar adam! Senin için en büyük umudumuz şu ki bir gün ölümden başka düşmanın olmadığını, varoluştan başka limanın olmadığını, kendi aklından başka koruyucun olmadığını anlayacaksın!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“En iyi ibadet, birisinin zor yaşamını mümkün olan her yolla kolaylaştırmaktır; kutsal kitaplar, kurallar, tapınaklar, hiçbirine ihtiyaç yoktur!”
Mehmet Murat ildan

« previous 1 3
All Quotes | My Quotes | Add A Quote