Ilişkiler Quotes

Quotes tagged as "ilişkiler" (showing 1-24 of 24)
Alper Canıgüz
“. Bayılıyorum bunlara. İlişkileri mutlak bir güvensizlik üzerine kurulu.”
Alper Canıgüz, Oğullar ve Rencide Ruhlar

Nick Hornby
“İki haftamı ülkenizi dolaşarak geçirdim -ülkeniz, çılgın zamanlar mıntıkası ve televizyonda sürekli bir biçimde ereksiyon sorununu tedavi eden ilaçların reklamının yapıldığı o ülkeyse eğer- bu dergi için bilgi toplamakla görevlendirilmiş olarak: kırk yedi edebiyatsever, sinir bozucu derecede sakin olmakla beraber yüzü gülmeyen genç adam ve kadından oluşan, her ay bu köşedeki tüm iyi esprileri ayıklayan Hece Cümbüşü, artık Amerikan okuma alışkanlıklarından bihaber olduğuma karar verdi ve beni havaalanı kitapçılarına doğru (itiraf etmeliyim ki faydalı) bir geziye gönderdi. Bu sayede, biliyorum ki, en sevdiğiniz yazarınız Cormac McCarthy değil, hatta David Foster Wallace bile değil, Joel Osteen diye bir adam ki kendisi, hakkında bildiğim kadarıyla Cümbüş üyesi olabilir çünkü kusursuz dişlere ve kurtarıcımız İsa’nın rehberliğinde insanlığın mükemmelliğe ulaşabileceğine dair bir inanca sahip. Televizyonu her açışımda Osteen ekrandaydı -Allah şu yetişkinlere yönelik, seyrettiğin-kadar-öde kanallarından razı olsun!- ve kitabı Become a Better You (Daha İyi Bir Sen Ol) her yerdeydi. Sanırım, şimdi bu kitabı okumak zorunda kalacağım, sırf sizin ne düşündüğünüzü öğrenmek için. Gerçek bir hikaye: Texas Houston’da George Bush Havaalanı’nda, otuzlarında çekici bir kadın gördüm bu kitabı satın alırken ve ilginç olan şuydu ki kadın ağlıyordu bu işi yaparken. Aceleyle içeri girdi gözlerinden yaşlar akarak ve kendi kendine söylenerek, doğruca ciltli, çok satan, kurgusal olmayan kitapların sergilendiği bölüme yöneldi. Tahmininiz benimki kadar başarılı. Neredeyse tamamen eminim ki, suçlanması gereken kişi duyarsız bir herifin teki (kadının D15 ile D17 kapıları arasında bir yerde terk edildiğini tahmin ediyorum), ve aslına bakılırsa duyarsız Amerikalı erkekler, Hıristiyanlığın A.B.D.’de popüler olmasının sorumlusudur. İlginçtir ki, İngiltere’de erkekler zerre kadar duyarsız değildir ve sonuç olarak biz de neredeyse toptan allahsız bir milletiz ve Joel Osteen hiçbir zaman televizyonlarımıza çıkmıyor.”
Nick Hornby, Shakespeare Wrote for Money

David Levithan
“Onu seviyorum,” diyor. “Bunu anlamadığını biliyorum ama seviyorum.”
“Sevmemelisin. Onun içini de gördüm. Biliyorum.”
“Bir günlüğüne. Onu bir günlüğüne gördün.”
“Ve bir günlüğüne sen de onun nasıl biri olabileceğini gördün. O benken, ona daha çok âşık oldun.”
Tekrar eline uzanıyorum ama bu sefer, “Hayır. Yapma,” diyor.
Donup kalıyorum.”
David Levithan, Every Day

Mithat Terje
“Ve o erkek kalbini kırdığında sana yardım eli uzatmayacak. Niyetinin aslında o kalbi kırmak olmadığını, senin kalbinin böyle kırılmasının sorumlusunun o olamayacağını açıklamaya çalışırken yüzünün girdiği binbir şekle dikkatli bak ve sadece gülümse. Vay be, de. Seni bu kadar seven benmişim de. Ve izin ver, içinde barındırabildiğine şahit olduğun sevginin miktarıyla başın dönsün çünkü… Çünkü sen bir kadınsın ve fazlasısın. Erkeklerden daha fazlasın, unutma bunu. Sonra kalbini çıkar yerinden ve fark et: Nasıl ona olan aşkının nedenlerini kafanda yarattıysan, gerçek sevgiyi de orada yaratırsın. Kalbine ihtiyacın yok. Sana tüm bunları yaşatan, acının binbir rengiyle dolu aşkı sana mümkün kılan kadın yüreğini çıkar ve at. Yerden toplamasını izle. Elleri kana bulanacak.”
Mithat Terje, Oda

André Maurois
“İşte kadınların zekaları böylece,kendilerini seven erkeklerden kalma tortulardan ileri gelir,tıpkı bunun gibi erkeklerin zevkinde de,yaşamlarından geçmiş olan kadınların izi kalır; çoğu kez de bir kadının bize çektirdiği dayanılmaz acılar başka bir kadının bizi sevmesine ve mutsuz olmasına neden olur.”
André Maurois, Climats

Mithat Terje
“Hayatım boyunca “ne kadar da yalnızız insanlar olarak” diye düşündüğüm anların tamamı da gözlerimin önüne geliyordu. Yetişkinlikte bile nasıl da çocukça davranıyorduk halbuki. Asıl yalnızlığın ne olduğunu, nasıl yaşandığını bilmeden, kendimizi yalnız ilan ediyorduk onlarca sevdiğimizin arasında.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Seni seviyorum. Hakettiğin için değil. Nedensiz bir sevgi var kalbimde ve ellerimle kapattığım kapının altından sarmaşıklarını gönderir gibi, yüzüme vurur gibi karanlığını. Ortaya çıkıyor, tutamıyorum.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Zaman basitçe, Tanrı’ya bırakılan bir bahşişe dönüşüyor onu dinlerken.”
Mithat Terje, Oda

Peyami Safa
“Zaaf anlarında, insanın can sıkıcı bir vakıayı tahsis edemeyerek umumileştirmesi ve bir felâketi aynı seri içindeki bütün menfi ihtimallere teşmil ederek hepsini hakikat gibi görmesi yüzünden Şinasi de, Neriman'ın arkadaşı tarafından davet edilememesinin hususî sebeplerini araştıramıyor, bütün Darülelhan kızlarının kendisinden hoşlanmadığını zannetmeye kadar varıyordu.”
Peyami Safa

“İnsanlar ilişkilerinde dedektif gibidirler. Aradıkları şeyi eninde sonunda mutlaka bulurlar.”
Umut Kısa

Mithat Terje
“Akıllarına ve yüreklerinin her bir köşesine kurdeşen gibi yayılan tutkularına sarılarak, Tanrı’ya methiye gibi gönderdikleri bedenlerinde infilak etmeye, hayatta kalırlarsa, yine her şeye birlikte göğüs germeye…”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Kalbinize aldığınız insan boş yeri daraltmaz, aksine, kalbinizi büyütür, ve bilirsiniz: Sizi tuvaletteyken arıyorsa dost olmuşsunuzdur, eğer arka planda ıkınma sesi varsa, yaşam boyu bağlanmışsınız demektir.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Bir insanla ilişkiye başlamak, iki taraflı bir tutsaklık, bedeli zaman ve hayallerle ödenen bir anlaşmadır. Biri izin vermeden, diğeri gidemez.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“İyi ya da kötü, ben artık kimseyi değiştirmek istemiyorum. Ne kendimi, ne de bir başkasını. Değiştirmeye ihtiyaç duymadan sevebileceğim biri olduğuna bütün kalbimle inanmak ve onu beklemek istiyorum.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Çocukluğumda düştüğüm minik, ama devasa kalbi olan bir yanılgıydın sen benim için. Senden öğrendiklerimle bu hayatta asla sırtımın yere gelmeyeceği gibi korkunç bir yanılgıyla yaşadım uzunca bir süre. Sen, beni bir yanılgıya iten, bir başka yanılgıydın sadece.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Aşkı yaşamak yerine, elele yok edilmeye zorlandık.
Bir… Bir…
Tik! Tak!
Düş-tük”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“İçimde yaşayıp söndürmek zorunda kaldığım bir kor parçasıydı. Alevlerine izin veremedim… Üfledim…”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Bütün bunların, nefes alışlarımın, aşklarımın ve imkansız hayallerimin, kendimi sevebilmek uğruna verdiğim bir mücadele, bir savaş olduğunu biliyorum artık.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Seni seviyorum. Çünkü asla senin gibi olamayacağımı biliyorum, ve sana sahip olmak istiyorum.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“Nabzın yayılıyor korku akan damarlarıma. Heyecana öyle alışıyorum ki yanında, yeryüzünün kalanı sallanmak için rüzgarı bekleyen tekdüze bir başak tarlası. Kokun her yanımı sallıyor ve kalp atışların gereksizlikleriyle gürültüye boğulan bir dünyada saklanınca asla çıkamayacağım keyifli bir saklambaç gibi geliyor. Elektrik bu. Dudaklarına yaklaşıyorum. Bu ateş. Gözlerin loş ışıkta parlıyor. Buz. Nefesin sıcak, öyle har dolu ki ve yaklaştıkça korlanıyor. Kıvılcım bu. İhtiyacım olan her şeyin utanmaz bir temsilisin ve sana sahip olamadıkça kıvranıyorum. İşte boşluk. Düşüyorum. Dudaklarındayım. Üzüm nefesin ve içtiğin şarap gibi çarpılıyorum. Bu bir ilk. Bize adını öğretmedikleri bir his dudakların. Onlar da bilmiyor. Kısa devre bu. Felç oluyorum. Israrla salgıladığım bir yasaksın: Bu, damla adrenalin. Hastalıksın ve iyileşmemek için dua ediyorum. Kanımdasın. Verem bu.”
Mithat Terje, Oda

Mithat Terje
“İnsan, insan yaradılışının bozuk olduğu gerçeğini -öyle bozuk ki Tanrı’nın en sevdiği meleğini ona isyan etmeye zorladı- kabul etmeli, anlamalı ve hemen ardından da bağrına basmalıydı. İnsan bozuktur… Sarsılmaz sandığımız, saflığıyla övündüğümüz ilişkileri bozabilmek için, dışarıdan yerleştirilecek en küçük bir şüphe bile yeterlidir. Bu şüphenin yanlışlığının anlaşılmasının önemi yoktur. Önemli olan, şüphenin yerleştirilebilmiş olması ve bu sayede ilişkinin kusursuz olmadığının ortaya çıkmasıdır. Kusurlu yaratıklar, kusursuz ilişki kuramazlar.”
Mithat Terje, Oda

Cem Mumcu
“Acımı biraz daha abartılı ifade ettiğimde suçluluğu daha da arttı ve af dilemeye başladı. Onun suçlu, benimse mağdur olmam tam anlamıyla benim iktidarım anlamına geliyordu.”
Cem Mumcu

Sait Faik Abasıyanık
“17 yaşında bir erkek çocuk on yedi yaşında bir kız çocuğunun elini tutarsa, 35 yaşındaki erkek 17 yaşındaki kızın kocası da olsa şaşmamalıdır," dedim.”
Sait Faik Abasıyanık, Semaver

Pınar Kür
“Sinan'ın Nilgün'e duyduğu isteği Gül'e aktardığını kim olsa anlardı.”
Pınar Kür, Bitmeyen Aşk