Türk Edebiyatı Quotes

Quotes tagged as "türk-edebiyatı" Showing 1-30 of 406
Oktay Akbal
“Sadece kendini düşünmek gereğini duyuyordu. İnsan, mutluluğu ancak kendi eliyle yakalardı. Ya sen, ya başkası! İkisi birden olmazdı. Biri ezilir, öteki ezerdi. Biri sevinir, öteki ağlardı. Biri kaybeder, öteki kazanırdı. Bu, böyleydi. Böyle olması tabiatın işiydi. Kimsenin suçu yoktu. Olsa olsa belki insan olmaktaydı suç. Suç, insan olmakta.”
Oktay Akbal, Suçumuz İnsan Olmak

Mehmet Murat ildan
“Bu sonsuz evrende hayatta kalmayı başaracağız çünkü biz insanlar sonsuz umutlara sahibiz!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Bir insanı büyük yapan şey, geride bıraktığı bütün iyi şeylerdir ve Atatürk’e gelince, düşünen kuşaklar ve sorgulayan zihinler onun Türkiye’ye bıraktığı en iyi şeylerdir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Bir yaşamda iki kez yaşamayı öğrenmek için bir yaşamda iki kez yaşamış insanları tanımalısın!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Kabuğunu değiştiren bir yılan gibi sınırlayıcı-kendini terk et böylece kendi sınırlarının ötesine geçebilirsin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Sana meydan okuyan her şeye meydan okuma! Her komik meydan okumayı ciddiye alma ve her zayıf tehdidi büyük bir tehdit gibi görme; enerjini güçlü meydan okumalara, büyük tehditlere sakla!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Huzurlu yollar huzursuz zihinler içindir; rahatlatıcı, rahatsızı cezbeder! Sükûnetin boş sokakları, endişeli ruhları kendisine çeker!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Ufukta birkaç kara bulut görünce insanların çoğu hayallerinden vazgeçer! Korkaklar hedeflerine asla ulaşamazlar, fakat öte yandan en belalı fırtınalar bile cesur bir zihnin kararlılığına dokunamaz!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Rastladığın her doğal güzelliğe onları ilk ve son kez görüyormuş gibi davran!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Bu anlamsız evrende varoluşa tutunmak için kurtarıcılara ihtiyacımız var ve müzik bizim en iyi kurtarıcılarımızdan biridir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Ah, zavallı insan! Çok hayallerin var, ama çok az da zamanın! Arzular okyanusunda yaşıyor fakat sınırlı zamanın çöllerinde ölüyorsun! Ah, zavallı insan!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Bir şeyi kaybetmek bir yanılsamadır çünkü sahip olduğumuz her şey sadece bir seraptır! Ve sen, senin olmayanı kaybedemezsin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Senin en değerli yolculuğun kendi hatalarına yaptığın yolculuktur ve böylece onlarla yüzleşebilirsin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Hayatta ne kadar önemli şeyler başaracağını hayatta kaç kez cesur davranacağın saptayacaktır!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Eğer bir parkta gözlerini kapatırsan farkına varacaksın ki etrafında gördüğün her şey aynı zamanda havadadır da çünkü her şeyin bir kokusu vardır ve her koku sisli bir görüntüdür!”
Mehmet Murat ildan

Pelin Buzluk
“Geçmişte kalmış o güzel günleri anımsamak istiyorum ben de. Kendime mutlu geçmişler uyduruyorum.”
Pelin Buzluk, Kanatları Ölü Açıklığında

Behçet Necatigil
“Her Ben,dolaylı bir şekilde Sen'i
anlatış, Sen'den yakınıştır.Ben ben olsam dilbilgisi kitaplarında tekil şahıs zamirini şu sıraya göre düzenlerdim: Sen, ben, o.
Başa Sen gelir, çünkü Ben diye bir şey
yok Sen olmadıkça...”
Behçet Necatigil

Kemal Tahir
“İnsanlar ne yana gitseler, ölümlerine doğru giderler," demişti bir gün Şeyh Edebâli... Salt ölümün yeri, biçimi değişiyordu. Rahat yatağında ölmek... Eşkıya tarafından tutulmuş boğazları zorlarken ölmek, en iyi dostunun pususunda...”
Kemal Tahir, Devlet Ana

Kemal Tahir
“Çöken imparatorluk, aydınlarını da, uçuruma beraber sürüklemekteydi. İslamcılığın 350 milyonla sayılan kalabalığı, Turancılığın yüz milyonla hesaplanan uçsuz bucaksız stepleri üzerine kurulan hayaller, Balkan bozgunundan sonra, asırlık baskılarla hadım edilmiş sinirlere, şehvet! bir kımıldama vermiş, dört yıllık kanlı' boğuşma bu bunak sinirleri işte bu bitkin kımıldamanın tam ortasında çekip koparmıştı. Osmanlı aydınları için artık geçmişe sığınmaktan başka çare yoktu ama artık sığınacak geçmiş neredeydi?”
Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir
“Zamanın hâkim sosyal fikri (din) olduğu, herkes servetini, canını, şerefini ona bağladığı halde, onu kurtarıp yaşatalım derken nasıl da kolayca berbat etmişlerdi. İşte, her vesika, her ferman, her kadı mahkemesi hükmü, dini, başka başka kazançlara alet edebilmek için, akıl almaz şeriat hileleriyle dolu.”
Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir
“Birbirleri için en ağza alınmaz yazılar yazdıkları, kalplerini en tamir edilmez yerinden, sanatkâr gururlarından kırdıkları oluyordu. Okuyanlar: “Bunlar artık imkânı yok yüz yüze gelemezler" kararına henüz varmadan, hangisi erken sarhoş olursa hemen ötekine koşuyor, boynuna sarılarak af diliyordu. Kâmil Bey bu cins yazarları, huysuz, şımarık, hastalıklı çocuklara benzetti. İlk zamanlar, bunların arasında, kendisini ruhça ve bedence sıhhatli bulduğu için bir acayip utanma duydu”
Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir
“İstibdat demek eşitsizlik demektir. Alçak isibdat! İstibdat yalnız birkaç kişinin değil, bütün milletin geleceğini söndürür. İstibdat Allah’ın bir mutlu bağışı olan dillere kilit vurur. İstibdat alçaklara, yiğitleri ezdirir. Dedelerin kanlarıyla sulanmış bunca ülkelerimizin elde çıkması istibdadın yüzünden... Evet... Her kötülüğün kaynağı istibdat değil midir? Aklımız her şeye ererken bizi fenlerde bilgilerde geri bırakan istibdat değil midir?”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
“Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek, ayılara yem olmayı başından kabullenmek demektir.” Elinin tersiyle Naîmâ Tarihi’nin cildine yavaşça vurdu. “‘Köprüyü geçene kadar ayıya dayı derler,” sözü, su katılmamış Osmanlı sözüdür... Osmanlıların, tarihleri boyunca iki karışlık köprüleri bile neden geçememiş olduklarını bundan daha iyi anlatan bir başka söz yoktur. Osmanlı, hiçbir zaman, ayılara dayı demeden köprü geçmeyi göze alamadı. Bugün bile, İstanbul’un politikacıları Ankara’yı, ayılara dayı demediği için yadırgıyorlar.”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
“Kâmil Bey, gazeteyi gönülsüz gönülsüz alıp yatağın önüne oturdu. Ne zaman bu pis gazeteyi okumak zorunda kalsa, ellerinin kirlendiği duygusuna kapılıyordu. Sanki kâğıdı pisliktendi. Bu pislik, Türkçeye işleyerek insanın beyninin içini bile kirletiyordu.”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
“Bütün saplantılarımız korkularımızdan geliyor. İnsanoğlu, deli değilse, korkar mutlaka... Saplantılarımızdaki korkunun bize saçma görünmemesi, yüz binlerce yıldan arta kaldıkları için... Bunlar, gerçek sebeplerini yitirdiğimiz korkuların tortusu…”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Bence bu dünyada, anasından köle doğmuş insanlar var... Çerkeslerin ‘köle soyu’ dediklerinden değil... Ben köle ruhlu doğanları söylüyorum. Bunlar ikiye ayrılır: Köle yaşayıp köle ölenler... Köle oluşlarından faydalanarak, ilk fırsatta öteki köle doğmuşları köle gibi çalıştıranlar...”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Boşuna mı söylemiş Osmanlılar, ‘Anlatışa göre fetva verilir,’ sözünü?”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Siz Cumhuriyet çocukları, ‘Gözümüzü zaferde açtık,’ avuntusundasınız. Şimdi umulmaz yerlerde beklenmez yenilgilerle karşılaşınca apışmayın! Biz, Batı’yla er geç, ister istemez hesaplaşmak zorundayız! Bunu gerçekten yapmadıkça, Batı’ya hizmet teklif etmekle belayı başımızdan defleyemeyiz”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Mücadele-i hayattan şu sırrı anladım ki ben
Ölüm bir didinmenin sükûna inkılâbıdır”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Aslında halklarına baskı yapan idareler, isteseler bile halkçı olamamış pis idarelerdir. Halkçı olamamak, soygunculuktan, bir de yeteneksizlikten gelir. Ya da soyguncularla, yeteneksizlerle başa çıkamayacak kadar hayvan olmaktan... Bunlar bir de hadlerini bilmeden baskı yapmaya yeltenirlerse bizim millet onları katiyen bağışlamaz. Ayaklanıp tepelememesine aldanmamalı... Baskıcıları er geç bitireceğine güvendiğindendir. Tarihimizde bunların iflah olmuşu hiç yoktur. Rezillikle gitmişlerdir. Hepsi de mutlaka kendi pisliklerinin içinde boğulmuşlardır.”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

« previous 1 3 4 5 6 7 8 9 13 14