Watt Quotes

Quotes tagged as "watt" (showing 1-14 of 14)
Ralph Waldo Emerson
“Raphael paints wisdom, Handel sings it, Phidias carves it, Shakespeare writes it, Wren builds it, Columbus sails it, Luther preaches it, Washington arms it, Watt mechanizes it.”
Ralph Waldo Emerson

Samuel Beckett
“It is useless not to seek, not to want, for when you cease to seek you start to find, and when you cease to want, then life begins to ram her fish and chips down your gullet until you puke, and then the puke down your gullet until you puke the puke, and then the puked puke until you begin to like it.”
Samuel Beckett, Watt

Robert G. Ingersoll
“Is it possible that the Pentateuch could not have been written by uninspired men? that the assistance of God was necessary to produce these books? Is it possible that Galilei ascertained the mechanical principles of 'Virtual Velocity,' the laws of falling bodies and of all motion; that Copernicus ascertained the true position of the earth and accounted for all celestial phenomena; that Kepler discovered his three laws—discoveries of such importance that the 8th of May, 1618, may be called the birth-day of modern science; that Newton gave to the world the Method of Fluxions, the Theory of Universal Gravitation, and the Decomposition of Light; that Euclid, Cavalieri, Descartes, and Leibniz, almost completed the science of mathematics; that all the discoveries in optics, hydrostatics, pneumatics and chemistry, the experiments, discoveries, and inventions of Galvani, Volta, Franklin and Morse, of Trevithick, Watt and Fulton and of all the pioneers of progress—that all this was accomplished by uninspired men, while the writer of the Pentateuch was directed and inspired by an infinite God? Is it possible that the codes of China, India, Egypt, Greece and Rome were made by man, and that the laws recorded in the Pentateuch were alone given by God? Is it possible that Æschylus and Shakespeare, Burns, and Beranger, Goethe and Schiller, and all the poets of the world, and all their wondrous tragedies and songs are but the work of men, while no intelligence except the infinite God could be the author of the Pentateuch? Is it possible that of all the books that crowd the libraries of the world, the books of science, fiction, history and song, that all save only one, have been produced by man? Is it possible that of all these, the bible only is the work of God?”
Robert G. Ingersoll, Some Mistakes of Moses

Richard Hamming
“True greatness is when your name is like ampere, watt, and fourier—when it's spelled with a lower case letter.”
Richard Hamming

“For the birth of something new, there has to be a happening. Newton saw an apple fall; James Watt watched a kettle boil; Rontgen fogged some photographic plates. And these people knew enough to translate ordinary happenings into something new...”
Alexander Fleming

Richard Trevithick
“I have been branded with folly and madness for attempting what the world calls impossibilities, and even from the great engineer, the late James Watt, who said ... that I deserved hanging for bringing into use the high-pressure engine. This has so far been my reward from the public; but should this be all, I shall be satisfied by the great secret pleasure and laudable pride that I feel in my own breast from having been the instrument of bringing forward new principles and new arrangements of boundless value to my country, and however much I may be straitened in pecuniary circumstances, the great honour of being a useful subject can never be taken from me, which far exceeds riches.”
Richard Trevithick, Life of Richard Trevithick 2 Volume Set: With an Account of His Inventions

Samuel Beckett
“I don't think I recognize you, sir, said Camier.
I am Watt, said Watt. As you say, I'm unrecognizable.
Watt? said Camier. The name means nothing to me.
I am not widely know, said Watt, true, but I shall be, one day. Not universally, perhaps, my notoriety is not likely ever to penetrate to the denizens of Dublin's fair city, or of Cuq-Toulza.”
Samuel Beckett, Mercier and Camier

Samuel Beckett
“Bütün bu şeyler, bazı şeylerin hiçbir anlam taşımamayı sürdürdükleri gibi hiçbir anlam taşımasalar yani sonuna dek anlamsızlıkta direnseler, asla söz edilemezdi bunlardan. Çünkü hiçten söz etmenin tek yolu ondan sanki bir şeymişçesine söz etmektir.”
Samuel Beckett, Watt

Katharine McGee
“Good luck in there," he called out, but Avery was already a world away.”
Katharine McGee, The Thousandth Floor
tags: watt

Samuel Beckett
“Ama tuhaf değil mi, bir şeye tamamen dolu olmadığında dolu denirken, bu şey boş değilken boş denmemesi çok tuhaf değil mi?”
Samuel Beckett, Watt

Samuel Beckett
“Watt'ın başka bir koğuşa verilmesinden sonra yeniden karşılaşmamıza kadar belli bir süre geçti. Her zamanki gibi, yani sevdiğim havanın çağrısına uyduğum zamanlardaki gibi bahçemde dolaşıyordum. Watt da benzer biçimde kendi bahçesinde dolaşıyordu. Ama artık aynı bahçe söz konusu olmadığı için karşılaşamıyorduk. Bu yeni karşılaşma, sonunda ileride betimleneceği gibi gerçekleştiğinde, her ikimiz de; Watt da ben de bunu arzulasak, çok daha önce karşılaşabileceğimizi anladık. Ama işte bizde eksik olan karşılaşma arzusuydu. Watt benimle karşılaşmak istemiyordu, ben de Watt ile karşılaşmak istemiyordum. Gerçekten de birbirimizle bir araya gelmek, yeniden dolaşmak ve laflamak düşüncesi düşmanca gelmiyordu bize, hayır, ilgisi yok, yalnızca Watt da ben de buna istekli değildik.”
Samuel Beckett, Watt

Samuel Beckett
“Watt'ın zemin kattaki yaşantısının sonlarına doğru bir gün telefon çaldı ve bir ses Bay Knott'un sağlığının nasıl olduğunu sordu. Kuşkusuz biri dalga geçiyordu. Ses bundan başka, Bir dost, dedi. İnce bir erkek sesi ya da kalın bir kadın sesiydi.
Watt bu olayı aşağıdaki gibi yorumladı:
Cinsiyeti belirsiz bir dostu Bay Knott'un sağlını öğrenmek için telefonla aradı.
Bu yorum çok geçmeden tutarsız bir hal aldı.
Ama Watt'ın bunu tutarlılığa ulaştıracak gücü kalmamıştı. Watt'ın kendini daha fazla yormaya cesareti yoktu.
Kaç kez meydan okumuştu, kendini şu daha fazla yorma tehlikesine. Meydan okuyorum, demişti, meydan okuyorum ve tutarlılığa kavuşturma çabalarına girmişti. Ama şimdi yapamıyordu artık.
Watt artık yorulmuştu zemin katta, zemin kat Watt'ı iyice yormuştu.
Ne öğrenmişti? Hiç!
Bay Knott hakkında ne biliyordu? Hiç!
Gelişmek kaygısından, öğrenmek kaygısından, iyileşmek kaygısından geriye ne kalmıştı? Hiç!
Ama bu da bir şey sayılmaz mıydı?
O zaman kendini öylesine küçülmüş, öylesine umutsuz görüyordu. Ya şimdi? Daha küçülmüş, daha umutsuz. Bu da bir şey sayılmaz mıydı?
Öylesine sayrılı, öylesine yalnız.
Ya şimdi?
Daha sayrılı, daha yalnız.
Bu da bir şey sayılmaz mıydı?
Fazlalık bir şey sayıldığına göre. Olumluluk açısından az olsun, çok olsun. En üstün olma açısından az olsun, çok olsun.”
Samuel Beckett, Watt

Samuel Beckett
“Ama anlama duyulan bu ilgisizlik içinde bu anlam arayışı da ne oluyordu?”
Samuel Beckett, Watt

Samuel Beckett
“Daha çok uluma diye nitelendirebileceklerimi bir yana bırakırsam bence üç tür gülüşün üzerinde durmaya değer; yani acı, zorlama ve neşesiz olanların üzerinde. Bu gülüşleri -nasıl söylesem?- usumuzda art arda oluşan sıyrıklara, çiziklere benzetebiliriz. Birinden ötekine geçişi de azdan çoğa, alçaktan yükseğe, dıştan içe, kabadan inceye, özdekten biçime geçişe. Bugünkü neşesiz gülüş bir zamanlar zorlamaydı, bugünkü zorlama gülüş bir zamanlar acıydı. Ya bugünkü acı gülüş bir zamanlar neydi? Gözyaşlarıydı Bay Watt, gözyaşlarıydı.”
Samuel Beckett

All Quotes | My Quotes | Add A Quote