Discover new books on Goodreads
Meet your next favorite book
“திருமண கொட்டகை
பெண் சிரித்துக்கொண்டே சொன்னாள்: இதை தூங்கு
வளையத்தின் ரகசியம் என்ன,
இந்த வளையத்தின் ரகசியம் தண்டு
நான் என் விரலில் உட்கார்ந்திருந்தேன்,
இந்த வளையத்தின் ரகசியம்
வெட்கப்படுதல் மற்றும் மிகவும் இனிமையானது என்ன?
அந்த இளைஞன் மிகவும் ஆச்சரியப்பட்டு சொன்னான்:
இந்த மோதிரம் அதிர்ஷ்டமானது, வாழ்க்கையின் வளையம்.
எல்லோரும் சொன்னார்கள்: வாழ்த்துக்கள் மற்றும் நன்றாக இருங்கள்!
சிறுமி சொன்னாள்: ஆசை!
விரலுக்கு இதுவே காரணம் என்று நான் இன்னும் சந்தேகிக்கிறேன்.
பல ஆண்டுகள் கடந்துவிட்டன, இன்னும் ஒரு இரவு
ஒரு பெண் அவசரமாக ஒரு தங்க மோதிரத்தைக் கண்டாள்
மற்றும் அவர்களின் அழகான வடிவமைப்பில் காணப்படுகிறது
கணவரின் விசுவாசத்தின் நம்பிக்கையில் நம்பிக்கையை இழந்து,
நாளுக்கு நாள் முற்றிலும் பாழடைந்தது
அந்தப் பெண் அழுதார்:
ஓ, இந்த மோதிரம்
இன்னும் நிலையற்ற மற்றும் நிலையற்ற
இது அடிமைத்தனமும் அடிமைத்தனமும் ஆகும்.”
― Sin: Selected Poems of Forugh Farrokhzad
பெண் சிரித்துக்கொண்டே சொன்னாள்: இதை தூங்கு
வளையத்தின் ரகசியம் என்ன,
இந்த வளையத்தின் ரகசியம் தண்டு
நான் என் விரலில் உட்கார்ந்திருந்தேன்,
இந்த வளையத்தின் ரகசியம்
வெட்கப்படுதல் மற்றும் மிகவும் இனிமையானது என்ன?
அந்த இளைஞன் மிகவும் ஆச்சரியப்பட்டு சொன்னான்:
இந்த மோதிரம் அதிர்ஷ்டமானது, வாழ்க்கையின் வளையம்.
எல்லோரும் சொன்னார்கள்: வாழ்த்துக்கள் மற்றும் நன்றாக இருங்கள்!
சிறுமி சொன்னாள்: ஆசை!
விரலுக்கு இதுவே காரணம் என்று நான் இன்னும் சந்தேகிக்கிறேன்.
பல ஆண்டுகள் கடந்துவிட்டன, இன்னும் ஒரு இரவு
ஒரு பெண் அவசரமாக ஒரு தங்க மோதிரத்தைக் கண்டாள்
மற்றும் அவர்களின் அழகான வடிவமைப்பில் காணப்படுகிறது
கணவரின் விசுவாசத்தின் நம்பிக்கையில் நம்பிக்கையை இழந்து,
நாளுக்கு நாள் முற்றிலும் பாழடைந்தது
அந்தப் பெண் அழுதார்:
ஓ, இந்த மோதிரம்
இன்னும் நிலையற்ற மற்றும் நிலையற்ற
இது அடிமைத்தனமும் அடிமைத்தனமும் ஆகும்.”
― Sin: Selected Poems of Forugh Farrokhzad
“:Öleceğim, öleceğim, öleceğim
:Derim, ateşten bir coşku içinde
:Nereye gideceğim, ne yapacağım bilmiyorum; hastayım
:Sanat’ın her türlüsüne tekmeyi basıp, Shubha’ya ulaşacağım,
:Shubha, bana izin ver, gidip yaşayayım pelerinli kavununda
:Safran perdeyi mahveden karanlığın dağılan gölgesinde,
:Diğer çapaları topladıktan sonra, son çapa da beni terk ediyor
:Artık dayanamıyorum, milyonlarca cam kırığı korteksimi yırtıyor,
:Biliyorum, Shubha, rahmini aç, bana barışı getir
:Her bir damar, kalbe gözyaşı taşıyor,
:Beynin bulaşıcı taşları, sonsuz hastalık dışında bozuluyor
:Anne, beni neden bir iskelet şeklinde doğurmadın?
:Bir milyar ışık yılı boyunca gidip, Tanrı’nın kıçını öpebilirdim
:Ama şimdi hiçbir şey beni memnun etmiyor, hiçbir şey kulağa iyi gelmiyor
:Bir öpücükten fazlasıyla midem bulanıyor
:Cinsel birleşme sırasında kadınları unuttum ve ilham perime döndüm
:Güneş renkli idrar torbasının içine,
:Tüm bu olan biten ne bilmiyorum ama hepsi oluyor işte,
:Her şeyi yıkıp paramparça edeceğim
:Açlığıma Shubha’yı çizip, onu yükselteceğim
:Oh Malay
:Kolkata ıslak ve kaygan organlar korteji gibi bugün,
:Ama ben şimdi, bir başıma ne yapacağımı bilmiyorum
:Hatırlama gücüm sararıp soldu,
:Bırak da ölümün karşısına tek başıma çıkayım,
:Cinsel birleşmeyi ve ölümü öğrenmek zorunda değildim
:İşedikten sonra son damlayı dökme sorumluluğunu öğrenmek zorunda değildim
:Gidip, karanlıkta Shubha’nın yanına uzanmak zorunda değildim
:Nandita’nın göğsüne uzanırken, Fransız derisinin kullanılışını öğrenmek zorunda değildim
:Gerçi, Aleya’nın taze çingülü rahminin sağlıklı ruhunu istedim
:Nihayet beynimdeki tufanın ilticasına teslim oldum
:Neden hala yaşamak istediğimi anlayamıyorum
:Sefih Sabarna-Choudhury soyumu düşünüyorum
:Yeni ve farklı bir şeyler yapmak zorundayım
:İzin ver, son bir kez Shubha’nın göğsü kadar yumuşak yatağımda uyuyayım,
:Şimdi, doğduğum dakikanın keskin parlaklığını hatırlıyorum
:Vefat etmeden önce kendi ölümümü görmek istiyorum
:Dünyanın Malay Roychoudhury ile yapabileceği hiçbir şey yok,
:Shubha, izin ver birkaç dakikalığına zorlu, gümüşi rahminde uyuyayım
:Bana barışı getir, Shubha, bırak huzura sahip olayım
:İzin ver, iskeletim, günahım senin mevsimsel kan akışınla yeniden yıkansın
:İzin ver, dölyatağında kendi spermimle kendimi yaratayım
:Başka ana-babaya sahip olsaydım böyle olur muydum?
:Bambaşka bir spermle ben Malay olabilir miydim?
:Babamın başka bir kadınının rahminde ben Malay olabilir miydim?
:Shubha olmasaydı, kendimden, tıpkı ölü erkek kardeşim gibi profesyonel bir centilmen yaratabilir miydim?
:Cevaplar… bırak birileri bunları cevaplasın,
:Shubha, ah Shubha
:İzin ver de dünyaya senin şeffaf kızlık zarından bakayım
:Yeniden yeşil şiltenin üzerine gel
:Katot ışınlarının, mıknatıs görkemliğinin samimiyeti ile emilmesi gibi
:1956’nın nihai karar mektubunu hatırlıyorum,
:Klitorisinin çevresi aynı zamanda kurnazca süslenmiş
:Güzel kaburga-yıkıcı kökler göğsüne doğru azalıyordu,
:Aptal ilişkiler, anlamsız ilgisizliğin geçitinde şişirildi
:Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaah
:Ölüp ölmeyeceğimi bilmiyorum
:Sefahat, kalbin ayrıntıcı tahammülsüzlüğünde gürlüyordu
:Bozup yok edeceğim
:Hepsini, sanat uğruna parçalara ayıracağım,
:Şiir için intihardan başka bir yol yok
:Shubha,
:İzin ver, ezelden beri kendine hakim olamayan vajinanın dudaklarına gireyim
:Acısız çaba absürdlüğüne,”
― Poems of Malay Roychoudhury
:Derim, ateşten bir coşku içinde
:Nereye gideceğim, ne yapacağım bilmiyorum; hastayım
:Sanat’ın her türlüsüne tekmeyi basıp, Shubha’ya ulaşacağım,
:Shubha, bana izin ver, gidip yaşayayım pelerinli kavununda
:Safran perdeyi mahveden karanlığın dağılan gölgesinde,
:Diğer çapaları topladıktan sonra, son çapa da beni terk ediyor
:Artık dayanamıyorum, milyonlarca cam kırığı korteksimi yırtıyor,
:Biliyorum, Shubha, rahmini aç, bana barışı getir
:Her bir damar, kalbe gözyaşı taşıyor,
:Beynin bulaşıcı taşları, sonsuz hastalık dışında bozuluyor
:Anne, beni neden bir iskelet şeklinde doğurmadın?
:Bir milyar ışık yılı boyunca gidip, Tanrı’nın kıçını öpebilirdim
:Ama şimdi hiçbir şey beni memnun etmiyor, hiçbir şey kulağa iyi gelmiyor
:Bir öpücükten fazlasıyla midem bulanıyor
:Cinsel birleşme sırasında kadınları unuttum ve ilham perime döndüm
:Güneş renkli idrar torbasının içine,
:Tüm bu olan biten ne bilmiyorum ama hepsi oluyor işte,
:Her şeyi yıkıp paramparça edeceğim
:Açlığıma Shubha’yı çizip, onu yükselteceğim
:Oh Malay
:Kolkata ıslak ve kaygan organlar korteji gibi bugün,
:Ama ben şimdi, bir başıma ne yapacağımı bilmiyorum
:Hatırlama gücüm sararıp soldu,
:Bırak da ölümün karşısına tek başıma çıkayım,
:Cinsel birleşmeyi ve ölümü öğrenmek zorunda değildim
:İşedikten sonra son damlayı dökme sorumluluğunu öğrenmek zorunda değildim
:Gidip, karanlıkta Shubha’nın yanına uzanmak zorunda değildim
:Nandita’nın göğsüne uzanırken, Fransız derisinin kullanılışını öğrenmek zorunda değildim
:Gerçi, Aleya’nın taze çingülü rahminin sağlıklı ruhunu istedim
:Nihayet beynimdeki tufanın ilticasına teslim oldum
:Neden hala yaşamak istediğimi anlayamıyorum
:Sefih Sabarna-Choudhury soyumu düşünüyorum
:Yeni ve farklı bir şeyler yapmak zorundayım
:İzin ver, son bir kez Shubha’nın göğsü kadar yumuşak yatağımda uyuyayım,
:Şimdi, doğduğum dakikanın keskin parlaklığını hatırlıyorum
:Vefat etmeden önce kendi ölümümü görmek istiyorum
:Dünyanın Malay Roychoudhury ile yapabileceği hiçbir şey yok,
:Shubha, izin ver birkaç dakikalığına zorlu, gümüşi rahminde uyuyayım
:Bana barışı getir, Shubha, bırak huzura sahip olayım
:İzin ver, iskeletim, günahım senin mevsimsel kan akışınla yeniden yıkansın
:İzin ver, dölyatağında kendi spermimle kendimi yaratayım
:Başka ana-babaya sahip olsaydım böyle olur muydum?
:Bambaşka bir spermle ben Malay olabilir miydim?
:Babamın başka bir kadınının rahminde ben Malay olabilir miydim?
:Shubha olmasaydı, kendimden, tıpkı ölü erkek kardeşim gibi profesyonel bir centilmen yaratabilir miydim?
:Cevaplar… bırak birileri bunları cevaplasın,
:Shubha, ah Shubha
:İzin ver de dünyaya senin şeffaf kızlık zarından bakayım
:Yeniden yeşil şiltenin üzerine gel
:Katot ışınlarının, mıknatıs görkemliğinin samimiyeti ile emilmesi gibi
:1956’nın nihai karar mektubunu hatırlıyorum,
:Klitorisinin çevresi aynı zamanda kurnazca süslenmiş
:Güzel kaburga-yıkıcı kökler göğsüne doğru azalıyordu,
:Aptal ilişkiler, anlamsız ilgisizliğin geçitinde şişirildi
:Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaah
:Ölüp ölmeyeceğimi bilmiyorum
:Sefahat, kalbin ayrıntıcı tahammülsüzlüğünde gürlüyordu
:Bozup yok edeceğim
:Hepsini, sanat uğruna parçalara ayıracağım,
:Şiir için intihardan başka bir yol yok
:Shubha,
:İzin ver, ezelden beri kendine hakim olamayan vajinanın dudaklarına gireyim
:Acısız çaba absürdlüğüne,”
― Poems of Malay Roychoudhury
“Oh, moriré. Moriré. Moriré.
Mi piel está en el furor ardiente.
No sé qué hare, donde iré. Oh, estoy enferma.
Patearé todas las artes en el trasero y me iré,
Shubha.
Shubha me dejó ir y vivir en tu melón
encapuchado.
En la sombra desabrochada de la cortina de
azafrán destruida oscura.
La última ancla me está dejando después de
que levanté los otros anclajes.
No puedo resistirme más, un millón de paneles
de vidrio se están rompiendo en mi corteza.
Lo sé, Shubha, extiende tu matriz, dame paz.
Cada vena lleva un torrente de lágrimas hasta
el corazón.
Los pedernales contagiosos del cerebro se están
descomponiendo de la enfermedad eterna.
¿Por qué no me diste a luz en forma de
esqueleto?
Habría pasado dos mil millones de años luz y
besado el culo de Dios.
Pero nada me agrada, nada suena bien,
siento náuseas con más de un solo beso.
He olvidado a las mujeres durante la cópula y
he regresado a la Musa
en la vejiga del color del sol que hago.
No sé qué son estos acontecimientos, pero
están ocurriendo dentro de mí.
Destruiré y destruiré todo.
Dibujaré y elevaré a Shubha a mi hambre.
Shubha tendrá que ser administrada.
Oh, Malay.
Kolkata parece ser una procesión de órganos
húmedos y resbaladizos hoy.
Pero sí no sé lo que haré ahora con mi propio
ser.
66 El Corno Emplumado: la determinación ...
Alfredo Zárate-Flores y Tirtha Prasad Mukhopadhyay
La Colmena 103 julio-septiembre de 2019 ISSN 1405-6313
eISSN 2448-6302
Mi poder de recuerdo se está agotando.
Déjame ascender solo hacia la muerte.
No he tenido que aprender la cópula y morir.
No he tenido que aprender la responsabilidad
de derramar las últimas gotas
después de la micción.
No he tenido que aprender a acostarme junto a
Shubha en la oscuridad.
No he tenido que aprender el uso del francés
cuero”
― The Hungryalist Poems by Malay Roychoudhury
Mi piel está en el furor ardiente.
No sé qué hare, donde iré. Oh, estoy enferma.
Patearé todas las artes en el trasero y me iré,
Shubha.
Shubha me dejó ir y vivir en tu melón
encapuchado.
En la sombra desabrochada de la cortina de
azafrán destruida oscura.
La última ancla me está dejando después de
que levanté los otros anclajes.
No puedo resistirme más, un millón de paneles
de vidrio se están rompiendo en mi corteza.
Lo sé, Shubha, extiende tu matriz, dame paz.
Cada vena lleva un torrente de lágrimas hasta
el corazón.
Los pedernales contagiosos del cerebro se están
descomponiendo de la enfermedad eterna.
¿Por qué no me diste a luz en forma de
esqueleto?
Habría pasado dos mil millones de años luz y
besado el culo de Dios.
Pero nada me agrada, nada suena bien,
siento náuseas con más de un solo beso.
He olvidado a las mujeres durante la cópula y
he regresado a la Musa
en la vejiga del color del sol que hago.
No sé qué son estos acontecimientos, pero
están ocurriendo dentro de mí.
Destruiré y destruiré todo.
Dibujaré y elevaré a Shubha a mi hambre.
Shubha tendrá que ser administrada.
Oh, Malay.
Kolkata parece ser una procesión de órganos
húmedos y resbaladizos hoy.
Pero sí no sé lo que haré ahora con mi propio
ser.
66 El Corno Emplumado: la determinación ...
Alfredo Zárate-Flores y Tirtha Prasad Mukhopadhyay
La Colmena 103 julio-septiembre de 2019 ISSN 1405-6313
eISSN 2448-6302
Mi poder de recuerdo se está agotando.
Déjame ascender solo hacia la muerte.
No he tenido que aprender la cópula y morir.
No he tenido que aprender la responsabilidad
de derramar las últimas gotas
después de la micción.
No he tenido que aprender a acostarme junto a
Shubha en la oscuridad.
No he tenido que aprender el uso del francés
cuero”
― The Hungryalist Poems by Malay Roychoudhury
“অবন্তিকা বানুর জন্য প্রেমের কবিতা
অবন্তিকা বানু, রাষ্ট্রের দিকে তোলা তর্জনী থেকে
যে স্ফূলিঙ্গ ছড়িয়ে দিলি তুই
দেখেছিস, বোরখা থেকে বেরিয়ে এসেছেন বুড়ি আর তরুণীরা
মাথায় হিজাবঘোমটা অবন্তিকাবানু
প্রান্তকে টেনে এনে মেইনস্ট্রিমে মিলিয়ে-মিশিয়ে দিলি
এই বদল একদিনের নয়
এমনকি শুধুই বদল নয় তোর ওই তর্জনী তোলা
ভেতরে-ভেতরে ভয়ংকর ওলোটপালোট করে দিলি
তোর দেখাদেখি হিজাবঘোমটা ফেলে হাজার তরুণী
রাষ্ট্রের দিকে ওঠাচ্ছে তর্জনী
হয়তো তুই শুধু ছবি হয়ে থেকে যাবি কৌম-আয়নায়
কিন্তু ওই তর্জনী তোলা ভুলবে না কেউ
সশস্ত্র পুরুষদের তোর ধমকানি এবং হুঁশিয়ারি
আমার আশিতম জন্মদিনে সবচেয়ে দামি উপহার”
― প্রিয় পচিশ - কবিতার বই
অবন্তিকা বানু, রাষ্ট্রের দিকে তোলা তর্জনী থেকে
যে স্ফূলিঙ্গ ছড়িয়ে দিলি তুই
দেখেছিস, বোরখা থেকে বেরিয়ে এসেছেন বুড়ি আর তরুণীরা
মাথায় হিজাবঘোমটা অবন্তিকাবানু
প্রান্তকে টেনে এনে মেইনস্ট্রিমে মিলিয়ে-মিশিয়ে দিলি
এই বদল একদিনের নয়
এমনকি শুধুই বদল নয় তোর ওই তর্জনী তোলা
ভেতরে-ভেতরে ভয়ংকর ওলোটপালোট করে দিলি
তোর দেখাদেখি হিজাবঘোমটা ফেলে হাজার তরুণী
রাষ্ট্রের দিকে ওঠাচ্ছে তর্জনী
হয়তো তুই শুধু ছবি হয়ে থেকে যাবি কৌম-আয়নায়
কিন্তু ওই তর্জনী তোলা ভুলবে না কেউ
সশস্ত্র পুরুষদের তোর ধমকানি এবং হুঁশিয়ারি
আমার আশিতম জন্মদিনে সবচেয়ে দামি উপহার”
― প্রিয় পচিশ - কবিতার বই
“He was sitting on the divan.Calm faced,a beautiful structure as if in white attire.just a white robe carelessly worn on his shoulder.A smoth smile enlighting the room.He,as if wandering in other world the body present as invitee.I stared at him just as I entered the room.I was stuck by the picture.Time passed.whatever was to be done went as per schedule.I was imprisoned by the handsome saint or perhaps a sage like man.He looked straight into my eyes.My eyes spoke out my rising desire.And again we exchanged our look....twice, thrice, so many times,as if the room was not so crowded, as if alone in a planet we stayed at two poles.Not a word his eyes uttered but a cool wind shivered into my femininity. And suddenly he was standing before me.He took my hand softly and said "let's go somewhere else and talk".He wore the same smile on his face.I followed him like a kid.The elevator took us to a small tidy room.white walls.a single bed wore white bedsheet, a small writing table and chair.
We looked at each other."touch me"he said softly.I touched his maleness.A tough erected one,big.The fire spread inside my abdomen.----see how your desire is transmitted into me without uttering a word,stranger as we are to each other".”
― বর্ণমালার সাতকাহন
We looked at each other."touch me"he said softly.I touched his maleness.A tough erected one,big.The fire spread inside my abdomen.----see how your desire is transmitted into me without uttering a word,stranger as we are to each other".”
― বর্ণমালার সাতকাহন
ফিঙে’s 2025 Year in Books
Take a look at ফিঙে’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
Polls voted on by ফিঙে
Lists liked by ফিঙে





















