Karun Quotes

Quotes tagged as "karun" Showing 1-1 of 1
“Kârun.
Hazreti Allah (C.C.) onu Kur'an'da uzun uzun buyurmuştur. Alabildiğine servet sahibi olanlara ne ibretli bir derstir. Hayatı yalnız zengin olma, şımarma emretme, çalım satma, gurur sahnesi sayanlar, akibetlerini bu adamda görebilirler.
O en bilgindi. Madeni altın yapardı. Hazinelerinin anahtarlarını kırktan fazla katır taşıyamazdı. Lakin içten gelen kulluk olmadıktan, zekat vermekten çekindikten sonra neye yarardı bunlar. İlim, su yüzüne yazılmış kadar dağılıverirdi. Servet taşlaşırdı. Nitekim öyle oldu. Kârun, övündüğü herşeyiyle beraber yerin yedi kat dibine, cehennemine gömüldü.

Bir de yine Kârun'a benzer, pek ibretlenecek ikinci bir adam var. Bel'am. Basur oğlu Bel'am.
Bel'am bir avuç servet uğruna, onu kışkırtanlar tarafından Hz. Musa (A.S.)a beddua etmekten, iftirada bulunmaktan çekinmedi. Hz. Allah (C.C.) onun dilini ağzından dışarıya sarkıttı. Soluya soluya dolaşmaya mahkum etti. Bundan mütenebbih olmadı Bel'am, sapıklara kaçtı. Onların vaadettikleri servetlere imrendi. Hz. Yuşâ (A.S.)ın ordusuna beddua etmeye söz verdi. Lakin dili dolaştı, sapıklara yaptı bedduayı. Ve yine o dili göbeğine kadar uzadı. Soluya soluya sürünmesi arttı. İlk görünüşte Bel'am'ın başına gelenler basit sanılır. Hayır. O, lanete uğramış yahudilerin örneğinin ta kendisidir.
Hz. Allah (C.C.) onlara az mı lütuflarda bulunmuştu! Bunları hep şerde kullandılar. Üç bin yıldan beri her biri birer Basur oğlu Bel'am'dılar. Yeryüzünde dilleri, yani fitne ve fesatları göbeklerine kadar sarka sarka, avare avare dolaşmakta ve solumaktadırlar.
Basur oğlu Bel'am'ın iğrenç, insanlığın yüz karası bir itiyadı daha vardı. Kaçıp sığındığı sapıklar içinde pek cüce kaldığından evlenecek kadın bulamadı. Hayvanlaşarak, eşeğiyle düşüp kalktı. Bunu, Yahudi büyüklerinin emirleriyle karşılaştırınca, dehşet içinde kalırız ve tüylerimiz diken diken olur.
Yahudilere şu emir verilmişti ve tatbik etmektedirler hala: "İnsanlar Yahudilerin binilecek eşekleridir, onlardan dilediğiniz gibi faydalanın." Yahudiler bu emre hep uydular. Yeryüzüne dağıldılar, süründüler ama madde dünyasını ellerinde tutarak, insanlara o hayvan muamelesini yaptılar. Öyle bir gözle baktılar. Hayvanlaşarak, Allah'a yapılacak kulluğun iffetini yırtmaya çalıştılar. Şimdiki Allahsızlar, putperestler, bozulan semavî dinler hep bunların namus hırsızlıklarının eseridir.”
Ahmet Cemil Akıncı, Kâbe'ye Doğru Büyük Kısas-ı Enbiya/ Peygamberler Tarihi 18, Hz. Yûşâ