Utopian > Utopian's Quotes

Showing 1-30 of 160
« previous 1 3 4 5 6
sort by

  • #1
    Turgut Uyar
    “Biraz daha kan, kan ve suyun akışı
    Ey suyun güvenli akışı
    Sana bir yamaç gerekmez mi
    Ki sonun özlemine hızla varsın
    Ki sen varsın, akıtılmış kanlarla varsın
    Ve kan ve akışın o soylu tabakta
    Ormansız bir halka sunulacaktır
    Bir orman olarak
    Ona sığınılacaktır.”
    Turgut Uyar, Büyük Saat - Bütün Şiirleri

  • #2
    İsmet Özel
    “ben merd-i meydan
    yani toprağın ve kanın gürzü
    güllerin bin yıllık mezarı bendedir
    yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
    insanların bütün sabahlarını merak ederim
    gök hırpalanmaktadır merakımdan
    ıtır kokan benim yumruklarımdır
    benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.

    alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
    vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
    vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
    zülküf de vursun.
    yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.”
    İsmet Özel, Evet İsyan

  • #3
    Turgut Uyar
    “bir düşün kaç kişiyiz bildirilerde
    şimdilik kaç paralığız hele akşam olunca
    bunca sütsüzün kahrını çektik düşün ki
    gene de soluğumuz
    bir orman yangını sanılır oralarda buralarda
    ezildik gerçi ama horlanmadık bunu hatırlarsın
    mutlaka hatırlarsın bunu
    tut ki enver bırakır tehdidini
    ethem başlar”
    Turgut Uyar, Büyük Saat - Bütün Şiirleri

  • #4
    Hilmi Yavuz
    “nesimî ve mansur'la tenim dağıldı benim;
    kendi yasımı tuttum, ölüydüm, aşk şehidi...
    bir aynaya düşer de kırılırken bedenim,
    söylenen söylenmeyenle mühürlendi idi...
    düşüş düşleri oldum- ve 'kendinle seviş!...'
    dediler... Söz'ü gördüm... zaten nicedir
    üstünde kar ve inkârla belenmiş meneviş
    sırları var! âh, bu z e h e b î gecede,
    at üstünden 'eğer'i, atla kayıtsız koşulsuz
    dörtnala o serseri aynaya... bu h u r u f î hecede
    ol!... çıplak, mücerred ve hırkasız, çulsuz...

    ordayım işte, gelgelelim hiç bilmedim yerimi
    âh, elimle yüzerim elbet kendi derimi...”
    Hilmi Yavuz

  • #5
    Hilmi Yavuz
    “gün akşamlıdır devletlim
    elbet biz de ölürüz

    gözüm hep o asılmışta kaldı

    sanki karanfil zülfünü dökmüş de
    şimşir topuzlu bir gürz
    indirilmiş gibi tanyerine
    kanlıydı kartal kanadı
    bir tarikat değneği gibi
    pürüzsüz ve düz
    bir beden, asılmış

    gözüm hep onda kaldı”
    Hilmi Yavuz

  • #6
    Edip Cansever
    “Ah güzel Ahmet abim benim
    İnsan yaşadığı yere benzer
    O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    Suyunda yüzen balığa
    Toprağını iten çiçeğe
    Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    Konyanın beyaz
    Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
    Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
    Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    Öylesine benzer ki
    Ve avlularına
    (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
    Ve sözlerine
    (Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
    Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
    Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
    Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
    Minibüslerine, gecekondularına
    Hasretine, yalanına benzer
    Anısı işsizliktir
    Acısı bilincidir
    Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    Gülemiyorsun ya, gülmek
    Bir halk gülüyorsa gülmektir
    Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.”
    Edip Cansever, Sonrası Kalır I – Bütün Şiirleri

  • #7
    Karl Marx
    “The philosophers have only interpreted the world, in various ways. The point, however, is to change it.

    [These words are also inscribed upon his grave]”
    Karl Marx, Eleven Theses on Feuerbach

  • #8
    Howard Zinn
    “Historically, the most terrible things - war, genocide, and slavery - have resulted not from disobedience, but from obedience.”
    Howard Zinn

  • #9
    Turgut Uyar
    “Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
    Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
    Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
    Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
    Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
    Bana dönesin diye bir bir kapattım
    Şimdi otobüs gelir biner gideriz
    Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
    Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
    Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
    Durma kendini hatırlat
    Durma göğe bakalım”
    Turgut Uyar, Göğe Bakma Durağı

  • #10
    Vladimir Ilich Lenin
    “A lie told often enough becomes the truth.”
    Vladimir Lenin

  • #11
    Cemal Süreya
    “Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil”
    Cemal Süreya

  • #12
    Ece Ayhan
    “Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
    - Maveraünnehir nereye dökülür?
    En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
    - Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.”
    Ece Ayhan, Bütün Yort Savul'lar! 1954-1997 - Toplu Şiirler
    tags: poetry

  • #13
    Hasan Hüseyin Korkmazgil
    “havada tüy
    havada kuş
    havada kuş soluğu kokusu
    hava leylâk
    ve tomurcuk kokuyor
    ne anlar acılardan/güzel haziran
    ne anlar güzel bahar!
    kopuk bir kol sokakta
    çırpınıp durur”
    Hasan Hüseyin Korkmazgil, Haziranda Ölmek Zor - Kızılkuğu
    tags: poetry

  • #14
    Onat Kutlar
    “Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin
    Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz
    Ölü balıklar geçiyor kırışık bir denizin sofrasında
    Ve ellerinde fenerleriyle benim arkadaşlarım
    Durmadan düşünüyorum
    Ne kadar çok öldük yaşamak için.”
    Onat Kutlar

  • #15
    Ataol Behramoğlu
    “Yaşamak bu yangın yerinde
    Her gün yeniden ölerek

    Zalimin elinde tutsak
    Cahile kurban olarak

    Yalanla kirli havada
    Güçlükle soluk alarak

    Savunmak gerçeği, çogu kez
    Yalnızlığını bilerek

    Korkağı, döneği, suskunu
    Görüp de öfkeyle dolarak

    Toplanıyor ölü arkadaşlar
    Her biri bir yerden gelerek

    Kiminin boynunda ilmeği
    Kimi kanını silerek

    Kucaklıyor beni Metin Altıok
    "Aldırma" diyor gülerek

    "Yaşamak görevdir bu yangın yerinde
    Yaşamak, insan kalarak”
    Ataol Behramoğlu

  • #16
    İsmet Özel
    “tomarla muştuyu omuzlayarak genç adamlar
    polisin sevmediği genç adamlar sokaklarda
    patronları kudurtan gazeteler satarlardı.
    ey şehre başaklar:
    militan ruhlar ekleyen hayat!
    gün turuncu bir hayalet gibi yükseliyorken
    izmarit toplayan
    çocukların üstüne
    çekleri imzalanıyorken devlet katlarında faşizmin
    bacımı koyvermiyorken şizofreni,
    yüzüme bak
    ve rahmini bana doğru tekrarla
    ben öyle bilirim ki yaşamak
    berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır”
    İsmet Özel

  • #17
    Robert Frost
    “The Road Not Taken

    Two roads diverged in a yellow wood,
    And sorry I could not travel both
    And be one traveler, long I stood
    And looked down one as far as I could
    To where it bent in the undergrowth;

    Then took the other, as just as fair,
    And having perhaps the better claim,
    Because it was grassy and wanted wear;
    Though as for that the passing there
    Had worn them really about the same,

    And both that morning equally lay
    In leaves no step had trodden black.
    Oh, I kept the first for another day!
    Yet knowing how way leads on to way,
    I doubted if I should ever come back.

    I shall be telling this with a sigh
    Somewhere ages and ages hence:
    Two roads diverged in a wood, and I—
    I took the one less traveled by,
    And that has made all the difference.”
    Robert Frost

  • #18
    Turgut Uyar
    “- iste o zaman diyorum ki -
    gelişin sen olsun senin
    her şey esirgesin seni
    çünkü açlık çoğunluktadır
    ve ezecektir gücüyle dünyayı
    - ikimize bir aşk elbette yetmez
    türlü şeylerin savunulduğu -
    diriliğe eşitliğe tokluğa
    artık ayıp olan tokluğa
    çünkü açlık çoğunluktadır
    açlık.”
    Turgut Uyar

  • #19
    İsmet Özel
    “Bize ne başkasının ölümünden demeyiz
    çünkü başka insanların ölümü
    en gizli mesleğidir hepimizin
    başka ölümler çeker bizi
    ve bazen başkaları
    ölümü çeker bizim için.”
    İsmet Özel

  • #20
    Turgut Uyar
    “evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
    üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
    üç güvercin görsek meksika geliyordu aklımıza
    caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
    kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
    sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
    bilir bilmez geyikli gece yüzünden”
    Turgut Uyar, Büyük Saat - Bütün Şiirleri

  • #21
    Fyodor Dostoevsky
    “I love mankind, he said, "but I find to my amazement that the more I love mankind as a whole, the less I love man in particular.”
    Fyodor Dostoyevsky, The Brothers Karamazov

  • #22
    Fyodor Dostoevsky
    “The mystery of human existence lies not in just staying alive, but in finding something to live for.”
    Fyodor Dostoyevsky, The Brothers Karamazov

  • #23
    Fyodor Dostoevsky
    “Only to live, to live and live! Life, whatever it may be!”
    Fyodor Dostoyevsky, Crime and Punishment

  • #24
    Turgut Uyar
    “Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
    Her şey naylondandı o kadar
    Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
    Ama geyikli geceyi bulmadan önce
    Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk”
    Turgut Uyar

  • #25
    Attilâ İlhan
    “onbeş gün kanıma ekmek doğradım çiğnedim
    ben azraildim kana susamıştım, şarabım kalmamıştı
    zehranın halini gördüm, bir mezar gibi içlendim
    içindeki tenhalığı kimse anlamamıştı
    artık boyanmıyordu, yorgundu zayıflamıştı
    allahıma sövdüm
    insanlıktan istifa ettim”
    Attilâ İlhan

  • #26
    Cemal Süreya
    “Ölüyorum tanrım
    Bu da oldu işte.

    Her ölüm erken ölümdür
    Biliyorum tanrım.

    Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
    Fena değildir...

    Üstü kalsın...”
    Cemal Süreya, Sevda Sözleri

  • #27
    Cemal Süreya
    “Yakup Cemil'in
    Kurşuna dizilmeden hemen önce
    Üst üste içtiği
    Ömründeki ilk üç sigara.”
    Cemal Süreya, Sevda Sözleri

  • #28
    Cemal Süreya
    “Sen el kadar bir kadınsındır
    Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli
    Bazı ağaçlara kapı komşu
    Bazı çiçeklerin andırdığı
    İş bu kadarla bitse iyi
    Bir insan edinmişsindir kendine
    Bir şarkı edinmişsindir, bir umut
    Güzelsindir de oldukça, çocuksundur da
    Saçlarınla beraber penceredeyken
    Besbelli arandığından haberli
    Gemiler eskirken, deniz eskirken limanda
    Sevgili”
    Cemal Süreya

  • #29
    Ece Ayhan
    “Ay; gecikmiş ağı, yosun yeşili bir canavar. İlerlemiş gece; kanatsız yarasalar, ıslanmış silahlar. Devrilmiş bir tramvay caddede. Bunlar, kargınmış bir ilkyazın simgeleri. Büyük uçurtmamı çalmışlar deliliğimden, mor gözlü çocuk ölüsü bir pazar, onu bulamıyorum.”
    Ece Ayhan, Bütün Yort Savul'lar! 1954-1997 - Toplu Şiirler

  • #30
    Ece Ayhan
    “Hangi çocukların neye imrenmesi yalınayak şiirdir?”
    Ece Ayhan



Rss
« previous 1 3 4 5 6