nil > nil's Quotes

Showing 1-30 of 78
« previous 1 3
sort by

  • #1
    Zülfü Livaneli
    “İşte bunları düşünüp dururken, yanıt Kavafis'ten geldi.
    O güzel şiirde olduğu gibi bizim de bir ömür boyu barbarları beklediğimizi düşündüm.
    Her dönemimizde değişik kimliklerle ortaya çıktılar.
    Birbirlerine hiç benzemiyorlardı ama ortak noktaları barbar oluşlarıydı.
    ..
    Dünyanın birçok yerinde bizim kuşağımız, üzerine dalga dalga gelen barbar saldırılarını göğüslemeye çalışarak geçirdi ömrünü.”
    Zülfü Livaneli, Sevdalım Hayat

  • #2
    Aylin Balboa
    “Az önce olmasıyla on sene önce olması arasında bazen
    hiçbir fark olmuyor. Çünkü bilirsiniz, takvimlere
    bakarak tayin edilen zaman sadece buz gibi bir
    matematiktir. Oysa özlemekler sayılmaz. Özlemekler
    bilhassa yalnız kaldığınızda gelir suratınıza kürekle
    vurur.”
    Aylin Balboa, Belki Bir Gün Uçarız

  • #3
    Oya Baydar
    “Biten, tükenen şeylere, sonlara dayanamam ben. Bu yüzden başlamaktan hep korkarım.”
    Oya Baydar, Hiçbiryer'e Dönüş

  • #4
    Aylin Balboa
    “Bu ara sık sık o yalnız balinayı düşünüyorum. Hani diğer tüm balinalardan farklı frekansta bir ses çıkardığı için hiçbi­ri tarafından duyulmayan, yıllardır okyanusta tek başına do­laşan o kimsesiz balinayı. Herkes aynı şarkıyı söylemek zo­runda değil ki. Bunun bedelinin bu kadar ağır olmasına çok kızıyorum. O balinaya büyük bir şefkat duyuyorum, ben ay­rılmak istiyorum Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #5
    Oya Baydar
    “Tarihin tekerleğinin geriye dönmeyeceğine, bu kavganın 'en sonuncu kavga' olduğuna inanırdık. Bizler değilse bile çocuklarımız, onlar da olmazsa torunlarımız zaferi mutlaka göreceklerdi. Bu köhne düzen yıkılacak, geleceğin aydınlık dünyası acılarımızın, ölülerimizin, hayatlarımızın üzerine basarak da olsa kurulacaktı. Enternasyonal, isyanın olduğu kadar umudun da türküsüydü.
    ..
    Neden başaramadık?”
    Oya Baydar, Hiçbiryer'e Dönüş

  • #6
    Melisa Kesmez
    “Beşiktaş'ta bir barikata sabahın dördünde borcamın içinde kek getirip gazdan bitap düşmüş eylemcilere "yiyin yavrum" diye zorla ikram eden yaşlı bir kadın tanımıştım mesela. Cihangir'de apartmanın içine sokak kedilerini dolduran bir adam. Genç bir kız sütle yüzümü yıkamıştı Taksim meydanında, sonra gülümseyip kalabalığın içinde kaybolmuştu. Sokak bunlar gibi kahramanlık hikayeleriyle dolup taşıyordu. Ve işin güzelliği kimse bunu kahraman olmak için yapmamıştı. Her şey kendiliğindendi. Suyu yükselen derenin taşması kadar kendiliğindendi. Belki biraz yorgunduk ama çoğunluk ferahtı içimiz. Nicedir ilk kez. Burnumuzun dibindeki yabancılarla göz göze gelmeyi öğrenmiştik. Bu bile tek başına devrim sayılırdı.”
    Melisa Kesmez, Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz

  • #7
    Mario Levi
    “Hatırlamak acıtır bazen. Ama insana aynı zamanda bu hayatı yaşadığını da hissettirir.”
    Mario Levi, Karanlık Çökerken Neredeydiniz

  • #8
    Marlo Morgan
    “Yalnızca son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra... ancak ondan sonra paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız.”
    Marlo Morgan

  • #9
    Aylin Balboa
    “Bazen saatlerce internetten uzaydaki uyduların canlı ya­ yın akışlarını izliyorum. Her şeyin olağanüstü bir olağan­ lıkta akması, o sonsuz boşlukta hiçbir şey olmaması ruhu­ ma iyi geliyor, sakinleşir gibi oluyorum. Bu sakinlik televiz­ yonu açana kadar sürüyor. Cennet vatanımızın politik gün­ deminden saçlarım beyazladı, sinirden yatak sardım, kapu­ tumdan dumanlar çıkartıyorum. Ülkenin hali hal değil, bu olanlar yalnız başına taşınacak gibi değil. Gelip biraz destek atsan ne güzel olur Osman, ben kaldıramıyorum.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #10
    Aylin Balboa
    “Unutmak da tuhaf mesele. Hayatta kalabilmek için birçok şeyi unutmak zorundayız. Geçtiğimiz kış, çok korkunç diş ağnsı çektim mesela. Şimdi düşününce nasıl şiddetli ağrıdı­ ğını hatırlıyorum ama o ağrının nasıl bir şey olduğunu ha­ tırlayamıyorum. Örneği fiziksel bir ağrıdan versem de söy­ lemeye çalıştığım şeyi anladığım tahmin ediyorum. Herhan­ gi bir konuda, her hatırlamada aynı ağrıları çekiyor olsak ya­ şamak dayanılmaz olurdu. Düzeneğimizin bizi koruyan ve kollayan bu şefkatli numarasına bayılıyorum. Yalnız ben bu unutma işinde biraz fazla ileri gitmişim, beynimi unutmak için o kadar acımasızca eğitmişim ki, artık lazım gelen şeyleri de hatırlayamıyorum. Geçmiş bulanık bir nehir gibi içimden akıp gitmiş... Altında kaldığım taşların ağırlığım biliyorum da mevzu tam olarak neydi bir türlü çıkaramıyorum Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #11
    Aylin Balboa
    “Bir hayattan daha sağ kurtulmuş gibi hissediyorum ken­ dimi. Bernhard, yine Kiler'de şöyle bir şey de söylüyor: "Ge­ leceğim olmadığına dair önceki inancım yok olmuştu, artık geleceğim olabileceğine inanmıştım ve aniden her şey ben­ de hayranlık uyandırmaya başlamıştı ki çok uzun zaman ön­ ce kaybolup gitmiş bir duyguydu bu. Eskiden çoğu kez yaptığım gibi, kendimi bir geleceğim olacağına ikna etmem ge­ rekmiyordu artık, bir geleceğim vardı. Yaşamıma yeniden kavuşmuştum ve onu yeniden avuçlarımın içine almıştım." Ben de tam böyleyim şimdi işte. Yine hayatımı kurtardım, ben olmasam ayvayı yemiştim cidden. Ben bu kendimin hakkını nasıl öderim hiç bilmiyorum Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #12
    Aylin Balboa
    “Artık çok da umurumda değil çünkü. Her geçen günün bizi kendi cenazemize yaklaştırdığı bilgisini önbellekte tu­ tunca hiçbir şey çok mühim değil. Acele etmem gereken bir şey olduğunu zannetmiyorum. Kafam nasıl rahatladı anlata­ mam... Yarışı bıraktım, şampiyonluk turu atıyorum Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #13
    Aylin Balboa
    “Dünyadaki bütün oksijen bir anda bitmiş gibi hissettiğin oluyor mu bazen senin de? Panik atak diyorlar ama tam öy­ le değil bence. Aşırı yüklenmeden dolayı kilitlenmek. Bey­ nimiz, o bedenin kullanıcısı olan bize, "Hoop birader, yavaş ol! Böyle devam edersen sistem çökecek, yakacaksın hepi­ mizi, rica ederim bir kendine gel" demeye çalışıyor. İşte öyle anlarda kendini kapatıp açmayı bir başarırsan gerisi ken­ diliğinden halloluyor Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #14
    Aylin Balboa
    “Yaşamımın sürekli talihsiz bir kaza nedeniyle değişmesin­ den çok yorulsam da artık bununla kavga etmiyorum. Artık hiçbir şeyle kavga etmek gelmiyor içimden. Ellerimi kaldır­ dım, teslim oluyorum. Savaşmayı bırakan insana kim ne ya­ pabilir ki? Yenilmek kadar büyük özgürlük yok, şimdi kaza­ nanlar düşünsün Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #15
    Aylin Balboa
    “Başka bir yerde de, gidenlerin ardından "Öldü" demek yerine "Yaşadı" de­ diklerini duymuştum. Bak düşün, nasıl da farklılar değil mi? Olayların etkisi, tamamen bizim onu nasıl tarif ettiğimiz­ le ilgili. Öldü, düştü, parçalandı diye anlattığında trajik ola­ cak bir şey, uçtu dediğinde bambaşka bir his bırakıyor. Ar­ tık seçtiğim kelimelere daha çok dikkat ediyorum. Umarım zamanı geldiğinde benim ardımdan da "Yaşadı ve uçtu" der­ ler Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #16
    Aylin Balboa
    “Korku­ larımızın ve arzularımızın altını kısabilirsek biraz daha mut­ lu yaşayabiliriz Osman.
    "Bunu nasıl yapacağız?" diyebilirsin. Ben olsam derdim. Cevap tam da bu "Ben" dediğimiz şeyde galiba. Kendimi­ zi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. Kim olduğumuz­ la ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. Nelerden korktu­ ğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sev­mediğimizi belirlemişiz. Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. Kendimize "Ben" adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyo­ruz Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #17
    Aylin Balboa
    “Olduğunu sandığı kişiye tutunup asla sınırlarının dışına çıkamayan insanlar için üzülüyorum artık. "Ben şöyle biri­yim, ben böyle biriyim" diye boyuna konuşmalarına da ta­hammül edemiyorum. Hiç sınanmadıkları durumlarla ilgi­li kesin bir biçimde "Ben olsam şöyle yapardım" dediklerin­ deyse artık anlattıklarını hiç ciddiye alamıyorum. Hayat ye­ri gelince insanın ağzını burnunu öyle bir yamultur ki, fele­ğini şaşarsın. İnsan söyledikleri değil, yaptıklarıdır Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #18
    Aylin Balboa
    “Geceleri kafayı yastığa koyduğunda kalbin, vicdanın rahatsa, işte o geceler dünyanın en kutlu geceleriymiş. Dinler­ken boş boş konuşuyorlarmış gibi geliyordu ama ihtiyarlar haklıymış buna inanabiliyor musun? Bir de şunlar varmış: Büyük bir savaş görmüş hiç kimse, artık görmemiş gibi yapamazmış. Bir savaştan çıkmış hiç kimse, artık aynı kişi ola­mazmış. Kazanmak kaybetmek gibi olaylar komple yalan­mış. En önemlisi, "Ben elimden geleni yaptım" kadar güzel cümle yokmuş, tam buradan devam edeceğiz Osman.”
    Aylin Balboa, Bu Hikâye Senden Uzun Osman

  • #19
    Paul Auster
    “Ama umut yok olunca, herhangi bir şey umabilme umudu bile yitince, ortaya çıkan boşluğu doldurmak ve ayakta kalabilmek için insan düşlere, çocukça düşüncelere, olmayacak masallara sarılıyor.”
    Paul Auster, In the Country of Last Things

  • #20
    Paul Auster
    “Dünkü durum ne kadar kötüyse de bugünkünden iyiydi, diye düşünüyor herkes genel olarak. İki gün önceki durumsa dünkünden iyiydi. Ne kadar geriye gidersen, ne kadar eskiye dönersen dünya o kadar güzel ve çekici görünüyor. İnsan her sabah, bir önceki gün karşılaştıklarından daha kötüsüyle yüz yüze geleceğini bilerek güçbela kalkıyor yatağından, ama uyumadan önce var olan dünyadan söz ederek kendini kandırmayı, şu anda içinde bulunduğun günün yüreğinde taşıdığın öteki günlerin anısından daha az ya da çok gerçek olmadığına, yani asılsız bir hayal olduğuna inanmayı başarıyorsun.”
    Paul Auster, In the Country of Last Things

  • #21
    Paul Auster
    “Canımla ödeyeceğimi bilsem bile, sonuna kadar direneceğim.”
    Paul Auster, In the Country of Last Things

  • #22
    Yekta Kopan
    “Bak, hâlâ fısıldamaktan söz ediyorum, korkak ruh iflah olmuyor, oysa biliyorum sonsuzluğa sadece haykırışların kalacağını.”
    Yekta Kopan, Kediler Güzel Uyanır

  • #23
    Lea Ypi
    “nasıl olur da, diyordum, bir insan evinde değil de başka bir ülkede daha mutlu olur?”
    Lea Ypi, Free: A Child and a Country at the End of History

  • #24
    Lea Ypi
    “geçmişini silmek zorunda kaldıktan sonra hangi yeni sevgiyi tadabilirdi?”
    Lea Ypi, Free: A Child and a Country at the End of History

  • #25
    Lea Ypi
    “geriye bir tek sözcük kalmıştı: özgürlük.”
    Lea Ypi, Free: A Child and a Country at the End of History

  • #26
    Lea Ypi
    “ülkemizin neredeyse yarım yüzyıldır bir açık hava hapishanesi olduğunu söylediler.”
    Lea Ypi, Free: A Child and a Country at the End of History

  • #27
    Lea Ypi
    “...dünyanın her yerinde adaletsizliğe uğrayan herkes özgür olmadıkça, tek bir kalıcı zafere ulaşılamayacağına ikna etmeye yetmişti.”
    Lea Ypi, Free: A Child and a Country at the End of History

  • #28
    Lea Ypi
    “kapitalist sistemde, mesele yaptığı her şeyi yoksulların da yapmalarına izin verilmemesi değil. izin verilse bile yapamamaları. örneğin, tatile gitmelerine izin verilebilir, ama işlerini bırakamazlar, yoksa para kazanamazlar. ve kapitalist sistemde paran yoksa tatile çıkamazsın. devrime ihtiyaç var."
    "tatile çıkmak için mi?"
    "düzeni değiştirmek için.”
    Lea Ypi, Free: A Child and a Country at the End of History

  • #29
    Yu Hua
    “geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. nefret edecek birsürü şey gelirdi aklıma, ama sonunda yine kendimden nefret ederdim.”
    Yu Hua, To Live

  • #30
    Makoto Yukimura
    “Your anger in your eyes is gone, Thorfinn.”
    Makoto Yukimura



Rss
« previous 1 3
All Quotes



Tags From nil’s Quotes