Erasmus Quotes

Quotes tagged as "erasmus" Showing 1-10 of 10
Erasmus
“But I am well aware of the excuse which men, ever ingenious in devising mischief to themselves as well as others, offer in extenuation of their conduct in going to war. They allege, that they are compelled to it; that they are dragged against their will to war. I answer them, deal fairly; pull off the mask; throw away all false colours; consult your own heart, and you will find that anger, ambition, and folly are the compulsory force that has dragged you to war, and not any necessity; unless indeed you call the insatiable cravings of a covetous mind, necessity" ` The Complaint of Peace”
Desiderus Erasmus

Erasmus
“The Stoics define wisdom to be conducted by reason, and folly nothing else but the being hurried by passion, lest our life should otherwise have been too dull and inactive, that creator, who out of clay first tempered and made us up, put into the composition of our humanity more than a pound of passions to an ounce of reason; and reason he confined within the narrow cells of the brain, whereas he left passions the whole body to
range in.

Farther, he set up two sturdy champions to stand
perpetually on guard, that reason might make no assault,
surprise, nor inroad ; anger, which keeps its station in
the fortress of the heart ; and lust, which like the signs
Virgo and Scorpio, rules the appetites and passions.”
Desiderius Erasmus Roterodamus, Praise of Folly

Erasmus
“Başınıza taş düşerse bu sahiden kötüdür; ama utanç, şerefsizlik, ayıp ya da hakaret, ancak sen aldırırsan kötü olur. His yoksa kötülük de yoktur. Halk var gücüyle seni ıslıklarken, sen kendini alkışlarsan, bunun ne zararı olabilir? İşte kendini alkışlamanı mümkün kılan tek şey Deliliktir.”
Desiderius Erasmus, Praise of Folly

Erasmus
“İnsanların çoğu aslında delidir, hayır şöyle demeliyiz, çeşitli şekillerde delirmeyen kimse yoktur, bu yüzden zorunluluk benzerini benzeriyle buluşturur.”
Desiderius Erasmus, Praise of Folly

Erasmus
“O halde cesaretimi ve çalışkanlığımı kanıtlayıp övgünüze mazhar olduğuma göre, şimdi sağduyumu kanıtlamama ne dersiniz? Ama haklı olarak ateşle su bir arada durmaz diyebilirsiniz. Gerçekten bu konuda da başarılı olacağıma inanıyorum, siz yeter ki daha önce yaptığınız gibi bana kulak verin ve dikkatinizi eksik etmeyin. Her şeyden önce, sağduyu deneyimle gelişiyorsa, sağduyulu unvanını en çok kim hak ediyor acaba, kah utangaçlığından kah korkaklığından hiçbir şeye girişemeyen bilge mi, yoksa utangaçlık nedir bilmeyen ve tehlike denen şey üzerine hiç kafa yormadığından hiçbir şeyden korkup çekinmeyen deli mi? Bilge, Eskilerin kitaplarına sığınır, buralardan eskilerin söylediği salt ayrıntıları öğrenir. Ama deli hiç düşünmeden tehlikelerin üstüne atılarak, yanıldığımı hiç sanmıyorum, gerçek sağduyuyu edinir. Bana öyle geliyor ki, kör olmasına rağmen Homeros, deli bile yaşadıklarından sonra bilge kesilir derken bu gerçeği görmüştü. Çünkü olayları yaşayarak öğrenmenin önünde iki büyük engel vardır, ilke zihne bir sis perdesi çeken utanç; ikincisi, tehlikeli olduğu açıkça görünen olayların üstüne gitmekten alıkoyan korku. Delilik bizi bu engellerden muhteşem şekilde kurtarır.”
Desiderius Erasmus, Praise of Folly

Manuel Mujica Lainez
“Era uno de esos pedantes que tanto abundaban a la sazón, siervos del paganismo resucitado, de quienes Erasmo se mofa porque sólo consideraban verdaderamente latinas las palabras que Cicerón incluyó en su léxico.”
Manuel Mujica Láinez, Bomarzo

Erasmus
“Eski bir deyiş vardır: Hafızası güçlü bir içki yoldaşından nefret ederim. Buna ben yeni bir deyiş ekliyorum: Hafızası güçlü bir dinleyiciden nefret ederim. Öyleyse, haydi bana eyvallah, alkışlayın, yaşayın, için, ey deliliğin seçkin erenleri.”
Desiderius Erasmus, Praise of Folly

Erasmus
“o halde ölümlülerin bütün yaşamı bir çeşit masaldan başka nedir, birilerinin başka birilerinin maskelerini takarak sahneye çıktığı, yönetmenin sahneyi terk etmelerini emrettiği ana kadar herkesin kendine düşen rolü oynadığı bir çeşit masaldan? yönetmen bir oyuncuya kostümünü değiştirip sahneye çıkmasını emreder, böylece demin mor giysileri içinde kralı oynayan, az sonra paçavralar içinde bir köleciği oynar. her şey bir gölgeden ibarettir, ama bu masalı oynamanın başa yolu yoktur.”
Desiderius Erasmus

“Wat is een Nederlander? Wie zich als Nederlander identificeert, onderscheidt zich in taal, kleding of eetgewoonten van de Belgen, de Duitsers, de Engelsen enzovoort. De verschillen met andere naties bakenen het 'wezen' van de Nederlander af. Nationaliteit wordt gedefinieerd door een 'buitengrens'.
Maar Nederland kent ook een 'binnengrens', want welke Nederlander is de ware Nederlander? Erasmus? Rembrandt? Drees? Beatrix? Cruijff? De vacature is door de eeuwen heen door steeds andere personen en groepen vervuld. Zijn het de arbeiders die het land hebben opgebouwd? De middenstanders als motor van de economie? Is het de dominee-koopman? De ware Nederlander verandert voortdurend van gezicht.”
Matthijs van Boxsel

Erasmus
“Bu eşsiz ilahıyatçımız bu konuşması üzerine tam sekiz ay önce öyle ter dökmüştü ki, o gün bir köstebekten bile daha kördü, hiç şüphesiz keskin görüşünü son damlasına kadar zekasının en sivri ucunu bilemek için harcamıştı. Ama körlüğü onu hiç rahatsız etmiyordu, hatta ona göre satın aldığı şöhret yanında körlüğün lafı mı olurdu.”
Desiderius Erasmus, Praise of Folly