Halil Öztürk > Halil's Quotes

Showing 1-16 of 16
sort by

  • #1
    Pablo Neruda
    “Soneto XXX
    Tienes del archipiélago las hebras del alerce,
    la carne trabajada por los siglos del tiempo,
    venas que conocieron el mar de las maderas,
    sangre verde caída del cielo a la memoria.
    Nadie recogerá mi corazón perdido
    entre tantas raíces, en la amarga frescura
    del sol multiplicado por la furia del agua,
    allí vive la sombra que no viaja conmigo.
    Por eso tú saliste del Sur como una isla
    poblada y coronada por plumas y maderas
    y yo sentí el aroma de los bosques errantes,
    hallé la miel oscura que conocí en la selva,
    y toqué en tus caderas los pétalos sombríos
    que nacieron conmigo y construyeron mi alma.”
    Pablo Neruda, Cien Sonetos de Amor

  • #2
    Turgut Uyar
    “Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
    Dikey ve yatay mutsuzluktan
    Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
    sevgim acıyor.”
    Turgut Uyar, Büyük Saat - Bütün Şiirleri

  • #3
    Turgut Uyar
    “(...)
    Eylül toparlandı gitti işte,
    Ekim falan da gider bu gidişle.
    (...)”
    Turgut Uyar

  • #4
    Samuel Beckett
    “I seem to grasp at certain moments the nuance that divides bad from worse.”
    Samuel Beckett, The Unnamable

  • #5
    Edip Cansever
    “Şiirler yazdım, kitaplar okudum
    Elimde bir bardak aldım, onu yeniden oydum
    Derinlerde kaldım böyle bir zaman
    Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
    Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
    Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.”
    Edip Cansever, Yerçekimli Karanfil

  • #6
    Edip Cansever
    “...

    Konuşuyoruz desem, konuşmuyoruz da
    Ayrı ayrı şeyler düşünüyoruz üstelik
    birbirimize bakarak
    Ne seviyoruz, ne de sevmiyoruz birbirimizi
    Ne varız, ne de yokuz gerçekte
    İki lamba gibiyiz, iki ayrı yerinden
    Aydınlatan odayı

    Değilsek de yakın birbirimize
    Uzak da sayılmayız büsbütün
    Gökyüzünde iki uçurtma başıboş
    Yan yanayızdır sadece

    Her çiçek bir çoğulluktur gününe göre
    Yalnızlık çoğulluktur
    Sanırım bir giz de yok bu beraberlikte

    ...”
    Edip Cansever

  • #7
    Edip Cansever
    “‎'' İnsanın insana verebileceği en değerli şey yalnızlıktır.”
    Edip Cansever

  • #8
    Turgut Uyar
    “KİM ÇAĞIRIYOR MAVİYİ

    kim düzenliyor bu uyuşmazlığı, kimin
    ellerim bir iki harf yazıyor hızlıca
    nerden baksan zehir gibi kapkara
    tuzla ekmek arasında suyla benim aramda
    maviyi çağıran kim şimdi, kimin
    uygunsuz elleri dolaşıyor aramızda
    şimdi bu her şey nedir
    dükkânların bankaların borsaların adı ne
    yeşilin tadı hani, gölün sevinci nerde
    şimdi durup dururken nedir bu
    gündüzü hızlandıran, geceyi bölen öfke
    maviyi çağıran kim, kimdir çağıran maviyi
    asıl mavi kimi çağırıyor, asıl onun adı ne”
    Turgut Uyar, Toplandılar

  • #9
    Turgut Uyar
    “İLKİN

    bunu kimse söylemedi, belki düşündü
    çünkü vardır insanın yaşamasında
    uyku ve öfke gibi vardır
    kimse söylemedi
    tuzunu çoğaltan bir denizde
    nasıl batarsa güneş öyle
    ben de kaçırdım
    ki gözüm bütün gün
    günboyu lekelerde
    kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
    şiirin bütün geçmişinin dışında
    artı eksi bütün değerlerin dışında
    önceden açıklanan her şeyin dışında
    örneğin en sıcak ülkelerin yazında
    en soğukların kışında
    yanarım üşürüm berbat olurum
    hiçbir şeye yaramam
    ama yine seni severim
    o zaman sen de beni sev
    evet.”
    Turgut Uyar, Toplandılar

  • #10
    Turgut Uyar
    “adın bir güzelliğe yakışır elbet yakışır
    bir intiharda mı, bir şiirde mi bilmiyorum”
    Turgut Uyar, Divan

  • #11
    İsmet Özel
    “Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
    Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
    -Yaşama!
    -Ya bileydim?
    Yazar: Mıydım
    Hiç: Şiir.”
    İsmet Özel

  • #12
    İsmet Özel
    “Kanla Kirlenmiş Evrak

    Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
    Aşklarım, inançlarım işgal altındadır
    Tabutumun üstünde zar atıyorlar
    Cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır
    Toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar
    Denize yaklaşınca kumlar ve çakıltaşları
    Geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.

    Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
    Ve rüzgâr buruşturuyor polis raporlarını
    Kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar
    Bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden

    Çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar
    Denizin satırları arasında.
    Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin
    Küfre yaklaştıkça inancım artıyor.

    Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
    Öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
    Saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
    Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
    Acıyla uğraşacak yerlerimi yokettim.

    Ve şimdi
    Birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
    Başından başlayabilirim.”
    İsmet Özel

  • #13
    Clarice Lispector
    “I’m restless and harsh and despairing. Although I do have love inside me. I just don’t know how to use love. Sometimes it tears at my flesh, like barbs. If I can hold so much love within me, and nevertheless continue to be uneasy, it’s because I need God to come. Come, before it’s too late. I’m in danger, as is everyone who’s alive.”
    Clarice Lispector, The Stream of Life

  • #14
    İsmet Özel
    “Serin karanlığıma bir çingene düşerdi
    gökyüzüne birikirdi hazineleri kışın
    dağların dağlarda birikirdi gölgeleri
    ürkütülmüş gölgeler kapımda çoğaldıkça
    yüreğime o tedirgin çocuklarda düşerdi
    kar yürürdü gözlerime tüyden ayaklarıyla

    kar yürürdü çünkü kar
    o temiz eldiveni gökyüzünün
    tüfengimin ıssızlığını büyütürdü
    bir dönülmez kaçışa uzanırdı çocuklar
    ve o üzünç bitkisi çocuklarda ölürdü

    artık üşümek çince bir çiçektir oralarda
    yolcuların taşıyamadığı bir çiçektir
    çünkü kardan yorulunca biz sıcak sulara
    inip sepet öreriz ve 'gecenin
    uzun ağzı sulardı saksıları'
    ve hala ay dağınık saçlara benzer oralarda
    serçelerin ayaklarına bağladığı karanlık
    kimseyi çağıramaz kendi adıyla.”
    İsmet Özel

  • #15
    Louise Glück
    “You get on a train, you disappear.

    You write your name on the window, you disappear.

    There are places like this everywhere,
    places you enter as a young girl
    from which you never return.”
    Louise Glück, Averno

  • #16
    İsmet Özel
    “Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü

    Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka
    sonuçları bir bir gözden geçiriyorum
    pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can
    madenlerin buharından elde edilen büyü
    bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular
    nelerse ki yaşamak sözünü âsi kılan
    nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala.

    Denedim. Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara
    sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan
    ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında
    çapraştım, and içip ayna kırdım
    doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
    baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
    hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın.

    Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
    böylesine hazırlıklı değilim daha.
    Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
    Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar

    çocuklarda.”
    İsmet Özel, Erbain: Kırk Yılın Şiirleri



Rss
All Quotes



Tags From Halil’s Quotes