Volkan Yaşarlar > Volkan's Quotes

Showing 1-17 of 17
sort by

  • #1
    Murat Uyurkulak
    “..ben bu topraklara yeni yasalar yayacagim, buharlasmis saraplari geri getirecegim, kizil bir yagmur olarak..”
    Murat Uyurkulak, Tol

  • #2
    Murathan Mungan
    “Atının ayaklarına bulaşan ırmak sularının yolunu da yıkayacağına; geçtiği, geçeceği yolları suçlarından arındıracağına inanıyor. Bu çeşit inanışların gerçeklikte bir gücünün olup olmamasının "O"nun için bir önemi yok; yalnızca inanmış olmanın bile, gerçeği değiştirmeye yeteceğini, varolanı iyileştireceğini düşünüyor.

    "Gerçek dediğin, inandıklarımızdan yapılır zamanla" sözünü anımsadığı Bilge Şair [...]'in dediği gibi, "Yerküre varolduğu için değil, biz inandığımız için var" diyor yüksek sesle...”
    Murathan Mungan, Şairin Romanı

  • #3
    İhsan Oktay Anar
    “İctimaiyyat tahsil etmiş, ünsüzlüğüyle ünlü bir filozof olan Bayram Envar Efendi'nin dediği gibi belki de, erkeğin kadını seçtiği bir cemiyet batarken, kadının erkeği seçtiği cemiyet refaha eriyordu.”
    İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün

  • #4
    Ronald Wright
    “Uzun zaman önce...
    Hiç kimse tarlaları sabanla deşmezdi
    Toprağı sınırlara bölmezdi hiç kimse
    Ve suları kürekle yarmazdı
    Kıyı dünyanın sonuydu.
    Ah doğuştan zeki insan, buluşlarının kurbanı
    Öyle korkunç ki yaratıcılığın,
    Ne işe yarar şehirleri çevreleyen şu yüksek duvarlar
    Ve niye savaşmak için silahlar?”
    Ronald Wright, İlerlemenin Kısa Tarihi

  • #5
    Marcus Tullius Cicero
    “Ey yüksek bilgelik! Dostluğu yaşamdan kaldırmak isteyenler, güneşi dünyadan ayıranlara benzerler; ölmez tanrılar insanlara dostluktan daha iyi, daha tatlı bir şey vermedi...
    ...Ruhta eylem olmazsa, insanla hayvan arasında demiyorum, ama insanla ağaç kütüğü, kaya ya da bu gibi bir eşya arasında ne ayrım kalır? Çünkü kendisinin sert, hem de demir gibi sert olmasını isteyenlerin sözlerini dinlemeyen erdem, aslında bir çok işte olduğu gibi, özellikle dostlukta yumuşaktır ve işlenebilir; öyle ki, dostun mutlu günlerinde sanki genişler, kara günlerinde sıkışır. Bu yüzden dost için duyulacak kaygı, dostluğu yaşamdan kaldıracak denli büyük değildir. Aynı biçimde kimi sıkıntı ve üzüntüler doğurabilir diye erdemden vazgeçilecek de değildir.”
    Marcus Tullius Cicero, Treatises on Friendship and Old Age

  • #6
    Cemil Meriç
    “Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.”
    Cemil Meriç

  • #7
    Ronald Wright
    “Marx, kapitalizmi, neredeyse hayranlıkla, “sınırları yıkan bir makine” olarak tanımlarken kuşkusuz haklıydı. Komünizm ve kapitalizm, iki farklı yeryüzü cenneti vaadinde bulunan materyalist ütopyalardır. Pratikte, komünizmin doğal çevrede gerçekleşmesi kolay değildir. Ama en azından malların paylaşımını önermektedir. Kapitalizm ise, ekonominin sonsuz olduğunu ve bu yüzden paylaşmanın gereksiz olduğunu iddia ederek bizi, mekanik yaban tavşanların ardından koşan birer tazı gibi, daima ileriye doğru yönlendirmektedir. Yalnızca belli sayıda tazı gerçek bir tavşan yakalayabilir, geri kalanlarsa düşene kadar koşmaya devam eder. Geçmişte oyunu kaybedenler yalnızca yoksul olanlardı, ama bugün kaybeden gezegenin kendisidir.”
    Ronald Wright

  • #8
    Unica Zürn
    “Umuttan kurtuluş tam bir özgürlük demektir”
    Unica Zürn

  • #9
    Georges Perec
    “Gerçeğini arayan yazı serüvenini satır aralarında belli eden şu nafile arayışın izidir kitap: kuralları son derece basit ama oynanışı fena halde umutsuzca karmaşık bir oyun.”
    Georges Perec

  • #10
    Murathan Mungan
    “İçindeki şair hiçbir zaman ölmemiş ama [...] onu, kendinden yapılma bir hapishanede kilit altına almıştı.”
    Murathan Mungan, Şairin Romanı
    tags: Şiir

  • #11
    Alberto Manguel
    “Stevenson, çocukken bakıcısının ağır kuzey aksanıyla 'yaygın ifrat' olarak adlandırdığı şeyden hiçbir zaman çok hoşlanmamıştı: yalım kadar kestirilmez ve güçlü olan bir kalabalığın hareketleri. Büyük bir grup insanın ortasında, ister neşeli ister kızgın, ister yaslı ister şen olsun, kendini çıplak hissediyordu; daha iyi bir sözcük bulamadığı için utangaçlık olarak nitelendirdiği, ama babasının bir keresinde korkaklık dediği -hiç unutmadığı bir suçlamaydı bu- o duyguyu yenmeye çok çalışmıştı.”
    Alberto Manguel, Stevenson Under The Palm Trees

  • #12
    Murathan Mungan
    “Uzun zahmetlerin, ...kısacık mutluluk anlarının hatırına yaşandığını öğrenecek kadar gezmiş, görmüş, bilmişti.”
    Murathan Mungan, Şairin Romanı

  • #13
    Zülfü Livaneli
    “...[O], ölümün en iyi yanının, artık ölümden korkmamak olduğunu söylemişti.”
    Zülfü Livaneli, Konstantiniyye Oteli
    tags: Ölüm

  • #14
    Murathan Mungan
    “rıhtıma ayak bastığı ilk günden beri yer değiştirip duran duygularına, "Yurduna Dönmek" sözü az geliyor.
    Dönmek, başlı başına bir memleket...”
    Murathan Mungan, Şairin Romanı

  • #15
    Unica Zürn
    “Yabancı bir toprakta ölmek - bunu bir yerde okumuştu ve hiç unutmamıştı. Ah! Bir akşam olsa! Ama kuşlar hala şakıyor ve güneş batmak istemiyor. Yalnızca hava karanlıkken ölümle yüzyüze gelme cesaretinin olacağını biliyor.
    Pencere kenarına çıkıyor, kanadın kirişine tutunuyor ve son bir kez daha aynadaki gölge gibi yansımasına bakıyor. Kendisini sevimli buluyor. Kararlılığına bir parça pişmanlık karışıyor. "İşte bitti" diyor sessizce ve ayağı daha pencere kenarından ayrılmadan öldüğünü hissediyor.”
    Unica Zürn, Dark Spring

  • #16
    Zülfü Livaneli
    “Değersiz insan , -böyle bir şey var mıdır bilmem ama, hadi daha az değerli diyelim, altına karşı bozuk para gibi- kendisinin değersiz olduğunu hiçbir zaman düşünmez, çünkü değerler dünyasının, değerler hiyerarşisinin farkında bile olmadığı için huzurludur ama değerli bir insan kendisinin değersiz olduğu düşüncesine kapılırsa, iflah olmaz.”
    Zülfü Livaneli, Konstantiniyye Oteli

  • #17
    George R.R. Martin
    “Sleep is good, he said, and books are better.”
    George R. R. Martin



Rss