Yakup Öner > Yakup's Quotes

Showing 1-20 of 20
sort by

  • #1
    John Berger
    “Gerçekte hep iki zaman arasındayızdır: Gövdenin ve bilincin zamanı arasında. Bütün öbür kültürlerdeki ruh ve gözde arasındaki ayrım işte buradan kaynaklanır. Öncelik her zaman ruhundur ve yeri bir başka zamanın aktığı çizgidedir.”
    John Berger, And Our Faces, My Heart, Brief as Photos

  • #2
    Michel Houellebecq
    “Bruno bir birey sayılabilir miydi? Organlarının çürümesi onun sorunuydu, fiziksel çöküşü ve ölümü bireysel olarak yaşayacaktı. Öte yandan yaşama hazcı açıdan bakışı, bilincini yapılandıran etki alanları ve arzuları onun tüm kuşağına özgüydü. Deneysel bir hazırlık yapılması ve bir ya da daha çok gözlenebilir öğenin seçimi, atomik bir dizgenin - kimi zaman cisimsel, kimi zaman dalgalı- belli bir davranış biçimi kazanmasını sağlıyorsa, Bruno da bir birey gibi görülebilir, ama başka bir açıdan da, yalnızca, tarihsel bir açılımın edilgen bir öğesidir. Güdülenmeleri, değerleri, arzuları: bunların hiçbiri, çok az da olsa, onu çağdaşlarından ayıran özellikler değil. Yoksunluk içindeki bir hayvanın ilk tepkisi, genellikle, var gücüyle hedefine ulaşmaktır. Örneğin, aç bir tavuk, yem yemesi kafesle engellendiğinde, giderek artan çılgınlıkta bir çaba harcayarak bu kafesin öte yanına geçmeye çabalar. Ama yavaş yavaş, bu davranışın yerini, görünüşte amaçsız bir davranış alır. Örneğin güvercinler aradıkları yemi bulamazlarsa, yiyecek bir şey bulunmayan yeri sürekli olarak gagalarlar. Yalnızca boşu boşuna gagalamakla kalmazlar, sürekli olarak kanatlarını da temizlerler.”
    Michel Houellebecq, The Elementary Particles

  • #3
    Neil Postman
    “Terrence Moran, "yapısı gereği imajı ve parçayı güçlendirmeye yatkın olan medyayla tarihsel bir perspektif edinemeyiz" derken tam hedefi vurmaktadır. Moran'a göre kalıcılık ve bir bağlam olmayınca "elde bulunan bilgi parçaları mantıklı ve tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde birleştirilemez." Hatırlamayı reddetmediğimiz gibi, hatırlamayı tamamen yararsız buluyor da değiliz. Onun yerine, hatırlamaya uygun varlıklar olmaktan çıkarılıyoruz. Çünkü, hatırlamak nostaljiden daha fazla bir şeyse eğer, kesinlikle bir bağlamsal temel; olguların onun için düzenlenip modellerin ondan çıkarılabileceği bir şey gerektirir. İmaj politikası ve anlık haberler ise böyle bir bağlam sunmaz. Bir ayna yalnızca bugün giydiklerinizi yansıtır. Dün giydikleriniz konusunda sessizdir.
    Bu varsayımların bir anlamı varsa, o zaman Orwell bu noktada, en azından Batı demokrasileri açısından bir kez daha yanılmıştır. Orwell tarihin yıkılışını önceden görmüştü, ama bunu devletin yapacağına, Hakikat Bakanlığı türünde bir kurumun sistemli bir biçimde işe yaramayan olguları yasaklayıp geçmişin kayıtlarını sileceğine inanıyordu. Ancak Huxley'in daha doğru öngörüsüyle, hiçbir şeyin kaba yolla uygulanmasına ihtiyaç duyulmayacaktır. Halka bir imaj, ivedilik ve terapi politikası sunmayı amaç edinmiş, görünüşte hayırlı gibi gelen teknolojiler, tarihi aynı derecede başarılı biçimde, belki daha kalıcı olarak ve hiçbir itirazla karşılaşmadan yok edebilirler.”
    Neil Postman, Televizyon Öldüren Eğlence: Gösteri Çağında Kamusal Söylem

  • #4
    Yaşar Kemal
    “Bu dağlarda bin kere ölmeden, bir kere dirilemezsin.”
    Yaşar Kemal, İnce Memed 4

  • #5
    Kemal Tahir
    “Eski zaferlerden çok bahsediliyorsa, artık yeni zafer ümitleri kalmamış demektir.”
    Kemal Tahir

  • #6
    Sabahattin Ali
    “Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş... Ne aradığımızı bilmeden aramak... Şimdi içim rahat, aradığını bulan ve başka bir şey istemeyen biri gibi sükunet içindeyim... Dünyada bundan büyük bir saadet olur mu?”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

  • #7
    Murathan Mungan
    “Yaranın çıplağına vurulmaz. Anlatmaya soyunanlar buna güvenir. Giyinik yaralarla yazanların, anlatanların hikayelerindeyse bizi inandırmayan bir şeyler vardır. Sonra yara kilitleri. Kimilerinin ilk yarası kendinin kilidi olur; bir daha açılmaz. Yarasının farkında bile olmadan yaşayanlarınsa anlatmaya, dinlemeye değer hiçbir hikayeleri yoktur, onların düzayak mutlulukları vardır; kolay sevinçleri.”
    Murathan Mungan, Kibrit Çöpleri

  • #8
    Noam Chomsky
    “Bir grup güçlendikçe, kendi çıkarlarına hizmet edebilecek politikacıları ön plana çıkarır.”
    Noam Chomsky

  • #9
    Sabahattin Ali
    “Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hâlâ kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #10
    Irvin D. Yalom
    “İnsanlar vedalaşırken genellikle olayın sürekliliğini inkar eden sözler dile getirmeyi severler. Birbirlerinden ayrılırken ‘Auf Wiedersehen’, yani tekrar görüşene kadar, derler. Yeni bir araya gelme planları yapmakta çok aceleci davranırlar, ama bunu unutmakta daha acelecidirler. Ben bu tür insanlardan değilim. Gerçeği söylemeyi tercih ederim ki gerçek de büyük bir ihtimalle bir daha karşılaşmayacak olduğumuzdur.”
    Irvin D. Yalom, When Nietzsche Wept

  • #11
    Sabahattin Ali
    “25 Mart 1935 adlı mektuptan
    Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.”
    Sabahattin Ali, Canım Aliye, Ruhum Filiz

  • #12
    Oruç Aruoba
    “İnsanca özlemler dünyaya uymuyorsa, bozuk olan dünyadır, insanca özlemler değil.”
    Oruç Aruoba, ile

  • #13
    Friedrich Nietzsche
    “Without music, life would be a mistake.”
    Friedrich Nietzsche, Twilight of the Idols

  • #14
    Theodor W. Adorno
    “There is no right life in the wrong one.”
    Theodor W. Adorno, Minima Moralia: Reflections on a Damaged Life

  • #15
    Cegerxwîn
    “Welat xweş bûk e, Xwîna me qelen e...”
    Cegerxwîn

  • #16
    Stefan Zweig
    “Yeryüzünde hiçbir şey insana hiçlik kadar baskı yapamaz”
    Stefan Zweig, Chess Story

  • #17
    Ray Bradbury
    “Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir. Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar'ın kulağına 'Unutma, Sezar, sen de ölümlüsün' diyen pretoryen muhafızlarıdır.”
    Ray Bradbury, Fahrenheit 451

  • #18
    Tezer Özlü
    “Burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi.”
    Tezer Özlü

  • #19
    Turgut Uyar
    “Hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam
    diyor birisi yineliyorum
    hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmayın
    insan nasıl direnir başka
    hiç unutma”
    Turgut Uyar
    tags: biraz

  • #20
    Jalal ad-Din Muhammad ar-Rumi
    “Poetry can be dangerous, especially beautiful poetry, because it gives the illusion of having had the experience without actually going through it.”
    Jalâl ad-Dîn Rûmî, The Book of Love: Poems of Ecstasy and Longing



Rss