naz > naz 's Quotes

Showing 1-21 of 21
sort by

  • #1
    Kahlil Gibran
    “Hearts united in pain and sorrow
    will not be separated by joy and happiness.
    Bonds that are woven in sadness
    are stronger than the ties of joy and pleasure.
    Love that is washed by tears
    will remain eternally pure and faithful.”
    Khalil Gibran, Love Letters in the Sand: The Love Poems of Khalil Gibran

  • #2
    Umay Umay
    “Kızıyordum, artık kızmıyorum. Bir şey oldu epey önce, kimsenin beni öldüremeyeceğini fark ettim. Affedilmeyecek ihanetlere tanık oldum. Affetmeyeceğim. Affetmenin, ne büyük uyum isteği ve palavra olduğunu fark ettim. Çok uyumsuz muşum. Azıcık uyayım diye, ne fedakarlıklar yaptım, geçmiş olsun, affedemiyorum, etmeyeceğim de. Korku kendi cehenneminde debelensin, benim cehennemim başka..”
    Umay Umay

  • #3
    Umay Umay
    “Henüz ikimizi çeken şeyin ne olduğunu anlamış değilim.
    Aslında seksten de bir bok anlamam.
    Aşk acıklıdır, hükümdür çoğu zaman.
    Ne yaptığımı bilmiyorum
    inan bilmiyorum.
    Yanına uzanayım; ''geçsin artık”
    Umay Umay, Cevapsız Ağrı

  • #4
    Birhan Keskin
    “Size,
    nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza
    (garip, tuhaf aslında)
    beyaz bembeyaz tabiatımla
    'iyiyim' diyorum.
    yani aslında korkuyorum
    bütün bunlar kıyamet
    bütün bunlar cinnet
    bütün bunlar cinayet demeye
    bir daha düzeltilemeyecek sözler
    söylemeye korkuyorum.”
    Birhan Keskin

  • #5
    Birhan Keskin
    “dur ruth,
    aşkın karanlık yüzünde dur, öylece.
    hep.
    böyle dursun aşk her zaman hayatında.
    karanlık yüzünde dur aşkın,
    sus. tamamı buydu, de.
    bütün yavanlığıyla süren insanların
    kuytularında kal. orda kal.
    unut ruth,
    unut sen
    ben sürdürürüm kalan kısmını, hattın bu ucunu
    kervanlar ve sahrayla
    kendime de sana da ağlarım.
    sen sus ruth, sen konuşma,
    sen yavan hayata katıl
    orda sürdür mutsuzluğunu.
    sahra nasılsa geçeceğin yer değil.
    ah, ruth, hâlâ sevgili ruth,
    ortalıkta dönen yalanlarını hissettim, hep.
    isteseydim kolayca ortaya çıkardı.
    istemedim. senin kendinden kaçırdığın şeyleri
    ben nasıl ortaya koyardım!
    sen kendini kandırıyordun,
    seyircin oldum
    yalanlarını oynayışını seyrettim.
    son âna dek.
    kendini ikna ettiysen beni de ikna et
    istedim.
    ruth, mutsuz meleğim.
    sen inandırmakla, inandırmamak arasındaki
    o siyah noktada durdun.
    bunun adı işte: zulümdü.
    bu zulümde sen beni bütün uçlarımdan çarmıha gerdin.
    ben bütün uçlarımı kanatarak kopardım kendimi ordan.
    tekrar tekrar,
    tekrar tekrar kanattım ruth,
    senin istediğinden fazla kanattım kendimi.
    kendimi kendi zulmümde tuttum, orda kaldım.
    onu çektim.
    yapmasa mıydım ruth?
    bunun cevabı artık anlamsız.
    ben zaten ruth, bana gelecek olan o zulmü gördüm.
    sendekini, sendekileri.
    bendeki tamamlanmadı henüz.
    son sözü benim söylemem neyi değiştirdi?
    hiçbir şeyi.
    bir çocuğun, senin çocuğunun ruth, kendini
    kandırmasından başka neyi ifade eder bu?
    hiçbir şeyi.
    benim son sözü söylemem, bendekileri,
    hâlâ bende kalanları
    sana eksik gelenleri,
    hâlâ söylenecek olanları bitiriyor mu?
    hayır.
    senin eksik kalanlarını, bana söyleyeceklerini
    tamamlıyor mu?

    hayır, ruth
    eksik kalanlar çoğalıyor aramızda.
    şimdi, bende kalan boşluğu doldurmak üzere
    borçlu değil misin-kendi mutsuzluğunu da
    benim mutsuzluğumu da borçlu değil misin bana?
    ama bırak öyle kalsın.
    insanın yüreğinden geçmeyen borçlar ödenmezler.
    sen ruth, sevgilim ruth,
    hattın öbür ucundaki derin sessizlik!
    sus. istediğin kadar sus artık. öyle kal.
    kervanları ben yalnız geçiririm sahradan
    sen yalan hayatını sula.
    aşksız hayatın kenarında dur.
    sana verilecekleri bekle.
    tamamı buydu, böyle de.

    ama ruth, ben,
    benim söylediklerime,
    benim çığlıklarıma inanmayanların söylediklerine,
    onların çığlıklarına artık inanmayacağım.
    söz ruth.
    bana en yakın uzaklık sendin.
    bir tek sen duydun çığlıklarımı,
    artık ruth,
    senin söylediğin hiçbir şeye inanmayacağım”
    Birhan Keskin

  • #6
    Birhan Keskin
    “o büyük ve muazzam zamanda unuttum
    kanatlarım çok oldu üşüyor benim
    bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
    bu yüzden eğik boynum

    bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
    bundan gözlerimdeki kayalık,
    içimdeki serseri buzullar

    dürtme içimdeki narı
    üstümde beyaz gömlek var.”
    Birhan Keskin

  • #7
    Halide Edib Adıvar
    “Hayatın bazı ezelî anları vardır ki ne müddeti, ne şekli, ne tarifi vardır. Sadece bir duygulanma, sadece bir hayat sarsıntısıdır.”
    Halide Edip Adıvar

  • #8
    Halide Edib Adıvar
    “Yalnız geri hizmetlerinde değil, bizzat savaşta döğüşmüş kadınlar olduğunu da söylemeyi vazife sayarım. Bir tanesi Osmaniye’de Raziyeler köyünden Rahime adlı bir kadındı. Bu kadın, Kilikya’da Miralay Arif’in 11’inci fırkasında bizzat döğüşmüştü. 1920’de gönüllü olarak başıbozuklara katılmıştı. 1920 Şubat’ında Hasanbeyli tüneline hücum edenler arasındaydı. Bunlar, Fransızlar’dan seksen tüfek iki makineli tüfek almışlardı. Harpte ölen iki kişiyi de bu kadın sırtında getirmişti. Çevikliğinden dolayı ona ordu, Tayyar adını vermişti. 1920 Haziranında Osmaniye’de Fransız istihkamlarına hücuma o önderlik etmiş ve bu karargahın önünde vurularak ölmüştü.”
    Halide Edib Adıvar, Türk'ün Ateşle İmtihanı

  • #9
    Judith Butler
    “We lose ourselves in what we read, only to return to ourselves, transformed and part of a more expansive world.”
    Judith Butler

  • #10
    Andrea Dworkin
    “Feminism is hated because women are hated. Antifeminism is a direct expression of misogyny; it is the political defense of woman hating.”
    Andrea Dworkin, Right-Wing Women

  • #11
    Andrea Dworkin
    “Woman is not born: she is made. In the making, her humanity is destroyed. She becomes symbol of this, symbol of that: mother of the earth, slut of the universe; but she never becomes herself because it is forbidden for her to do so.”
    Andrea Dworkin

  • #12
    Nilgün Marmara
    “Burada daha ne kadar öleceğim? Yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğimiz yerde? Ben size alışamam.”
    Nilgün Marmara

  • #13
    Nilgün Marmara
    “Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
    niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
    niye kimseler izin vermez yollarına
    kuş konmasına?
    "Öyle güzelsin ki
    kuş koysunlar yoluna"
    bir çocuk demiş.

    Nilgün Marmara, Kırmızı Kahverengi Defter, s. 60.”
    Nilgün Marmara

  • #14
    Denise Levertov
    “Two girls discover the secret of life
    in a sudden line of poetry.”
    Denise Levertov, Poems of Denise Levertov, 1960-1967

  • #15
    “Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi.”
    Halil Cibran

  • #16
    Kahlil Gibran
    “Solitude has soft, silky hands, but with strong fingers it grasps the heart and makes it ache with sorrow.”
    Kahlil Gibran, The Broken Wings

  • #17
    Kahlil Gibran
    “The appearance of things changes according to the emotions; and thus we see magic and beauty in them, while the magic and beauty are really in ourselves.”
    Kahlil Gibran, The Broken Wings

  • #18
    Kahlil Gibran
    “We stood up and bade each other farewell, but love and despair stood between us like two ghosts, one stretching his wings with his fingers over our throats, one weeping and the other laughing hideously.

    As I took Selma's hand and put it to my lips, she came close to me and placed a kiss on my forehead, then dropped on the wooden bench. She shut her eyes and whispered softly, "Oh, Lord God, have mercy on me and mend my broken wings!”
    Kahlil Gibran, Broken Wings

  • #19
    Mahir Çayan
    “Biz Marksizmi entellektüel gevezelik ve dünya devrimci hareketinin trafik polisliğini yapmak için okuyup öğrenmiyoruz. Biz dünyayı değiştirmek için, dünyanın Türkiye'sinde devrim yapmak için Marksizmi öğreniyoruz!”
    Mahir Çayan, Bütün Yazılar

  • #20
    Emily Dickinson
    “If I can stop one heart from breaking, I shall not live in vain.”
    Emily Dickinson

  • #21
    Herman Melville
    “Better to sleep with a sober cannibal than a drunk Christian.”
    Herman Melville, Moby-Dick or, The Whale



Rss