Türk'ün Ateşle İmtihanı Quotes
Türk'ün Ateşle İmtihanı
by
Halide Edib Adıvar572 ratings, 4.00 average rating, 47 reviews
Türk'ün Ateşle İmtihanı Quotes
Showing 1-11 of 11
“Yalnız geri hizmetlerinde değil, bizzat savaşta döğüşmüş kadınlar olduğunu da söylemeyi vazife sayarım. Bir tanesi Osmaniye’de Raziyeler köyünden Rahime adlı bir kadındı. Bu kadın, Kilikya’da Miralay Arif’in 11’inci fırkasında bizzat döğüşmüştü. 1920’de gönüllü olarak başıbozuklara katılmıştı. 1920 Şubat’ında Hasanbeyli tüneline hücum edenler arasındaydı. Bunlar, Fransızlar’dan seksen tüfek iki makineli tüfek almışlardı. Harpte ölen iki kişiyi de bu kadın sırtında getirmişti. Çevikliğinden dolayı ona ordu, Tayyar adını vermişti. 1920 Haziranında Osmaniye’de Fransız istihkamlarına hücuma o önderlik etmiş ve bu karargahın önünde vurularak ölmüştü.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Mustafa Kemal Paşa, hiçbir zaman bu kadar öfkelenmemişti. Adeta sesi kısıldı. Bizim de onlar derecesinde olduğumuz gün anlayacaklarını ve bize baş eğeceklerini söyledikten sonra
En son insana kadar onların medeniyetlerini başlarında parçalamak için can vereceğimizi ilave etti. Bana öyle geldi ki, bütün şerefimiz, Mustafa Kemal Paşa’nın bu ifadesinde ve sesinde dile geliyordu.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
En son insana kadar onların medeniyetlerini başlarında parçalamak için can vereceğimizi ilave etti. Bana öyle geldi ki, bütün şerefimiz, Mustafa Kemal Paşa’nın bu ifadesinde ve sesinde dile geliyordu.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Bana öyle geliyor ki, adeta görünmeyen bir el Türk milletine yeni bir veche vermeye çalışıyor gibiydi.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Şuna inanmak gerek ki, Komünizm bile insanlar arasında ayrılık yaratan, din, ırk bakımından olmasa da başka bakımlardan, insanlara zulmeden bir sistemdir.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Mustafa Kemal Paşa fikirlerini telkinden hiç yorulmaz, etrafını nihayet kendi düşüncelerine sürüklerdi. İnanıyorum ki, tarihin dinamik ve ani değişmeleri, çok zaman dinamik fertlerin eseridir.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Yabancı konsoloslar şehri Türk ordusuna teslim edeceklerini bildiriyor ve Mustafa Kemal Paşa'dan hangi kumandanın gönderileceğini öğrenmek istiyorlardı. Aynı zamanda Hıristiyan halka iyi davranılması için ricaya benzer imalarda bulunuyorlardı. Salihli'nin bu vaziyetinden sonra, böyle bir tavsiye biraz garip görünüyordu. Her hâlde, Yunanlıların mukavemet etmeyeceğini anlıyorduk. Mustafa Kemal Paşa, yumruğu ile masaya vurarak:
— Kimin şehrini kime veriyorlar, dedi.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
— Kimin şehrini kime veriyorlar, dedi.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Bütün tıraşlı ve gömleklilere kafir gözüyle bakıyorlardı.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Ne garip bir durumdaydık. Bir taraftan Hilafet kuvvetleri halka musallat olmuştu. Bir tarafta Kilikya’da Fransız kuvvetleri halkı öldürüyor, diğer yandan Yunanlılar etrafı yakıp yıkıyor, adam öldürüyordu. Nihayet, İstanbulda’ki İtilaf kuvvetleri de halkı eziyordu. Adeta, Garbin hakikat halde, Şark’a ‘’sopa siyaseti’’ tatbik ettiklerini ve ‘’Kahrolsun Türkler’’ diye bağırdıklarını duyuyor gibiydim. Türklerin kendileri de aralarında boğuştukları için, Milletin Ateşle İmtihanı’nın en korkunç anlarını yaşıyorduk.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Zavallı hanımefendi, ah zavallı hanımefendi!’’ diye ızhar ettiler. Seslerindeki bu acıma bana biraz fena geldi, çünkü benim Anadolu’ya gelişim ve bu harekete katılışım, mukaddes bir gaye için ateşte yanmaya razı olanların zihniyetine uyuyordu. Benim için, içinde bulunduğumuz tehlikeler ve çektiğimiz zahmetler acınacak değil, şeref verecek bir vaziyetti.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Ben epeyce uzun konuştuktan sonra, basma entarili bir kadın yanıma geldi. Anlaşılan gözleri pek göremiyordu.
‘’Nerede? Nerede??’’ diye sordu. Ben yanına gidince, kollarını boynuma doladı. Kalbinin attığını duydum.
‘’Senin ne dediğini anladığımı söylemek istiyorum. Benim Darülmuallimatta bir kızım var. O da hizmet edecek, sulh yapacaktır. Ben fukara bir çamaşırcı kadınım. Ona bu tahsili verebilmek için her gün çalışıyorum. O da bir gün hoca olacak. Senin konuştuğun gibi konuşacak’’ dedi.
İşte, Türkiye’nin geleceğini kurtaracak bir kadın vatandaş! Nihayet dedi ki :
‘’Benim oğlum Çanakkale’de öldü. Ağlamıyorum. İşimi bırakmıyorum. Çünkü kızıma tahsil veremem. Fakat, hep yeni harplerden bahsediyorsun. Çanakkale’de ölenleri hiç söylemedin.’’
Göğsünden bir lira çıkararak ‘’Hilali Ahmer’in yaralılarına’’ diye uzattı. Karşı karşıyaydık. Birbirimizin gözünün içine bakıyorduk. İkimizin de gözyaşları kalbimize akıyordu.O ana kadar Türkiye’nin geleceğine bu kadar iman ettiğimi hatırlamıyorum. Böyle bir unsur mevcut oldukça, memleketimiz için her türlü cefa ve fedakarlık azdır bile.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
‘’Nerede? Nerede??’’ diye sordu. Ben yanına gidince, kollarını boynuma doladı. Kalbinin attığını duydum.
‘’Senin ne dediğini anladığımı söylemek istiyorum. Benim Darülmuallimatta bir kızım var. O da hizmet edecek, sulh yapacaktır. Ben fukara bir çamaşırcı kadınım. Ona bu tahsili verebilmek için her gün çalışıyorum. O da bir gün hoca olacak. Senin konuştuğun gibi konuşacak’’ dedi.
İşte, Türkiye’nin geleceğini kurtaracak bir kadın vatandaş! Nihayet dedi ki :
‘’Benim oğlum Çanakkale’de öldü. Ağlamıyorum. İşimi bırakmıyorum. Çünkü kızıma tahsil veremem. Fakat, hep yeni harplerden bahsediyorsun. Çanakkale’de ölenleri hiç söylemedin.’’
Göğsünden bir lira çıkararak ‘’Hilali Ahmer’in yaralılarına’’ diye uzattı. Karşı karşıyaydık. Birbirimizin gözünün içine bakıyorduk. İkimizin de gözyaşları kalbimize akıyordu.O ana kadar Türkiye’nin geleceğine bu kadar iman ettiğimi hatırlamıyorum. Böyle bir unsur mevcut oldukça, memleketimiz için her türlü cefa ve fedakarlık azdır bile.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
“Fetvada herhangimizi öldürmenin bütün Müslümanların dini bir vazifesi olduğu yazılıydı.”
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
― Türk'ün Ateşle İmtihanı
