b > b's Quotes

Showing 1-22 of 22
sort by

  • #1
    Oscar Wilde
    “Behind every exquisite thing that existed, there was something tragic.”
    Oscar Wilde, The Picture of Dorian Gray

  • #2
    Johann Wolfgang von Goethe
    “İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı sie, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!”
    Johann Wolfgang von Goethe, The Sorrows of Young Werther

  • #3
    Johann Wolfgang von Goethe
    “Artık ne yönlendirilmek, ne teşvik edilmek, ne de coşturulmak istiyorum, bu yürek zaten yeterince fırtınalı; benim ninniye ihtiyacım var, bunu da fazlasıyla Homeros'umda buldum.”
    Johann Wolfgang von Goethe

  • #4
    Oscar Wilde
    “Şu dünyada acı çekmek dışında her şeyi olumlu karşılayabilirim,' dedi. 'Acı çekmeyi anlayabilmem mümkün değil. Acı çekmek kötüdür, çirkindir, karanlıktır. Çağımızın acıya duyduğu sempatide hastalıklı bir şeyler var. İnsan yaşamın renklerine, güzelliğine, coşkusuna sempati duymalı. Hayata dair yaralardan ne kadar az bahsederek, o kadar iyi.”
    Oscar Wilde

  • #5
    Johann Wolfgang von Goethe
    “Şu sıralar resim yapmam mümkün değil, bir çizgi bile çizemiyorum, oysa ben hiç şu andakinden daha büyük bir ressam olmadım.”
    Johann Wolfgang von Goethe, The Sorrows of Young Werther

  • #6
    Johann Wolfgang von Goethe
    “..keşke insanlar -niçin böyle olduklarını ancak Tanrı bilir!- geçip giden şimdiyi yaşamak yerine, geçmişte kalan bir sıkıntının hatıralarını anımsamak için hayal gücünü bu kadar zorlamasalar.”
    Johann Wolfgang von Goethe, The Sorrows of Young Werther

  • #7
    Stefan Zweig
    “Çünkü sadece kendi kaderlerini bir gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum.”
    Stefan Zweig, Phantastische Nacht. Erzählung

  • #8
    Johann Wolfgang von Goethe
    “İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi bende genellikle göğsümü parçalamak, beynimi dağıtmak isteği uyandırıyor. Ah, karşımdakine geçiremediğim sevgi, sevinç, şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz, tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem.”
    Johann Wolfgang von Goethe, The Sorrows of Young Werther

  • #9
    Johann Wolfgang von Goethe
    “Ruh sükûneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. Sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilmez olduğu kadar kırılgan olmasa.”
    Johann Wolfgang von Goethe, The Sorrows of Young Werther

  • #10
    Oscar Wilde
    “To live is the rarest thing in the world. Most people exist, that is all.”
    Oscar Wilde

  • #11
    Anton Chekhov
    “En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâkaftla sona ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil, ölümle son bulacak olması.”
    Anton Chekhov, Altıncı Koğuş

  • #12
    Anton Chekhov
    “Diyojen'in bir odaya da, sıcak bir eve de ihtiyacı yoktu. Bütün bunlar olmadan da orada hava sıcak zaten. Gidip bir fıçının içinde uzanıp portakal ve zeytin yiyordu. Eğer Rusya'da yaşamak zorunda kalsaydı bırakın aralık ayını, mayısta bile bir oda isterdi kendine. Muhtemelen soğuktan iki büklüm kalırdı.”
    Anton Chekhov, Altıncı Koğuş

  • #13
    Stephen  King
    “We did not ask for this room or this music. We were invited in. Therefore, because the dark surrounds us, let us turn our faces to the light. Let us endure hardship to be grateful for plenty. We have been given pain to be astounded by joy. We have been given life to deny death. We did not ask for this room or this music. But because we are here, let us dance.”
    Stephen King, 11/22/63

  • #14
    “Bütün bunları belki birine anlatmak isterdi. Ama bulutlar gibi görünüş değiştiren, rüzgar gibi dönen bu kavranılmaz, tutulmaz huzursuzluğunu nasıl anlatmalıydı? Gerekli sözleri bulamıyordu, gerekli fırsattan, ataklıktan da yoksundu.”
    Flaubert, Madame Bovary

  • #15
    Ferit Edgü
    “..Burada hayat bu, dedi, dedi.
    Burda hayat bu.
    Çaresiz.

    ...Burda bir başka hayat da olmalı.
    Onu arayalım.
    Hadi kalk.
    Onu bulalım.”
    Ferit Edgü, Hakkâri'de Bir Mevsim

  • #16
    Jack London
    “Biliyor musunuz,' diye ekledi. 'Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. Niye mi, çünkü artık otuz bin dolar verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet.”
    Jack London, Martin Eden

  • #17
    Jack London
    “Dünyanın tüm müzik uzmanları istedikleri kadar haklı olsun. Ben yine de kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.”
    Jack London, Martin Eden

  • #18
    Jack London
    “Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle, hakları için savaşma ve karşısındakine saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etrafındakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.”
    Jack London, Martin Eden

  • #19
    Jack London
    “O kitaplar yazılmıştı..
    ..O kitaplar yazılmıştı! O zaman beni aç bırakan, evini yasak eden ve düzenli bir işe girmiyorum diye lanetleyen siz, şimdi karnımı doyuruyorsunuz. Halbuki eserlerimin hepsi o zaman yazıldı. Şimdi sizin aklınızda, benimse ağzımda evirip çevirdiğim, ama hiçbirimizin asla dile getirmediği bu düşünceler yerine ne söylesem saygıyla dikkat kesiliyorsunuz. Ağzımı açıp gözümü yumsam, suratınıza karşı topunuz çürümüşsünüz; içiniz yolsuzlukla, hırsızlıkla, rüşvetle dolu diye konuşsam öfkeden kudurmak yerine kem kem edip isabet buyurdunuz dersiniz. Neden? Çünkü ünlüyüm, çok param var. Martin Eden olduğum, iyi biri olduğum ve salak sayılmayacak biri olduğum için değil. Size desem ki gökteki ay bir kalıp peynirdir, hemen bu fikrin müridi olursunuz, olmasanız da reddetmezsiniz, çünkü benim dağlar kadar dolarım var. Hem de hepsini uzun zaman önce kazandım, çünkü eserlerimi yazmıştım; tam da ne zaman, size diyeyim, ayağınızın altındaki toz gibi üzerime tükürdüğünüz zaman.”
    Jack London, Martin Eden

  • #20
    Leigh Bardugo
    “Sturmhond has been authorized to negotiate on behalf of the Ravkan throne,” said Genya.
    “A pirate?” asked Jesper.
    “Privateer,” Sturmhond corrected. “You can’t expect the king to participate in an auction like this himself.”
    “Why not?”
    “Because he might lose. And it looks very bad when kings lose.”
    Jesper couldn’t quite believe he was having a conversation with the Sturmhond. The privateer was a legend. He’d broken countless blockades on behalf of the Ravkans, and there were rumors that… “Do you really have a flying ship?” blurted Jesper.
    “No.”
    “Oh.”
    “I have several.”
    “Take me with you.”
    Leigh Bardugo, Crooked Kingdom

  • #21
    Selçuk Baran
    “..Kırk yaşına geldim, ama hayatta o kadar az şey keşfettim ki. Oysa görülecek, bilinecek neler neler var. Kitaplarda bile yazmayan şeyler.. Yani sizin bile bilmediğiniz şeyler demek istiyorum. İçimde dinmeyen bir susuzluk var. Keşfetmek, hayatı, dünyayı keşfetmek, bunun için yaşamak. Ne güzel olurdu değil mi?
    Bir tren beni hangi uzak istasyona götürür?”
    Selçuk Baran, Yelkovan Yokuşu

  • #22
    Louisa May Alcott
    “Women, they have minds, and they have souls, as well as just hearts. And they’ve got ambition, and they’ve got talent, as well as just beauty. I’m so sick of people saying that love is all a woman is fit for.”
    Louisa May Alcott, Little Women



Rss