Tünel Quotes
Tünel
by
Binnur Şafak Nigiz276 ratings, 3.96 average rating, 28 reviews
Tünel Quotes
Showing 1-14 of 14
“Sen benim acıyan yerim değil misin? Seni benden alırsan eğer, ben bir daha nasıl acıyacağım?”
― Tünel
― Tünel
“Yağış benim cennetimde yaşadığına inandığım kanatları gri masal sayfalarından oluşan bir melekti.”
― Tünel
― Tünel
“Zaman benden aldıklarıyla mutluydu, ben zamanın benden aldıkları olmadan sadece nefes alıyordum.”
― Tünel
― Tünel
“Canımı ağrıtmaya başladın, Arjen," diye fısıldadım uyku beni bir kez daha belimden yakalayarak onun yattığı mezarın içine acımasızca asılmaya başladığında. "Ve imkanım olduğu halde buna engel olmaya çalışmıyorum.”
― Tünel
― Tünel
“Hala kazağımı giyen pasaklı kedilere bira servisi yapmıyorum." derken alev alev yanan leza gözleriyle doğrudan gözlerimin içini hedef almış, göz bebeklerimin içine çukurlar kazmaya başlamıştı.
"Bu senin işin," dedim dişlerimin arasından.
"Evet, benim işim insanlara içki servisi yapmak. Kedilere değil."
"Komik değilsin değil şu an," dedim, bana düz düz baktı.
"Komik olmaya çalışmıyorum.”
― Tünel
"Bu senin işin," dedim dişlerimin arasından.
"Evet, benim işim insanlara içki servisi yapmak. Kedilere değil."
"Komik değilsin değil şu an," dedim, bana düz düz baktı.
"Komik olmaya çalışmıyorum.”
― Tünel
“Hava yağacak gibi görünüyor," dedim ellerimi birbirine sürterek ısıtmaya çalışırken.
Yaz kış soğuk olan ellerimi kalbime benzetiyordum.
"Yağsın," dedi Korhan. Motosikletin üstüne binip ayağıyla altındaki şeyi kaldırdı, kulağının arkasına sıkıştırdığı sigarayı dudaklarının arasına yerleştirip eşofmanının ön cebinden çakmağını çıkardı. "Şeker değilsin, erimezsin."
"Düşük kalite esprilerinin kapatma düğmesi falan yok mu?"
"Espri yapmadım," dedi, dudaklarının arasında sigara olduğundan sesi garip çıkmıştı. "Senin espri anlayışın buysa ben ne yapayım? Halkın sesiyim ben. Git şimdi, beş kişiden dördü bu cümleyi kurar. Mahallenizin abisi Korhan'ım ben." Bir an durup ona baktım, sigaranın ucunu tutuştururken bana bakıyordu. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırıp kafamı iki yana salladım.
"Tamam, mahalle abisi Korhan. Beni eve bırakır mısın artık?" diye sordum tek bacağımın üstüne yüklenip kaşlarımı kaldırarak.
Motosikleti çalıştırırken, "Mısın mı dedin sen?" diye sordu, dudaklarının arasında duran sigarayı tek eline aldı. "Atla bakalım mahallenin kedisi.”
― Tünel
Yaz kış soğuk olan ellerimi kalbime benzetiyordum.
"Yağsın," dedi Korhan. Motosikletin üstüne binip ayağıyla altındaki şeyi kaldırdı, kulağının arkasına sıkıştırdığı sigarayı dudaklarının arasına yerleştirip eşofmanının ön cebinden çakmağını çıkardı. "Şeker değilsin, erimezsin."
"Düşük kalite esprilerinin kapatma düğmesi falan yok mu?"
"Espri yapmadım," dedi, dudaklarının arasında sigara olduğundan sesi garip çıkmıştı. "Senin espri anlayışın buysa ben ne yapayım? Halkın sesiyim ben. Git şimdi, beş kişiden dördü bu cümleyi kurar. Mahallenizin abisi Korhan'ım ben." Bir an durup ona baktım, sigaranın ucunu tutuştururken bana bakıyordu. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırıp kafamı iki yana salladım.
"Tamam, mahalle abisi Korhan. Beni eve bırakır mısın artık?" diye sordum tek bacağımın üstüne yüklenip kaşlarımı kaldırarak.
Motosikleti çalıştırırken, "Mısın mı dedin sen?" diye sordu, dudaklarının arasında duran sigarayı tek eline aldı. "Atla bakalım mahallenin kedisi.”
― Tünel
“Önümü göremediğim zamanlarda bana yol gösterecek olan şeyin her zaman yeni bir yalan olduğunu düşünürdüm. Zihnim durmadan çalışır, çıkış yolunu bir yalanın ucunu tutup kendine doğru çekip büyüterek yaratırdı. Ama şimdi arkamda tanımadığım, yüzünü net göremediğim ama sesini ve kokusunu çok iyi bildiğim bir adam tarafından tutuluyordum. Etraf karanlıktı. Yolu bilmiyordum ve o adam bana yolu gösteriyordu.”
― Tünel
― Tünel
“Sanki güneş kanatlarımın üzerine çarpmış, kanatlarım eriyip sırtıma akmış. Görenler bunu is lekesi sanmış, çürük gök renginde bir şafak kanın bozuk rengine boyanmış. Melekler şeytanların bebeklerini doğurmuş, şeytanlar ellerinde yetim bebeklerle cennetin topraklarından kovulmuş. Adına kötü demişler, öldürülen tüm iyilerin.”
― Tünel
― Tünel
“İşte bu yüzden kötüydüm. Kötü olmanın hiçbir yararını görmemiştim ama iyi olmak bir bıçağı o kişinin eline verip o bıçağı ileri doğru dimdik tutmasını istemek ve o kişiye sarılmaktı.
İyilik yaptığın her insan tarafından bir kez bıçaklanırdın.
Bıçağı uzatan sendin, yakınamazdın.”
― Tünel
İyilik yaptığın her insan tarafından bir kez bıçaklanırdın.
Bıçağı uzatan sendin, yakınamazdın.”
― Tünel
“Sanki insanlar ile aramda iki durak arası bir boşluk vardı; inmem gereken duraktan hep iki durak önce indiğim için mi onların yanına varamıyordum yoksa onlar mı benimle aynı durakta ineceklerine beni inandırıp ben o durakta indiğim an cam kapının tekrar kapanmasını ve ben dışarıda bırakışlarını izliyorlardı bilmiyordum.
İlgilenmiyordum.”
― Tünel
İlgilenmiyordum.”
― Tünel
“O, küçük bir kız çocuğunun ayak izlerini bıraktığı kum parkının içinde yürüyen beyaz elbiseli, kırmızı bandanalı kızdı benim için. Topukları soğuktan kızarıyordu, yüzünde asi bir gülümseme vardı ve tüm kayıpları gözlerinin içine gömüp beni kendi dünyasında bir kum tanesi olmaya ikna edebiliyordu.”
― Tünel
― Tünel
