Find & Share Quotes with Friends

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk Quotes

Rate this book
Clear rating
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk by İskender Pala
2,420 ratings, 3.75 average rating, 108 reviews
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk Quotes Showing 1-8 of 8
“İnsanlar birbirine aşık gibi davranmaktan aşkın ne olduğunu ve aşkın felsefesini anlamaya fırsat bulamıyorlar.”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
tags: aşk
“Bilim adamı olup da cahiller arasında kalmanın azabı ne müthiş bir azaptır...”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
tags: bilim
“Hatıraları unutmak olanaksızsa hatıralarda unutulmak kader olur...”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
“En uzun gecenin hangisi oldugunu ne müneccim ne de takvim yapanlar bilir... Gam tutkunlarına sor ki geceler kaç saattir!..”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi
Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman)
Insanlik âlemine sultan olmak kadar degerli bir nesne daha yoktur. Ama o da dünyada bir nefesçik sıhhate degmez...”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
“Ben aşık oldum, biliyorum insanların kınayışlarını. Hiçbir din yasaklamamış aşkı, hiçbir bilge yahut öğreti de. Ama biz kendimize yasaklamışız nedense. Hristiyanlık tarihi aşkın yüz karasıyla çalkalandı asırlarca, aşık oldu diye engizisyonlarda yargıladı insanları, içlerindeki şeytandan ayırmak için ruhlarını yaktı. Müslümanlar da ayıp saydılar aşkı ve hala ayıplıyorlar aşıkları. Onlar için varsa yoksa mecazi aşk. İki kalbin, haydi diyelim iki bedenin birbirini sevmesinde ne kötülük olabilir sence? En akıllıları hep mecaz aşkı, hep Yaratıcı'ya olan aşkı övdüler yüzyıllarca.Şairleri de zaman zaman buna çanak tuttular üstelik. Şimdi İstanbul'da aşktan bahseden herkes minareyi çalmışçasına mistik bir kılıf hazırlıyor. Aşka methiyeler düzenleyen şairler alkışlanırken, bizzat aşık olanlar ayıplanıyor. İşte bu yüzden aşk ile melamet eski bir Şark töresidir. Buna göre aşık, önce aklından kurtulmalı ve gönlünü ön plana çıkarmalıdır. Akıl henüz insana hükmederken aşkta yücelmenin yolları kapalı durur. Çünkü akıl insana dünya ilgilerini, sevgili dışındaki varlıklarla ilişkileri ve onları önemsemeyi telkin eder. Oysa aşık, sevgiliden başka en ufak bir şeyi önemsediği zaman gerçek aşka eremez. Sufiler bu yüzden önce nefislerini öldürürler, aşıklar da akıllarını. Aklın ve nefsin ölmesi için de aşığın ayıplanması gerekir. Çünkü insan egosuna en ağır gelen şey kınanmaktır. Melamiler sırf bu yüzden, yani egolarından kurtulmak için kınanmayı isterler. İnsanların onları kınayacakları biçimde davranmaları da, kınanacak giysilerle dolaşmaları da bu yüzdendir. İnsanlar onları kınayarak kendilerinden uzaklaştırıp çevrelerinden kovdukça onlar yalnızlıklarını Tanrı ile paylaşırlar, yani seven, gerçek Sevgili'ye yönelir. Tıpkı bunun gibi, aşıklar da aşka yeteneği bulunmayanlar tarafından kınanırlar. Aşıkların akıl dışı hareket yapmaları, aşk yüzünden çılgına dönmeleri, akıllarıyla değil de duygularıyla hareket etmeleri, tavırlarındaki değişim vs. insanlar tarafından kınanmalarına yol açar. Tıpkı bu öyküdeki Kays gibi. Hani Leyla'ya aşık olunca deliriyor ya! O delirince halk onu dışlıyor da, hani o da çöllere kaçıp gidiyor, bir dağ delisi gibi yaşıyor ya! Onu ayıpladıkları için Leyla'yı vermiyorlar ya hani! İşte böyle bir şey melamet. Kınanarak yüksek derecelere ermek. Öyle ki, Kays da delirerek yüce makamlara erişti. Onunkisi öyle bir delilik idi ki, binlerce akla bedel gösterildi.”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
“Aşk' sözcüğü zaten sözlükte 'sarmaşık' demekmiş. Bir sarmaşık çınarları, servileri nasıl sarıp sarmalarsa aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri. Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kuruturmuş sonunda. Dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş.”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
“Aşk; gönlün işiydi ve onun olduğu yerde aklın yeri olmazdı. Akıldan geçmeyen aşk gönle girmezdi. Duygular düşüncelere hakim olunca başlardı, aşk. Düşünceler duyguları yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı.”
― İskender Pala, Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk