Sınır Quotes

Rate this book
Clear rating
Sınır Sınır by Beyza Alkoç
416 ratings, 3.53 average rating, 28 reviews
Sınır Quotes Showing 1-21 of 21
“Sen beni sevmek zorunda değilsin... Sen bana sarılmak zorunda da değilsin... Ama izin ver biraz seveyim seni... Birkaç dakika...”
Beyza Alkoç, Sınır
“Hani derler ya, bataklığa battığında çıkmanın tek yolu en dibe ayağınla basmaktır diye. Kurtulmanın tek yolu en dibe batmak aslında. Dibe batmadan yüzeye çıkamıyor insan.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Ön söz her zaman kitabın bitişidir aslında.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Demişti ki Lou Salome, "Dünya sana hediye sunmaz. Bir yaşam istiyorsan çal onu." Bu cümleyi alın, hayatınızın duvarına asın. Çünkü dünya size hediye sunmaz, bir yaşam istiyorsanız çalın onu...”
Beyza Alkoç, Sınır
“Beni özgür bırak. İstersen öldür, ama önce özgür bırak.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Bizi özgürlüğümüzden alıkoyan hep bizden bir parçadır.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Yürümek istiyorsam kendime bir asfalt dökmek zorundayım.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Arabanın önü ezilip bacaklarımı sıkıştırırken acı içindeydim. Acı içinde gözlerimi kapatmıştım. Ama ne var ki o an benim 'her şey düzelir, sıkıntı yok' dediğim anlardan biriydi. Sonra hiçbir şey düzelmedi. Sıkıntı vardı. O an, benim bacaklarımı hissettiğim son andı. Bacaklarımı bir daha hissedemeyeceğimi bilseydim hissettiğim acının keyfini çıkarırdım. Ama insan hata yaparken, acı çekerken her şeyin daha kötüsünün olabileceğini düşünmüyor işte. Ben de düşünemedim. Salaklığımdan değil. Çocukluğumdan.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Onlara baktım. Hiçbir şey yapamadım. Ses çıkaramadım. Nefes alamadım. Konuşamadım. Kıpırdayamadım.
Ben sadece yutkundum.
Çünkü yutmak istedim. Boğazımda takılı kalmış kelimeleri bir bir yutmak, yaşadığım olayı sindirmek istedim.
Bu yüzden sadece yutkundum.
Ses çıkarmadan, sadece yutkundum...”
Beyza Alkoç, Sınır
“Hayatımızda bazı anlar vardır, kötü şeyler yaşarız ama tepki veremeyiz. Dudaklarımızın arasından tek bir kelime bile çıkmaz, dudaklarımız işlevini yitirir. Hakaret etmek isteriz, bağırmak isteriz, hesap sormak isteriz ama dudaklarımız kıpırdamaz. Çünkü içimizden bir ses fısıldar, "O dudaklarla öptüm ben seni, şimdi sana nasıl bağırırım?”
Beyza Alkoç, Sınır
“Acıyı atlatmak için acı çekmek gerekiyordu. Biraz daha acı çekmek zorundaydım.”
Beyza Alkoç, Sınır
“İnsanların sınırlardan haberi yoktu. Gördükleri an bir şeye garip ya da normal diyorlardı. Belki birilerinin sınırları var, belki engelleri var, bunları umursamıyorlardı.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Islanmama gibi bir ihtimalin olduğu sürece yağmur rahatsız edici olabiliyordu ama ıslanmaya karar verdiysen yağmur güzeldi. Yağmur dinlendirici, huzur vericiydi.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Kendimi bir kafeste gibi hissediyorum. Hareket edebiliyorum, ama hiçbir yere gidemiyorum.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Bitiş istememin sebebi mutsuzluk istemememdi. Mutlu son diye bir şey yoktu. Son varsa mutluluk yoktu.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Yıkılan duvarlar gördüm, coğrafyanın değiştiğini, hiç kimse değiştiremedi güçlünün haksızlığını... Yaşadık ve öğrendik, her şey birbirinin içinde, taşırım hâlâ ayrıntıları içimde.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Sadece bazı yerlerden değil bazı olaylardan da yürüyüp gitmek gerekiyor. Ve tahmin edersin ki bacakları çalışmayan bir insan hiçbir olayı unutamıyor. Çünkü o yatak odasından yürüyüp gidemediği gibi, o olaydan da gidemiyor. Ben bugün o yatak odasından bir arkadaşımın kucağında götürüldüm, evet. Ama benim bedenim hâlâ o hatıranın içinde yaşıyor, bedenim, ruhum hâlâ o hatıranın içinde ve yürüyemediğim müddetçe o geçmiş sahnesinden kahrolup gidemeyeceğim.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Zamanın eli kolu yok. Zamanın saçları, teni yok. Zamanı elle tutamazsınız, zamanı elle yakalayamazsınız. Zamana 'bir dakika dur da beni dinle' diyemezsiniz. Çünkü bir dakika da bir zamandır. Zamanı durdurmak isterken bile zaman söylersiniz. Bir dakikalığına zamanı durdurmak istiyorum demek imkânsızlığınızı cümlenizde kullanmışsınız demektir. Çünkü zaman durmaz, zaman çalışır, ilerler, devam eder, gider ama asla durmaz. Zaman başlangıçtır. Şimdi bir salise başladı, şimdi bir saniye başladı, şimdi bir dakika başladı, şimdi bir saat başlayacak... Zamanda bitiş yoktur, başlangıç vardır. Dakikanın başlangıcına herkes bakar da bitişi kimsenin umurunda olmaz. Çünkü önemli olan başlangıç ve gidiştir. Bu kadar.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Hayatımızda her ne yaşarsak yaşayalım uzaktan dönüp bakmak gerekiyor yaşadığımız olaya. Neyle başlar bilmiyorum, nefretle başlar, aşkla başlar, sevgiyle başlar, gözyaşıyla başlar, bir gülüşle bile başlayabilir. Başlar. Bir şeyler hep başlar, her şekilde başlar. Ama bildiğim bir şey var. Bir şeylerin bitişia, kabullenişle olur. Başladığımız şey kabullenişle bitecek. Her başlangıcın bir sonu olacak.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Ben artık seninle aynı yağmurda bile ıslanmam.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Bora içeri girip kapıyı kapattığı gibi ışığı açmak için elini uzatınca diğer elimi uzatıp o elini de tuttum.

"Karanlık aydınlıktan daha güzel..." diye fısıldadım.

"Ama konuşmamız gerekiyor!" dedi tereddüt eder gibi.

"Susmak konuşmaktan daha güzel..." dedim.

Öyleydi, yokluklar varlıklardan daha güzeldi bazen. Işığın yokluğu, kelimelerin, konuşmaların, seslerin yokluğu, renklerin, kokuların, varlıkların yokluğu her zaman daha güzeldi. Biz, 'biz olabilmek' istiyorsak görmeden de olacaktık, duymadan da. Çünkü 'biz olmak' varlıkta da yoklukta da olunabiliyorsa mümkündü. Konuşarak herkes 'biz olurdu' asıl mesele konuşmadan da olmaktı.”
Beyza Alkoç, Sınır