Eski Türk Dini Quotes

Rate this book
Clear rating
Eski Türk Dini Eski Türk Dini by İbrahim Kafesoğlu
11 ratings, 4.18 average rating, 2 reviews
Eski Türk Dini Quotes Showing 1-5 of 5
“Tekrara hacet yoktur ki, gerçek şamanlığın tarihi Türk topluluklarında görülen yer-su inançları ile bir ilgisi mevcut değildir. Ancak şaşırtıcı bir uygunluk göze çarpar. Esasen şamanlığın en dikkate değer bir özelliği de girdiği bölgelerdeki halkın mâneviyatına, ruh dünyasına bürünme kabiliyetidir. Şamanik «extase», ruhun seyahati ve tanrılarla bağlantı kurması konusunda eski Türk topluluğunun tabiatta var kabûl ettiği esrarlı kuvvetleri iyiden iyiye istismar etmiştir. Bu, özellikle, atalar kültünün, kartal inancının, demirciliğin ve at kurbanının şamanik vasıf kazanmasında görünür. Böylece şamanlık eski Türk inanç sistemini yavaş yavaş işleyerek, bütün mâneviyat âlemini belirli bir kadro içine almağa muvaffak olarak kendini âdeta bir «din» sağlamlığına ulaştırmıştır*.

* Şamanlık telâkkilerinden çoğu Müslüman-Türk toplulukları arasında zamanımıza kadar yaşamağa devam etmiştir (Bk. A. İnan, Müslüman Türklerde Şamanizm Kalıntıları, İlâhiyat Fak. Dergisi, IV, Ankara, 1952).”
İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini
“Bunların yanında -totemcilikle ilgilendirilmemek üzere- kartal inancının mühim yer tuttuğu görülmektedir. Altaylarda, M.ö. 3. bin sonları olarak tarihlenen Kurot kurganı içinde bir kartal pençesi bulunmuştur*. Yine Altaylarda M.ö. 4-3 yüzyıldan kalma Başadar kurganında bir kartal işareti ele geçmiş, ayrıca Tuna Bulgarları kabartmalarında (7.-8. yüzyıllar) çift başlı kartal tasvirine ve Peçeneklere âit (10. yüzyıl başları) altın kaplar üzerinde kartal motifine rastlanmıştır**. 1958 yılında Orhun kitabeleri bölgesinde yapılan arkeolojik kazıda bulunmuş olan Kül Tegin'in mermer büstünde serpuşun ön tarafını kaplayan, kanatları açık kartal tasviri dikkat çekicidir***. Kartalın Yakutlarda da «saygı duyulan» kuşlardan olduğunu yukarıda görmüştük. Abakan kıyılarında oturan Beltirlerde bir tören için kartal öldürülür ki, bu kartal ruhlar tarafından gönderilmiştir. Kazak-Kırgızlarda da benzer telâkkiler vardır****. Herhâlde Türklerde çok eski bir kartal kültünün mevcut olduğu anlaşılıyor. Araştırıcılara göre, kartal güneş (daha ziyade Gök) tanrının sembolü sayılmış olmalıdır*****. Yuvasını sarp vadilerde yalçın kayalar üzerine yapan ve çok yükseklerde uçabilen kartalın böyle telâkki edilmesi kuvvetle ihtimal içindedir ve bu telâkki eski Türk bozkır hayatında şüphesiz bir yeri olan avcılık dolayısiyle derece derece öteki bazı avcı kuşlara da teşmil edilmiş olabilir.

* B. Ögel, İslâmiyetten Önce Türk-Kültür Târihi, (TTK), 1962, s. 17.

** B. Ögel, aynı eser, s. 38, 262, 280, 287.

*** L. Jisl, Kül-Tegin Anıtında Arkeoloji Araştırmaları. Belleten, sayı 107, 1963, s. 408, resim 11.

**** A. İnan, Şamanizm, s. 55, 82, 136, 142.

***** M.Eliade, Le chamanisme et les techniques archaigues de l'extase, Paris, 1951, s. 78 vd; A. İnan, Şamanizm, s. 46.”
İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini
“Totemci âilede ana hukuku câridir. Türk âilesi ise «pederî» karakter taşımıştır. Klan'da akrabalık totem bağı üzerine dayanmakta iken, Türklerde kan akrabalığı temel teşkil eder. Klan'da mülkiyet ortaklığı yürürlükte olduğu hâlde, Türk âilesinde ferdî mülkiyet büyük rol oynar*. Totemli klanda ekonomi «parazit» vasıf taşır, yâni devşirmeye ve avcılığa dayanır. Halbuki Türk ekonomisi daha ziyade hayvan yetiştirme ve tarım üzerine kuruludur. Totemciliğin özelliklerinden biri de her klanın bir toteme sahip olmasıdır, yâni totemsiz «klan» mevcut değildir. Türklerde ise «ata» kabûl edilen hayvan sayısı tektir: Kurt. Eski çağlarda Türk âile ve soylarının ayrı ayrı totem-atalarının bulunduğuna dair bir ize tesadüf edilmemiştir. Kurt efsanesinin Türklerde bir umumîlik göstermesinin, kurt'un totem olmasından ziyade, bozkırların korkulu bir hayvanı olarak, bilhassa hayvan sürüleri için büyük tehlike teşkil etmesi dolayısıyla, ona karşı duyulan korku ile karışık bir saygı hissinden ileri geldiği anlaşılıyor.

*Bu hususlarda bk. İ. Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, 1977, indeks.”
İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini
“Bir klan'ın üyeleri arasında evlenme yasaktır, zira aynı toteme taptıklarından birbirlerine karşı «mahrem»dirler ve aynı kutsallığı taşırlar. Halbuki diğer totemler, kendilerince, kutsal olmadığı için başka klan mensupları ile evlenmeleri mümkündür. Bir görüşe göre «exogamie» (dışardan evlenme)nin sebebi budur.”
İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini
“Milletleri millet yapan ve millet olarak yaşatan milli kültürlerin temel unsurlarından birisi millî terbiyedir. Milletimizin bugün yaşadığı buhranın temelinde, hiç şüphesiz millî kültür ve terbiyenin ihmâl edilmiş olması vakıası yatmaktadır.

Nitekim büyük Atatürk bu hakikati zamanında görmüş ve gerekli tedbirlerin alınması hususunda, «Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye'nin istikbâline, kendi benliğine ve an'anât-ı milliyesine düşman olan anâsırla mücâdele etmek lüzûmu öğretilmelidir. Beynelmilel vaziyet-i cihâna göre, böyle bir cidâlin istilzâm eylediği anâsır-ı rûhiye ile mücehhez olmayan fertlere ve bu mâhiyette fertlerden mürekkep cemiyetlere hayat ve istiklâl yoktur» ikazını yapmıştır.

Atatürk'ün bu çok yerinde ikazının, onun ölümünden sonra, eğitim ve kültür hayatımızda maalesef dikkatlerden kaçmış olmasının acı neticelerini bugün milletçe çekiyoruz.

An'anât-ı milliye: milli gelenekler.

Anâsır: isim, eskimiş, çokluk, (ana:sır), Arapça ʿanāṣir
Ögeler.

İstilzâm: isim, eskimiş, (istilza:mı), Arapça istilzām
Gerektirme.

Mücehhez: Arapça mucehhez
1. sıfat, eskimiş Donanmış.
2. sıfat, eskimiş Hazırlıklı, hazırlanmış.

Cidâl: 1. isim, eskimiş Savaş:
"Onun büyük vatanperver olması için açık ve müspet bir cidale razı olması şarttı." - Hamdullah Suphi Tanrıöver
2. isim, eskimiş Ağız kavgası, çekişme.”
İbrahim Kafesoğlu, Eski Türk Dini