Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken Quotes

Rate this book
Clear rating
Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken by İclal Aydın
31 ratings, 3.48 average rating, 0 reviews
Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken Quotes Showing 1-25 of 25
“Dizlerim titriyordu uzun zamandır. Kırdım ayak bileklerimi... Tanrı başka kadınlara ortalama sevdalar hediye etti. Bize bu ortalama sevdaların mutsuz erkeklerini sevmek düştü.”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Unutma, mezarlıklar vazgeçilmez adamlarla doludur...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Konuştukça keçeleşiyor insan ilişkileri... Balıkların konuştuğu günde bitecek deniz altının masumiyeti...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Artık hiçbir film mutlu sonla bitmiyor evet ama...

Hiç olmazsa film uzun sürseydi diye kederleniyor...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Yırtılıp atılan her fotoğraf suretimizden eksilen bir parça değil mi aslında?”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Koca bir ejderhayla savaşan bir panter gibiyim...
Gibiyiz...
Gibiydik...
Yorulduk...

Artık o ormanda tetikte yaşamayı bırakıp uyuma vakti gelmedi mi?

Aslında hiç gelmeyecek değil mi? Düşmanını sevmeyi yasaklar çünkü tarih...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Ben-biz-hepimiz değişiyor muyuz? Zıddımıza mı dönüşüyoruz?

Yoksa yerimizde sayıyoruz da bunu tutarlılık mı sanıyoruz?”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Ben sizi merak ediyorum. Sizin ardınızda kaç kişi oluyor sabah uyandığınızda? Hangisi daha güçlü? Siz nasıl bir gün alacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Birbirimizin kederine ağlamak için aynı dili mi konuşmak gerek sahi?”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Yazdı ve çocuktuk.

Bir 'resim' oturtmak için, bir imaj, bir onaylanma için oynamıyorduk daha etrafımıza.

Kim olduğumuzu bile bilmiyorduk ki daha...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Kaç kadın yaşar içimizde?
Kaçı ölsün diye mücadele ederiz?”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“O küçük koza dünyanın içinde o şahane cennette bir başlarına kalmaktan dolayı mutsuz olduklarını söylerler...

Ama kaçı anlaşılmak ister gerçekten?

Ayrıcalıklı ve seçilmiş olduklarını onlara anlatacak tek şey kibirli yalnızlıkları olmasın sakın?

Evet; seçimlerinden, beğenilerinden hiçbir zaman hoşnut olmadıkları o büyük kalabalığa (sokaktaki adama diyelim hadi) ne kadar yakın oturmuştur sanatın yorulmaz bekçileri?”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Belki siz bile bilmiyorsunuzdur içinizdeki (muhtemeldir unutmuşsunuzdur haberleri dinlerken) o beyaz peynir seçmekte titizlenen, kesik zeytinleri kekikle süslenmiş bir tabakta görmekten mutlu olan, palamutun yağlısı için balıkçısıyla çekişen, tazecik ekmek ve poğaça kokusuna aldanıp beş ekmek alan (biri mısır unundan, biri tahinli, biri haşhaşlı) domatesler kıvırcığın ve yeşil soğanın yanında pek güzel duruyor diye iştahlanan, martıların kafası neden bu kadar büyük diye oturup uzun uzun düşünen, erguvanlar bu yıl uzun kalsa bari diye dua eden, İsmet Baba'da bol soğanlı arnavut ciğeri yemekten hoşlanan, vapurların eski görünümünden acıklı bir haz alan, başkasının acısına da göz yaşı dökebilen, hala küfür etmeye utanan, insana ve hayata zerre kadar saygısı olmayana şaşkınlıkla bakan, kulakları belediyenin etiketi ile delinmiş köpeklere acıyan, kedilerin gözünü gözünüze dikip bakmasından korkan, ama yine de bütün bu basit küçük şeyleri sevmekten vazgeçmeyen canı tatlı insanı...

Belki de öyle yabancı kalmıştır ki size gerçek siz, endişeler içinde tanıyamaz olmuşsunuzdur kendinizi...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Bilgilerin uçuştuğu bir dünyada biriktirilmiş malumatların hangi kapıyı açtığını bilememek nasıl da üzücü. Hataların tekrarı ve 'Bu oyunu biliyorum.' dediğimiz halde aslında hiçbir şey bilmediğimizi anlamamız nasıl da büyük bir yenilgi...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Kendini süper kahraman sanmanın, sandırmanın bir alemi yok; duvarı nem, insanı gam yıkar sonunda...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Ne tuhaf yaşamın şu yumuşak karnı...

Bazen yumruk atmaya kalktın mı elin kalıverir içinde...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Nasıl bir silindir bu üzerimizden geçen?

Nasıl dar bir alandır insan kalbi sadece en unutulmazı içine alan?

Neyi unutmak zor gelir insana?

Bir sevinci mi yoksa bir 'zehri' mi? Çoğu gidiyor ama bunu biliyoruz en azından...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Beni hiç iplemeden, beni kenara iterek, beni öğüterek, un ufak ederek sürüyordu hayat.”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Hayatın kendini can sıkıcı bir benzerlikle tekrar edip durmasına şaştım kaldım geçen akşam...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Az önce atın üstündeki Hektor'du. Ama atın ayakları dibindeki o mu değil mi bilemem.”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Kendinden başka insanların, hayvanların, ve bitkilerin yaşadığını unutma hiç. Bütün çiçek adlarını ezberle. Düşmanlarının adını ezberlemekten çok daha kutsaldır...

Ve bil ki hayat bir kere, kısa, senin ve her şeye rağmen güzel!”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Bazen bilmemek iyidir,' dedim... Küçük kız ayıplarcasına baktı bana... 'Ama sen de daha bilmiyorsun,' dedim...

Tekrar yıldızlara döndü küçük kız.

Geleceğini beklemeye başladı..”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Galiba artık zirveden çok hayatın düz ve sonsuz varlığının güneşli günlerine inanıyorum.”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“Her yıl pastamın mumlarını üflerken çocukça bir iyi niyetle dünyayı, halkları, başkalarını katardım dileklerime...

Bir taşla bin beş yüz kuş uçurayım diye düşünürdüm...

Bu yıl sadece akıl, fikir ve sabır diledim.

Kendime...”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken
“O gün nereye uçmak istiyorsa aklım, oraya salıyorum kendimi..”
İclal Aydın, Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken