Beni Yarina Birakma Quotes

Rate this book
Clear rating
Beni Yarina Birakma Beni Yarina Birakma by Burçin Çelik
40 ratings, 3.90 average rating, 5 reviews
Beni Yarina Birakma Quotes Showing 1-4 of 4
“Kader herkesi farklı çıkmaz sokakların çaresizliğinde bırakıyordu. Acı farklı farklı suretlerde yapışıyordu insanın yakasına.”
Burçin Çelik, Beni Yarina Birakma
“Devamı gelmeyen o cümle, daha da acıtıyordu canını; çünkü biliyordu ki yaşanan onca şeye rağmen, bugün olsa yine aynı yoldan yürürdü. Ateşe çekilen pervanenin kaderiydi yaşadığı, Selim onun ateşiydi. Yanacağını bilse de hiçbir kuvvet engel değildi önünde… Züleyha’nın çaresizliğiydi Selma’nın sınandığı… Ki yeni yeni anlıyordu Yusuf’un Züleyha’daki enginliğini. Çünkü Selim de Selma için Yusuf demekti… Selim hem düştüğü kör kuyu, hem de sevda demekti… Selim bildiği hiçbir sıfatın kâfi gelmediğiydi… Susup susup içinde büyüttüğü; dolup yine aşkla taştığıydı Selim. Bütün yolların çıktığı tek durak, en büyük sınavdı. Sevdikçe daha derine batan dikendi…”
Burçin Çelik, Beni Yarina Birakma
“Bir ömür gırtlağına düğümlediği yumruya hapsetmişti sözcüklerini genç kız. Bir ömür yutkunup her an anımsayacaktı.”
Burçin Çelik, Beni Yarina Birakma
“Gözlerinden sızanın gözyaşı değil can kırıkları olduğunu anlatabilseydi keşke. Yılların birikmişliğini, tüm olmamışlığını, geriye bir virane bile kalmayacak şekilde tarumar oluşunu anlatabilseydi keşke… Elinde değildi ki! Akıttığı her bir yaşla geçmişini yıkadığını zannediyordu genç kadın. Oysa geçmişin yıkanmayacağını, heybelerde biriktirilenlerin bir ömür lanetli bir miras gibi sahibinin peşini bırakmayacağını öğretmemişti hayat henüz ona. Yıllar sonra derin bir iç sızısıyla idrak edecekti annesinin yüreğinde nasıl da derin bir yara bıraktığını. Tüm hoyratlığıyla, paslı bir makas gibi kesip atmıştı Zehra kızının ruhunun bir yanını. Ve Selma ne yaparsa yapsın, kime sığınırsa sığınsın hiç gideremeyecekti o noksanlığı. Öyle bir kesikti ki ruhunu delip geçen, telafisi mümkün olmayacaktı hiç.
Anneyle evlat arasında hiç kopmaz dedikleri o göbek bağı boğazına dolanmıştı Selma’nın. Zehirli bir sarmaşık gibi büyütmüş, aralarına sarmışlardı o marazı. Boğazına sarılmış, gittikçe daha fazla nefessiz bırakan o hastalıklı bağ kirli bir pas tadı bırakmıştı ağzında. Ne yaparsa yapsın, ne kadar çabalarsa çabalasın o tat bir ömür bulaşacaktı her lokmasına. Ömrü boyunca kederleri daha bir ağır, neşeleri ise hep yamalı kalacaktı.”
Burçin Çelik, Beni Yarina Birakma