Son Timurlu Quotes
Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
by
Pirimkul Kadyrov12 ratings, 4.58 average rating, 2 reviews
Son Timurlu Quotes
Showing 1-30 of 49
“Orta Asya'da erkeklerle kadınlar bugün dahi tokalaşmazlar. Genellikle erkek selam verir. kadın da onun omuzuna elini koyar. Bazen erkekler de kadının omuzuna elini koyarak tokalaşmış olurlar.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Zalimlik... evet, feleğin kendisi zalim! Ben bile her gün sevmediğim insanlarla bir arada olmak zorundayım. Devlet menfaatlerini düşünerek kendimi buna mecbur hissediyorum. Başka çarem yok!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Semerkand kalesinden bu tarafta kalan şu dağlara bir bakın. Orada bundan bin yıl önce Afrasiyab denilen büyük bir şehir varmış. Afrasiyab ise Maveraünnehir Türklerinin efsanevi kahramanı idi. "Onun asıl adı da Alp Er Tunga'ydı diye Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig isimli eserinde yazmışlardır.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Kamberbiy cenapları! Özbek, Kazak, Türkmen, Kırgız, hepsi Türk milletindendir. Bizler bir babanın çocukları gibi toprağımız bir, tarihimiz birdir. Siz, Özbek halkının tarihini Özbek han'dan başlatırsınız. Bu doğru değil.
-Niye doğru değilmiş?- diye haykırdı Köpekbiy.- Özbek han'dan
gelme değil miyiz?
- Köpekbiy cenapları! Sizin Kıpçak uruğunuz dahi Özbek- han'dan beş yüz yıl öncesinden beri var. Bu kabileler şu anda han hazretim Şeybani-han'ın liderliğinde birleşip "Özbek" milleti adı altında genel bir isim almıştır. Sizler bu milletin tarihini unutmuşsunuz. Özbek kelimesi, isim olarak Özbek han'dan nice asırlar önce Türkler tarafından kullanılmıştır. Ben Harezm'de büyüdüm. Eski kitaplarda okudum: Çingiz-han'dan uzun yıllar önce yaşamış olan Harezmşah, oğullarından birine Özbek adını vermiştir. Buradan anlaşılıyor ki, bu ad yurdumuzda Çingiz-han gelmeden önce de kullanılmış. Özbek adını bizim halkımız Özbek-han'dan almış değildir. Aksine bu eski adı Özbek-han bizim Türk halklarından almıştır!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
-Niye doğru değilmiş?- diye haykırdı Köpekbiy.- Özbek han'dan
gelme değil miyiz?
- Köpekbiy cenapları! Sizin Kıpçak uruğunuz dahi Özbek- han'dan beş yüz yıl öncesinden beri var. Bu kabileler şu anda han hazretim Şeybani-han'ın liderliğinde birleşip "Özbek" milleti adı altında genel bir isim almıştır. Sizler bu milletin tarihini unutmuşsunuz. Özbek kelimesi, isim olarak Özbek han'dan nice asırlar önce Türkler tarafından kullanılmıştır. Ben Harezm'de büyüdüm. Eski kitaplarda okudum: Çingiz-han'dan uzun yıllar önce yaşamış olan Harezmşah, oğullarından birine Özbek adını vermiştir. Buradan anlaşılıyor ki, bu ad yurdumuzda Çingiz-han gelmeden önce de kullanılmış. Özbek adını bizim halkımız Özbek-han'dan almış değildir. Aksine bu eski adı Özbek-han bizim Türk halklarından almıştır!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Tarih böyle ise ben ne yapayım, Kamberbiy cenapları? Binlerce yıldan bu yana Horasan'dan geri tarafı İran, beri tarafı Turan adıyla anılmıştır .. Han hazretleri bunu çok iyi bilirler. İmam-ı zaman Buhara medreselerinde tahsil yaparlarken pek çok Türkçe şiir ezberlemişlerdir. Kendileri de Türkçe gazeller yazmıştır. Size han hazretimin gazellerinden bir beyit okuyayım da dinleyin:
Firkat atından düştüm, yar geldi kaldırmaya
Ey Şeybani, yar derdine deva kıldı yine”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
Firkat atından düştüm, yar geldi kaldırmaya
Ey Şeybani, yar derdine deva kıldı yine”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Şu halde Maveraünnehir'de kullanılan Türk dili, Özbek dili hepsi aslında
bir dil. Timurlular bu Türk'dür, bu Özbek'tir diyerek halkı birbirinden ayırıp kopardılar. Milleti perişan edip, memleketi parçalayarak harab ettiler. Şimdi imam-ı zaman, İskender-i Sani tekrar bu ulusu birleştirip, memlekete can vermek niyetindeler! Allah, Han Hazretlerini bu amacına ulaştırsın!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
bir dil. Timurlular bu Türk'dür, bu Özbek'tir diyerek halkı birbirinden ayırıp kopardılar. Milleti perişan edip, memleketi parçalayarak harab ettiler. Şimdi imam-ı zaman, İskender-i Sani tekrar bu ulusu birleştirip, memlekete can vermek niyetindeler! Allah, Han Hazretlerini bu amacına ulaştırsın!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“İyi davranırsa aşını yer, diye ilave etti. Kötü hareket yaparsa başını!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Tahtın varisine hizmet etmek için toplanan beylerden hiçbirisi şu anda Babür'ün bir yudum suya ihtiyacı olduğunu hissetmiyordu. Bunu az buçuk sezen bazı kişiler ise, bunca insan önünde genç padişaha oruç bozdurmak Müslümanlığa yakışmaz düşüncesiyle çekingen davranıyorlardı.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Dünyanın dört bir yanında at oynatıp, kılıç sallayan Türk savaşçıları binlerce yıl boyunca Çin Maçin'den Mısır'a, Hindistan'dan Frengistan'a kadar nice nice devletler kurdular. Ama onlar Türk devletlerini baki kılacak Türk alfabesine, Türk diline ve tek bir Türk kültürü yaratmaya fazla önem vermemişler. Kılıç gücüyle kurulan devletlerin soyut temeli sağlam olmadığı için, başka kılıçların darbeleriyle kısa zamanda yıkılıp gitmişlerdir. Çünkü anamızın ağzımızdaki ak sütü haline gelen dilimiz, bizim manevî vatanımızdır.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Göksaray'da yazmaya başladığı gazelinin "Ne gün olacak, visalin beni gönül hastası ediyor" şeklindeki bir satırı aklına düştü ve gün boyu atının üzerinde yol alırken o gazeli devam ettirmeye çalıştı:
Müyesser olmazsa başımı koymak ayağına
Başımı alıp ey Babür, gidebildiğimce giderim ben.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
Müyesser olmazsa başımı koymak ayağına
Başımı alıp ey Babür, gidebildiğimce giderim ben.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Kalmadı hürmet ehl-i alemde
Alemu alem ehliden yuv ilik
Babür, iki padişahlıktan
Daha iyidir bu zamanda bir beylik.''
(Alemu alem ehliden yuv ilik /Dünyadan ve dünya halkından elini yıka.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
Alemu alem ehliden yuv ilik
Babür, iki padişahlıktan
Daha iyidir bu zamanda bir beylik.''
(Alemu alem ehliden yuv ilik /Dünyadan ve dünya halkından elini yıka.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Kadınım, dağ başı karsız, yiğidin başı belasız olmazmış.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Hepiniz biliyorsunuz. Beyler ve askerler bizi düşmanın ayakları altına atıp gittiler. "Kendi saçını kendin ör!" diye bir söz var. Allah yüzümüze bakarsa, hepimiz evlerimizdekilerle birlikte kurtuluruz. Şayet işler umduğumuz gibi gitmez de .. bir veya iki kişi ele geçecek olursa ..
-O zaman da mert olmalı,- dedi Mahmud.- And içelim: Kim düşmana sır verirse, anasıyla yatmış kul olsun!
-Olsun!
-Olsun!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
-O zaman da mert olmalı,- dedi Mahmud.- And içelim: Kim düşmana sır verirse, anasıyla yatmış kul olsun!
-Olsun!
-Olsun!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Hanzade begimin gösterdiği nakışlar gerçekten kıpkızıl alev dillerini andırıyordu. Bunların kapı üstüne nakşedilmesi de tesadüf değil, aksine "Sizinle gelen kaza bela alevde yansın gitsin!" şeklindeki eski bir deyişten kaynaklanıyordu. Hatta damat ile gelini kapı önüne yakılan bir ateşin üzerinden geçirerek içeri sokmak şeklinde bir adet de vardı.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Cengaver beyler ise savaşa çıkamadıkları zaman kılıçlarının kınlarında paslandığından yakınırlardı.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Onun çocukluk ihtirasıyla kalbine yerleşen en büyük arzusu, savaşlarda muhteşem zaferlere ulaşmak yahut en güzel şiir ve destanları yazıp meşhur olmak ve en nihayetinde Nevai gibi büyük insanlarla tanışıp, onların özel itibarına mazhar olmaktı.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Yahşi kişi körmegey yamanlık hergiz" satırı aklına düşünce, bir an Nevai' nin bu satırı okuduğunu hayal etti. O, bu insanlara şunca iyilikler yapan Nevai gibi kişilerin kötülük görmesini istemiyor, bunu şiirine de yansıtmaya çalışıyordu.''
(Yahşi kişi körmegey yamanlık hergiz- İyi kişi asla kötülük görmesin.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
(Yahşi kişi körmegey yamanlık hergiz- İyi kişi asla kötülük görmesin.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“İnsanların haklarını gasp eden çok padişah görmüş olan Binai, henüz on altı yaşındaki Babür'ün bu davranışından son derece müteessir olmuş ve ona ithafen bir şiir yazmış, hatta şiirin bir nüshasını iyi bir hattata yazdırarak şehir dışına çıkmadan Babür'e ulaştırmıştı. Kırk dört beytlik şiirde Babür'ü aşırı şekilde övüyor ve şöyle diyordu:
"Şah-ı sultanı Zahireddin Babür,
Ki cehan şod zi siti adlaş pur''
Binai, bu satırlarda. Babür'ün dünyanın adalet kapısını tuttuğunu belirtiyordu.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
"Şah-ı sultanı Zahireddin Babür,
Ki cehan şod zi siti adlaş pur''
Binai, bu satırlarda. Babür'ün dünyanın adalet kapısını tuttuğunu belirtiyordu.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Bari elge yahşilik kılğıki, mundın yahşi yok
Kim degeyler dehr ara kaldı atandın yahşilik''
(Bari başkasına iyilik yap ki, bundan iyisi yok
Zaman kimin iyiliğini yok etmiş ki. söylesinler.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
Kim degeyler dehr ara kaldı atandın yahşilik''
(Bari başkasına iyilik yap ki, bundan iyisi yok
Zaman kimin iyiliğini yok etmiş ki. söylesinler.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Ey köngül, ger Babür ul alemni ister, kılma ayb.
Tanrı üçün de, bu alemning sefası kaldı mı? ''
(Ey gönül, eğer Babür ol alemi isterse. ayıplama
Allah için söyle, bu alemin sefası kaldı mı?)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
Tanrı üçün de, bu alemning sefası kaldı mı? ''
(Ey gönül, eğer Babür ol alemi isterse. ayıplama
Allah için söyle, bu alemin sefası kaldı mı?)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Ahmed bey cenapları dedi Babür. ‘’Biz Semerkand’a bakmaya gelmediysek de, talan etmek için de gelmedik!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Ooo Hanzade begim! Dedi. Gözlerime inanamıyorum! Hanımım bu ne hal, niye erkekler gibi giyindiniz?
-Namertler çoğalınca erkekler gibi giyindim!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
-Namertler çoğalınca erkekler gibi giyindim!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Bu yüzden Babür halası ve nişanlısını da yanına almış, ancak töreyi
bozmamak için damatla gelin arasında beş altı çağırımlık bir mesafe bırakmıştı.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
bozmamak için damatla gelin arasında beş altı çağırımlık bir mesafe bırakmıştı.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Giriftem alem be merdı-u zor
Ve likin nehurdemha hôd be gôl''
(Dünyayı mertlik ve bilek gücümüzle aldık; ama kendimizle birlikte
mezara alıp götürmedik.
Babürün 1502"de taşa kazıttığı bu satırlar aradan 452 yıl geçtikten sonra.
1954 yılında Tacik ilim adamı A. Muhtarov tarafından Abdurdan köyünde bir kuyunun yanında bulundu. Bu taş şu anda Düşanbe müzesinde saklanmaktadır.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
Ve likin nehurdemha hôd be gôl''
(Dünyayı mertlik ve bilek gücümüzle aldık; ama kendimizle birlikte
mezara alıp götürmedik.
Babürün 1502"de taşa kazıttığı bu satırlar aradan 452 yıl geçtikten sonra.
1954 yılında Tacik ilim adamı A. Muhtarov tarafından Abdurdan köyünde bir kuyunun yanında bulundu. Bu taş şu anda Düşanbe müzesinde saklanmaktadır.)”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“-Hanımefendi! dedi. Şu günlerde zorbalığa karşı şefkatle yaklaşmak doğru olmaz. Zorbalarla anladıkları dilden konuşmak şart!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Borcunuzu şimdi ödediniz, Babürcan! Şimdi de siz beni kurtardınız! Eğer Şah İsmail'e yazdığınız mektup ellerine ulaşmasaydı, ben de esir düşen han haremindeki diğer kadınlar gibi beylerden birine nikahlanıp verilecektim. Şah İsmail size hürmeten beni el üstünde tuttular. Sizin gibi bir kardeşim olduğu için Allah'a ne kadar şükretsem azdır!”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Bunların hiçbirini yapmayan Şah İsmail'in özel elçisini de refakatine vererek ablasını melikeler gibi Babür'e göndermesi, bu genç cefakeş adamın gönlünde ömür boyu silinmeyecek minnet duyguları yeşertmişti.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Galipler Şeybani-han'ın kellesini keserek mızrağa takıp Şah İsmail'in bindiği atın ayakları altına getirip attılar. Daha sonra kızılbaşlar, öldürülen şiilerin intikamını almak maksadıyla Şeybani-han'ın kellesini soyarak içini samanla doldurdular. Batıda Şah İsmail'in başının dertte olduğu başka bir Türk sultanı, II Bayezid vardı. Şah İsmail, hanın samanla doldurulan başını "benimle uğraşan sünnilerin akibeti işte budur!" demek istermiş gibi II. Bayezid'e "hediye" olarak gönderdi.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Ancak, burada karşısına çıkan en büyük engel, mezhep çatışmalarıydı. Şeybani-han, Horasan'da konaklayan kendi ordusunun şianın tesirinde kalmasından korktuğu için '"Din iman yolunda taviz yok. Kim ki şiilere el verirse, rafizi sayılacaktır, ·· diye ferman çıkarmıştı. Acaba şimdi oğlu ve yeğeninin ağzına bakıp Şah İsmail'e iyi muamele ederse, şia mezhebini benimsemiş sayılmaz mıydı?”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
“Son yıllarda onun en büyük dileği Şah İsmail'i kesin bir zaferle mağlup etmekti. Kendine halife-i rahman ünvanı veren Şeybani-han'ın ideallerinden biri de İslam aleminin dini lideri olmaktı. "Bir kına iki kılıç sığmaz; İslam alemine ya ben lider olurum, ya Şah İsmail!"diyordu.”
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
― Son Timurlu: Babür ve Oğullarının Romanı
