Musa'nın Uykusu Quotes

Rate this book
Clear rating
Musa'nın Uykusu Musa'nın Uykusu by Tuğba Doğan
156 ratings, 3.62 average rating, 29 reviews
Musa'nın Uykusu Quotes Showing 1-7 of 7
“aşka gelince, onu bir inşaat yeri gibi görüyorum; içinde kişiliğin söndürülmeye, parçalanmaya, yıkılmaya tabi tutulduğu bir inşaat alanı; başka bir şey değil. gönüllü olarak, bile isteye kişiliğini yok etmek, ötekine açılmak, onda var olacak bir yer aramak. (s.78)”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu
“romanlarda kahraman kahramanlık taslamamalı. bu onu derin yapıyor. hayattaysa tam tersi. hayatta net ve keskin arzuların olmalı. bir roman karakteri değilsen, etten, kemikten yapılma bir insansan taleplerin olmalı, vermezlerse kavga ederek almalısın. sen kahraman değilsin. satır araların, satırlarının altı üstü yok. hayat bu. ya git bir roman kahramanı ol, bir kitabın kapağını açıp içine atla ya da hemen şimdi yaşamaya başla. Doğrudan ol, açık ve net ol, söyle, iste yap! (s.76)”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu
“birbirinin zıddı gibi görünen iki niyet nihayetinde aynı yere varabiliyor, insan ruhunun aynı karanlığını seslendirebiliyor, biri çok doğrudan ve kaba olduğu için kötücül, öbürü daha çalışılmış ve akil olduğu için iyicil görünebiliyordu. ne var ki bu ikisinde de konuşan aynı şeydi.”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu
“görüyorsun değil mi Musa! bırakmıyorlar ki kendi felaketimizi yaşayalım! bırakmazlar ki herkes kendi felaketini yaşasın. kendi zihninin dehlizlerine, kendi hafızasının koridorlarına dalsın! bırakmıyorlar bak! beynimi, yüreğimi, göğsümü sıkıştırıyorlar! dünya dönmekte devam ediyor diyorlar; sen kardeşinle tıkılıp kaldığın odanda devinirken biz yaşamaya devam ediyoruz diyorlar; yapılması gereken işler durup kalmıyor; dünya dönüyor!”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu
“Nurhan hep alacaklı olanlardı. Arkadaşlarından, ailesinden, sevgililerinden, bütün dünyadan hep bir alacağı vardı. Ne yapılırsa yapılsın, ne verilirse verilsin kapatılamayan bir borç yükü altında eziyordu bütün dünyayı. Asla kapatılamayan bir açık. Varlığa ne büyük bir bir kıyak yapmıştı da bu kadar borçlu çıkarmıştı onu bilinmez. O her zaman ve her durumda saf bi alacaklıydı.”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu
“insan eninde sonunda düşmanına, insan eninde sonunda düşmanı bellediği her kimse ona benziyordu. bu sebepten ki zeliha, ömrü boyunca her yerde elinden kurtulmayı başardığı annesine mutfakta hep kendi elleriyle yakalanacaktı.”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu
“zamanında söylenmeyen elvedalarla, hakkıyla tutulmayan ve yeni yaşantılarla bastırılan yaslarla, üzerinden atlanıp da geçilmeyen çocukluk travmalarıyla velhasıl herkes kendi zehriyle zehirlenmiyor mu?”
Tuğba Doğan, Musa'nın Uykusu