Evrim Serüveni Quotes
Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
by
Sedat Ölçer14 ratings, 4.07 average rating, 3 reviews
Evrim Serüveni Quotes
Showing 1-5 of 5
“Darwin-Wallace kuramının gücü, türlerin yaratılışının, doğaüstü ya da mucizevi unsurlara başvurmaksızın belli yasalarla açıklanmasında yatıyordu.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
“Canlıların bünyeleri dahilinde artık hiçbir işlev görmeyen organların bulunması merak uyandırıcı bir durumdur. Örneğin balinaların vücutlarında, dumura uğramış arka bacak ve leğenkemiği kalıntıları vardır. Bacaklar, karada ilerlemek için kullanılan uzuvlardır. O vakit, "balina ataları bir zamanlar karada mı yaşıyordu acaba?" diye geçirebiliriz aklımızdan. Ve sonradan deniz ve okyanus ortamına geçtikleri için mi, bu yeni ortama uyarlanmışlar ve artık işlevsiz kalan bacakları zamanla körelmiştir?
Benzer sorgulamalara, insanlardaki körbağırsağın uç bölümünü oluşturan apandisten hareket ederek de varabiliriz. Kısa bir tüp şeklinde olan bu uzantının, günümüzde sindirim sistemimizde herhangi bir işlevi yoktur. Acaba o da körelmiş bir organ olabilir mi? İncelemeler, eski çağlarda besin kaynağımızın bitki ağırlıklı olduğunu göstermiştir; o vakit apandis, selüloz sindiriminde önemli bir rol oynamış olabilir. Dikkatlice bakacak olursak, insan vücudunun başka pek çok körelmiş organa ya da anlamını yitirmiş işlevsel özelliğe sahip olduğunu görebiliriz: 20 yaş dişleri, kulak kasları, ürperme fonksiyonu gibi.
Körelmiş organlar, aklımızda, organizmaların kendilerini değişen çevre koşullarına uyarladıkları düşüncesini pekiştirir. Yoksa bir organizma dahilinde hiçbir işlevi olmayan bir organın bulunmasının başka herhangi bir anlamı olabilir mi? Eğer organizmalar bir evrim sürecine tabi tutularak değil de, tam aksine de novo yaratılarak günümüze intikal etmiş olsalardı, körelmiş organlar içermelerinin hiçbir mantığı olmazdı. Çünkü bu, son model bir araba satın aldığınızda bagaj kısmında içi sert lastikle doldurulmuş, 1900'lü yılların başlarından kalma eski bir stepnenin de bulunuyor olmasına benzerdi.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
Benzer sorgulamalara, insanlardaki körbağırsağın uç bölümünü oluşturan apandisten hareket ederek de varabiliriz. Kısa bir tüp şeklinde olan bu uzantının, günümüzde sindirim sistemimizde herhangi bir işlevi yoktur. Acaba o da körelmiş bir organ olabilir mi? İncelemeler, eski çağlarda besin kaynağımızın bitki ağırlıklı olduğunu göstermiştir; o vakit apandis, selüloz sindiriminde önemli bir rol oynamış olabilir. Dikkatlice bakacak olursak, insan vücudunun başka pek çok körelmiş organa ya da anlamını yitirmiş işlevsel özelliğe sahip olduğunu görebiliriz: 20 yaş dişleri, kulak kasları, ürperme fonksiyonu gibi.
Körelmiş organlar, aklımızda, organizmaların kendilerini değişen çevre koşullarına uyarladıkları düşüncesini pekiştirir. Yoksa bir organizma dahilinde hiçbir işlevi olmayan bir organın bulunmasının başka herhangi bir anlamı olabilir mi? Eğer organizmalar bir evrim sürecine tabi tutularak değil de, tam aksine de novo yaratılarak günümüze intikal etmiş olsalardı, körelmiş organlar içermelerinin hiçbir mantığı olmazdı. Çünkü bu, son model bir araba satın aldığınızda bagaj kısmında içi sert lastikle doldurulmuş, 1900'lü yılların başlarından kalma eski bir stepnenin de bulunuyor olmasına benzerdi.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
“Canlılar arasındaki yapısal benzerlikleri, embriyo sürecinin ilk döneminde de gözlemlememiz mümkündür. Ayrı türden olan canlıların yetişkin hali çok farklı görünebilse de, embriyo aşamasında gösterdikleri benzerlikler çok şaşırtıcı olabilir. O kadar ki, örneğin balıklar ile memeliler gibi birbirine oldukça uzak gruplara ait olan canlıları erken embriyo evresinde ayırt etmenin, uzmanlar için bile çok zor olduğu sıkça ifade edilmiştir. Ünlü Alman embriyoloji uzmanı Karl Ernst von Baer, Darwin'e yazdığı bir mektupta şöyle der: “Elimde, isimlerini etiketlemeyi unuttuğum alkol içinde yatan iki tane küçük embriyo var ve hangi sınıfa ait olduklarını söyleyebilmekten tamamen acizim. Kertenkele ya da küçük kuş ya da çok genç memeli olabilirler; bu hayvanların kafa ve gövde yapısının oluşumları o kadar benzer ki." Darwin de Türlerin Kökeni'nde bu hususa dikkat çeker, ”... aynı sınıfa ait çok farklı türlerin embriyolarının birbirine çok benzediği, ancak tam geliştikten sonra hiç de benzeşmedikleri gösterilmiştir,” der. Bu gözlem de bizlerde, tüm canlıların ortak bir kökene sahip olduğu fikrini biraz daha güçlendirebilir.
Embriyonun gelişmesinde de sadece evrimsel bakış açısıyla anlam kazanan olaylar vardır. Örneğin insan böbreğinin oluşması üç farklı evreden geçer. İlk evrede ortaya çıkan böbrek, çenesiz balıklar grubunun o evrede sahip oldukları böbrektir, ikinci evredeki böbrek ise sürüngen böbreğine benzer. İnsan böbreği ancak üçüncü evrede ortaya çıkar. Bu üç evrenin art arda gerçekleşmesi, çenesiz balıkların, sürüngenlerin ve insanın yaşam sahnesine girme sırasını izlediği için, burada da ortak atalardan türeyip evrimleşmeye tanıklık eden bir olay görebiliriz. Yani basitçe ifade edecek olursak, daha sonradan türeyen canlılar, ata soyların gelişimsel evrelerini de miras olarak alabilir.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
Embriyonun gelişmesinde de sadece evrimsel bakış açısıyla anlam kazanan olaylar vardır. Örneğin insan böbreğinin oluşması üç farklı evreden geçer. İlk evrede ortaya çıkan böbrek, çenesiz balıklar grubunun o evrede sahip oldukları böbrektir, ikinci evredeki böbrek ise sürüngen böbreğine benzer. İnsan böbreği ancak üçüncü evrede ortaya çıkar. Bu üç evrenin art arda gerçekleşmesi, çenesiz balıkların, sürüngenlerin ve insanın yaşam sahnesine girme sırasını izlediği için, burada da ortak atalardan türeyip evrimleşmeye tanıklık eden bir olay görebiliriz. Yani basitçe ifade edecek olursak, daha sonradan türeyen canlılar, ata soyların gelişimsel evrelerini de miras olarak alabilir.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
“Mayr'a göre Darwin'in Türlerin Kökeni'nin önemi, insanı, durağan bir dünya görüşünden evrilen bir dünya görüşüne itmiş olmasıydı ki, "bu olay, insanoğlu tarafından yaşanan en muazzam entelektüel devrim" idi.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
“Chambers'a göre, türlerin oluşumu, üreme işleviyle el ele gidiyordu. Türlerin ortak bir kökene sahip olduklarına dair en iyi kanıt, canlıların arasındaki yapısal benzerliklerdi. Çeşitlilik ise, çevrenin yarattığı yaşam şartlarına uyum sağlama ihtiyacından kaynaklanıyordu. Kaburga, yılanda ilerlemeye yarayan bir organa dönüşmüş, filde de burun, bir tutma organına. Doğal ortam baskıları, benzer işlevlerin farklı organlar tarafından yerine getirilmesine neden oluyordu. Memeliler teneffüs etmek için akciğer kullanırlar, balıklarsa solungaç. Memelilerde solungaçlar sadece fetüs halindeyken gelişir ve sonra da yok olur. Hayvanların farklılığı, onların coğrafi dağılımını da yansıtmaktaydı. Bitkiler âleminde de çok benzer yasalar ve mekanizmalar geçerliydi.
Demek ki çeşitlilik, aslında bir birliğe işaret ediyordu. Tüm omurgalıların uzuvları aynı şablondan türemişti. Zürafanın boynu domuzun boynundan kat kat uzundu ama her iki hayvanda da boyun kemikleri aynı yapıya sahipti, kemik sayısı eşitti. Basit organizmalar, bir doğal yasanın güdümünde, daha karmaşık biçimlere yer vermişti. Bu ilerleme, zaman içinde, nesilden nesile çok mütevazı adımlarla gerçekleşmişti.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
Demek ki çeşitlilik, aslında bir birliğe işaret ediyordu. Tüm omurgalıların uzuvları aynı şablondan türemişti. Zürafanın boynu domuzun boynundan kat kat uzundu ama her iki hayvanda da boyun kemikleri aynı yapıya sahipti, kemik sayısı eşitti. Basit organizmalar, bir doğal yasanın güdümünde, daha karmaşık biçimlere yer vermişti. Bu ilerleme, zaman içinde, nesilden nesile çok mütevazı adımlarla gerçekleşmişti.”
― Evrim Serüveni: Bir Kuramın Doğuşu, Gelişimi ve Günlük Yaşantımızdaki Yeri
