Karıştırıcı Quotes
Karıştırıcı
by
Lee Hee-young76 ratings, 3.80 average rating, 10 reviews
Karıştırıcı Quotes
Showing 1-17 of 17
“Büyükler hep der ya, her şey bir şekilde geçer diye. Geriye de çok uzağa da bakmaya gerek yok, sadece parmak uçlarına bakmaya devam edince bir yerlere varıyor insan. Yaşamak başlı başına büyük bir şey sonuçta.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Yaşamak da öyle ya zaten. Her sorunun cevabını bilemezsin. Bir fikrin yoksa rastgele işaretlersin. Çoğu doğru çıkar öyle yapınca."
"Laflara bak. Yanlış işaretlersem ne olacak peki. Hayatım kayar."
"Büyükler hayatta doğru cevap diye bir şey yoktur derler ya. Rastgele işaretlediğin cevabı doğru cevap haline getirirsin sen de.”
― Karıştırıcı
"Laflara bak. Yanlış işaretlersem ne olacak peki. Hayatım kayar."
"Büyükler hayatta doğru cevap diye bir şey yoktur derler ya. Rastgele işaretlediğin cevabı doğru cevap haline getirirsin sen de.”
― Karıştırıcı
“İnsanın elinden gelen tek şey bir seçim yapıp sonucunu kabul etmektir.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Işığın vurduğu yerin parlak almaktan başka seçeneği yoktur." Barmen parmağını kaldırıp başının üzerinde asılı lambayı işaret etti.
"Yaşamak da buna benzer. Sevinç ve mutluluk, şükran ve huzur, kaygı ve üzüntü, hayal kırıklığı ve keder... Düşüncelerinizin ışığı nereye odaklanırsa, o kısım mutlaka öne çıkacaktır.”
― Karıştırıcı
"Yaşamak da buna benzer. Sevinç ve mutluluk, şükran ve huzur, kaygı ve üzüntü, hayal kırıklığı ve keder... Düşüncelerinizin ışığı nereye odaklanırsa, o kısım mutlaka öne çıkacaktır.”
― Karıştırıcı
“Nasıl bir seçim yaparsanız yapın, bunun sonucunda nasıl bir hayat yaşarsanız yaşayın ve nasıl bir yelken açarsanız açın, tüm tercihler zor, korkutucu ve karmaşıktır.
Bu yüzden pişmanlığa da kendini suçlamasına da gerek yoktu bunların. Neden bu kadar aptalca bir seçim yaptım? Yaptığım seçim doğru muydu? diye düşünmek, endişelenip durmak hiçbir şeyi değiştirmezdi. Çünkü insan geçmişi geri getiremez, geleceği de önceden göremezdi.”
― Karıştırıcı
Bu yüzden pişmanlığa da kendini suçlamasına da gerek yoktu bunların. Neden bu kadar aptalca bir seçim yaptım? Yaptığım seçim doğru muydu? diye düşünmek, endişelenip durmak hiçbir şeyi değiştirmezdi. Çünkü insan geçmişi geri getiremez, geleceği de önceden göremezdi.”
― Karıştırıcı
“Delicesine aradığında bulamadığı varlık, pes edip arkasına döndüğünde gözlerinin önünde belirmişti. Mavi kuşun anlamı tam da bu seçimdeydi; mutluluk ya da aranan şey sürekli peşinden koşarak değil, vazgeçip geri çekildiğinizde kendini gösterirdi bazen.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Hayat böyle değil midir zaten? Ne kadar ararsanız arayın bulamazsınız, tam vazgeçtiğinizde istediğiniz şey aniden ortaya çıkar.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“İnciniriz, uyuşuruz ve yeniden canımız yanar. Ve bir kez daha katlanırız. Her daim temiz kalan bir bardak olmadığı gibi, sonsuz bir sevinç ya da acı da yoktur dünyada.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Savaş meydanını arşınlayan bir komutan bedeni gibi, insanların kalplerinde de sayısız yara izi birikirdi. İşte böyle, farkındalıklar birer birer arttıkça dünya sonunda ona yetişkin mi diyecekti?”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Barı ve barmeni bulmasının kendisine bağlı olmadığını ancak o zaman anladı. Geleceği öne çekemeyeceği ve geçmişi geri alamayacağı gibi, bu dünyanın kanunlarına boyun eğmekten başka seçeneği yoktu. Her zamanki gibi, hep olduğu gibi.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Uçsuz bucaksız evrenin gözünde insan hayatı, bir anlık kesitten ibaretti. Böyle düşününce bu karmaşık gerçekliğin bile geçici ve önemsiz olduğunu hissetti.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Hayatın, geçmişten günümüze hiç durmaksızın akan bir nehir olduğunu düşündü. Ya da belki nehrin üstündeki taş basamaklardan geçmekti hayat. Zaman bazen hızlıca geçer, bazense tek bir yerde takılı kalırdı ne de olsa.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Belki de yetişkin olmak, yumuşak ve tatlı şeylerden acı ve sert şeylere yavaş yavaş alışmayı öğrenmek demekti.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“O yoldan gitseydim, o seçimi yapsaydım, onunla karşılaşsaydım, onunla hiç karşılaşmasaydımların, geçip giden eğerlerin hayat için hiçbir anlamı yoktu. Tam da bu yüzden insan olduğumuzu söyleyebiliyorduk; geçmişi düşünür, her seferinde kendini tekrar eden pişmanlığın sızısını çekerdik.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Ama hayat da buydu zaten. Herkes her gün gerçekliğin sert dalgalarında sürüklenerek yaşıyordu.”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
“Ne yapacağını bilemez halde köşeyi dönerken biriyle çarpıştı.
Başını eğerek "Affedersiniz", dedi Nawoo.
"Mühim değil. Hayatta da bazen oraya buraya çarparız.”
― Karıştırıcı
Başını eğerek "Affedersiniz", dedi Nawoo.
"Mühim değil. Hayatta da bazen oraya buraya çarparız.”
― Karıştırıcı
“Geçip giden zaman asla geri gelmezdi. Hayatın içinde "eğer" diye bir zaman diliminin asla var olamayacağı gibi...”
― Karıştırıcı
― Karıştırıcı
