Mehmed Akif Quotes
Mehmed Akif
by
Mithat Cemal Kuntay46 ratings, 4.63 average rating, 3 reviews
Mehmed Akif Quotes
Showing 1-18 of 18
“- Aman dikkat et diyordum; mabedlerin kapılarındaki dilenciler gibi dinlerin de duvar diplerinde papaz ve softa kılığında yankesiciler gizlidir; hacların etrafındaki pazar yerleri gibi dinlerin de civarında din tüccarları vardır; çünkü dinler kalabalıktır; ve çünkü ticaret kalabalığa muhtaçtır.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Eserlerimi beğendikleri zaman hüzün duyuyorum; memleketin edebiyatı o kadar ileri gitmeliydi ki beni beğenmemeliydiler.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Bir filozof diyor ki: “Ahlâk ilmi, biyoloji ilmine dahildir. Çünkü ruh uzviyetin esiridir. Dimağda bir damla eksik kan, bir damla fazla kan insanda öyle bir ıztırap doğurabilir ki karaciğerinin akbabanın kemirdiği Promete’nin bile ıztırabından büyüktür. Başka başka gıdalar, başka başka fikirler çıkarır: Pirinç Buda dinini yapar, Alman metafiziği biranın mahsülüdür.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek!”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“O, ömründe bir tek defa, bir tek saadete vukuundan evvel inandı: İstiklâl zaferine.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.
- Bu sefer nasıl inandın? dedim.
- Başımızdaki adamı kim görse inanırdı, dedi.”
― Mehmed Akif
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.
- Bu sefer nasıl inandın? dedim.
- Başımızdaki adamı kim görse inanırdı, dedi.”
― Mehmed Akif
“Boğaziçinde yüzme yarışını kazanan; Çatalca’da güreşen; Veliefendi çayırında adım atlayan; “Mütenebbi”yi, “İbnülfarız”ı, Kur’an’ı ezber bilen; Hersek müftüsü Fehmi Hoca ile “İlmi Ensab” konuşan; Dağıstanlı Halis Hoca ile “Kitabül Kamil”i hasbihal eden; Musa Kâzım Hoca ile Bedrettin’in “Varidat”ını okuyan; sonra “Emile Zola”nın, romanlarında, insan yığınlarını idaredeki kudretini seven ve münekkitlerin de bunu beğendiklerini görünce takdirindeki isabete sevinen; sonra Halkalı mektebinin bahçesinde, “istiskai batn”a uğrayan ineklerin karnından “trocart”la su alan; sonra “Aruz”un orkestrasyonunu yapan Akif, bir taraftan da Nısfiye üflüyordu.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“İnsanlar eserlerin en güzellerini okurlar, okuduklarının en güzellerini akıllarında tutarlar, bunların en güzellerini de anlatırlardı.” ve “insanları dinlemek faydalıdır.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“- Berlin’de ne var, ne oluyoruz? dedim.
Akif:
- Ne olacağız, dedi: Berlin’e gittim, elçimiz Kur’an’a tefsir yazıyor; İstanbul’a geldim, Fatih’te hocalarımız siyaset konuşuyor. Ne olacağız, artık anlarsın…”
― Mehmed Akif
Akif:
- Ne olacağız, dedi: Berlin’e gittim, elçimiz Kur’an’a tefsir yazıyor; İstanbul’a geldim, Fatih’te hocalarımız siyaset konuşuyor. Ne olacağız, artık anlarsın…”
― Mehmed Akif
“İstiklâl Marşı ile gömdüler. Fetihten beri şehrin toprağına kendi eseriyle gömülen ilk ölü!”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Çünkü İstiklâl Marşı güzeldir; ancak bu şiirden daha güzel bir şey vardır: İstiklâl Marşı’nın yazana yakışması.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Dalkavukluk etmeyen adam gördüm; fakat dalkavukluktan hoşlanmayan adam görmedim; bunu bir müstesnası vardır: Akif.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Akif böyleydi; Tekirdağı kadar, memleketin karpuz kabukları da onun gözünde vatandı.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Acemlerden alacağımız bir şey kalmayınca, daha doğrusu o edebi meta’nın modası tamamiyle geçince Garplıları ve bilhassa Fransızları soymaya başlamışız! Kendi ruhumuzdan doğma bir edebiyata ne zaman kavuşacağız? bilemiyorum.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Ne yâre yaradı cismin, ne bâna, bilmem hiç,
İlâhi, ben bu bir avuç turâbı neyleyeyim?”
― Mehmed Akif
İlâhi, ben bu bir avuç turâbı neyleyeyim?”
― Mehmed Akif
“Faziletli insan kendisinden ziyade başkasını da sever.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“- Yalnız biraz fazla dinci değil mi?
- Fakat, riya ile dini çok dünyevi bir zeka ile ayırır. Bir gün yeni tuttukları hizmetçi evlerinden öteberi çalıp kaçmıştı. Evdekiler şaşıyorlardı: “Fakat bu hizmetçi ne kadar da Müslüman kadındı, üç aylar orucu da tutuyordu.” Akif kızdı: ”Onun üç aylar orucu tuttuğunu bana söyleseydiniz, ben onu bir gün evimde tutmazdım.” dedi.”
― Mehmed Akif
- Fakat, riya ile dini çok dünyevi bir zeka ile ayırır. Bir gün yeni tuttukları hizmetçi evlerinden öteberi çalıp kaçmıştı. Evdekiler şaşıyorlardı: “Fakat bu hizmetçi ne kadar da Müslüman kadındı, üç aylar orucu da tutuyordu.” Akif kızdı: ”Onun üç aylar orucu tuttuğunu bana söyleseydiniz, ben onu bir gün evimde tutmazdım.” dedi.”
― Mehmed Akif
“Kızan adam çıplak gezen adam demekti; güleryüzlülük heyeti içtimaiyenin insanlara taktığı maskeydi.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
“Sevgili okuyucularım, 35 sene evvel Osmanlı imparatorluğunda iki çeşit adam mühimdi: Saraya söven, dine söven.”
― Mehmed Akif
― Mehmed Akif
