Hikâyeler II - Portreler Quotes

Rate this book
Clear rating
Hikâyeler II - Portreler Hikâyeler II - Portreler by Sezai Karakoç
13 ratings, 4.00 average rating, 2 reviews
Hikâyeler II - Portreler Quotes Showing 1-3 of 3
“Durmadan tahlil ede ede, kendini bir parça tanır olmuştu. O bir "düşünce tipi"ydi; "davranış tipi" değildi. Trajedisi de bu noktada düğümleniyordu. Ruhça yükseldiği anlar vardı. O anları yakalıyordu. Fakat onları bütün hayatına yayamaya gücü yetmiyor, güç yetiremiyordu. Ruhça kazandığı özgürlüğü, odasından dışarıya,geceyarılarından gündüz saatlerine taşıyamıyordu.Anne ve babasının ölümleri, yakınlarından kopmalar ve uzaklaşmalar, onu yıllarca hep yoğun bir şekilde fizikötesi üzerine düşünmeye sürüklemiş, ona zihnî bir insan kişiliği vermişti. Ama, davranış planına gelince ne yazık ki bu kişilik adeta siliniyordu. Bu yüzden, içte kazanılan büyük zafer, dışta taklarını kuramıyordu. Dışta atılan büyük köprüler yıkılıyor, genel bir başarısızlık manzarası, kendisi hakkında insanların gözüne çarpan tek levha oluyordu.”
Sezai Karakoç, Hikâyeler II - Portreler
“Kentte gölge yoktur. Olanı da hemen kaybolmaya eğilimlidir. Otobüste, pastahanede, evde, yüksek binalar aralığında, her yerde ve her zaman gölgen kaybolur. Durmadan gölgen kaybolur kentte. Tek kalırsın, daha doğrusu yalnız kalırsın. Gölgesiz insan eksiktir. Gölge bizi kabartır, bizi ortaya çıkarır, varlığımıza fon olur. Gölge, latan hale gelmiştir büyük kentte. Bunun eksikliği, hatta utancı bilinçaltına yerleşir insanda. Gölgesizlik, her an patlayacak gibidir insanda.”
Sezai Karakoç, Hikâyeler II - Portreler
“...yeni ölüler vardı hep. Eskisine takılıp kalmak, yenilerle uğraşma çabasını kırabilirdi. Ölümle hayatın o kesin ayrımı kaybolmuştu. Hayatta olanlar ölü gibiydiler... Ölüler de git git artmaktan, çoğalmaktan, yakınlaşmaktan ötürü, bir bakıma, dirilerden daha diri, sağlardan daha sağdılar âdeta.”
Sezai Karakoç, Hikâyeler II - Portreler