Anayurt Oteli Quotes

Rate this book
Clear rating
Anayurt Oteli Anayurt Oteli by Yusuf Atılgan
10,955 ratings, 3.88 average rating, 568 reviews
Anayurt Oteli Quotes Showing 1-17 of 17
“Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“İlle gerekli miydi başkaları?”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Ne ölüyüm ne sağım.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“İpi boynundan çıkarabilir, bir süre daha bekleyebilir, kaçabilir, karakola gidebilir, konağı yakabilirdi. Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Yorumlar nedenler önemsizdi; kesin değildi. Önemli olan insanın edimleriydi. Değişmez tek bir gerçek vardı insan için: Ölüm.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Yeryüzünde canlı kalmanın bir bakıma suç işlemeden olamayacağını bilmeyen, kendilerini suçsuz sayan insanlardan çekiniyor, utanıyordu.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Bir oteli yönetmekle bir kurumu, geniş bir işletmeyi, bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında. İnsan kendini, olanaklarını tanımaya, gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya başlayınca bocalıyordu, dayanamıyordu.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Kimi konuşan, gülen, kimi asık, kayıtsız yüzler. Hepsi de birbirine ve ona benziyordu bunların; kendileri bilmeseler de bir insanın yapabileceği her şeyi yapabilirlerdi.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Filim iyiydi değil mi abi?
İyiydi, dedi gülümseyip.
Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak. Kasabanın ileri gelenleri için genç adamı öldürtmek çok kolaydı. Gene de, saçma da olsa, tek başına bir şeyler yapılabileceği sanısını veriyordu; insan katılıyordu bu yalana.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Tatlı bir kazaydı bu; ama insanın ölmesi nasıl da kolaydı.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Değişmez tek bir kesinlik vardı insan için: Ölüm.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Dış kapının yanındaki odaya havanelini bıraktı; küçük bir tabağa dolaptan biraz yağ koyup çıktı; odasına girdi, kapıyı kapadı. İçerisi ılıktı. Tavandan sarkan uzun çamaşır ipi masadan kaymış, yatakta çöreklenmişti. Elindeki tabakla bıçağı masaya koydu; ağır ağır, dengesini bozmadan üstüne çıktı; ipi tutup bütün gücüyle asıldı. Yukarıya iyice bağlıydı. Bıçağı sürte sürte ipin uzunca bir parçasını kesti; bıçakla birlik kapıdan yana attı. Yukarıdan sarkan ipinin ucunu büktü, ilmikledi; yağladı. Tabağı yatağın başucuna attı. Kırılmadı. Masa ara sıra belli belirsiz titriyordu. İpi boynuna geçirdi; düzeltti. Tam o sıra dışarıdan birkaç arabanın korna seslerini duydu; başka araçlar da katıldılar buna; kornalar, tren düdükleri, fabrika düdükleri arasız, kesintisiz ötmeye başladılar. Neydi bu? Kulakları mı uğulduyordu? Yoksa dışarının, başkalarının bir çağrısı mıydı? Yüzünü buruşturdu. Sağdı daha, her şey elindeydi. İpi boynundan çıkarabilir, bir süre bekleyebilir, kaçabilir, karakola gidebilir, konağı yakabilirdi. Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük. Ayaklarıyla masayı itip aşağıya yuvarladı; bir boşluğa düşerken durdu. Gözleri, ağzı açık, bacakları gerilerek, çırpınarak sallanırken kollarını kaldırıp başının üstünden ipi tutmaya uğraştı. (Ne oldu? Yapmayı unuttuğu bir şeyi mi anımsadı birden? Ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak? Yoksa bilinçsiz canlı etin ölüme kendiliğinden bir tepkisi miydi bu?)”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Ayağa kalkarken koltuğa tutundu; yanlara, gerilere baktı. Kimi konuşan, gülen, kimi asık, kayıtsız yüzler. Hepsi de birbirine ve ona benziyordu bunların; kendileri bilmeseler de bir insanın yapabileceği her şeyi yapabilirlerdi.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Yorgundu; köşede koltuğa oturdu. Adam gülmüştü. İlle gerekli miydi başkaları?”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Kaçmış. Kaçılır mı boyuna?”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli
“Esmer elliler iyi yüreklidir, der bir arkadaşım.”
Yusuf Atılgan, Anayurt Oteli