Köken Quotes
Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
by
Sinan Meydan55 ratings, 4.24 average rating, 5 reviews
Köken Quotes
Showing 1-11 of 11
“İki Avustralyalı gezgin 1912’de Çin’in Xi’an eyaletine yaptıkları bir gezide burada Mısır Piramitlerine benze büyük bir piramit keşfetmişlerdir. Daha sonra 1945 yılında, 2. Dünya Savaşı sırasında Çin’e yardım malzemesi götüren bir C-54 uçağından Çin’in Xi’an şehrinin 100 km güneybatısındaki bu büyük piramit fark edilmiş ve ilk kez fotoğrafı çekilmiştir. Bu esrarengiz piramide “Beyaz Piramit” adı verilmiştir. BEYAZ PİRAMİT’in bu ilk fotoğrafı 1957 yılında Life dergisinde yayınlanmıştır.
….
5000 yıllık Çin metinlerinde bu piramitten söz edilmektedir. Ön-Türk araştırmacısı Kazım Mirşan, bu piramitlerin MÖ 7000’lerde dikildiğini iddia etmektedir.
….
Beyaz Pirramit konusunda çalışmalar yapan Ön-Türk araştırmacısı Haluk Tarcan, bu uygarlık harikası hakkında şu bilgileri vermektedir:
“… Bu piramidin yüksekliğinin 300 metre olmasını hayretle karşıladım ve New York’ta öğrencim Levent Alaybeyoğlu’ndan tamamlayıcı bilgi rica ettim. Piramit gerçekten 300 metre yüksekliğindedir. Yani Eyfel Kulesi yüksekliğine varan bir tepe halindedir. Hausdof’un verdiği bilgiye göre tarih MÖ 2500’ler olacaktır. Çin’de Ön-Türkler MÖ 3000’lerde devlet kurmuş olup Çin tarihi MÖ 1700’lerde başladığına göre bu piramidin ve etrafındakilerin Ön-Türklerce yapılmış olmaları gerekmektedir.”
…
Mısır’daki firavunlar dönemiyle neredeyse çağdaş sayılabilecek zamanlarda (MÖ2852-2206) arasında Çin’de yarı mitolojik “Beş Kral” hüküm sürmüştü. Çin bu dönemde altın ve yeşim zengini, gelişmiş bir uygarlıktı; ipek ve gıda bolluğu içindeydi. Bununla birlikte, İskenderiye’nin büyük kütüphanesinin kaderini takiben, İmparator Chin Shin Huang MÖ2012’de kadim Çin’le ilgili bütün kitapların ve edebi eserlerin yakılmasını emretmişti. Büyük kraliyet kütüphanesi de dâhil bütün kütüphaneler yok edilmiş ancak bazı metinler mağaralarda ve manastırlarda saklanmıştı.
….
Peki, ama Çinli İmparator neden bütün tarihi eve edebi eserleri yok etme kararı almıştı? İmparatorun gelecek nesillerden saklamak istediği neydi?
….
Çinli yetkililer Xi’an’daki piramitleri dünyadan saklayabilmek için piramitlerin üzerlerine sürekli yeşil kalan ağaçlar dikmişlerdir. Böylece yıllar sonra üzeri ormanla kaplı tepeciklere dönüşecek olan bu uygarlık şaheserleri belki yüz yıl daha insanlığın bilgisinden uzak tutulacaktır.
Peki, ama neden? Neden Çin Xİ’an piramitlerini saklamaktadır. Neden Çin bu uygarlık şaheserlerini dünyaya tanıtmamaktadır. Eğer bu piramitler Çinlilere ait olsaydı, Çinliler kendi uygarlıklarının derinliğini dünyaya anlatabilmek ve bölgeye daha fazla turist çekebilmek için, bırakın üzerlerine ağaç dikmeyi, her piramidin her taşını tek tek parlatır, bu şaheserleri dünyanın beğenisine sunarlardı. Ama bugün bu bölgeler Çin’in yasak bölgeleridir.
Sayfa: 270-273”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
….
5000 yıllık Çin metinlerinde bu piramitten söz edilmektedir. Ön-Türk araştırmacısı Kazım Mirşan, bu piramitlerin MÖ 7000’lerde dikildiğini iddia etmektedir.
….
Beyaz Pirramit konusunda çalışmalar yapan Ön-Türk araştırmacısı Haluk Tarcan, bu uygarlık harikası hakkında şu bilgileri vermektedir:
“… Bu piramidin yüksekliğinin 300 metre olmasını hayretle karşıladım ve New York’ta öğrencim Levent Alaybeyoğlu’ndan tamamlayıcı bilgi rica ettim. Piramit gerçekten 300 metre yüksekliğindedir. Yani Eyfel Kulesi yüksekliğine varan bir tepe halindedir. Hausdof’un verdiği bilgiye göre tarih MÖ 2500’ler olacaktır. Çin’de Ön-Türkler MÖ 3000’lerde devlet kurmuş olup Çin tarihi MÖ 1700’lerde başladığına göre bu piramidin ve etrafındakilerin Ön-Türklerce yapılmış olmaları gerekmektedir.”
…
Mısır’daki firavunlar dönemiyle neredeyse çağdaş sayılabilecek zamanlarda (MÖ2852-2206) arasında Çin’de yarı mitolojik “Beş Kral” hüküm sürmüştü. Çin bu dönemde altın ve yeşim zengini, gelişmiş bir uygarlıktı; ipek ve gıda bolluğu içindeydi. Bununla birlikte, İskenderiye’nin büyük kütüphanesinin kaderini takiben, İmparator Chin Shin Huang MÖ2012’de kadim Çin’le ilgili bütün kitapların ve edebi eserlerin yakılmasını emretmişti. Büyük kraliyet kütüphanesi de dâhil bütün kütüphaneler yok edilmiş ancak bazı metinler mağaralarda ve manastırlarda saklanmıştı.
….
Peki, ama Çinli İmparator neden bütün tarihi eve edebi eserleri yok etme kararı almıştı? İmparatorun gelecek nesillerden saklamak istediği neydi?
….
Çinli yetkililer Xi’an’daki piramitleri dünyadan saklayabilmek için piramitlerin üzerlerine sürekli yeşil kalan ağaçlar dikmişlerdir. Böylece yıllar sonra üzeri ormanla kaplı tepeciklere dönüşecek olan bu uygarlık şaheserleri belki yüz yıl daha insanlığın bilgisinden uzak tutulacaktır.
Peki, ama neden? Neden Çin Xİ’an piramitlerini saklamaktadır. Neden Çin bu uygarlık şaheserlerini dünyaya tanıtmamaktadır. Eğer bu piramitler Çinlilere ait olsaydı, Çinliler kendi uygarlıklarının derinliğini dünyaya anlatabilmek ve bölgeye daha fazla turist çekebilmek için, bırakın üzerlerine ağaç dikmeyi, her piramidin her taşını tek tek parlatır, bu şaheserleri dünyanın beğenisine sunarlardı. Ama bugün bu bölgeler Çin’in yasak bölgeleridir.
Sayfa: 270-273”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Günümüzden 2500 yıl kadar önce yerin yaklaşık 100 metre altına inerek 5000 km boyunda son derece ileri özelliklerde, devasa bir yeraltı tüneli inşa edebilen bir toplumu "MS 8. yıllara kadar göçebe yaşadılar, at binip kılıç sallamaktan başka hiçbir kalıcı uygarlık eseri yaratmadılar" diye suçlamak, kelimenin tam anlamıyla "insafsızlıktır".
Sayfa:181”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa:181”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Caicos kelimesi Türkçe'deki kayıktan geliyor. Adanın adı Türklerin burada bulunduğunu gösteriyor. Küba'nın en meşhur bir bölgesinin adı Matatorcos, yani Türklerin öldüğü yer! Bunun bir felaket sonucunda olduğuna dair bilgiler var. İspanyol gemisi San Agustin 28 Şubat 1596'da Havana'ya geldiğinde mürettebatın 45'i müslüman, bazılarının adları Ramazan, Recep, Yusuf, Ali, Hüseyin idi. Batı Anadolu ve Karadeniz'den gelmişlerdi.
Sayfa: 75”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa: 75”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Adalar, 16,17 ve 18 yüzyıllarda İspanyol, Fransız ve İngilizler arasında el değiştirmiştir. Adalar, 16. yüzyılda İspanyolların elindeyken bile, Türk Adaları diye adlandırılmaktadır. 1869'da Grand Turk bayrağındaki Türklüğü simgeleyen "hilal ve yıldız" İngilizlerce çıkartılmıştır. Bayrağı değiştiren İngilizlerin bir süre sonra adaların adlarını da değiştirmesine halk karşı çıkmıştır. Adaların tarihi ile Türklük arasındaki bağlantıyı kesmek mümkün görünmemektedir, çünkü adalarda Piri Reis haritalarına kadar uzayan bir çok belge ve bilgi vardır.
Sayfa:75”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa:75”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Bugün Türkiye'den binlerce kilometre uzaklıkta, Atlas Okyanusu'nda, "Türk" adını taşıyan bir ülke ve adalar topluluğu vardır.
Asıl şaşırtıcı olan, bir zamanlar, ay yıldızlı bayrağı olan bu küçük Türk ülkesi, Kristof Kolomb, Amerika Kıtası'na ayak basmadan 25-30 yıl önce kurulmuştur.
Atlas Okyanusu'nda, Karayipler yakınlarında yer alan ve "Turks and Caicos Adaları" diye bilinen bu ülke günümüzde hala İngilter'nin sömürgesidir. Otuzsekiz adadan oluşan ülkenin başkenti "Grand Turk" (Büyük Türk)'tür.
Sayfa:73”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Asıl şaşırtıcı olan, bir zamanlar, ay yıldızlı bayrağı olan bu küçük Türk ülkesi, Kristof Kolomb, Amerika Kıtası'na ayak basmadan 25-30 yıl önce kurulmuştur.
Atlas Okyanusu'nda, Karayipler yakınlarında yer alan ve "Turks and Caicos Adaları" diye bilinen bu ülke günümüzde hala İngilter'nin sömürgesidir. Otuzsekiz adadan oluşan ülkenin başkenti "Grand Turk" (Büyük Türk)'tür.
Sayfa:73”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Uydu fotoğrafları, yer isimlerinin tarihi üzerine yapılan araştırmalarda Türkler ve Kayıklar Ülkesi'nin başkenti olan 'Grand Turk' ada isminin, 16 yüzyılda yaşamış ve dünya hükümdarı sayılan Kanuni Sultan Süleyman'a Batılıların verdiği isimden kaynaklandığı ortaya çıktı.
Sayfa : 77”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa : 77”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Üç ay, günde 23 saat dinlenmesi gereken adam, gece gündüz demeden, bir taraftan Hatay Sorunu ile uğraşırken diğer taraftan da Türkler ve Mayalar arasındaki ilişkiyi açığa çıkarmaya çalışıyordu.
Sayfa :26”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa :26”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Hatay konusu Atatürk için adeta bir namus davasıydı. Hatay'ı kurtarmaya kararlıydı. Hasta, yorgun ve bitkin olmasına karşın gece gündüz bu konuya kafa yoruyordu; ama o günlerde düşündüğü başka bir konu daha vardı: Yaklaşık sekiz yıldır Türklerin kökenini araştırıyor ve Güneş Dil Teorisi üzerinde çalışıyordu.
Sayfa:26”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa:26”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Yani Atatürk, "Amerika" adının, Ameriko Vespuçi'den değil, Yakut dilinde halen kullanılan Türkçe "Emerik" (Amerik) geldiğini tespit etmiştir. Onun bu tespiti, 3. Türk Dil Kurultayı üçüncü gün birinci toplantısında sunulan Genel Sekreterlik Raporunda söyle ifade edilmiştir: "Bu kıtaya Amerika isminin Ameriko Vespuçi'nin adına göre verildiği iddiasına karşı, daha bundan önce Nikaragua yerlilerinin Amerika adını kullandıklarını yine Avrupalı coğrafya ve tarih uzmanlarının kitaplarında bulduktan, Yakut Lügati'nde Emerik kelimesine de hala yaşayan bir söz olarak rast geldikten sonra..."
Sayfa : 71”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa : 71”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“O yıllarda, Necati Cumalı, Paris'te bir sergide gördüğü Kızılderili kilimlerindeki kuş desenlerinin Anadolu Türk kilimlerindeki kuş desenlerine fazlaca benzediğini fark etmiş ve Kızılderililerin Türk kökenli olduğunu seslendirmeye başlamıştır.
Sayfa:69”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa:69”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
“Kızılderililerin Türklüğü" tezi ilk kez 1920'lerde ortaya atılmıştır. 1924'te Rio'da toplanan 20. Amerikanistler Kongresi'nde Çinli Tong De Kien, Kızılderililerin "Altay" kökenli olduklarını ileri sürmüştür.
Sayfa:68”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
Sayfa:68”
― Köken: Atatürk ve Kayıp Kıta Mu 2
