Havada Bulut Quotes
Havada Bulut
by
Sait Faik Abasıyanık945 ratings, 4.12 average rating, 64 reviews
Havada Bulut Quotes
Showing 1-7 of 7
“İçim, bu sinemaları insan almayan; birahaneleri, kahveleri tıklım tıklım şehirden öyle bir tiksinti ile tiksinir ki... Vapur yarı yarıya boş uzaklaşacak... Kalkarken, camlar titreyecek.. Pervanenin her vuruşunu duyacağım. Uzaktan Anadolu yakasının köylerini, öteki pencereden Bozburnu, açık denizi; birbiri üstüne yığılmış lodos bulutlarını seyredeceğim. Denizde ölü dalgalar vardır. Zaman zaman çocukluğumun rüyalarındaki gibi bir yere düşecektir gemi... Hava lodostur. Rüzgâr durmuştur. Yunusların atladığı denizin üstünde sandallar, çapari ile uskumru tutuyorlardır. Muşambalara, battaniyelere, paçavralara bürünmüş bir sürü insan, sanki keyif için, akşama kadar sıcak bir odada çocuklarına bol limonlu balık yedirmek için balığa çıkmışlardır gibi gelir adama...”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
“Sabahleyin bitkilerle dolu, kimsenin kimseye hürmet etmediği, kimsenin kimseyi hürmete layık bulmadığı, istismar edenin, çalanın zengin ve bahtiyar olduğu, esnafının azgın, zenginin deli, haris, egoist, gaddar, fakirinin kayıtsız, sersem olduğu bir şehirde; işin kötüsü sensiz, oldukça kirli bir yatakta uyanıyorum. Ama sevgilim, olacak, büyük hayaller kuruyorum.”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
“Her yerde belki yaşamadan yaşadım. Bir evde doğdum. Komşuda esmer bir kız sevdim. Sabahleyin uyandığım zaman onun belirsiz hayaliyle uyanırdım. İçimde o vardı. Nereye gidersem beraber giderdi. İşimde karşımdaydı. Onu akşamleyin komşu kızlarıyla kapı önünde gördüğüm zaman; ne vakti bütün mahrumiyetlerine, kederine, sevincine, derdine, dertsizliğine katılacağımı; onunla nasıl beraber üzüleceğimi, sonra nasıl gülüşeceğimizi, ellerini, yüzünü, dudağını, gözünü, dizkapağını, dirseğini, boynunu, kulağını, dişini nasıl öpeceğimi bir saniye içinde düşünmeden görür gibi olur, duyardım. Herkeste olduğu gibi bende de bir şey olurdu. Kalbim tak eder, durur gibi olur, sonra başlardı hızlı hızlı atmaya... Kim böyle söylemez? Hangi insanoğlu, içinde bu acayip, bu tatlı duraklayıp koşuşmayı duymadı?”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
“Duvarda durmuş bir saat... Tam saat üçte durmuş... Belki de bir genç kızın mahcupluğunu, sevmek hissini kaybettiği saat bu saattir.”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
“Her akşam Beyoğlu'na çıkıyorum. Fakat Haliç ışıklarına karşı oturduğum zaman şimdi yanıma Yorgiya oturuyor. Biliyorum, yalancıktan ama olsun!.. Yalancıktan ışıklar yakıyorum.”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
“Bu adamın nesi var? Sizin gibi bir adam, diyemezsiniz, gören göz kılavuz istemez. Adam köpeği ile konuşuyor be birader! Halbuki biz, birçok insanın eşya ile, duvarlarla, kendi hayalleriyle, yataklarıyla, aynalarla, kiminin hatta kravatıyla; genç kızların sandıktaki çeyizleriyle, genç erkek çocukların kendi vücutlarıyla sevişip konuştuklarını işitir, biliriz.”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
“Ellerim Yorgiya'nın ellerini, birtakım hazinelerden, gümüş ve altınlardan, servetten, saadetten bir şey yokluyormuş gibi, bir altın babası hasis gibi yoklardı. Bu ellerde her şeyi tutuyordum. Bütün bir dünya buradan, bu ellerden telsiz, mevcesiz içime ahenkler, musikiler getirirdi.”
― Havada Bulut
― Havada Bulut
