Kayıp Romanlar Quotes

Rate this book
Clear rating
Kayıp Romanlar Kayıp Romanlar by Vedat Türkali
353 ratings, 3.88 average rating, 16 reviews
Kayıp Romanlar Quotes Showing 1-30 of 38
“Acıyı göze alamayacak yüreksiz, mutluluktan pay alamaz!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Hep insanı bunaltan çirkinliklerle dolu değil ya, benzersiz güzelliklerle de dolup taşıyordur insanların yüreği.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Aynı şeyleri düşünmüyorsak doğruyu iki koldan arıyoruz demektir; ne var kızacak?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Yüz yıl sonrası da, ölümden sonrası gibi, öteki dünya. Ben yokum o gün! İnsanlar bugünkü yaşamlarını düşünüyor.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Bin roman doldurur yeryüzündeki kötülükler, dedi! Siz de biliyorsunuz. İyi olduğuna inandıklarınızdan geliyorsa, o yıkıyor insanı; asıl kötülük o.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Kaygılar, acılar içinde bile güzeldi yaşam. Güzeli acılar mı çarpıcı kılıyor yoksa?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Aldanmadan mutluluğa ne gün kavuşacağız? Hiçbir gün belki de!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Çevremi anlamsızca kuşatmış kişilerle sık sık yalnızlığa batsam da içimde milyonluk yığınların ateşli şenliğini taşıdım bildim bileli.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Güç olan, kişinin kendini tanıması; çok iyi bildiğimizi sanıyoruz çünkü. Başını kayaya çarpmadan boyunun ölçüsünü alamıyorsun!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Yüreğime çakılmışları paylaşacak biri olsaydı keşke. Tam buldun! Arıyor muyum ki? Ne kadar yadsısan arıyorsun işte; bulamayacağını bile bile arıyorsun.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Önce kendin tanımazsan bilmediklerini, sevmediklerini, neyi anlatacaksın da kim dinleyecek seni?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Her olayın anahtarı kendi boynunda! Doğal değil mi? Neresinden bulup alacağız olayın anahtarını, nasıl kullanacağız; onu kazandırır deneyimler. Yararlanmasını bilmişsek.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Geçirdiğin deneyim bir boka yaramıyor! Yaşadığın her yeni olayın anahtarı kendi boynunda!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Birileri sizi düş kırıklığına uğratmışsa bu onları bağlar.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Acıları göze almak ilk adımı gerçek insan olmanın.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Çırpınıp durduğumuz bu aptallıklarla dolu yaşamda umutsuzluğa düşmemek için yazılır bir roman. Yeryüzünde yalnız olmadığını bilmek, yok edilemeyen paylaşma güdüsüyle yakınlık duyduklarımıza çağrı çıkarmaktır roman yazmak. En karamsarı bile var olduğuna inandığı, ya da olmasını beklediği birilerine, onlara bilmedikleri bir yanlarını göstererek ulaşma çabasındadır, bilincinde olsun olmasın.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Bilip söylediğimiz, kendi kendimize yaptığımız birçok sey var; ne başkasının yanında yaparız, ne de sözünü ederiz!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Önemli bir kalıt bırakmışsan itilip bir yanda kalmıyordun demek; geç de olsa peşine düşüyor, arayıp buluyorlardı! Ölüp gittikten sonra, bulmuşlar, bulmamışlar… Ölümün ağırlığı altında ezilir giderdik yaşama böyle bakarsak. Ayrılmaz bir parçamızdı ölüm; besleyip büyütüyorduk içimizde! O da bizi üretip büyütüyor; istediğin kadar diret, üretim sonucunu bitirdi mi de tam egemenliğini kuruyordu! Hayır, kuramıyordu! Başkaları dikiliyordu bu kez karşısına; kalıcı yanlarımızı bulup bizi onlar alıp götürüyordu artık. Ölüme yenilmemek için herkesle birlikte ortak çabamızın bitmez tükenmez kıldığı yaşam güzeldi, ölsek de içindeydik onun; yalnız geçmişin değil geleceğin de parçasıydık. En ağır yasa ölüme karşı yaşamamızdır, diyordu Eluard! Bu denli acı güzellik taşımayı yazgımız yapar da ağır olmaz mıydı o yasa? Bir gün bitecekmiş deniyordu gezegendeki yaşam. İnanmıyordu! O duygusuz ölümden bin kez kurnaz, karşı konulamayan yaşam gücü, nasılsa ele geçirdiği bu uçsuz bucaksız egemenliği hiç kaçırır mıydı?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Hem de çağın bunca acıları içinde, arayıp bulabilirsen sevgiden başka ne, üstünde salt derince düşünmekle bile daha çok mutluluk verebilirdi insana?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Yaratıp ortaya yeni, kalıcı bir şey koymanın mutluluğunu yaşayamıyorsan ne anlamı vardı şu yeryüzünde bir uğraş içinde çırpınıp durmanın. Kimseye bir şey sunamasan da, salt o çabanın içine girmenin insanı yücelten bir yanı vardı.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Cansız maddeden gelip cansız maddeye döndüğümüz yaşam denen şu kısacık canlı aralıkta, ne çok zamanı boşa harcıyorduk!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Akıllarına güvenip sözcükleri bilgiçlikle yan yana diziyor, gününe göre yorumlayıp kendilerine yol çiziyordu insanlar.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Böyleydi işte; hem aranan, hem ürkülen şeydi yalnızlık!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Her yerde, her dönemde egemen güçlerin bağladığı yerde otluyordu aydın sürüleri; karanlığı yaratan da buydu! Aydın o sürüye katılmayana denirdi. Kolay mıydı o sürünün dışına çıkmak?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Duralayıp köşedeki sokak sergisine dizili kıvırcık salatalara, kırmızı turplara, soğanlara baktı. Dünden kalanlardı; pörsümüş gibiydiler. Kişileri de böyle pörsütüyordu zaman. Kafanı takmayacaktın. Soğanın, marulun, turpun çok derdiydi senin onu böyle görüp beğenmemen. Onların da bize bakıp içi geçmiş herif demedikleri nereden belliydi? Materyalist kafaya ne de yakışıyordu ya! Hayvanımız, bitkimiz, insanımızla çürüye donana, öle doğa akıp gidiyorduk yaşam ırmağında. Renk renk çiçek açabiliyor muydun yeryüzündeysen, gündüzünde, gecesinde, güzeli oydu.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Baskılara baş kaldırma eylemleri, bir günler saldırılara uğrayanların egemenlik kurma savaşına dönüşmüştü!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Sıkılmakla bir yere varılamayacağını öğrenmişti yaşadıklarından, hiçbir şey öğrenmemişse!”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Bir türlü söyleyemediğini, gözünü karartıp bir açıklayabilmişse güveni de artıyor insanın, coşkusu da.”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“İyi rastlantılar da olmasa bu denli çekici olur muydu yaşam?”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar
“Nereye yükseldik ki! Bir yanımızla yükseldik. Ya öbür yanımız? Kıyısından uçuruma bakıyoruz. Yükseldikçe derinleşen uçuruma. Milyonların açlıktan öldüğü dünyadayız. Otuz milyonu bizde, yarı aç sürünüyor. Soygun, sömürü, kan… Birkaç bin canavar yeryüzündeki tüm güzellikleri yok edebilir bir anda. Yaşa da mutlu ol! Mutluyum gene de; bunların bilincindeyim çünkü. Çirkinliklere göz yumarak aramadım mutluluğu. Yoruldum biraz, o kadar. Bu yolda yorulmanın da buruk bir mutluluğu var. Tam mutluluk nerede ki? Herhal ilerdedir!..”
Vedat Türkali, Kayıp Romanlar

« previous 1