Anya K. > Anya's Quotes

Showing 1-10 of 10
sort by

  • #1
    Margaret Atwood
    “Sanity is a valuable possesion; I hoard it the way people once hoarded money. I save it, so I will have enough, when the time comes.”
    Margaret Atwood, The Handmaid’s Tale

  • #2
    Among other things, you'll find that you're not the first person who was ever confused
    “Among other things, you'll find that you're not the first person who was ever confused and frightened and even sickened by human behavior. You're by no means alone on that score, you'll be excited and stimulated to know. Many, many men have been just as troubled morally and spiritually as you are right now. Happily, some of them kept records of their troubles. You'll learn from them—if you want to. Just as someday, if you have something to offer, someone will learn something from you. It's a beautiful reciprocal arrangement. And it isn't education. It's history. It's poetry.”
    J.D. Salinger, The Catcher in the Rye

  • #3
    José Mauro de Vasconcelos
    “Bazıları için ölmek kolaydı. Uğursuz bir trenin gelmesi yetiyordu, tamamdı bu iş. Ama benim için göklere uçmak ne kadar güçtü. Herkes engel olmak için bacaklarımı tutuyordu.”
    José Mauro de Vasconcelos, درخت زیبای من

  • #4
    Ahmet Hamdi Tanpınar
    “En iyisi düşünmemekti, kaçmaktı. Kendi içime kaçmak, fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi.”
    Ahmet Hamdi Tanpınar

  • #5
    Charlotte Perkins Gilman
    “It is dull enough to confuse the eye in following, pronounced enough to constantly irritate and provoke study, and when you follow the lame uncertain curves for a little distance they suddenly commit suicide—plunge off at outrageous angles, destroy themselves in unheard of contradictions.”
    Charlotte Perkins Gilman, The Yellow Wallpaper and Other Stories

  • #6
    Hasan Ali Toptaş
    “Gözlerimi ona dikmiş, soluk alıp vermeden bütün dikkatimle izliyordum. Elleri öyle hızlı hareket ediyordu ki, bir an, sabunun ve fırçanın hiç kıpırdamadığını düşündüm. Donup kalmışlardı sanki, belki berber de donmuştu onlarla, berberle birlikte çırak da, koltuktaki adam da, hatta ben de... Ola ki başka bir yerde yaşıyorduk o an, başka bir zamanda yaşıyor ve oradan burayı düşlüyorduk düşlediğimizin farkına bile varmadan. Derin derin iç geçiriyorduk. Belki de sonsuz bir uğraşa kaptırmıştık orada kendimizi, durup dinlenmeden bir şeylerle boğuşuyor, koşuyor, bağırıyor, coşuyor ve kan ter içinde kalıyorduk. Burada bu yüzden donmuştuk ola ki, hareket etmeye başladığımız an orada, uzaklarda donacaktık.”
    Hasan Ali Toptaş, Gölgesizler

  • #7
    Hasan Ali Toptaş
    “Bir çift ayak gördü sonra, kendine doğru geliyordu; insan nasıl gelirse öyle ve insanın gelişini koşullayan ne varsa (gitme sevinci, hüzün, kendini taşımanın erinci, bir köşeyi geride bırakmanın, bir taşı, bir böceği geçmenin gururu) onların ağırlığıyla koşullanarak.”
    Hasan Ali Toptaş, Gölgesizler

  • #8
    Hasan Ali Toptaş
    “Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi. Belki de bu yüzden delirmişti Cennet'in oğlu; kendini kendine gömebilmesi için delirmesi, delirmesi için de herkesten akıllı davranması gerekmişti.”
    Hasan Ali Toptaş, Gölgesizler

  • #9
    Jeanette Winterson
    “For now, I had to be hard and white. In the frosty days, in the winter, the ground is white, then the sun rises,, and the frosts melt...”
    Jeanette Winterson, Oranges Are Not the Only Fruit

  • #10
    Anthony Bourdain
    “It seems that the more places I see and experience, the bigger I realize the world to be. The more I become aware of, the more I realize how relatively little I know of it, how many places I have still to go, how much more there is to learn. Maybe that’s enlightenment enough - to know that there is no final resting place of the mind, no moment of smug clarity. Perhaps wisdom, at least for me, means realizing how small I am, and unwise, and how far I have yet to go.”
    Anthony Bourdain



Rss