Şule > Şule's Quotes

Showing 1-7 of 7
sort by

  • #1
    Albert Einstein
    “Two things are infinite: the universe and human stupidity; and I'm not sure about the universe.”
    Albert Einstein

  • #2
    Henry Austin Dobson
    “Time goes, you say? Ah, no! Alas, Time stays, we go.”
    Henry Austin Dobson

  • #3
    Brandon Sanderson
    “And Vin liked solitude. When you're alone, no one can betray you”
    Brandon Sanderson, Mistborn: The Final Empire

  • #4
    George R.R. Martin
    “Some old wounds never truly heal, and bleed again at the slightest word.”
    George R.R. Martin, A Game of Thrones

  • #5
    Oğuz Atay
    “Beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır.
    İlk bakışta, dış görünüşüyle, insana benzer.Yalnız, pençeleri ve özellikle tırnakları çok zayıftır. Dik arazide, yokuş yukarı hiç tutunamaz. Yokuş aşağı, kayarak iner. (Bu arada sık sık düşer).Tüyleri yok denecek kadar azdır. Gözleri çok büyük olmakla birlikte, görme duygusu zayıftır. Bu nedenle tehlikeyi uzaktan göremez.
    Erkekleri, yalnız bırakıldıkları zaman acıklı sesler çıkarırlar.Dişilerini
    de aynı sesle çağırırlar. Genellikle başka hayvanların yuvalarında (onlar
    dayanabildikleri sürece) barınırlar. ya da terkedilmiş yuvalarda yaşarlar.
    Belirli bir aile düzenleri yoktur. Doğumdan sonra ana, baba ve yavrular ayrı yerlere giderler. Toplu olarak yaşamayı da bilmezler ve dış tehlikelere karşı birleştikleri görülmemiştir. Belirli bir beslenme düzenleri de yoktur. Başka hayvanlarla birlikte yaşarken onların getirdikleri yiyeceklerle geçinirler.Kendi başlarına kaldıkları zaman genellikle yemek yemeyi unuturlar. Bütün huyları taklit esasına dayandığı için, başka hayvanların yemek yediğini
    görmezlerse, acıktıklarını anlamazlar. (Bu sırada çok zayıf düştükleri için
    avlanmaları tavsiye edilmez).
    İçgüdüleri tam gelişmemiştir. Kendilerini korumayı bilmezler. Fakat -gene taklitçilikleri nedeniyle- başka hayvanların dövüşmesine özenerek kavgaya
    girdikleri olur. Şimdiye kadar hiçbir tutunamayanın bir kavgada başka bir
    hayvanı yendiği görülmemiştir. Bununla birlikte, hafızaları da zayıf olduğu
    için, sık sık kavga ettikleri, bazı tabiat bilginlerince gözlemlenmiştir.
    (Aynı bilginler, kavgacı tutunamaynların sayısının gittikçe azaldığını söylemektedirler).Din kitapları, bu hayvanları yemeyi yasaklamışsa da gizli olarak
    avlanmakta ve etleri kaçak olarak satılmaktadır. Tutunamayanları avlamak çok kolaydır. Anlayışlı bakışlarla süzerseniz hemen yaklaşırlar size. Ondan sonra tutup öldürmek işten bile değildir. İnsanlara zararlı bazı mikroplar taşıdıkları tespit edildiğinden, belediye sağlık müdürlüğü de tutunamayan kesimini yasak etmiştir. Yemekten sonra insanlarda görülen durgunluk, hafif sıkıntı, sebebi bilinmeyen vicdan azabı ve hiç yoktan kendini suçlama gibi duygulara sebep oldukları, hekimlerce ileri sürülmektedir. Fakat aynı hekimler, tutunamayanların bu mikropları, kasaplık hayvanlara da bulaştırdıklarını ve bu sıkıntılardan kurtulmanın ancak et yemekten
    vazgeçmekle sağlanabileceğini söylemektedirler.Hayvan terbiyecileri de tutunamayanlarla uzun süre uğraşmış ve bunları sirklerde çalıştırmak istemişlerdir. Fakat bu hayvanların, beceriksizlikleri nedeniyle hiçbir hüner öğrenemediklerini görünce vazgeçmişlerdir. Ayrıca birkaç sirkte halkın karşısına çıkarılan tutunamayanlar, onları güldürmek yerine mahzun etmişlerdir. (Halk gişelere saldırarak parasını geri istemiştir).
    Filden sonra, din duygusu en kuvvetli hayvan olarak bilinir. Öldükten
    sonra cennete gideceği bazı yazarlarca ileri sürülmektedir. Fakat toplu, ya da
    tek gittikleri her yerde hadise çıkardıkları için, bunun pek mümkün olmayacağı sanılmaktadır.Başları daima öne eğik gezdikleri için, çeşitli engellere takılırlar ve her tarafları yara bere içinde kalır. Onları bu durumda gören bazı yufka yürekli insanlar, tutunamayanları ev hayvanı olarak beslemeyi denemişlerdir.
    Fakat insanlar arasında barınmaları -ev düzenine uyamamaları nedeniyle- çok
    zor olmaktadır. Beklenmedik zamanlarda sahiplerine saldırmakta ve evden
    kovulunca da bir türlü gitmeyi bilmemektedirler. Evin kapısında günlerce,acıklı sesleriyle bağırarak ev sahibini canından bezdirmektedirler.(Bir
    keresinde, ev sahibi dayanamayıp kaçmışsa da,tutunamayan, sahibini kovalayarak, gittiği yerdedeonarahat vermemiştir”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #6
    Tom Robbins
    “There is no such thing as a weird human being, It's just that some people require more understanding than others.”
    Tom Robbins

  • #7
    Hakan Günday
    “Herkesin öyle bir hikâyesi yok muydu? Başlayıp da bitiremediği. Çünkü kimsenin dinlemediği... İçine atmak, diye bir şey varken, anlatmaya ne gerek vardı?”
    Hakan Günday, Az



Rss