Ecem Severoglu > Ecem's Quotes

Showing 1-14 of 14
sort by

  • #1
    Haruki Murakami
    “Şiddet her zaman gözle görülecek şekilde ortaya çıkmadığı gibi, her yara da kanamaz.”
    Haruki Murakami, 1Q84 Book 1

  • #2
    Haruki Murakami
    “Her ne olursa olsun ben bu ömrü sürdürmek durumundayım. Ürünü iade edip yenisiyle değiştirmem mümkün değil. Ne kadar tuhaf bir şey olsa bile, bu benim, yani bu taşıyıcının varoluş şekli.”
    Haruki Murakami, 1Q84 Book 1

  • #3
    Haruki Murakami
    “İnsan bir kafesten kurtulsa bile, çıktığında kendini bulduğu yeni yerin aslında daha büyük bir kafes olması olası mıydı acaba?”
    Haruki Murakami, 1Q84 Book 1

  • #4
    José Saramago
    “Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık.”
    José Saramago, Blindness

  • #5
    José Saramago
    “Hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız, adına bencillik denen şeyden yoksun kişi henüz anasından doğmadı, o ikinci ten öylesine kalındır ki, birinci tenimiz bir evet ya da hayır yüzünden hemen kanarken ona hiçbir şey olmaz.”
    José Saramago, Blindness

  • #6
    José Saramago
    “Yediğim ekmeği taşıyacak kadar
    gücüm var hâlâ, taşıması insana daha ağır gelen yalnızca başkalarının ekmeğidir.”
    José Saramago, Blindness

  • #7
    José Saramago
    “Annemle babam belki de bu ölülerin arasında, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, ve ben onları göremeden yanlarından geçip gidiyorum, ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek insanlığın çok eski bir alışkanlığıdır, dedi doktorun karısı.”
    José Saramago, Blindness

  • #8
    George Orwell
    “İnsanın azınlıkta olması tek kişilik bir azınlık olması bile deli olduğu anlamına gelmiyordu bir doğru vardı bir de doğru olmayan doğruya sarıldığın zaman tüm dünyayı karşına bile alsan deli olmuyordun.”
    George Orwell, 1984

  • #9
    Mine Söğüt
    “– Sadece geceleri sokağa çıkıyormuş diyorlar. Peki, anlayabilir misiniz, neden? Evin bulunduğu yer geceleri hiç tekin değilken...
    – Onun için asıl tekin olmayan gündüzler... çıplak gözle görünebileceği haller.
    – Çirkin ya da sakat mıymış? Görünmesini istemediği bir hali mi varmış?
    – Hayır. Sadece üzgünmüş ... çok üzgün.”
    Mine Söğüt, Deli Kadın Hikâyeleri

  • #10
    Mine Söğüt
    “Kancadan bir eli vardı sanki. Eski zaman masallarındaki korsanların elleri gibi. Kanca elli bir deli. Bu kanca bir erkeğin bileğinin ucunda sallandığında ona güç katabilir ama eğer bir kadının bileğindeyse... herkesi tiksindirir.”
    Mine Söğüt, Deli Kadın Hikâyeleri

  • #11
    Jeanette Winterson
    “Asla yalan söylemeyin. İçinizde hiçbir şey kıpırdamadıysa bir şeyin sizi etkilediğini asla söylemeyin. Siz bir kitabı elinize alabilirsiniz ama bir kitap sizi odanın öbür ucuna fırlatabilir. Bir kitap sizi rahat koltuğunuzdan alıp deniz kenarındaki kayalıklara taşıyabilir. Bir kitap sizi kocanızdan, karınızdan, çocuklarınızdan, bütün benliğinizden ayırabilir. Ömür boyu çektiğiniz bir acıyı dindirebilir. Kitaplar kinetiktir ve her devasa güç gibi, onu elinizde tutarken dikkatli olmanız gerekir.”
    Jeanette Winterson, Art Objects: Essays on Ecstasy and Effrontery
    tags: art

  • #12
    Jeanette Winterson
    “Sanat sıradışıdır; alışılagelmiş yöntemle onu ehlileştirerek ya da yemleyerek kalıplara sokmaya çalışmak nafiledir. Kim hayvanat bahçesine gidip de aslanı biraz olsun anlamış ki?”
    Jeanette Winterson, Art Objects: Essays on Ecstasy and Effrontery

  • #13
    Jeanette Winterson
    “Toplum kadınları topal bırakır ve onları sakat yaratmış olan sanki Tanrı, Doğa ya da genetik faktörlermiş gibi davranır.”
    Jeanette Winterson, Art Objects: Essays on Ecstasy and Effrontery

  • #14
    Orhan Pamuk
    “Hayatımızın, tıpkı bir roman gibi artık son şeklini aldığını hissettiğimiz günlerde, en mutlu anımızın hangisi olduğunu benim şimdi yaptığım gibi hissedip seçebiliriz. Yaşadığımız bütün anlar içerisinde neden bu anı seçtiğimizi açıklamak da, kendi hikayemizi bir roman gibi yeniden anlatmayı gerektirir elbette. Ama en mutlu anı işaret ettiğimizde, onun çoktan geçmişte kaldığını, bir daha gelmeyeceğini, bu yüzden bize acı verdiğini de biliriz. Bu acıyı dayanılabilir kılan tek şey, o altın andan kalma bir eşyaya sahip olmaktır. Mutlu anlardan geriye kalan eşyalar, o anların hatıralarını, renklerini, dokunma ve görme zevklerini bize o mutluluğu yaşatan kişilerden çok daha sadakatle saklarlar.”
    Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi



Rss
All Quotes



Tags From Ecem’s Quotes

art