Yasin > Yasin's Quotes

Showing 1-30 of 54
« previous 1
sort by

  • #1
    “Kadınlara Neden ve Nasıl Aşık Oluyorum? Psikoloji Dönem Ödevi. Hazırlayan: 3603 Ender Eşik. Bende ve hatta başka kimsede olmayan bir şeye sahip olduğunu sezdiğim kadına hemen aşık olurum. (Biraz daha açık olamaz mısın, diyor Çetin. Neye sahip olmak? Marmara Denizi'ndeki çipuralar için donatılmış bir olta takımına mı örneğin? Yoksa ucu Hazreti Ali'nin kılıcı gibi çatallı, keskin kısmı tırtıklı, en taze ekmeği bile kabuklarını etrafa saçmadan kesebilen bir ekmek bıçağına mı? Gülünçleşme Çetin, diyor Ender; başka türlü anlatabilseydim, anlatırdım.) Yararlanılan kaynaklar: Olgun Aşığın Kılavuzu: On Altın Sekiz Gümüş Öğüt. (Nasıl yani bu kadarcık mı diye soruyor Çetin şaşkınlıkla. Evet, diyor Ender, bazen edebiyat hayattan daha açıklayıcıdır.)”
    Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz

  • #2
    Sabahattin Ali
    “Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuz buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”
    Sabahattin Ali, Sırça Köşk

  • #3
    Edip Cansever
    “​ey deniz! sen bile ıslanırsın ki, anla
    günlerden saatlerden bir alkolik çocuğum.”
    Edip Cansever, Gelmiş Bulundum

  • #4
    Oğuz Atay
    “Ben bir noktaysam... odanın ortasında durdu. Şu anda odanın köşegenlerinin kesim noktasında bulunuyorum. Bütün köşelere sesleniyorum: içinizden birinde kalmış bir tutunamayan var mı?”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #5
    Yaşar Kemal
    “Demir olsam çürürdüm, toprak oldum dayandım...”
    Yaşar Kemal

  • #6
    Richard Bach
    “En doğru yasa bizi özgürlüğe götürecek olandır.”
    richard bach, Jonathan Livingston Seagull

  • #7
    Yaşar Kemal
    “İşte bu iyi," dedi. "Ağasız köy! Herkesin kazandığı, herkesin olacak.”
    Yaşar Kemal

  • #7
    Edip Cansever
    “​Orası bir ölümdür şarabımı doyuran
    Ölünen yüzler gibi bir bütündür adamlar
    Vaftizi gün ışığında bir garip protestan
    Tanrısıyla sevişir, herkes bilir sevişmeyi o kadar
    Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum
    Yeniden doğmak için çıkardığım yangından.”
    Edip Cansever, Gelmiş Bulundum

  • #8
    José Mauro de Vasconcelos
    “Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek.”
    José Mauro de Vasconcelos

  • #9
    Yusuf Atılgan
    “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.”
    Yusuf Atılgan, Aylak Adam

  • #10
    José Mauro de Vasconcelos
    “-Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.
    -Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?
    -Gider gibi yaparız.”
    José Mauro de Vasconcelos

  • #11
    José Mauro de Vasconcelos
    “Başımı eğdim ve Totoca'nın dediği gibi, yalnız zengin kişileri seven küçük İsa'yı düşündüm.”
    José Mauro de Vasconcelos

  • #12
    Sabahattin Ali
    “Asıl bahtiyar,bir ömür boyunca hasretini çektiği şeye kavuşan değil,ona erişeceğini anladığı anda,saadetinin en yüksek noktasında bir Ah diyerek düşüp ölebilendir.”
    Sabahattin Ali, Sırça Köşk

  • #14
    Oğuz Atay
    “Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.”
    Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken

  • #15
    Oğuz Atay
    “Bir silgi gibi tükendim ben
    Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım
    Mürekkeple yazmışlar oysa..
    Ben kurşunkalem silgisiydim
    Azaldığımla kaldım..”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #16
    Oğuz Atay
    “Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum.”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #17
    Oğuz Atay
    “Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım, kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #18
    “Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende ‘alçaklık’ korkusu var. Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim. Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor. Kimseye göstermem üzüntümü. Gündüz gülerim, geceleri yalnız ağlarım.”
    Anonymous

  • #19
    Oğuz Atay
    “Ben öyle yerlere varmıştım ki hayalimde bu ayrılmayı bir ihanet saydım gücendim. Hayır benimle başa çıkılmaz beni bırak Günseli. Herkes için öyle hayaller kurdum ki senin için de bir kurmaya başlarsam...

    Bak Günseli düşün beni tanıdığın kadarıyla seviyorsun, bir bilsen bilmediklerinin yanında bildiklerin ne kadar az yer tutuyor. Belki ben öyle esaslı bir adamım ki, her şeyimi bilsen aşkın da korkunç olacak ben dayanamayacağım.

    Sonra birden suratını asardı. Bunların doğru olmadığını içimde bir yerde biliyorum.

    Belki tanıdıkça benden uzaklaşacaksın. Belki ben, tanıdığın kadar bir şeyim. Geride bir şey yoktur ben de kurcalamak istemiyorum altından bir yokluk, bir hiçlik çıkarsa, sen belki dayanırsın buna, fakat ben dayanamam, yaşayamam.

    Müsaade edin bana hayattan ayrılıyorum, kendi isteğimle ayrılıyorum.”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #20
    Oğuz Atay
    “Herkes istediği mesleği seçecektir. Ressam olmak isteyenler reklamcı, yazar olmak isteyenler mühendis, mimar olmak isteyenler iktisatçı, meyhaneci olmak isteyenler hukukçu, hukukçu olmak isteyenler tezgâhtar, adam olmak isteyenler uşak ve dilediği gibi yaşamak isteyenler rezil olmayacaklardır.”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #21
    Oğuz Atay
    “İsimler, birbirinden farklı yaratıkları ayırt etmek içindir; bizleri değil.”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar
    tags: names

  • #22
    Nâzım Hikmet
    “VERA'YA

    Gelsene dedi bana
    Kalsana dedi bana
    Gülsene dedi bana
    Ölsene dedi bana

    Geldim
    Kaldım
    Güldüm
    Öldüm”
    Nâzım Hikmet, Son Şiirleri (1959-1963): Şiirler 7

  • #23
    “Kitap okudukça benden uzaklaşıyorsun." demiştin, lise sondaydık, ben bir hastalığa kapılmış gibi Murat Ağabey'in kitaplarını okuyordum. Sen o zamandan anlamıştın, konuşmak, okumak, yazmak sana göre değildi.”
    Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz

  • #24
    “Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum, hâlâ öyle!”
    Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz

  • #25
    İlhami Algör
    “Bir şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman kafamı karıştırırdı. Gerçi sezilerim, bir süre sonra hayat tarafından doğrulanırdı. Ama her defasında ben, aradan geçen süre boyunca, “Doktor, acaba paranoyak mıyım?” başlıklı metinleri yazıp yazıp bozuyordum. Pek keyifli olmuyordu. Özellikle Müzeyyen’in gözlerinden başka biri bakmaya başladıktan sonra, doktorla iç muhabbetim artmıştı. Bir şeyleri hissediyor, ama reddediyordum. “Bana öyle geliyor”du.”
    İlhami Algör, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

  • #26
    İlhami Algör
    “Hikâyelerimin başka hikâyelere benzemesi ağrıma gidiyordu.”
    İlhami Algör, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

  • #27
    İlhami Algör
    “Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.
    "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti.”
    İlhami Algör

  • #28
    İlhami Algör
    “Sokağa bir ad verir, tabelayı uygun bir evin dış duvarına asardınız. Tabelada, “Ayak sesleriniz de olmasa, var olmadığınıza sizi neredeyse inandıracak bakışlar sokağı” yazardı. Ayak seslerinize rağmen, harcandığınız mekânlar da vardı. O mekânlara uğramazdınız.”
    İlhami Algör, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

  • #29
    İlhami Algör
    “Böyle olmasını istemezdim ama hep olurdu. Dünyanın bütün kızılderilileri yenilir, Spartakus kaybeder, gün batarken sararır, kuşlar döner, Sadri Alışık denilen hergele, her filminde ağlardı. O ağladıkça ben de ağlardım. Nedenimi bilmez ağlardım. Ağladıkça Sadri’ye kıl kapar gıcık olurdum. Üçüncü şahıs olarak kalışına, hep gidici kadınları sevişine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi duruşuna, Sadri’nin bu mecburiyetlere, giden kişinin özgürlüğü olarak bakıp, ona ihanet etmemek için kendine ihanet edişine...”
    İlhami Algör, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

  • #30
    İlhami Algör
    “Tütünümü, anahtarımı aldım, evden tam çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim. Önemsemedim.”
    İlhami Algör, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku



Rss
« previous 1