Büyüleyiciydi !!!
Dün bütün gün, nedendir bilinmez elimde büyüyen bazı kitapları okumakla cebelleşip durdum. Bu savaşım, elbette bir okumaktan kaçınma duygusu ortaya çıkarıyor. Bu sebepten gözüm internet alışverişimden gelen son kitap kolisine kaydı. Henüz açmamıştım. Kendime bir fincan papatya çayı yaptım -zira koliyi açtıktan sonra yatacaktım- ve paketi açma işini bir törene dönüştürüp, kendime eğlence yarattım. Sonrası kitaplar işte. Kolide Jaguar'ın son yayınları olan Prospero Kitaplığı olarak seriledikleri iki kitap da vardı. Açıkçası bu seri neydi, bu kitapların tematik ortaklığı nereden geliyordu hiçbir bilgi sahibi değildim. Hatta kitapların arka tanıtım yazılarını dahi okumamıştım. Jaguar'ın basmış olması, kitapları aldıktan sonra incelemem için yeterli bir sebep zaten ama ben koli başında yine incelemedim. Sadece "Soğuk Deri" isimli bu kitabın ismi ilgimi çok çektiğinden, birkaç sayfasına bakayım dedim.
Kitap dünyanın bir ucunda, minicik bir adada; meteoroloji memuru olarak çalışmak için gemide seyreden kahramanımızın anlatımıyla başlıyor. Kısa süre sonra adaya varılıyor. Ada çok küçük ve dünyadan izole olmasının yanı sıra içerisinde insan barındırmamasıyla da dikkat çekiyor. Meteoroloji memurunun kalacağı ev dışında, adada bir tane fener var ve fenerde yaşayan oranın sorumlusu. O da ilk izlenimde yalnızlığın sınırında kaybolmuş, yarı meczup ve gizemli biri gibi tasvir ediliyor.
Buraya kadar kitabı okumaya karar verdiğimin farkında bile değildim. Sadece göz atıyordum. Ancak kitap bundan sonra öyküsünü öyle bir büktü ki, içtiğim papatya çayını bırakıp hemen bir kahve yapma ihtiyacı duydum. Uykunun kıyısındaki beni, öyle bir çatışmaya soktu ki okumak zorunda hissederek başına oturdum ve tüm yatış-kalkış düzenime mal olsa da, hatta yatağa bir zombi gibi girmiş olsam da bir oturuşta bitirdim. Ne nefis bir okumaydı, nasıl lezzetliydi anlatamam. Son zamanlarda okuduğum birçok kitaptan yana çok şanslıyım, çok keyif alıyorum ama böylesini bayağıdır yaşamamıştım. Biraz nefes almak istiyordum edebi anlamda, "Soğuk Deri" tüm gözeneklerimi açtı.
Bazı yorumlarımı spoiler verme kaygısı gütmeden yazarım ama bu kitap için hiçbir spoiler almanızı istemiyorum. Hatta bana kalırsa siz de benim gibi arkasını dahi okumadan edinin ve başlayın kitaba.
'Öteki' meselesine dair edebiyatta yazılmış en hoş kitaplardan biri olabilir bu. Diğer yandan karakterimiz ve onun İrlanda metaforu üzerinden hikayenin daha spesifik okumaya açılması; kitabı olduğundan daha katmanlı yapmış. Gerçeküstü tarafı olan bir hikaye yazılacaksa ve gerçeküstü gibi algılanması istenilmiyorsa; o hikaye işte böyle yazılır. Kitabın okuması öyle bir merak sarmalında ilerliyor ve verdiği haz o kadar yüksek ki satır aralarına gizlenmiş felsefi sorgulamaları ve bağdaştırmaları görmezden gelesi geliyor insanın. Ya da bazılarını kaçırmış oluyorsun. Şimdi sakin kafayla düşününce yakaladığım o kadar güzel ayrıntılar var ki, vay be işte uyku düzeninin bozulmasına değer bir roman diyorum.
Bu kitapla ilgili bir yerlerde ayrıntılı bir tanıtım yazısı ya da eleştiri yazmaya gayret edeceğim. O zaman site linki vs ne olursa buraya ekleyeceğim.
Not: Filmin 2017'de çekilmiş bir uyarlaması varmış: "Cold Skin". Okurken içimden çok sık 'film yapılmalı' naraları atmıştım ancak fragmanı izlediğimde, benim kafamdan çok uzakta bir iş kotarılmış olduğunu hissedip, biraz hayal kırıklığına uğradım. Yönetmeni Xavier Gens teknik bilgisi çok yüksek, hem özel hem de görsel efektleri sinemasında çok iyi uygulayabilen bir sinemacıdır. Ana akım içerisinde değerlendirilebilecek işler yaparken, nasıl yaptığı noktasında tamamen bağımsızdır. Bu yüzden çok gore estetiğe sahip işlerinin altı dahi bir mesaj kaygısı ya da dertle doludur. O yüzden neden bu filmi uyarlamayı tercih ettiğini anlayabiliyorum. Böylesi bir gerilim ve korku öyküsünün aslında tamamen insan olmaya ve 'öteki' kavramının hepimizde, hayatın her anında; hem makro ölçekte hem mikro ölçekte, farkındalıksız var olduğuna dair bir hikaye olmasının, yönetmen için nasıl dayanılmaz bir cazibe kaynağı olduğunu tahmin edebiliyorum. (Biliyorum:)) Ama dediğim gibi fragman pek iyi gelmedi gözüme. Filmi yakın zamanda izleyince daha net bir şeyler söyleyebilirim. Kitaba dair bir şeyler yazdığımda orada filme de değineceğim.
Son olarak yayınevi, kimliğiyle, karizmasıyla, seçimleriyle, özeniyle her şeydir. Bu kitap Jaguar'ın parlattıklarından. Zira daha önce Doğan Kitap tarafından bir kere basılmış zaten. Ama eğer Jaguar bunu yeniden basmamış olsaydı, kitaplığına eklememiş olsaydı; Doğan Kitap baskısı hala bulunabilir olsa bile elime geçmeyebilirdi. Okumayabilirdim. Okuyucusu için tercihleri, okuyucusu kadar nitelikli yapan yayınevine tekrar teşekkürler.
Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
8.5/10