What do you think?


Dark Spring
Dark Spring is an autobiographical coming-of-age novel that reads more like an exorcism than a memoir. In it author Unica Zurn traces the roots of her obsessions: The exotic father she idealized, the "impure" mother she detested, the masochistic fantasies and onanistic rituals which she said described "the erotic life of a little girl based on my own childhood." Dark Spring is the story of a young girl's simultaneous introduction to sexuality and mental illness, revealing a different aspect of the "mad love" so romanticized by the (predominantly male) Surrealists. Unica Zurn (1916-1970) emigrated in 1953 from her native Berlin to Paris in order to live with the artist Hans Bellmer. There she exhibited drawings as a member of the Surrealist group and collaborated with Bellmer on a series of notorious photographs of her nude torso bound with string. In 1957, a fateful encounter with the poet and painter Henri Michaux led to the first of what would become a series of mental crises, some of which she documented in her writings. She committed suicide in 1970--an act foretold in this, her last completed work.
128 pages, Paperback
First published January 1, 1969
About the author
Unica Zürn
26 books211 followersUnica Zürn was a German author and painter. She is remembered for her works of anagram poetry, exhibitions of automatic drawing, and her photographic collaborations with Hans Bellmer.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
July 22, 2024
2016da gör, 2018de başka bir kitabını oku, sev, ama diğer kitapları ekleme, 2021de gör, ekle.
demişim, kastettiğim Yasemin Adam ama ben bile anlamadım ne demek istediğimi.
Tıpkı yazarın intiharı gibi, yere çakılan küçük bir kızın 12 yaşına kadar sevgi, ilgi ve şefkat yoksunluğu yüzünden -daha fazla çözümlemeye gerek yok- ve şüphesiz yaşadığı korkunç tecrübeler ile, bilinçsizce bunlardan kaçmanın yolları olarak sığındığı, yaşansa tecrübesinden daha korkunç olacak düşler. {Zürn, kitabı intiharından bir yıl önce tamamlıyor}
Çok konuşmak istemiyorum. Kurguda kaçındığım neredeyse tek konu dahi var. Saymadığım diğer konuların varlığı değil, anlatımı sarsıcı bence. Dümdüz, betimsiz, soğukkanlılıkla kısa kısa anlatılırken, siz daha olayın kasvetini atlatamadan ötekine geçiyoruz.
Bilinmeyeni söylemiyor değilim, ancak bir yazarın hayatı ve eseri çok ilişkili; Zürn'ün hayatı da bu küçük kız çocuğununki gibi, pek hissedemediği sevgiyi istismarcı heriflerde bulmaya çalışmış dersem abartmış olur muyum, sanmam. Feminizm gibi saçmalıklardan bağımsız, ilham adı altında sömürülmüş gibi geliyor bana hayat hikayesini okuduğum zaman ve bu konuda yalnız değilim.
“Ne yazık ki bu sık sık tekrarlanan zevk anlarını kasvetli bir boşluk takip ediyor. Onu gerçekten bütünleyecek bir şey arıyor ama bulamıyor. Her şey sahte.”
daddy issues, ja!
;;;
deamorski
October 10, 2015
Unica Zürn, Gerçeküstücü bir ressam. Yine gerçeküstücü fotoğraf sanatçısı Hans Bellmer ile ilişkisi vardır. Biraz araştırdığım kadarı ile, şizofreni hastası bu kadının hayatı ve iç dünyası bu kitaptaki küçük kızın dünyasına çok yakın görünüyor. Kitaptaki üslup çok hoşuma gitti. Psikanaliz kokusunu derinden hissettiğiniz, sizi yormayan ama o küçük kızın hayatına girebildiğiniz bir anlatımı var. Kendi sonunu çizen bir kadın Unica.. Yasemin Adam kitabı da dilimize çevrilse keşke..
Read
July 14, 2016Bu otobiyografik uzun öyküde bir kız çocuğunun kendi cinselliğini keşfedişini, bir yaşam şekli olarak cinsel eylemi, kimlik inşa mücadelesini biraz depresif biraz da baharatlı olarak okuyoruz. Bireyin kendi cinselliğini bir fetiş haline getirmesini, bireyin iç sesinden dinliyoruz.
November 7, 2021
Benim için unutulmaz kitaplardan birisi olan Boyalı Kuş'ta toplumsal kötülük çok sarsıcı bir şekilde önümüze sunuluyordu. Kara Bahar ise bireysel kötülüğün tüm sarsıcı ve karanlık yönlerini bize aktarıyor. Kötülüğün sonradan öğrenilen bir şey olduğuna asla inanmıyorum. Uzun uzun buna değinmek istemiyorum, bireysel kötülüğü tümden odaklanmış bir esere saklayayım düşüncelerimi zira bu kitap bu konu üzerine odaklanmıyor. Otobiyografik bir eser Kara Bahar. Kitabı okurken Unica Zürn'ü 54 yaşında intihara sürükleyen psikolojinin ipuçlarını fazlasıya buluyorsunuz.
Otobiyografik eserleri, hele ki de iç dünyasını geniş bir şekilde açan otobiyografilere saygım çok büyük. Muazzam bir cesaret işi. Sebebi de şu: pek çok insanın aslında başkalarına aktarabileceği, çok trajik anıları, sarsıcı yaşanmışlıkları var. Ama çok büyük bir çoğunluk bunu ömrü boyunca bir sır olarak saklıyor. O sır zaten tüm hayatını etkileyen radyoaktif bir madde gibi. Sürekli sizi yıpratıyor, çürütüyor ve yavaş yavaş tüketiyor. Unica Zürn, cesurca iç dünyasını bizlere açıyor. Karanlığa açılan bir kapı bu. Mutlu sonları seven okurlara göre değil asla. Hayatın gerçekleri çoğu insanın kaçtığı, okumak, görmek duymak istemediği bir şey. Yalanlarla, sahte gerçeklerle ve kandırmacalarla sarmalıyoruz hayatın gerçeklerini. Doğruyu söyleyeni de dokuz köyden kovuyorlar.
Otobiyografik eserleri, hele ki de iç dünyasını geniş bir şekilde açan otobiyografilere saygım çok büyük. Muazzam bir cesaret işi. Sebebi de şu: pek çok insanın aslında başkalarına aktarabileceği, çok trajik anıları, sarsıcı yaşanmışlıkları var. Ama çok büyük bir çoğunluk bunu ömrü boyunca bir sır olarak saklıyor. O sır zaten tüm hayatını etkileyen radyoaktif bir madde gibi. Sürekli sizi yıpratıyor, çürütüyor ve yavaş yavaş tüketiyor. Unica Zürn, cesurca iç dünyasını bizlere açıyor. Karanlığa açılan bir kapı bu. Mutlu sonları seven okurlara göre değil asla. Hayatın gerçekleri çoğu insanın kaçtığı, okumak, görmek duymak istemediği bir şey. Yalanlarla, sahte gerçeklerle ve kandırmacalarla sarmalıyoruz hayatın gerçeklerini. Doğruyu söyleyeni de dokuz köyden kovuyorlar.
September 2, 2019
Şöyle diyen bir kız çocuğu düşünün: “Hayat mutsuzluk yoksa katlanılmaz” Ve bu kız çocuğunun neler yaşamış olabileceğini..
.
‘Yabancı bir toprakta ölme’yi arzulamak.Bir kız çocuğunun büyüme sancılarından ziyade çok daha derin bir şey var bu kısacık eserde.
Unica Zürn’ün korkuları,hayal kırıklıkları,hayallerinin sınırsızlığı ve beklenen sonu..Aldığım nefesi altüst eden bir okumaydı. Tabii ki yazarın yaşamını okuyup ürettiklerini incelemenin de etkisiyle..
.
Çeviride Osman Çakmakçı,kapak tasarımında Zürn çizgileriyle Cüneyt Çomoğlu yer almakta~
.
‘Yabancı bir toprakta ölme’yi arzulamak.Bir kız çocuğunun büyüme sancılarından ziyade çok daha derin bir şey var bu kısacık eserde.
Unica Zürn’ün korkuları,hayal kırıklıkları,hayallerinin sınırsızlığı ve beklenen sonu..Aldığım nefesi altüst eden bir okumaydı. Tabii ki yazarın yaşamını okuyup ürettiklerini incelemenin de etkisiyle..
.
Çeviride Osman Çakmakçı,kapak tasarımında Zürn çizgileriyle Cüneyt Çomoğlu yer almakta~
August 11, 2019
Sürrealist sanatçı ve yazar Unica Zürn'ün 1967 yılında yayımlanan ve açık veya örtülü birçok otobiyografik öge barındıran uzun öyküsü "Kara Bahar", umuda yer bırakmayan, buz gibi keskin ve karanlık bir büyüme anlatısı.
"Hayat mutsuzluk yoksa katlanılmaz."
1916'da Berlin'de dünyaya gelen Zürn, sindirmesi zor çocukluk travmalarıyla parçalanmış ve hor görülmesi, aşağılanması gerektiğine inan(dırıl)mış benliğiyle, insanlarda, ülkelerde veya sanat dallarında cevaplar aramış ama hiçbir yere ait hissedememiş, kendi derdini aktarmaya çabalamış ama bunu yaparken yine çocukluğun karanlık dizginlerinden kurtulamamış, yitik bir sanatçı.
Gerçeklik hazmedilemez boyutlara ulaştığında sığınılacak veya mecburen gidilecek yönlerden biri olan gerçeküstücülüğün izinde eserler veren Zürn, çocukken yaşadıklarının kalıcı izleri, sanatçı Hans Bellmer ile ömrünün sonuna dek sürdürdüğü erotizm ve ölüm odaklı yıkıcı ilişkisi ve şair Henri Michaux ile yaşadığı uyuşturucu deneyimlerinin de biriken etkisiyle, giderek akıl sağlığı yönünden de normal addedilenin ötesine düş(ürül)müş.
"Kara Bahar", umutları ve hayalleri yıkılmış, arzuları çarpıtılmış ve yaşama sevinci elinden alınmış bir kız çocuğunun öyküsünü, acımasız ve huzursuz edici bir katılık ve dille okurun suratına çarpıyor.
Varoluşu sakatlanmış, "yara"sına "bıçak" saplanmış o küçük kızın ya da doğrudan ve dolaylı olarak derdini bize açan Zürn'ün, eril dünyada savrulan, bir bakıma kimsesiz portresini çizen "Kara Bahar", kullanılan dille, okurunu bu küçük kızın zihnine hapseden ve onun arzu, hayal ve kaygılarına ortak eden bir metin.
Sanatı ve yazıyı, bireysel bir anlatı kurmak ve anlaşılmak için kullanan Zürn, 1970 yılında hayatına son vermiş. "Kara Bahar"la Zürn, belki de bundan çok daha geçmiş bir zamanda hayatı elinden alınmış bir kızın zihnini bize açmak ve onun sesinin yitmediğini bize duyurmak istemiştir.
"Hayatta hiç mutlu olan insan var mı? Şu anda bile kim bilir dünyadaki kaç insan, penceresine çıkıp atlayayım mı atlamayayım mı diye düşünüyordur?"
"Kara Bahar"ı, gerçekliğin yalın ve soğuk diliyle aktarılan travmatik ve sözünü (veya arzusunu) esirgemeyen bir bilinçaltı dalışı yapmaktan ve umutsuzluğun derinliklerinde boğulmaktan hayıflanmayacak, hatta bu edebi mazoşizm denemesinden haz duyabilecek yetişkin okurlara öneririm.
"Hayat mutsuzluk yoksa katlanılmaz."
1916'da Berlin'de dünyaya gelen Zürn, sindirmesi zor çocukluk travmalarıyla parçalanmış ve hor görülmesi, aşağılanması gerektiğine inan(dırıl)mış benliğiyle, insanlarda, ülkelerde veya sanat dallarında cevaplar aramış ama hiçbir yere ait hissedememiş, kendi derdini aktarmaya çabalamış ama bunu yaparken yine çocukluğun karanlık dizginlerinden kurtulamamış, yitik bir sanatçı.
Gerçeklik hazmedilemez boyutlara ulaştığında sığınılacak veya mecburen gidilecek yönlerden biri olan gerçeküstücülüğün izinde eserler veren Zürn, çocukken yaşadıklarının kalıcı izleri, sanatçı Hans Bellmer ile ömrünün sonuna dek sürdürdüğü erotizm ve ölüm odaklı yıkıcı ilişkisi ve şair Henri Michaux ile yaşadığı uyuşturucu deneyimlerinin de biriken etkisiyle, giderek akıl sağlığı yönünden de normal addedilenin ötesine düş(ürül)müş.
"Kara Bahar", umutları ve hayalleri yıkılmış, arzuları çarpıtılmış ve yaşama sevinci elinden alınmış bir kız çocuğunun öyküsünü, acımasız ve huzursuz edici bir katılık ve dille okurun suratına çarpıyor.
Varoluşu sakatlanmış, "yara"sına "bıçak" saplanmış o küçük kızın ya da doğrudan ve dolaylı olarak derdini bize açan Zürn'ün, eril dünyada savrulan, bir bakıma kimsesiz portresini çizen "Kara Bahar", kullanılan dille, okurunu bu küçük kızın zihnine hapseden ve onun arzu, hayal ve kaygılarına ortak eden bir metin.
Sanatı ve yazıyı, bireysel bir anlatı kurmak ve anlaşılmak için kullanan Zürn, 1970 yılında hayatına son vermiş. "Kara Bahar"la Zürn, belki de bundan çok daha geçmiş bir zamanda hayatı elinden alınmış bir kızın zihnini bize açmak ve onun sesinin yitmediğini bize duyurmak istemiştir.
"Hayatta hiç mutlu olan insan var mı? Şu anda bile kim bilir dünyadaki kaç insan, penceresine çıkıp atlayayım mı atlamayayım mı diye düşünüyordur?"
"Kara Bahar"ı, gerçekliğin yalın ve soğuk diliyle aktarılan travmatik ve sözünü (veya arzusunu) esirgemeyen bir bilinçaltı dalışı yapmaktan ve umutsuzluğun derinliklerinde boğulmaktan hayıflanmayacak, hatta bu edebi mazoşizm denemesinden haz duyabilecek yetişkin okurlara öneririm.
October 8, 2024
Yaşamak zorunda olduğu şu dünya ne kadar da iğrenç! Etrafını düşmanlar sarmış. s. 53.
Nereye giderse gitsin insan, hep çocukluğuna döner. Unutulmayan anların merkezidir çocukluk. Bu merkezde bazen acilar ,bazen mutluluklar yer alır, Unica Zürn, Kara Bahar kitabında mutlu anlardan bahsetmiyor okuyucuya. İsmi olmayan , anne ve babasinin sorunlari arasında kalmış bur kız çocuğunun acıklı bir büyüme hikayesi Kara Bahar. Anne ve baba o kadar kendi dünyasıyla meşgul ki, kız çocuğunun büyüme sürecinde yasadigi acıların bile farkında değiller. Sorumsuz baba, narsist bir anne çocuğun çığlıklarından habersiz. Gittikçe karanlık bir girdabın içine çekilen kız çocuğunun yaşamı Unica Zürn'ün yaşamıyla benzer . Özellikle kitabın sonu bu yaşamla aynı. Kitabi Agota Kristo'un Buyuk Defter -Kanit Üçüncü Yalan kitabına benzettim. Kısa bir kitap olmasına rağmen Kara Bahar etkili ve derin bir metin. Duygu sömürüsüne girmeden acılarını sessiz bir dille anlatmış yazar. Zaten en büyük acıların dili sessiz degil midir? Edebiyatın gücü işte burada yatiyor . İyi okumalar.
Nereye giderse gitsin insan, hep çocukluğuna döner. Unutulmayan anların merkezidir çocukluk. Bu merkezde bazen acilar ,bazen mutluluklar yer alır, Unica Zürn, Kara Bahar kitabında mutlu anlardan bahsetmiyor okuyucuya. İsmi olmayan , anne ve babasinin sorunlari arasında kalmış bur kız çocuğunun acıklı bir büyüme hikayesi Kara Bahar. Anne ve baba o kadar kendi dünyasıyla meşgul ki, kız çocuğunun büyüme sürecinde yasadigi acıların bile farkında değiller. Sorumsuz baba, narsist bir anne çocuğun çığlıklarından habersiz. Gittikçe karanlık bir girdabın içine çekilen kız çocuğunun yaşamı Unica Zürn'ün yaşamıyla benzer . Özellikle kitabın sonu bu yaşamla aynı. Kitabi Agota Kristo'un Buyuk Defter -Kanit Üçüncü Yalan kitabına benzettim. Kısa bir kitap olmasına rağmen Kara Bahar etkili ve derin bir metin. Duygu sömürüsüne girmeden acılarını sessiz bir dille anlatmış yazar. Zaten en büyük acıların dili sessiz degil midir? Edebiyatın gücü işte burada yatiyor . İyi okumalar.
December 25, 2019
Bu kitaptan o kadar derin bir umutsuzluk taşıyor ki kitaplığın pek de gözüme çarpmayacak bir yerine yerleştirmek değil de adeta tıkıştırmak geliyor içimden. Yazarın bu metinden 1 yıl sonra intihar ettiğini öğrenmek daha da rahatsız edici. Bu kitabı okumak ruhsal sorunları olan bir insanın iç dünyasına girmek gibi. Ve ben bu deneyimi pek de sevmedim.
Puanı 4 çünkü ben içinde olmayı sevmesem de anlatmak istediğini çok canlı ve etkileyici bir şekilde anlatmayı başarmış nihayetinde.
Puanı 4 çünkü ben içinde olmayı sevmesem de anlatmak istediğini çok canlı ve etkileyici bir şekilde anlatmayı başarmış nihayetinde.
June 22, 2025
anladigim kadariyla otobiyografik bir roman bu. sert, rahatsiz edici ve acimasiz. kotu bir donemime denk geldi, boyle zamanlarda beni dibe cekebilecek seyler okumamam gerektigini anlamis oldum.
September 2, 2024
Konusu, olay örgüsü ve anlatım tarzı ile Tezer Özlü ile çok bağdaştırdığım bir yazar oldu Zürn. Kitabın sonunda Zürn'ün hayatı ve bu kitapla yaşamöyküsü arasındaki ilişkiye dair çok kıymetli, kısa bir bölüm bulunmakta. Okuduktan sonra her kitabın bir sonsözü olsaydı yazarları daha iyi anlayabilirdik diye düşündüm.
November 3, 2023
Gerçekten derin anlamı olan bir kitap. Erkeklere güvenmeyi seçen ama aldığı darbelerden sonra ne kadar hatalı olduğunu fark eden bir kız. Ama aslında bu yazarın ta kendisi. Otobiyografik bir eser okuduğumu fark etmemiştim ama öğrenince gerçekten çok üzüldüm.
Unica'nın bu kitapta en çok betimlemelerini sevdim. 10-12 yaşlarındaki bir çocuğun duygularını sarsıcı bir şekilde yansıtmış. Aslında o yaşlarda oyun oynaması, arkadaşları ile mutlu olması ve etrafa neşe saçması beklenen bir çocuğun el birliği ile mahvedilmesi. Ayrıca yazarın yazdıklarını pekiştirmek için verdiği örneklerde şahaneydi.
Tam anlamı ile kült bir klasik ve çoğu insanın okuması gereken bir kitap.
Unica'nın bu kitapta en çok betimlemelerini sevdim. 10-12 yaşlarındaki bir çocuğun duygularını sarsıcı bir şekilde yansıtmış. Aslında o yaşlarda oyun oynaması, arkadaşları ile mutlu olması ve etrafa neşe saçması beklenen bir çocuğun el birliği ile mahvedilmesi. Ayrıca yazarın yazdıklarını pekiştirmek için verdiği örneklerde şahaneydi.
Tam anlamı ile kült bir klasik ve çoğu insanın okuması gereken bir kitap.
February 18, 2015
Muhakkak açıklık ve gerçeği aktarma, ister acı versin, ister utandırsın, ister korkutsun insanlığa ve insanlık için bir adım. Gözlerini kapamak, asla bir gelecek içermiyor. İntihar ölmek değil, varmadan vazgeçmek, hadi daha minimalist olalım, tutamamak veya ilişmekten bile kopmaktır. İntihar etse bile, ki şizofreni muhtemel neden, bu tam bir vazgeçme değil, hiç değilse sevgiyle affedebileceğimiz bir yenilgi belki.
September 17, 2025
Ve güneş sonsuz mavi gökte aptal aptal parlamaya devam ediyor.
psikoseksüel gelişimin aman-tadımız-kaçmasıncılıkla sütrelenen kara deliklerini deşmeye girişen alelacayip bir cesaret timsali, yalın, dehşetli, tüyler ürpertici olmasına karşılık yukarıdaki alıntıdan da anlaşılacağı üzere mizah sahibi.
Oğlan onu öpse oyun biter. Kız sürekli bir bekleyiş içinde olmayı tercih ediyor. Bir öpücük her şeyin sonu demek. Bunu ne takip edebilir ki? İkinci öpücük şimdiden bir alışkanlığa dönüşüyor. Kız ayağa kalkıp hıçkırıklar içinde koşarak oradan uzaklaşıyor. Aşkın ömrü bu kadar kısa mı? Öpücükten başka bir şey yok mu? Ya sarılmalar? Ya erkek kardeşinin ona yaptığı şey? Gerçekten de hepsi bu kadar mı? (34)
This entire review has been hidden because of spoilers.
November 28, 2020
Anagram şiirleri nedeni ile merak ettiğim ve çizimleri ile de ilginç bir karakter olan Unica Zürn , Kara Bahar’da kendisini zaman içinde mental hastalığa götüren bir hayatın izlerini veriyor gibi. Adı gibi bir miktar karanlık bir kitap. Belki çözümlemeleri takip edenler için .
Displaying 1 - 14 of 14 reviews














