What do you think?


Surrender
From the dazzling ballrooms of glittering London society to magnificent, cursed estate in the distant wilds of Yorkshire, comes the deliciously wicked story of a thoroughly unconventional courtship--and a thrilling midnight rendezvous that could only lead to love...
At four and twenty Victoria Huntington thought herself quite adept at fending off fortune hunters... until she came under siege from Lucas Colebrook, the darkly disturbing new Earl of Stonevale. Amidst the brightly plumed birds of the town, Lucas was a hawk. And when he held out the lure of moonlit rides and wild, reckless midnight escapades, Victoria found herself powerless to resist. But becoming Stonevale's companion in adventure was far more dangerous undertaking than Victoria could ever imagine. For the attractive Earl would use her every weakness to woo her, to win her, and ultimately to wed her. And soon the amber-eyed lady would find herself ensconced in a crumbling mansion deep in the English countryside... where the real reason for her hasty marriage becomes all too apparent... and where the ghosts of her dark-stained past are waiting to rise up in a terrifying plot that will threaten her life, her honor, and the only man she could ever love.
At four and twenty Victoria Huntington thought herself quite adept at fending off fortune hunters... until she came under siege from Lucas Colebrook, the darkly disturbing new Earl of Stonevale. Amidst the brightly plumed birds of the town, Lucas was a hawk. And when he held out the lure of moonlit rides and wild, reckless midnight escapades, Victoria found herself powerless to resist. But becoming Stonevale's companion in adventure was far more dangerous undertaking than Victoria could ever imagine. For the attractive Earl would use her every weakness to woo her, to win her, and ultimately to wed her. And soon the amber-eyed lady would find herself ensconced in a crumbling mansion deep in the English countryside... where the real reason for her hasty marriage becomes all too apparent... and where the ghosts of her dark-stained past are waiting to rise up in a terrifying plot that will threaten her life, her honor, and the only man she could ever love.
362 pages, Mass Market Paperback
First published October 1, 1990
About the author
Amanda Quick
97 books5,603 followersPseudonym of Jayne Ann Krentz
The author of over 40 consecutive New York Times bestsellers, JAYNE ANN KRENTZ writes romantic-suspense, often with a psychic and paranormal twist, in three different worlds: Contemporary (as Jayne Ann Krentz), historical (as Amanda Quick) and futuristic (as Jayne Castle). There are over 30 million copies of her books in print.
She earned a B.A. in History from the University of California at Santa Cruz and went on to obtain a Masters degree in Library Science from San Jose State University in California. Before she began writing full time she worked as a librarian in both academic and corporate libraries.
Ms. Krentz is married and lives with her husband, Frank, in Seattle, Washington.
Pseudonym(s):
Jayne Ann Krentz
Jayne Castle
Stephanie James
Jayne Bentley
Jayne Taylor
Amanda Glass
The author of over 40 consecutive New York Times bestsellers, JAYNE ANN KRENTZ writes romantic-suspense, often with a psychic and paranormal twist, in three different worlds: Contemporary (as Jayne Ann Krentz), historical (as Amanda Quick) and futuristic (as Jayne Castle). There are over 30 million copies of her books in print.
She earned a B.A. in History from the University of California at Santa Cruz and went on to obtain a Masters degree in Library Science from San Jose State University in California. Before she began writing full time she worked as a librarian in both academic and corporate libraries.
Ms. Krentz is married and lives with her husband, Frank, in Seattle, Washington.
Pseudonym(s):
Jayne Ann Krentz
Jayne Castle
Stephanie James
Jayne Bentley
Jayne Taylor
Amanda Glass
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 1 of 1 review
November 15, 2020
Amanda Quick'in gerek historicalde, gerek günümüz zamanda geçen hikayelerinde yazdıklarını severim. Ne yazık ki Surrender şimdiye kadar kendisinden okuduğum en kötü kitabı oldu.
Kitap, yazarın her zamanki yazma formülünü veriyor: Gizemli bir durum+ araya serpiştirilmiş romantizm. Sanırım yazar bu kitabı çok sinirli olduğu bir dönemde yazmış. Çünkü daha çok kadın hakları, dayanışması, özgürlükleri, "asla bir erkeğe bağımlı olma" mottosu vb. içerikler kitabın önüne fazlasıyla geçmişti. Kısacası "kadınların toplumdaki yeri nasıl olmalı" üzerine yazılmış didaktik bir deneme eseri meydana çıkmış.
Baş karakter Victoria ne kadar "Ben bağımsızım, aşk yoktur, erkekler berbattır." kafasında olsa da birçok yerde bu söyledikleriyle ters düşecek davranışlar sergiledi. Diğer baş karakter Marcus'un kafasını bunlarla şişirmesine rağmen 2 dakika sonra "Ben seni seviyorum, sen karşıma çıkan diğer erkeklerden farklısın." diyor. Sonraki cümlesi de "Ben seviyorum demedim, sevdiğimi düşündüğümü söyledim, sen beni manipüle ettin, param için evlendin, bütün erkekler aynısınız." diyerek karşısındakini suçlayıp durdu. Yani kitabın asıl anlatmak istediği konu ile yaşananlar arasında uçurumsal farklar mevcuttu.
Marcus da ayrı bir hikaye. Yazar bir yandan onu erkek olduğu için zavallı ve aptal biri olarak gösterme çabasında, öbür yandan Victoria'nın mantığının bittiği yerde onun kurtarıcısı, ondan çok daha zeki biri olarak göstermiş.
Hikayesi kadar baş karakterlerinin de tuhaf olduğu hikaye bununla sınırlı değil. Hikayenin diğer karakterleri de en az ikili kadar acayipti. Cevaplanmamış onlarca soru görmek de ayrı rezalet.
Offf, yıllar sonra ilk kez bir kitabı okumaktan çok yoruldum. Reading slump'a girmeme az kaldı.
Kitap, yazarın her zamanki yazma formülünü veriyor: Gizemli bir durum+ araya serpiştirilmiş romantizm. Sanırım yazar bu kitabı çok sinirli olduğu bir dönemde yazmış. Çünkü daha çok kadın hakları, dayanışması, özgürlükleri, "asla bir erkeğe bağımlı olma" mottosu vb. içerikler kitabın önüne fazlasıyla geçmişti. Kısacası "kadınların toplumdaki yeri nasıl olmalı" üzerine yazılmış didaktik bir deneme eseri meydana çıkmış.
Baş karakter Victoria ne kadar "Ben bağımsızım, aşk yoktur, erkekler berbattır." kafasında olsa da birçok yerde bu söyledikleriyle ters düşecek davranışlar sergiledi. Diğer baş karakter Marcus'un kafasını bunlarla şişirmesine rağmen 2 dakika sonra "Ben seni seviyorum, sen karşıma çıkan diğer erkeklerden farklısın." diyor. Sonraki cümlesi de "Ben seviyorum demedim, sevdiğimi düşündüğümü söyledim, sen beni manipüle ettin, param için evlendin, bütün erkekler aynısınız." diyerek karşısındakini suçlayıp durdu. Yani kitabın asıl anlatmak istediği konu ile yaşananlar arasında uçurumsal farklar mevcuttu.
Marcus da ayrı bir hikaye. Yazar bir yandan onu erkek olduğu için zavallı ve aptal biri olarak gösterme çabasında, öbür yandan Victoria'nın mantığının bittiği yerde onun kurtarıcısı, ondan çok daha zeki biri olarak göstermiş.
Hikayesi kadar baş karakterlerinin de tuhaf olduğu hikaye bununla sınırlı değil. Hikayenin diğer karakterleri de en az ikili kadar acayipti. Cevaplanmamış onlarca soru görmek de ayrı rezalet.
Offf, yıllar sonra ilk kez bir kitabı okumaktan çok yoruldum. Reading slump'a girmeme az kaldı.
Displaying 1 - 1 of 1 review


