Brilliant, illuminating, and immensely absorbing, Collapse is destined to take its place as one of the essential books of our time, raising the urgent question: How can our world best avoid committing ecological suicide?
In his million-copy bestseller Guns, Germs, and Steel, Jared Diamond examined how and why Western civilizations developed the technologies and immunities that allowed them to dominate much of the world. Now in this brilliant companion volume, Diamond probes the other side of the equation: What caused some of the great civilizations of the past to collapse into ruin, and what can we learn from their fates?
As in Guns, Germs, and Steel, Diamond weaves an all-encompassing global thesis through a series of fascinating historical-cultural narratives. Moving from the Polynesian cultures on Easter Island to the flourishing American civilizations of the Anasazi and the Maya and finally to the doomed Viking colony on Greenland, Diamond traces the fundamental pattern of catastrophe. Environmental damage, climate change, rapid population growth, and unwise political choices were all factors in the demise of these societies, but other societies found solutions and persisted. Similar problems face us today and have already brought disaster to Rwanda and Haiti, even as China and Australia are trying to cope in innovative ways. Despite our own society's apparently inexhaustible wealth and unrivaled political power, ominous warning signs have begun to emerge even in ecologically robust areas like Montana.
Brilliant, illuminating, and immensely absorbing, Collapse is destined to take its place as one of the essential books of our time, raising the urgent question: How can our world best avoid committing ecological suicide?
Jared Mason Diamond is an American scientist, historian, and author best known for his popular science and history books and articles. Originally trained in biochemistry and physiology, Diamond is commonly referred to as a polymath, stemming from his knowledge in many fields including anthropology, ecology, geography, and evolutionary biology. He is a professor of geography at UCLA.
In 2005, Diamond was ranked ninth on a poll by Prospect and Foreign Policy of the world's top 100 public intellectuals.
Tüfek, Mikrop ve Çelik kadar olmasa da çok beğendiğim bir Jared Diamond kitabı daha oldu. Bu kitapta Diamond, toplulukların çöküşe nasıl gittiklerini, bunu önceden kestirebilecekleri ipuçlarının olup olmadığını ve günümüz medeniyeti olarak bundan çıkarabileceğimiz dersleri tartışıyor.
Kitap diğer Diamond kitapları kadar akıcı değil. Girişteki Montana bölümü fazla uzun tutulmuş. Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamayan insanlar için belki de sıkıcı bir bölüm olabilir. İlerleyen bölümlerden en çok dikkat çekenler Paskalya halkı ve Grönland İskandinavlarına neler olduğunu anlattığı bölümler.
Kitapta editörlük, Türkçe çok kötü. Örn. 414. sayfada "çukulata" diye çevrilmiş çikolata. Sayısız yerde dahi anlamına gelen "de/da" ekleri ayrı yazılmamış. Bir çok harf hatası var.
Kitabın Chevron firması gibi bazı petrol şirketlerine övgüler yağdıran bölümleri insanı biraz şüpheye sevk ediyor. Diamond çeşitli firmaların talebi doğrultusunda çevre raporları yazmış. Burada edindiği tecrübeleri de paylaşıyor. Burada firmaların iyi uygulamalarını başka firmalara örnek göstermek kaygısı taşıdığı kesin. Ancak ister istemez ulusaşırı şirketlerin az gelişmiş ülkelerin yer altı kaynaklarına yönelik duydukları ilginin arka planını göz ardı etmiş veya veri olarak almış. Zaten Diamond'un hiçbir zaman kapitalizm eleştirisi yaptığını görmedim. O nedenle bu noktada beklenmedik bir şey yok. Kendisi de kitabın girişinde zaten bu konuda eleştiriler aldığını itiraf etmiş.
Neticede güzel dersler çıkarılabilecek, önemli bir okumaydı. Çevre tahribatının sürmesi bu hızla devam ederse bizlerin de sonunun Paskalya halkı gibi olacağını yeterince sarih anlatmış.
Bu kitap bu hesapla Diamond-dan okuduğum 4. kitap..
Kitap muhteşem bir bilgi birikimine sahip. Diamond eski toplumların çöküşlerinin nedenleri çok güzel bir dille anlatmış. Eski toplumların çevreye verdikleri hasarları dikkate almaksızın çevreyi değiştirmelerinin, bitki örtüsü ve hayvanlar alemine verdikleri zararların onların gerilemesi ve çöküşünde elzem rolu olduğunu iddia ediyor fakat bu bir iddia değil gerçektir. Zira Diamond-un verdiği örneklerdeki ülkeler düşman toplumlar tarafından sürekli tehdit edilen toplumlar değildir, onları tehdit eden asıl unsur çevreyle kayıtsız ilişkileridir. Bazı toplumların başarısız olması, bazılarının ise başarısı (Japonya örneğinde) çevreye duyarlı olmalarından kaynaklanıyor.
Günümüz kapitalist toplumlarında çevreye verilen hasarın kat-kat arttığı bir dönemde yaşıyoruz ve böyle devam ettiği sürece günümüz Birinci Dünya Toplumları ve onlara yetişmeye çalışan Üçüncü Dünya Toplumları çevresel çöküş yaşayacak. Jared bunun önlenmesi amacıyla 12 hedef öne sürer. Bu amaçların en az birinin bile umursanmamasının sonuçları o kadar ağır oacaktır ki, diğerlerinin ciddiye alınması bir şeyi değiştirmeye yetmeyecektir. Zira umursanmayan tek bir amaç diğerlerinin etkilerini azaltmaya yetecektir. Dimaond Birinci Dünya Toplumlarının (BDT) lüks yaşam tarızını ve onlara çatmaya can atan Üçüncü Dünya Toplumlarının (ÜDT) çevreye nasıl bir hasar vereceğini şöyle bir gözlemler. BDT-lerin çevre konusunda hassaslığı son dönemlerde artmıştır lakin ÜDT-ler çevreye bir zamanlar BDT-lerin verdiği hasar kadar zarar vermeye başlamıştır. Çevre Dostu politikaların benimsenmesi belki çevreye verilen hasarı yok etmeyecek ama en azından sürdürülebilir bir ekonomik sistemin temellerini atmaya yarayacaktır. Tüm bunların başarılması için önümüzde kat edilmesi gereken daha çok yol vardır. Yine de bunu başlatmak için yeteri bilgimiz bulunuyor. Çöküş kitabını toplumların çevre ile ilişkileri konusuna ilgi duyan ve toplumların çöküşüne sebep olan faktörlerden biri olarak çevreyi öğrenmek isteyen her bir kitapsevere tavsiye ederim. Dili biraz ağır tabii, bundan önceki kitap olan Tüfek, Mikrop ve Çelik ile kıyaslarsak daha çok detay vardır ve bazı kitapseverleri sıkacak kadar bilgi birikimine sahiptir. Belki çeviriden dolayı böyle ama çevirmenin hakkını vermek gerekir. Ben şahsen bu kitabı çok sevdim.
Çok derin bir araştırmanın ürünü olan değerli bir eser. Çok fazla istatistik ve ansiklopedik bilgi içermesi okumayı zorlaştırsa da tarihteki çökmüş medeniyetleri anlamak ve aynısının bizim de başımıza gelebileceğini farketmek gerek. Türkiye de son 10 yılda artık yarış haline gelen bir doğa katletme ve bununla övünme furyasına girmiş bulunuyor. Tarihte bunun onlarca örneği varken iktidara ve oy oranına güvenip doğayı katletme hakkını kendinde görenler gelecek nesil tarafından bu sebeple de en çok lanetlenen kişiler olacaklardır.
📗📗📗 Çöküş, “Medeniyetler nasıl ayakta kalır ve yıkılır?” sorusu üzerine temellendirilmiş bir kitap. Geçmişte büyük medeniyetlerin neden ve nasıl kendilerini çöküşe sürüklediğini incelerken, günümüzde de bazı toplumların geçmişteki medeniyetlerin yaptığı hatalara benzer hataları devam ettirerek bugün kendilerini nasıl bir yıkım sürecine ittiklerini açıklıyor.
Yazar bu yıkım sürecini 5 kategorik başlık altında değerlendiriyor. Bunlar “insanların kendi çevrelerine verdikleri zarar; iklim değişikliği; düşmanlar; dostça ilişkiler içinde olunan ticari ortaklardaki değişiklikler; ve bir toplumun bu değişiklikler karşısındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal tepkileri.
Çevresel problemlerini çözemeyip, tarıma elverişli topraklarını kaybeden ve halklarını artık doyuramayacak konuma düşen toplumlar çöküyor. Kitaptan çıkarılabilecek en temel ders; bu doğanın ayrılmaz bir parçası olan biz insanların birincil görevinin yaşadığımız doğayı korumak için bir şeyler yapmak zorunda olduğudur.
Yazarı Jared Diamond, bilenlerin “Tüfek Mikrop ve Çelik” kitabından aşina olduğu bir isim. Yazar, kitaplarında genellikle ele aldığı sosyal bilimlere ilişkin problemleri oldukça deterministik bir tarzda çözümlemeye çalışıyor. Sosyal bilimler, matematik, fizik vb. temel bilimler ve ya doğa bilimleri gibi sabit değişmeyen yasaların hakim olduğu bir alan değil. Bu nedenle; yazarın toplumsal problemler için sabit, kategorik çözümlemeler kullanması bir ölçüde eleştirilebilir. Fakat zaten kendisi de problemlerin tek bir çözümünün olmadığı konusunda baştan okuyucuyu uyarıyor.
Bu temel eleştiriye rağmen sürekli ekonomik büyüme ve teknolojik gelişmeye olan inancın hakim olduğu bir çağda; insanlara kaynakların bir sonunun olduğunu ve kırılgan bir fanus içerisinde yaşadığımızı göstermesi bakımından birçok ders çıkarılabilecek bir kitap.
🎆🎆🎆“Çöküş” ilk kez 2004 yılında basılmış olmasına rağmen Diamond’ıın en sonda söyledikleri hala önemini koruyor; “ bugünkü gidişatımız, sürdürülebilir bir gidişat değil, yani bu şekilde devam etmemiz imkansız. Bu sorunlar, yirmi otuz sene içinde çözülecek. Bu şu anlama geliyor: Bu çözümler, iki şekilde tezahür edebilir: ya biz bu sürdürülemeyen fitillere acilen müdahale ederek kendimize uygun, bizim seçtiğimiz, hoş çözümler buluruz, veya bu problemler, bizim seçimimiz dışında, tatsız şekillerde çözüme ulaşır: Savaş, salgın hastalık ve kıtlıkla” (Jared Diamond’un kitapla ilgili TED konuşması: https://www.ted.com/talks/jared_diamo... )
🎇🎇🎇Dolayısıyla insanoğlunun kısa vadeli günlük hırslarını bir yana bırakıp, çok daha geniş bir perspektiften dünyayı değerlendirmesi gerekiyor. İnsanlar artık kaderlerinin birbirlerine, hatta doğadaki bütün türlerin dahil olduğu hassas bir dengeye bağlı olduğunu her geçen gün katlanan acıları tecrübe ederek öğreniyor.
🧨🧨🧨Yazar insana ilişkin umutlu olduğunu söylemiş, ancak ben insanoğlunun doğasına o kadar umutlu yaklaşamıyorum. Maalesef bunca ilerleme gerçekleştirebilmiş olmasına rağmen; insan doğasına hakim olan ve bugünlere ulaşmasını sağlayan karakter vasıflarından bencillik ve umursamazlık, türümüzün sonunu getirecek🤔 ( Tabii daha öncesinde bir gök cismi dünyaya çarpıp da dünyayı yok etmezse 😅) Ortak acılar her ne kadar bizi birleştirse de, kendine tesir eden acının kaynağını ortadan kaldırabilmeyi başaranlar, ne yazık ki bu durumu fırsata dönüştürüp diğerlerinin acısını kendisi için bir araç olarak kullanmaya devam ediyor ve muhtemelen de bu şekilde devam edecek...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabının yazarı ve benm çok beğendiğim düşünür Harari'nin esinlendiği kişi. İnsanlık tarihinde toplumların niye çöktüğünü analiz eden dolu bir kitap. Her ne kadar zamanlar ve toplumlar farklı da olsa 5 ortak sebep olduğunu öneriyor yazar. Çöküşlerini ve sebeplerini incelediği toplumlar; Paskalya Adası, Mayalılar, Nors Grönland, Vikingler, Ruanda, Haiti'nin yanında Çin ve Avustralya'daki yapısal değişiklikleri de irdeliyor. Yazara göre bu 5 ortak sebep: 1- Çevreye verilen zarar; özellikle ormanların yok edilmesi 2- İklim değişikliği gibi dış etkenler 3- Düşman komşular 4- İşbirliği içinde olan diğer toplumlara bağımlılık 5- Çevre problemlerine müdahalelerin yanlışlığı
Neden bazı toplumlar feci kararlar alıyorlar? Yöneticileri kısa vadeli bakış açısı, çöküşü fark etsek bile durduramayışımızın sebeplerinden önde geleni. Diğer taraftan hem yüksek nüfus hem de hızlı nüfus artışı çöküşün ana etkenlerinden birisidir. Gelişmiş ülkelerde nüfus artışı kontrol altına alınmışken gelişmekte olan ülkelerde çok çocuk yapma politikaları teşvik edilmektedir.
Kapanış bölümünden bir yorum: ABD'deki bizler (ya da sadece zenginler) başkalarının menfaatlerine zarar vererek kendi menfaatlerimizin peşinden koşma anlayışını artık sürdüremeyiz.
Bu kitapta anlatılan bölgelerle ilgili fazla bir bilgim ve ilgim olmasa da (Montana, Polenezya adaları, Dominik Cumhuriyeti, Haiti, Afrika vs.), kitap tekrarlarla dolu ve zaman zaman sıkıcı da olsa okumanızı tavsiye ediyorum. Doğrusu ben biraz daha bildik medeniyetlerle ilgili olduğunu düşünmüştüm.
Yazar toplumların çöküş ve devamı ile ilgili olarak çevre konusuna değinmiş. Bütün geçmiş uygarlıkların ormansızlaşma, erozyon sonucunda nasıl yok olduklarını, yaptıkları bilinçsiz doğa saldırılarıyla nasıl yok oluşa sürüklendiklerini anlatıyor. Kitap dört bölümden oluşuyor, ilk bölüm yazarın da yaşadığı Montana bölgesinin çevre problemleri, ikinci bölüm geçmiş uygarlıklara ayrılmış. Bu bölümde Easter adaları, Pitcairn ve Henderson adaları, Anasazi, Maya çöküşü, Vikinler İzlanda, Greenland ve Tokugawa Japonya örnekleri anlatılmış. Üçüncü bölümde Ruanda, Haiti, Çin, Avusturalya gibi modern örneklere değiniyor. Son bölüm ise bu örneklerden çıkartılması gereken dersler üzerine.. Kitabın en ilginç bölümü kesinlikle Çin.
Konunun önemi dolayısıyla 4, tekrarlar ve konuyu çok uzatması bakımından 3.
Bugünkü sorunlarımıza benzer sorunları önceden yaşamış ve çökmüş bir sürü büyüklü küçüklü topluluk var ve yaptıkları hataları anlayabilir, başarılı olanların yaptıklarını iyi analiz edebilirsek küresel ısınmadan, temiz suya ulaşma sorununa, bulaşıcı hastalıklar veya kuraklık veya kıtlığa kadar birçok sorunu önleme, çözme, veya yavaşlatma ihtimalimiz olabilir. Kitap bu fikrin arkasından yürüyor. Ancak sayfaları çevirdikçe birden kendinizi tarihsel ve coğrafik bir yolculukta buluyorsunuz. Bazen "tek bir ağaç kalmayana kadar tüm ormanı yok eden topluluk ileride başına geleceği neden düşünemez ki?" diye sorgularken aslında bugün nasıl da buna benzer bir durum içerisinde olduğunuzu biraz da ağır bir şekilde kavrıyorsunuz. Bu bir tarih kitabı olsun diye yazılmış bir kitap değil. Yazarın da dediği gibi insanları bir şey yapmak için harekete geçirmek üzere yazılmış bir kitap. Yapabileceğimiz çok şey var ve bir çoğu aslında farketmesi ve uygulaması çok basit. Yeter ki siz görmek ve bir şeyler yapmak isteyin.
Sonunda bitirdim! Jared Diamond’ın öğrencisi olmak çok güzel bir duygudur eminim ama kitaplarını okumak da oldukça güzel ve keyifli. Herhalde okuduğum en “intellectually stimulating” kitaplar arasında olacaklar hep. Keşke kitaptaki her bilgi aklımda kalabilse diyerek okudum ama en azından kendisinin çizdiği 5 faktör çerçevesinde toplumların başarılı ya da başarısızlıklarının nasıl gerçekleştiği veya gerçekleşebileceğini çok iyi anlatıyor. Daha önce hiçbir fikrimin olmadığı bir sürü antik toplum hakkında bilgi edinmenin yanısıra, bugünkü 1. Dünya ve 3. Dünya ülkeleri bakımından da oldukça sorgulayıcı son kısım çok faydalıydı. Siyasetçilerin özelikle böyle kitaplar okuması lazım aslında ama neyse… Tekrar kesin okurum tüm kitabı ya da belli kısımları döner okurum. Hocanın 3. Kitabı Yükseliş’i okumayı biraz erteliyorum heyecanım hevesim iyice artsın yine okurken şuan beynim fazla doldu zaten:) böyle derli toplu ve sıkıcı olmayan bilgilendirici ama aynı zamanda kendi bakış açısını dayatmayan kitaplara bayılıyorum, Jared Diamond hocanın bilgisine, emeğine sağlık gerçekten…
Pulitzer ödüllü "Tüfek, Mükrop ve Çelik"in yazarı Jared Diamond, bu kitabında Paskalya halkı ve Mayalar gibi tarihsel medeniyetler ile Ruanda, Haiti ve Çin gibi çağdaş toplulukların "geri kalma" sebeplerinin çevresel bozulma, doğal kaynakların aşırı kullanımı, iklim değişiklikleri, nüfus baskısı, komşu toplumlarla olan çatışmalar ve idarecilerin yetersiz politikaları nedeniyle olduğunu vurguluyor. Bu sebepler arasında söz konusu halkların ormanları yok etme ve aşırı otlatma gibi çevreyi bozucu ve doğal kaynakları yok edici etkilerine biraz daha öncelik veriyor gibi görünüyor. Diamond, kitapta anlattığı toplumlarla ilgili karşılaştırmalı bilgiler verdiği için verilmek istenen mesaj anlaşılır, ancak çok fazla bilgi verildiği için anlatımı bazen oldukça sıkıcı olabiliyor. Yine de medeniyetlerin ilerleme/gerileme meselesi açısından aydınlatıcı bir kitap olduğu söylenebilir.
Uluslar neden yok olur? Geçmişteki güçlü milletlerin yerinde yeller eser. Merak ettiğim konu Roma neden ve nasıl yok olduğunu öğrenmekti. Kitap bir çok ulusların yok oluşunu coğrafi delillere bağlayarak yok oluşunu belirtmiş. İlginç hikayeler ilginç yorumlar insana ‘hakikaten ya’ dedirttiği oluyor. İşin ilginç yanı çok güçlü durumdaki Çin’in coğrafya ile sıkıntısı geleceğinin pek parlak olmadığını gösteriyor. Avusturya ilke Japonya’nın ormanlara bakışı çok ilginç. Aralarındaki kereste ticareti.
Jared Diamond'un Tufek, Mikrop ve Celik"ten sonra bu sefer de gecmis toplumlarin cokus hikayelerinden (Mayalardan Anasazilere, Paskalya adasi sakinlerinden Gronland'e) ne tur dersler alabiliriz ve bugunku medeniyetlere ne tur yansimalari olabilir konusunu gayet sistematik basliklarla okuyucuya aktariyor.
*Uzak yöneticilerden kaynaklanan başarısızlıkların tam zıddı ise sahada bulunan yöneticiler sayesinde yakalanan başarıdır.
*Bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Medeniyetlerin çöküşünün çevreye olan duyarsızlıkları nedeniyle olduğu tezini ortaya atarak bunu bir çok örnekle temellendiren bir eser. Küresel iklim krizi yaşadığımız günümüzde herkesin okuması gereken bir kitap.
Okurken biraz zorlasada geleceğe yönelik düşünmemizi sağlayan, insanoğlunun çevreye verdiği zararları gözler önüne seren, bizden önce esamesi bile okunmayan medeniyetlerin nasıl yokulup gittiklerini bize uyarı niteliğinde aktaran okunması gereken bir kitap.
İnsan bir parazit ve dünya kaynaklarını sonuna kadar tüketmeden de yok olmayacak. Canlılığın yok olması için göktaşı çarpmasına gerek yok. Paskalya Adası'ndaki gibi son insan son ağacı kesecek ve her şey bitecek. Çöküş bir uyarı değil bir ağıt. Son insan için değil son ağaç için.
Çöküş . Bence #tüfekmikropveçelik üniversite mezunu herkesin okuması gereken bir kitap. Kimi toplumların nasıl diğerlerinden daha güçlü olabildiği açıklanmış. Toplumların gelişmesinde en temel etmenler gösterilmiş. . #çöküş, Tüfek, Mikrop ve Çelik'in devamı niteliğinde. Bu sefer konuya tersten bakılmış. Çöken medeniyetlerin çöküş sebepleri ortaya konulmuş. Fakat bazı düşüşler kimilerine göre çöküş kabul edilirken kimilerince aksama olarak görülebiliyor. O yüzden Diamond "Çöküş derken uzunca bir süre içinde kayda değer bir alanda insan nüfusunun hızla düşüşünden ve/veya siyasi/iktisadi/toplumsal kargaşadan bahsediyorum. Dolayısıyla çöküş fenomeni birkaç farklı düşüş tipinin aşırı bir formu anlamına geliyor." diyor. . Kitap toplumların çöküşüne sebep olan etmenleri temelde beş grupta topluyor: 1️⃣Çevre tahribatı 2️⃣İklim değişikliği 3️⃣Düşman komşular 4️⃣Dost ticaret ortakları 5️⃣Toplumun çevre problemlerine müdahaleleri. Yazara göre beş parçalı çerçeve toplumların çöküşünü açıklıyor. . Doğa bilimlerinde laboratuvarlarda deneyler yapılır. Bu, bilgiye giden en güvenilir yoldur. Ama toplum bilimlerinde bu tarz yöntemleri her zaman kullanma olanağı yoktur. Örneğin, Aztek insanının yaşayış şekilleri mikroskopla gözlemlenemez. Bu yüzden toplum bilimleri kendi alanına özgü araştırma yöntemleri kullanır. Bu noktada kıyaslamak bilgiye ulaşma araçlarından birisi olabilir. Kitap bilimsel yöntem olarak karşılaştırmalı metodu kullanıyor. . 1️⃣ kısım okuyucuyu karşılaştırmalı metotla tanıştırmak için Amerika'daki iki çiftliği birbiriyle kıyaslıyor. 2️⃣ kısım tarihte çökmüş toplumları beş parçalı çerçeveye dayanarak analiz ediyor. 3️⃣ kısımda aynı çerçeve iki büyük, iki küçük günümüz ülkesine uygulanıyor: Ruanda, Dominik Cumhuriyeti, Çin, Avustralya. 4️⃣ kısım kitabın sonuç bölümü. Almamız gereken dersler özetleniyor. . "Tarihte ilk kez küresel bir düşüş riskiyle karşı karşıyayız. Öte yandan, bugün dünyanın herhangi bir yerinde toplumlarda görülen gelişmelerden ve geçmişte herhangi bir zamanda toplumların karşı karşıya kaldığı durumlardan çabucak ders çıkarma fırsatına da sahibiz. Bu kitabı tam da bu nedenle kaleme alıyorum." . #jareddiamond #pegasus #collapse #kitaptavsiyesi
Bu yaşli moruk yine yazmis da yazmis ama okuyamadan da duramiyorum. 200 sayfada soylenecek şeyi Ergenlikteki Montana anilarini bile dahil ederek 600 sayfaya çıkarmış. E be adam,.Montanayi anladim da Fabrika gezisinde yaşadığın yol sikintisini bile kitaba baglamissin ya ne diyeyim sana. Hayir alakasiz da değil ama cok detay oluyor. Zaten biz seni sevmisiz, yazdiklarina inanmisiz yol maceranda yaptığın cikarimi anlatsan yeter be amcacim.
Neyse ben alin okuyun derim. Kütüphane de kalin kitap olarak havali duruyor. Pahalı gelirse İnternette ozeti var, onu okusaniz da olur