Jump to ratings and reviews
Rate this book
Rate this book
yürüme cildi, de ki işte ve tümceler'le birlikte Yürüme Üçlüsü’nü oluşturan üç kitaptan biridir. Oruç Aruoba'nın yapıtları içinde, de ki işte ile birlikte okura felsefe ve felsefi metin okumanın zevkini en fazla yaymış kitabıdır.

222 pages, Paperback

First published November 1, 1992

31 people are currently reading
707 people want to read

About the author

Oruç Aruoba

34 books323 followers
Yazar ve felsefecidir. 1948 yılında Karamürsel'de doğdu. TED Ankara Koleji'ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisansı'nı aldı. Aynı üniversitede Felsefe Bilim Uzmanı oldu. Felsefe doktorasını tamamladı ve öğretim üyeliği yaptı (1972-1983). Tübingen Üniversitesi (Almanya) felsefe semineri üyeliği (1976-1977) ve Victoria Üniversitesi (Wellington) (Yeni Zelanda) konuk öğretim üyeliğinde bulundu (1981). Çeşitli basın organlarında yayın yönetmenliği, yayın kurulu üyeliği ve yayın danışmanlığı yaptı. Birçok dergide yazı ve çevirileri yayınlandı. Serbest yazar olarak çalışmaktadır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
374 (54%)
4 stars
212 (31%)
3 stars
72 (10%)
2 stars
22 (3%)
1 star
3 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 59 reviews
Profile Image for GÜLGÜN.
129 reviews
January 10, 2022
Türkiye'de felsefe yapan ender insanlardan… Wittengstein'ı Türkçe'ye çevirmiş ilk kişi… Artık Nietzche üzerine ondan daha çok konuşan biri olmadığı için çok üzgünüm.

Gidişiyle beni bu kadar üzecek başka bir düşünür, yazar, şair tanımıyorum. Ve hala aklımdasın, dediğin gibi:

"Kalabildiğimiz tek yer,
ötekilerin bellekleridir—
belleklerde kalırız— ötekilerininkilerde…”
(Yürüme s.42)
Author 2 books461 followers
Read
January 19, 2022
Türkiye’de felsefe denince akla gelen pek çok isimden birisi. İsmini daha çok çevirileriyle duyduğumuz Aruoba’nın bu kitabı felsefi bir kitap olmaktan fazlasını taşıyor. Aynı zamanda bir edebi şaheser. Tarih boyunca edebiyat ile felsefe birbirinden hiç ayrılmamış birbirini tamamlamış. Hemen her büyük filozofun bir edebi yönü de vardır. Aruoba her iki yönünü de ustaca kullanarak bu muhteşem eseri koymuş ortaya.
Bazen sözleri, bir delilik buhranında yazılmış gibi savrulan –ama karanlık değil-, karışık –ama anlaşılmaz değil-…

(Eylül-2009 Glopol Dergisi, Kitap Bölümü)
Profile Image for moi, k.y.a..
2,076 reviews380 followers
November 18, 2017
Kütüphanede almayı planladıklarım hariç her kitabı aldığım gezintilerimden birinin sonucunda elime geçen kitaplardan biriydi. Yazarı, ana sayfamda birkaç kere görmenin dışında tanımıyordum. Şansıma bir üçlemenin ilk kitabına denk gelmişim çünkü yolda yazarın kısa biyografisini okuyana kadar bundan da haberdar değildim. Kütüphanede ne bulacağınız hiç belli olmaz zaten.

Felsefeyi, şiiri ve aforizmaları buluşturmuş bir kitaptı. Aynı zamanda resimlerle de süslenmişti ki zamanımın çoğunu resimleri incelemekle geçirdiğim oldu.

Felsefe üzerine okuma yapmayı her zaman sevmişimdir ama aforizmalar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Daha önceki tecrübelerime kıyasla iyi olmasına rağmen beni tatmin etmeyen bir yazım türüdür aforizma. İstediğimi bulmakta zorlandığımı söyleyebilirim. Buna rağmen şiir kısımları çok güzeldi. Çok şiir kitabı okumuşluğum yoktur belki ama kelime dizileri, imla tercihleri ve konuyu ele alış biçimlerinden hoşlandım.

Yoğun bir kitap olduğundan birkaç on sayfada bir ara verme ihtiyacı hissettim. Çoğu sayfayı okuyup düşündüm, düşündükten sonra tekrar okudum.
Kitabın düzenini de sevdim. İçerik her sayfada kademe kademe ağırlaşıyordu. 2000 yılının baskısı için yayınevinin güzel çalıştığını söyleyebilirim.

Kendi içinde üç bölüme ayrılan -BİZ (zaten) / yer, yön, yol. / kişi (HEP/HİÇ)- kitapta en sevdiğim kısmı ilkiydi. Biz tam anlamıyla bize aitti, bizdendi. Okurken hem kendimden hem de çevremden parçalar buldum. Desteklediğim, katıldığım en çok içerik burada vardı.
Biz ve ötekiler harika anlatılmıştı.
Bazı satırlar karşısında hayranlığımın katlanarak arttığı oldu ama diğer kısımlar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İyi işlenmiş noktalara rağmen ilk kısım kadar içeri giremedim. Şiir okurken kendimden parçalar bulduğumda aldığım zevk katlanır. BİZ haricindeki bölümlerde bunu bulamadım.

Gerek bu üçlemenin devamını gerekse diğer kitaplarını da zaman içinde okumayı diliyorum.

BİZ kısmından birkaç alıntı:
Bütün dert, ötekilerle birarada yaşamak zorunda
olup, birarada yaşamaya dayanamamızdadır.

En yakınlarımız en uzak olsunlar isteriz
en uzaklarımız da, en yakın - olunca da,
hep, tersi...

Tersliğimiz, uzak yakınlığımız, ve,
yakın uzaklığımızdır.
26 Ağustos


Öfkemiz kördür
-en çok da ayna karşısında…
1 Aralık


Sıkıntısını çektiğimiz şeylerin
sıkıntısını, ötekilere çektiririz.

Ötekilere çektirdiğimiz sıkıntılar,
kendi sıkıntılarımızdır.

Sıkıntılarımız, zaten,
ötekilerininkilerdir…
18 Temmuz


Hep daha fazlasını isteriz :
elimizdekinden daha fazlasını;
elde edebileceklerimizden daha fazlasını
-hep, daha, daha, daha da fazlasını : sonunda,
elimizde olanı da yitiririz
-elimizde olabilecek olanı da
elde edemez hale geliriz.
14 Eylül
Profile Image for Sena Nur Işık.
Author 11 books1,138 followers
October 12, 2017

“Her günümüz,
son günümüzdür!”
Hayatımda okumaktan zevk aldığım nadir yazarlardan biri; Oruç Aruoba. Diline, cümlelerine, her bir satırına ayrı ayrı aşık olup, dakikalarca düşünüyorum. Hayatın içindeki her şey ile beraber hayatın ta kendisini öyle bir ele alıyor ki her satırını çizip her satırda kendinize güzel şeyler katıyorsunuz. Okudukça okumak istiyorum. Felsefenin bu kadar güzel bir dal olduğunu bilmezdim. Galiba önceleri yanlış yazarla başlamıştım okumaya. Fakat şuan çok mutluyum. Her bir kitabında daha fazla araştırma yapıp, felsefenin derinliklerine yavaş yavaş iniyorum. Yürüme, yine çok sevdiğim kitaplarından biri oldu. Daha önce felsefe olarak İle ve De ki işte kitaplarını okumuştum. (Bir tane de şiir kitabını okudum.) İle’yi de sevmiştim ama De ki işte kitabı beni daha çok sarsmıştı. Ve daha sonra bu ay Yürüme ile yollarımız kesişti. 😍 Bayıldım, bayıldım!! Her şeyi bu kadar net ve açık anlatan bir yazarın kitabının yorumunu bu kadar karmaşık bir şekilde girmek canımı sıkıyor ama duygularımı anlatamıyorum. O kadar çok seviyorum ki kitaplarını, size nasıl en iyi şekilde bunu göstersem derken daha çok karıştırıyorum. Ve bunun yerine kitabın her sayfasını story atıyorum 😍 Neyse... yürüme’yi okuyun!! Oruç Aruoba okuyun! OKUTUN! #oruçaruoba #yürüme
Profile Image for Kaan.
318 reviews61 followers
April 21, 2021
ı.
Hem felsefe hem şiir
ne tam felsefe ne-
de şiir

2.
Ben al-ma-ya-yım
Oruç Bey Abi teşekkür-
ler.

(bakın ne yaptım)
Profile Image for Duru.
25 reviews21 followers
November 3, 2022
"110.
Öteki --yanındaki, çevresindeki-- kişilerin hep
'talep'leri vardır kişiden: "Şöyle yapsan ... ",
"Şöyle yapmasan ... ", "Öyle yapmasaydın ya ... ",
"Öyle yapsaydın ya ... ", diye diye, boyuna
kafasını şişirirler kişinin!

Bir türlü anlamazlar (herhalde, anlamak istemezler) ki,
onlar ötekilerdir, kişi için - kişi ise, kendidir;
bunu istemezler; çünkü, kişiyi kendilerine isterler ...

Oysa kişi kendinindir-- kendinin olmadığında da, kişi değildir.

Kişi, ancak, kendinin olandır.

Kişi, kendinin olandır ancak.

Kişi ancak kendidir.

Kişi kendidir, ancak ..."
Profile Image for Medar Acar.
141 reviews2 followers
November 26, 2023
Oruç Aruoba'yı daha önce iki kez daha okumayı denemiş ama sevmemiştim. Bu kez de bulamadım bir derinlik aslında. Sevenleri haddimi aştığımı düşünebilir, benzer cümleleri kuran onlarca profili Twitter'da bulunabilir.

Okuyup bitirdim ama okuduğumdan bir mesaj çıkarma çabası yordu beni. Belki de beklentim fazla yüksekti.

Bir daha okumaya kalkışmayacağımı sanıyorum.
Profile Image for Özge İnci Göksel.
139 reviews45 followers
November 12, 2015
özellikle uygarlık ve kişi ile ilgili yazılanlarla beni benden aldı bu kitap. yürüme üçlüsünün en felsefi olanı.

"uygar kişi acı çeken insandır. ama 'üzüntü' değildir bu; bir "vah vah" değil. dünyanın temelden bozuk olduğu duygusu gelir uygar kişiye zaman zaman - o zaman acı çeker. üzüntüden çok da kızgınlıktır duyduğu.

ama, yine zaman zaman, birden, hiç beklemediği bir anda, dünyanın temelden yerli yerinde, düzenli, tam olduğu duygusunu duyar; o zaman da, tam tersine, mutlu olur; içten, derinden... mükemmel'in ne olduğunu anlar o zaman.

böylece çelişmelerle dolu insandır uygar kişi."
Profile Image for Kübra.
22 reviews1 follower
February 11, 2024
“Öyle anlar olur ki, boşlukta hissederiz kendimizi —oysa bir yanılgıdır bu: Çünkü aslında, zaten, sürekli boşluktayızdır da, ancak belirli anlarda —arada bir— hissederiz bunu: olup-biten, boşluğa ‘düşmemiz’ değil, boşluktalığımızı duymamızdır; çünkü, duysak da duymasak da, zaten, boşluktayızdır…

Kalabildiğimiz tek yer,
ötekilerin bellekleridir—
belleklerde kalırız— ötekilerinkilerde

İnsanlar yanyana yürümesini bilmiyorlar ki— hep birbirlerinin üstüne üstüne yürüyorlar.

Özgürlük budur belki de :
Sürekli bir yersizlik ;
sürüp giden bir yol…

Kişi kendini hep yeniden arayan
— ve, hiç bulamayandır.”
Profile Image for Ayça Ilgaz.
3 reviews1 follower
December 17, 2022
Yürümeyi okumak aylarımı aydı. Aruoba o kadar içten anlatıyor ki yoldaki halleri ve 'kişi'yi, hep yanımda kalsın diye ağır ağır çevirdim sayfaları. Bol yollarda geçen bir dönemin başlangıcında başladım ve süreç biterken yürüme'yi de bitirdim. İçim hep karıştı, hep yeni sorular verdi bana. İyi ki verdi, yürüyeceğim yollar 'yürüme'yle kendini bana göstermeye başladı. Üçlemenin içinde kendimle en çok ilişki kurmamı sağlayan kitaptı. Teşekkürler Aruoba, ışıklar içinde uyu.
Profile Image for Bilgi.
102 reviews19 followers
January 24, 2022
1994 yılıydı sanırım, bir hediye olarak geldi Yürüme. İlk Oruç Aruoba kitabım olmuştu. O zaman için çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Ayağımın altından halıyı çeken bir kitaptı. Daha sonra çok sevdim, bir bir inandıklarımı yıkmayı, doğru bildiklerimi unutmayı.
Ne bu kitap, ne diğer Oruç Aruoba'lar, size somut bir önerme getirmez; sadece somutlamalarınızı soyutlamaya döndürür. Kendinizi bırakırsanız hoş bir aleme girersiniz. Ama sanmayın ki, bir rehberiniz vardır orada. Yoktur.
Profile Image for Cengiz AYDIN.
21 reviews1 follower
June 4, 2020
Kelimelerle oynamasına bakınca felsefe ancak çok usta olduğunuz dilde yapılır gibi bir önerme çıkıyor. Bir yöntemi var, kalıpları var, onların içinde denemeler yapıyor. Türkçe’nin güzelliği, yalınlığı ve felsefeye uygunluğu asıl dikkat çekici olan, Ahmet İnam’ı anımsattı. Yer, yön, yol bölümlerini daha çok sevdim, uslanmaz bir ‘giden’ kişi olarak.
Profile Image for Eylem T.
53 reviews12 followers
April 5, 2015
de ki işte'den daha doyurucu buldum yürüme'yi.simdi 'ile'ye baslayacagim icin cok heyecanli ve mutluyum:)
Profile Image for Bahadır Kaya.
10 reviews
April 13, 2017
Oruç Aruoba'nın; her biri rahatça "başucu kitabı" olarak tabir edilebilecek eserlerinden belki de en ilgi çekicisi. İnsanın, hayatın ve geri kalan herşeyin altını oymadaki ustalığıyla, felsefeyi bir bağlamda korkulan olmaktan ayırıp; üzerinde sakin ve kararlı adımlar atmayı öğretiyor. Her okunuşta içerisinden yeni "motto"lar çıkarılıp tekrar tekrar düşünülmesi muhtemel.
Profile Image for Mete.
30 reviews2 followers
June 27, 2021
Kolay okunan zor idrak edilen yazarların üstadı. Çabuk ve hızlı okunur, ama hep bir es vermek gerekir anlamdırabilmek için. Ve hiçbir kitabı eskimez, zamansız gibidir. Seneler sonra tekrar elinize alsanız başka bir kafayla, başka anlamlarla ve şaşırarak okursunuz. Seneler sonra, bilmem kaçıncı defa okuduğumdaki hissiyatım budur...
Profile Image for aslushka.
93 reviews5 followers
July 1, 2022
Yürüme üçlüsü okumayı istedi canım. Oruç Aruoba okurken yerinizi, okuma pozisyonunuzu, kahvenizi koyacağınız yeri, altını çizeceğiniz kaleme kadar her birşeyini hazır etmeniz lazım. Anlayabilmek, içselleştirebilmek, düşünebilmek için bu şart. Sonra yok anlamadım, yok sevemedim demek yok. Öyle bir lüksümüz yok çünkü. Bu hayata bir tane Oruç Aruoba geldi ve geçti. Başkası da gelmeyecek.
Defalarca okumak dileği ile. Çünkü muhteşemdi.😇
Profile Image for Şeyda.
27 reviews
January 20, 2023
Kitabı yolculuk esnasında okumam beni normalden daha fazla etkiledi sanırım. Aynı cümleyi farklı şekillerde kuruyor olması, beni sıkmaktan ziyade üzerinde daha fazla düşünmeye itiyor. Çok sevdiğim bir diğer Aruoba kitabı daha. Ne denebilir ki…
Profile Image for Sümeyra.
257 reviews2 followers
June 22, 2024
“Bütün dert, ötekilerle birarada yaşamak zorunda
olup, birarada yaşamaya dayanamamızdadır.”

“Kalabildiğimiz tek yer,
ötekilerin bellekleridir —“

“Yol, kendine bir yer bulamamış
kişinin özlemidir.”

“Kişi, kendini başkalarında arayan insandır —
ama, kendini her bulduğu(nu sandığı)nda, hep,
kendini kendine geri dönmüş bulur.

Ama bu kendini-buluş gibi,
o kendini-kendine-dönmüş-buluş da,
birer sanrıdır aslında:-
Kişi kendini, kendine her geri dönmüş bulduğu(nu sandığı)nda, çoktan, kendini yitirmiştir bile…”

“Kişi, hep, kendi yaptıklarıyla,
olmayı istediği ‘kişi’ ile ‘kendisi’ arasına
setler çeker.
Kişinin ‘olmak istediği’ ile ‘kendisi’ arasında,
kendi durur…”
Profile Image for Esra Yavuz.
90 reviews4 followers
May 6, 2024
unuttuklarımız: nereye giderler acaba, nerededirler? -Öyle, unutulmuşlardır diye, toptan, hepten, çekip gitmiş midirler?
Profile Image for Pınar Aydoğdu.
Author 4 books39 followers
April 6, 2024
Yaşamak ve yürümek… Aruoba yine derin düşündürtüyor…
Profile Image for VOLKAN KIZILCAN.
30 reviews16 followers
September 22, 2020
Birkaç ay önce, mayıs 2020’de kaybetmişiz Oruç Aruoba’yı.
Bu kadar geç tanıdığıma üzüldüm. Ruhu şad olsun...

*****

3 bölümden oluşuyor bu kitap:
-Biz
-Yer, Yön, Yol
-Kişi (Hep/Hiç)

Yürüme, bu kitabın arkasından gelen “de ki işte” ve “tümceler” ile birlikte oluşan üçlemenin de ilk kitabı.


*****


-BİZ-


Hep olmamız gerektiğini düşündüğümüz kendimiz ile -hep biraz ‘şaşarak’- olmakta olduğumuzu gördüğümüz kendimiz arasındaki ayrılık, sanki, orası burası delik bir şemsiyeyle sağanak altına çıkmışız gibi bir etki bırakır üzerimizde.


Yaşadıklarımızı hep bağlantılı yaşarız zaten -de, bağlantıları hep yaşadıktan sonra kurarız- kurduktan sonra da yaşamıyoruzdur onları artık...


Uygar kişi “ne ise o olan” insandır -tek derdi, ne olduğunu anlamaktır. Çünkü -daha önce de söyledik-,bilinçtir uygarlık eninde sonunda.


Ağustos Böceği ile Karınca arasındaki seçimde, uygar kişinin oyu hep birinciden yanadır. (“Kış” için hazırlık yapmak, o anda yaşanmakta olan “Yaz”ın tadını kaçırmaktır- hem karınca da tıpkı Ağustos Böceği gibi tek bir yıl yaşar: öyleyse niye onca çaba?...)


Olanca gücünü harcamış insandır uygar kişi; çoğu zaman yapması kolay bir şey için. Ama asıl güç olan, o küçücük şeyi o koşullarda yapabilmektir - güç isteyen budur. (En güç şey de bilinçtir)
Güçlü insandır uygar kişi böylece; bu yüzden de yorgun...




-YER, YÖN, YOL-


Kişi yaşamı boyu,
bir yerde takılıp kalıp,
yolda olduğunu sanabiliyor;
ya da , ters taraftan,
sürekli yürüdüğü halde,
bir yerde durduğunu...

Öyleyse önemli olan,
bir yerde bulunmak değil,
bulunduğu yerin bilincinde olmaktır;
aynı şekilde, yolda olmak değil,
yürüdüğü yolun bilincinde olmak...

Yer de , yön de, yol da,
bilinçtir.




-KİŞİ (Hep/Hiç)-


Kişinin başına ne gelirse gelsin, nasıl durumlarda bırakılırsa bırakılsın, üzerine hangi etkiler işlerse işlesin, toplam sonuç olarak belirli bir yaşam durumunda ulaşacağı yer, hep, kendi yarattığı bir yerdir - kişi, kendi kendinin ‘eseri’dir-


Kişi, yaşamının geçen her gününün hesabını, gelecek günlerde öder hep - hesap çıkar; fatura gelir...
Kişi, yaşamını boşuna geçiremez: Başka bir şey hesap sormasa, kendi akışı içinde, kendi kendine hesap sorar, kişinin yaşamı.


Kişi kendini hep yaptıklarıyla anlayandır -ama, kişi, yine, hep, anlamadıklarını yapandır.
Kişi, önce yapar, sonra anlar.
Kişinin anlaması, yapmasından sonra gelir hep.

Kişi, kendisini kuracaksa, ancak yavaş yavaş kurabilir -çünkü ne çok oluşmuş, sertleşmiş, kemikleşmiş yapı gizli durur kişide... Ne çok çözülecek düğüm...

Kişi, kendini, kurmadan önce, hep , çözmek zorundadır:
“çözmek” ve “çöz-mek” zorunda...



Gücümüz zorlanmamızdan gelir ancak -güç bir işte zorlanan, zorlu bir gücün peşindedir:
Güç bir güçlülük, zor bir zorunluk...
Zor bir güç; güçlü bir zorunluk...



“Özgürlük, “bağımsızlık” - bu, felsefede bunca önem verilen, düşünceyi hep derinlere çekecek ağırlıkta (‘eş anlamlı’, ama biri olumlu biri olumsuz) iki kavram -pek bir şey de demek değildir aslında, kişinin yaşadığı gerçek yaşamla karşılaştırıldıklarında: makarnanın sosu gibi! - Çünkü kişi, bunlara da boş verebilir - bunlara da boş vermekte özgürdür!
Kişi, özgürlüğünden de bağımsızdır - bağımsızlığı karşısında da özgürdür.
Kişi özgürdür.
Profile Image for Tuğba Çınar.
37 reviews6 followers
April 4, 2020
Yerinin ‘söz konusu’ bile olamayacağına gerçekten, temelden ikna olmayan kişi, yola çıkamaz
çıksa bile hep eski yerinde olacak aklı, yolu yürürken adımlarını dolaştıracaktır.
Salt arayan kişi, ne yönü ne yolu ne yeri bulabilir: Ancak bir yerden ayrılabilendir yolu bulabilen -ne aradığını ‘bilen’ değil, nereden ayrılacağına karar verebilen..

Bir yeri gerçekten ve toptan terketmeyen, yeni bir yola çıkamaz. (Tanrı Lût’a boşuna dememişti ya, “Geriye bakmayacaksın” diye)

Yolu yol yapan, yola çıkma edimidir. ( Gerçek yollar da öyle açılmaz mı zaten: Dinamit ekipleri, ekskavatörler, greyderler bir gürültü patırtı: Sonra, dümdüz asfalt üzerinde kayıp giden lastikler.. )
Açılmış, hazır yollarda yumuşak yumuşak dönüp duran tekerlekler ne anlar ki, yol asıl nedir.

Kişi çok kısa aralıklarla, hatta aynı anda, herhangi bir varlık için düşünülebilecek en yüce konumlara çıkabilir; aynı zamanda en alçak varlığın bile inmesi en güç alçaklıklara düşebilir.
Kişi, yüce bir varlık türlüdür; ama yüce olduğu kadar da alçak.
Kişi kendi dibine hiç ulaşamayandır. Boyuna suyu dalan ama nefesi yetmeyerek dibe ulaşamadan hep yeniden yüzeye çıkmak zorunda kalan..
Kişi kendine bir türlü ulaşamayandır. -kendine doğru hamle eden, çabalayan, uzanan ama bir türlü dokunamayan.
Profile Image for Ensar Turhan.
81 reviews
August 11, 2024
Biz(zaten) bölümünde yaptığı bazı tespitler ve "Uygarlık" için söyledikleri şahaneydi.

yer-yön-yol'da hayata ve akışına dair çok anlam ifade eden anlatımı bence az sözle bir şey ne kadar iyi düşünülebilir, düşündürülebilir yapılabilirse o kadar iyiydi.

Kitap sadece bundan ibaret olmasa da ve bunu çok daha kapsamlı ve düşündürücü şekilde ele almış olsa da Nietzsche'nin Zerdüşt'te ele aldığı Deve-Aslan-Çocuk metaforunu beraber götürmüş. Bu şekilde düşünüldüğünde: "Yer"inden rahatsız olan kişinin "yön"ü bulması için ilk şart başkasının yüklerini yüklenip başkasının "yol"larını görmesi (Deve), daha sonra içinde bulunduğu "yer"in bilincine varması ve oradan ayrılabilmesi ona dikte edilen "yön"lerden arınıp o "yol"lardan çıkması (Aslan). Ve son olarak da bilinçli şekilde kendi "yön"ünü tayin edip kendi "yol"unu yapabilmesi: Bir "çocuk" gibi yaratabilmesi ve sürekli ve sadece "yol"da olması, "yer"inin "yol" olması. "Yürüyüş"ünün "yol açma" olması.

"(...)
Yerini yol kılabilmiş kişi,
yönünü yük olmaktan çıkartmıştır
— hafiftir artık..."

Son bölüm olan "kişi" ise yine çok düşündürücü ve anlamlıydı. Ve bu bağlamda herhalde tüm diğer felsefeler kapsamlı ve bütün bir "uygar kişi olma yolunda yürüyebilme" içindir
Profile Image for İrem Dedeoğlu.
20 reviews1 follower
May 17, 2022
Kitap içerisinden bir bölümü eklemek istiyorum buraya. Hayatımın mevcut döneminde erteleme alışkanlığıma dair verdiğim mücadele de kendime hatırlatmayı ümit ettiğim bir bölüm. Hayatımın içinde bulunduğum durumuna dair bir anekdot olarak burada da bulunsun. Geleceğe geçmişten notlar.

“Kişi erteleyendir. Değerlendirmelerini; dolayısıyla ulaşacağı sonuçları; dolayısıyla vereceği kararları; dolayısıyla bulunacağı eylemleri ve dolayısıyla ne olacağını hep erteleyen… Kişinin ertelediği, aslında hep kendisidir.”
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Dilek.
742 reviews
October 17, 2022
"Uygar kişi kimdir? Kişi kimdir?" tanımı yapıyor Aruoba. Tekrarlarla yapılan anlatımı onun tarzı gibi, çoğu kitabında aynı cümleleri devrik hâle getirerek anlatımını geliştirdiğini gördüm.

*"Boşluğa düşmeyiz, düşemeyiz hiç; çünkü boşluktayızdır zaten."

*"Yerleşiklikten rahatsız olan kişinin gezginlikte aradığı aslında yerleşebileceği bir yerdir. Düzenini bozarak gezginliğe çıkan kişi kendi düzeninin peşine düşmüştür."

*"Bir yola çıkan kişi bir yerden bıkandır. Bir yerde konaklayansa bir yolda yorulan. İki konum böylesine farklı."
Profile Image for Çiçek.
140 reviews56 followers
September 9, 2021
Bu kitabı 11. Sınıfta mı ne edebiyat hocamız Metin Günaydın’dan TÜYAP’tayken bir kitap önerisi istediğimde almıştım ve o günden beri ara ara okumaya çalışıyorum ama o kadar sıkıcı ve saçmasapan ki ancak bitirebildim. Gerçekten çok gereksiz, tamamen tekrardan oluşan, cümlelerin aslında hiçbir şey ifade etmediği, derin görünmeye çalışan yüzeysel bir kitap olduğunu düşünüyorum; sıfır felsefe - sadece laf kalabalığı. Keşke olmasaymış.
Profile Image for Dilan Ayyıldız.
82 reviews2 followers
December 10, 2022
Kendi yoluma dair soruların kafamda döndüğü bir zamanda elime aldım Yürüme’yi. Yol nedir, yolda olmak nedir, yerleşmek ve bulunduğun yeri terk etmek, yola çıkmak hangi riskleri ve potansiyelleri kendi içinde barındırır, yolda olmak için yerleşmeyi de bilmek mi gerekir… işte tüm bunlara dair bir kitap Yürüme. Okurken anladım, yeni bir yola çıkmak için bir hazırlık niyetine almışım bu kitabı elime. Ne iyi geldi.
Displaying 1 - 30 of 59 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.