YABANCILAR, TANRILAR VE CANAVARLAR -ÖTEKİLİĞİ YORUMLAMAK-
-Kültürlerdeki CANAVAR, alt-dünyadan köken alır ve benliğin güvencede olmamasını; TANRI ise üst-dünyadan köken olarak, zaman-mekanın ötesine geçebilmeyi, ölümsüzlüğü ve yetkinliği sembolize eder. CANAVAR, insan zihninin kurtulunması gereken tehditkar KORKULARIdır. TARİHSEL KOLEKTİF BİLİNÇALTIMIZDA ÇOK SAYIDA CANAVAR VARDIR.
-TYPHON, toprak (Gaia) ve yeraltı (Tartaros) tanrılarının çocuğu olup 100 başlı ejderha şekliyle, hem HARİKA hem KORKUNÇ'tur. Sokrates onu filozofun karşıtı olarak konumlandırır ve ONDAN KURTULAN kişinin, AKLIN IŞIĞINA ve KENDİNİ BİLMEYE ulaşacağını söyler.
-Toplumlar birliktelik ve uyum için YABANCININ DIŞLANMASI ve KURBAN ADETLERİNİ (yüzlerce yıl boyunca KURBAN İNSANDIR) sürdüregelmişlerdir.
-İbrahim Peygamber'in oğlunu kurban etmesine kurbanlık koyun gönderilmesi ve Yahudilerin GÜNAH KEÇİSİ'nin (günah keçisinin sakal ve boynuzları Şeytan imgesiyle benzerdir ve keçi, koyun gibi uysal değildir) başına kabilenin GÜNAHLARINI yükleyip çöle salması, İNSAN-KURBAN'dan HAYVAN-KURBAN'a geçişin anlatılarıdır.
-SİSTEM geliştikçe entegre olamayanları marjinalleştirir ve ızdıraplarını görmezden gelir, YABANCI ve KURBAN haline sokar.(Hegel). Fakat sistemin gücü çok artarsa, kendi ÇÖKÜŞÜNE yol açar (Baudrillard). MEDYA GÖRÜNTÜLERİ TARAFINDAN YÖNETİLEN GÜÇLÜ SİSTEM, BİRGÜN KENDİ YIKIMINI DA ÜRPERTİ İÇERİSİNDE İZLEYECEKTİR (W.Benjamin)
-Bilinçaltımızın CANAVARLARINI ve YABANCILARINI aşmalıyız; AYNI/BENZER olanın ötesine geçip, BAŞKA/ÖTEKİ'ne açılan pencere olan ADALET'i hedeflemeliyiz. İnsanoğluna yakışan, YABANCININ fazla yabancı, AŞİNANIN da fazla aşina olmasına izin vermemektir. NE TAM BENZERLİK NE DE TAM BENZERLİK öneriyorum (diakritik hermenötik).
-VİCDAN beni, DIŞARIDAKİ ÖTEKİ adına davranmaya çağıran içimdeki ÖTEKİ'dir (Gadamer). Öteki'ne karşı saygı ve ahlakilik, SİYAH-BEYAZ durumundan GRİ-GRİ haline geçiştir; yakınmak, sevinmekten öte ANLAMAYA ÇALIŞMAKTIR (Spinoza). 11 Eylül olayını anlamak için, olaya sebebiyet veren koşulları anlamamız ve faillerin zihinlerine ulaşmamız gerekir (Chomsky). ANLAMAK, BAĞIŞLAMAKTIR (Pascal). İNSANLIĞIN TEMELİNDE, KENDİNİ BAŞKASININ YERİNDE HAYAL EDEBİLMESİ YATAR (McEwan).
-İYİ olma, doğal bir tavır değil İRADİ EYLEMLİLİKTİR; mücadele edilmesi gereken KÖTÜLÜĞE KARŞI iradi eylemlilik de İNSANİ bir SORUMLULUKTUR (Kant). KÖTÜLÜK-İYİLİK İKİLİLİĞİNİ, TANRISAL ve VAZGEÇİLMEZMİŞ GİBİ SUNMAK, KÖTÜLÜĞÜN MEŞRULAŞTIRILMASI DEMEKTİR. Ya içimizdeki KARANLIKLARA BOYUN EĞECEĞİZ, yada onu bir SANATA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ: YA ÖZYIKIM YADA ÖZYARATIM yani.
-SANAT ve FELSEFE, GERÇEĞİ TEŞHİRİN ve ELEŞTİRİNİN YOLLARIDIR. BİLİM, insanlığa ve ahlaka karşı NÖTR kalma, objektif olma vasfıyla ÜRKÜTÜCÜ BİR YÜCELİĞE sahip ise de GERÇEĞE ULAŞMAK İÇİN MECBURİYETİMİZDİR:
-Klavuzumuz EŞİKLERİ-SINIRLARI AŞAN SÜREKLİ YOLCU "HERMES"; yöntemimiz ise HERMENÖTİK olamlıdır (anlayarak-çözümleyerek yorumlama). YENİ YORUM ve EYLEM TARZLARINA ACİLEN İHTİYACIMIZ VAR. SINIRLARI ZORLAMALI, HİKÂYELERİMİZİ ANLATMALIYIZ.