Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gecede

Rate this book
Leylâ Erbil’in öykülerinin ve romanlarının odağında hep bir kabus çekirdeği vardır. Bu çekirdek, okurlarının korkularını da kışkırtır. Korku ve kabusu besleyen ise yaşamda ve edebiyatta kadınların kurcalaması değil değinmesi bile yasaklanmış konu ve sorunların incelenmesidir.

Leylâ Erbil, birçok söyleşisinde “insanın yaralı, sakatlanmış doğduğuna sevgiye, sevecenliğe muhtaç olduğuna” değindi. Ancak yazarken “insanlığın her an şaha kalkabilecek kötülük tohumlarıyla donanmış olduğunu” da görmezden gelmedi. Onun insanı yansıtma yöntemi daha çok “delilik görünümlü bir yelpazede” yer aldı, öykü ve romanlarındaki deliye “gerçekleri” söyletti.

Onun anlatılarındaki kadınlar da erkekler kadar güçlü ve kararlıdır: “Ben yetişirken Cumhuriyet kadınlarını da erkeklerini de hep güçlü, özgüvenli, onurlu mücadeleleri içinde seyrettim; Cumhuriyetin kazanımlarından yola çıkmış, onlardan geri dönmeme iradesi gelişmiş insanlardı. Bunların ille de okumuş diplomalılar, akademisyenler olması da gerekmez, aralarında [‘Tanrı’nın] Zarife[si], ‘Bunak’ın anne figürü , ‘Cüce’nin Hatçablası vb… gibi cahil sayılabilecekler de vardır. Zarife ise Almanya’ya göçen ilk kuşaktan bir adamın karısıdır ve ailesini kurtarma mücadelesi sonunda deliren bir karakterdir”.

Gecede yayınlandığı yıldaki özelliğini, önemi her gün biraz daha artarak koruyor.
Sennur Sezer

96 pages, Paperback

First published January 1, 1968

18 people are currently reading
403 people want to read

About the author

Leylâ Erbil

21 books172 followers
Leylâ Erbil is one of the leading female contemporary writers of Turkey, author of four novels and three collections of short stories, a book of essays and a biographical text about one of the best woman writers in the Turkish language, Tezel Özlü, who died in her early forties. Educated in Istanbul, she has also worked as a translator. In the 1960s she was involved in the activities of the Turkish Labor Party, which was the most influential socialist party at the time. Her stories are usually based on emotional and sociological conflicts of individuals and the society. Whether it is a love story or the story of a family or about the political and social developments of society, she usually presents contradictory states and situations and motivates the reader to deepen his/her thought about the matter. One of the author's main principles is that her works are not to be nominated for any of the literary contests or for any organizations that distribute awards. The author’s latest novel "The Three Headed Dragon" (Üç Başlı Ejderha) has been published in 2006.
Other Books:

Novels
Tuhaf Bir Erkek 2013 (A Strange Man)
Kalan 2011 (Rest)
Üç Başlı Ejderha 2005 (The Three Headed Dragon)
Cüce 2001 (Dwarf)
Mektup Aşkları 1988 (Love’s Letters)
Karanlığın Günü 1985 (Darkness of the Day)
Tuhaf Bir Kadın 1971 (A Strange Woman)

Short Stories
Eski Sevgili 1977 (Old Sweetheart)
Gecede 1968 (In the Night)
Hallaç 1959 (The Wool Fluffer)

Essays
Zihin Kuşları 1998 (Mind Birds)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
110 (20%)
4 stars
176 (33%)
3 stars
164 (30%)
2 stars
63 (11%)
1 star
17 (3%)
Displaying 1 - 30 of 51 reviews
Profile Image for Burcu Booker.
69 reviews76 followers
Read
November 25, 2021
“Öldün! Öldün ha! Şimdi ben ne yapayım? Bir memur ölüsünün karısı.”
***
Bu monolog başlangıcını bir yerlerde alıntı olarak görseydim, “Gecede”yi okumaya ikna olmak için başka bir şeye ihtiyacım kalmazdı. Ve bu, tiradın sadece başlangıcı. Tiradın kendisi, ölü bir kocaya yönelik atılabilecek tiratların en iyisi. Ve bu tiradı barındıran öykü, bilinç akışını damarlarınızda hissedeceğiniz 7 öyküden sadece biri.
***
Üstelik “Gecede”, Leyla Erbil’in zekâ pırıltısıyla zihninizi aydınlatabileceğiniz eserlerinden yalnızca bir tanesi. “Tuhaf Bir Kadın” vardır mesela, “Mektup Aşkları” vardır. “Kalan” varmış, Erbil’in son eseri, henüz benim hayatıma uğramadı ama kendisinin başyapıtıymış, öyle diyorlar bilenler. Tezer’in ve Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e yazdığı mektuplar ile de Leyla Hanımefendi’nin dünyasına arka kapıdan girmek mümkün.
***
Leyla Erbil, Türk edebiyatının en ilginç kadınlarından biri. İsmi geçtiğinde dahi heyecanlanıyorum. Türkiye’den, Türk yazınından, Türk entelijansiyasından Leyla Erbil gibi figürlerin geçmiş olması, beni doğduğum büyüdüğüm topraklara yakınlaştırıyor, memleketimle bağlarımı kuvvetlendiriyor. Türkiye böyle sevilir dedirtiyor; “ya sev ya terk et” çığırtkanlığıyla değil; gelecek nesillere, geçmişe ve yurttaşlarına tutunabilecekleri bir şeyler miras bırakarak.
***
Uzay boşluğunda süzülüyor gibi hissettiğiniz olursa, Leyla Erbil’in koluna girmeyi deneyebilirsiniz. Yanına her gittiğinizde anlatacak bir hikayesi olacaktır.
***
Sevgiler efendim.
Profile Image for Sine.
389 reviews475 followers
January 9, 2024
incecik ama okuması hiç kolay değil. hatta yer yer hayli zorlandığım bile oldu, döne döne okudum. ama değer mi? değer. leyla erbil türk edebiyatında çok kıymetli bir kalem, çok nev-i şahsına münhasır. ders niteliğinde okutulacak öyküler var bu kitapta.
Profile Image for Irem Ercan.
269 reviews21 followers
January 12, 2024
of müthişti.
her öykü kendi içinde tek oyunculu bir tiyatro oyunu izliyormuşum gibi hissettirdi.
bayıldımmmm
Profile Image for Can Eryürek.
135 reviews35 followers
April 15, 2019
Hüseyin'in bu kitabı bitirdikten sonraki yüz ifadesini görmek için neler vermezdim...
Profile Image for Gizem Bilkay.
28 reviews65 followers
January 14, 2013
''Ne açılıyor öyle, vals mi? sarıl sarıl ben de seni çok arıyorum olsun arada bir uğra gene, beni özlüyorsun, ama bu hiçbir nen demek olmuyor, olsun bir kez başladık, sonuna dek gitmeli artık, ama olsun elimi tutuyor, dudaklarımı bulamıyor, ben kaçıyorum, ağzım önündeki her nenleri içeri çekiyor, bunu sakladım ondan, çok rakı içtik birlikte, çok çok konuştuk, balık levrekti, gözlerini içtik, uykumuz geldi gidip yattık, elim seninkine değdikçe büyüdü, küçücük ellerin var, yüreğin de hiç atmıyor, sen misin?''

leyla erbil'i sevmek için birçok nedenden biri, 'şey' yerine 'nen' kullanmasıdır.
Profile Image for Duygu Bingöl.
62 reviews2 followers
April 6, 2019
Çok zor okudum. Sinirlerim bozuldu. Genelde bir öykünün, bir merkezi, omurgası olur, bir meselesi olur ve biz o omurganın etrafında olup bitenleri okuruz. Leyla Erbil okurken o omurganın bana verilmediğini hissediyorum. Ne anlattığını anlamakta zorlanıyorum. Bu görünmez omurganın etrafında uçuşan bilinç akışını (karmakarışık) okumaktan yoruluyorum ve çok dağılıyorum. Bu kitaptan bana ne kaldı? İnanın, hiçbir şey hatırlamıyorum desem yeridir. İnanılmaz ama gerçek. Bende mi bir tuhaflık var acaba? Değişik noktalama işaretlerinin ise bende en ufak bir heyecan oluşturmadığını söylemeliyim. Yine de Leyla Erbil'in romanı Tuhaf Bir Kadın'ı okuyacağım ve bir şans daha vereceğim. Bunca yorumu yazdıktan sonra bunu yapacak olmam da başlı başına tuhaf.
Profile Image for Prenses_gul.
36 reviews
November 25, 2024
Yazım ve noktalama kurallarını tekrardan keşfetmeye gerek olduğunu sanmıyorum.
Profile Image for fer.
14 reviews
April 27, 2025
2.5 yildiz aslinda. dili karmasikti lakin bence ustunde durdugu konular ve vermek istedigi mesaj acikti. oykuleri bir butun olarak anlamlandirmak zordu ama hepsinin 'toplum ve toplumda kadin' temasini icerdigi cok acikti.

okuyacagim iki kitabi daha var.
Profile Image for Kubilay K.
102 reviews24 followers
March 26, 2022
"Kim bilir şimdi, şimdi kim bilir hangi asıl kocalarımızı ve karılarımızı aldatmış durumdayız? Dur anlatacağım hepsini, bir yudum daha..."

Leylâ Erbil, Gecede'de kendi edebiyatının bir vesikasını çıkarır önümüze. Geleneğin karşısında bir isyan bayrağı olarak göndere çektiği edebiyatının başat nesnesi yine kadın kimliğidir.

Başta muazzam bir monolog fırtınası olan Ayna öyküsünde olmak üzere anlatının merkezinde anneler yer alır. Kutsal olanın ve düzenin bekçiliğini üstlenen, silik babaların edilgen varoluşları yanında patriyarkanın çarklarını bizzat çeviren fail kadınlar olarak anneler, öykülerin iğnelerinin temel hedefini oluşturur.

Öykülerin başat öznesi ise "ben anlatıcı" olarak kızlardır. Erbil'in metafizik ve eylemsel başkaldırılarını hep bu kızlar üstlenir.

Ve nihayet eşler ve sevgililer de Erbil'in kadın kimliği dörtlemesinin destek ayaklarını oluşturur: Onlar "baş fail" erkek bakışını sömüren bireylerdir. Erbil, patriyarkanın pençelerini tek tek koparır kelimeleri ile.

Hesaplaşma, Gecede öyküsünde olduğu gibi annenin merkezinde attığı kara bir kalp olan aileyledir. Tuhaf Bir Kadın'ın tohumları da burada yaratılır.

Hesaplaşma, Ölü öyküsünde olduğu gibi evlilik kurumunun yorganın altından uzanan iğrenç tırnaklarıyladır.

Hesaplaşma, cinsellikledir. Ayna'da Freudyen bir kazı yapar Erbil, Gecede ise kadın bakışını zirveye çıkarır.

Hesaplaşma, yalnız içerik ile değil üslup ile devam eder. Erbil, gelenekseli her anlamda yıkar. Anaforlaşan monologlar, kesintisiz bilinç akışları, bitmek bilmez cümleler, ansızın beliren küçük harfler, olur olmadık noktalamalar ve hep eksiltiler.

Erbil, Gecede'sinde yer alan yedi muazzam iğneyi, kabul edilmiş çaresizliklerin nabzına saplamaktadır. Bundan sonrası ateştir. Yakmak der Erbil, sadece yakmak.
Profile Image for Özgür Oklap.
44 reviews11 followers
January 31, 2016
Gecede, sırasıyla Vapur, Ayna, Çekmece, Hokkabazın Çağrısı, Ölü, Tanrı ve Gecede isimli 7 öyküden oluşuyor. İçlerinde bence en ilginc ve düşündürücü olan Vapur hakkında birkaç kelam etmeden önce, bir Leylâ Erbil alametifarikası olan bilinç sıçramaları, bunaklık, sayıklamalar ve kendi icadı noktalama işaretlerinin - virgüllü soru şareti ya da ünlem, yan yana üç virgül ve türevleri gibi - bu öykülerin de hemen hepsinde hazır ve nazır olduğunu söylemeliyim. Tüm bunlar ve özellikle de noktalama işaretlerini bu yoğunlukta kullanma (ya da Ayna isimli öyküdeki gibi hemen hemen hiç kullanmama) serbestisi, kimi zaman okuru zorlasa da, özgün ve özgür bir Leylâ Erbil yazınının yapıtaşlarını oluşturuyor.

Ve başkaldıran, isyankar Vapur... Zincirlerini koparıp, özgürlüğe kaptansız ve mürettebatsız yelken açan, donanmayı peşine takmasına rağmen bir türlü yakalanamayan ve sonunda ''...kendinize gelin, doğrulun, geri alın ey!, bezdim ey!, bıktım ey!, görmek istiyorum ölmeden, anaları, babaları, çocukları, halkı görmek istiyorum hey!..'' haykırışlarıyla gözden kaybolan bir Şirket-i Hayriye vapuru... Kaybolurken de yakıp yıkan, bir çakıp bir yiten kırmızı bir çizgiye dönüşen, ne olduğunu anlamadan Boğaz'ın iki yanına biriken halkın da katıldığı bir alev topu... Vapurun ezgilerine, danslarına coşkuyla eşlik eden, sanki yasaklı ama, özlenmiş bayramı kutlayan halk... Ve elbette bastırılış; yaralamalar, ölümler, tutuklamalar... Bu kötülüğün tüm bunların sorumlusu vapura değil de kendilerine yapıldığını sorgulayan halk... Ve bir daha ortada görünmeyen vapur... Nerededir artık o?

Yazının tamamı için: http://oklapkutuphanesi.blogspot.de/2...
Profile Image for Gamby.
73 reviews2 followers
January 2, 2019
yazarın anlaşılmamak için çaba sarf ettiğini düşünüyorum. anlaşılmama gayesiyle metni yazmış ancak bu sırada hikâyeler de yazmalıyım ulan, diyerek bir şey çizmiş gibi. leyla erbil'e haksızlık etmek istemem ama gayesi de sonuca varmamış. ne yazık ki başarıya kavuşamamış yazar, zira anlaşılıyor ve anlaşıldığında da aslında çok matah bir şey ortaya koymadığı görülüyor. bazı yerlerde isteksizce "sebebi neydi ki?" dedim pranga reyize. harbiden sebebi neydi pranga reyiz?

yine de edebi bir değeri var. çünkü değişik bir sistem üstüne kurmuş yazdıklarını. ama beğenmedim, çabalasam da olmadı. belki de benim kapasitem yetmemiştir.
Profile Image for Çiğdem Yalçın.
57 reviews1 follower
October 31, 2018
Çok zor okudum. Haftalarca aralar verdim, tekrar başladım. Bir daha Leyla Erbil kitabı okumak için önceden kendimi hazırlamam ve uzunca bir süre ayırmam gerekecek. 30'lu yaşlarımda okusam bu yazım tarzı belki ilginç gelebilirdi ama artık yorucu geliyor. Okuyucuyu düşünsel anlamda yoran kitaplara bayılırım ama bir kitap sadece yazım tekniği yüzünden, içeriğin derinliğini gözardı ettirecek kadar yoruyorsa pek zevk vermiyor.
Profile Image for hümeyra .
237 reviews3 followers
April 18, 2023
"Gucluler var gucluler. Keske benim yerime sinamak icin baskasini seceydi su Tanri."
Dusunce akisiyla cok iyi anlasamiyorum ama leylâ erbil istanbulu en icimde hissettirdi.
Profile Image for Avni Alper.
124 reviews1 follower
July 25, 2025
eyla Erbil’in kadın karakterleri… Ne Balzac’ın kadınları gibi… Ne de Sovyet kadınları gibiler… Ele avuca sığmayan… Aldatan, aldatmasa bile buna yeltenmiş, bunu düşünmüş, kadınlar.

Leyla Erbil’in kadın karakterleri : Eski sevgilisini okura başka bir adamı anlatırken haa bir de Hurşit vardı gibi çocukluğunda çay içtiği fincanı hatırlamışçasına hatırlayan kadınlar.

Leyla Erbil’in kadın karakterleri :Ele avuca sığmaz bulunduğu şeklin kabını almış gibi görünsede, bazen donarak kabını kıran, bazen asit gibi bulunduğu kabı eriten kadınlar.

Mizojini varsa okurda… olmasa bile geleneksel kadın imajına hayransa veya aldatılma şüphesi varsa yuvasını yıkar erkeğin Leyla Erbil’in kadın kahramanı.

Okuyan erkek dudaklarından benim karım yapmaz kelimesini dökemez… Öyle yazmıştır kadınları Leyla Erbil… Belki veya belli ki Leyla Erbil tüm kadınlar adına erkeklerden yazınla almış intikamını.

Acaba bunu anlamayan erkekler varsa… Sadece içli ve aşık erkeklere dokunuyorsa bu satırlar. Yanlış kişiden alınmış intikam mı ? Yoksa kurunun yanında yanan yaşları mı bu erkeklerin gözyaşları
Profile Image for Atilla Gallipoli_1915.
69 reviews1 follower
June 14, 2022
Yazarin uslup/bicem tercihi cok farkli. Muhtemelen monologlar o sirada anlaticinin zihnine araliksiz ususen dusuncelerden olusuyor. Sayfa herhangi bir yerde nefes alamiyor. Ben okurken cok rahatsiz hissettim. Belki yazar da bunu istiyordu. Bir karabasan, bir girdapa kisilmislik hissi vermek istiyordu. Bu tercihe saygi duymakla birlikte ben de okur olarak bu derece rahatsiz hissettiren bir usluba hos bakamiyorum. Anlatilanlardan hicbir sey anlamadim. Uslup/biceme yeni bir soluk getirmek adina derdini anlatamamis ki... "Deneysel bir calisma gibi" diyebilirim en kibar ifadeyle. Ozetle "hoslanmadim"
Profile Image for Bülent Yücel.
95 reviews
January 27, 2022
Öyküler beni yoruyor bunu anladım, Leyla Erbil’ i Aziz Nesin’in “Birlijte Yaşadıklarım Ve Birlijte Öldüklerim “ isimli kitabında tanımıştım, kendine son derece güvenen bir tavırla Aziz Nesin e yazdığı mektubunu okunmuştum, sonra araştırdım, Türkiye’nin ilk Nobel’e aday gösterilen kadın yazarı olduğunu öğrendim, ve kitaplarını araştırdım. İlk okuduğum kitabı “Gecede “oldu . Çeşitli öykülerinden oluşan bu kitabı benim beklentilerimden biraz daha aşağıda kaldı. Tomris Uyar veya Wirginia Wolf üslubunda diyebiliriz. ama asla Sair Faik Abasıyanık, Yekta Kopan gibi olmayan bir yazımı vardı. Demek ki erkekler ile kadınlara hep Başak açılardan bakıyorlar dünyaya. Leyla Erbil in Öykülerinde Kadınlığın her zaman başrol olduğunu hemen anlıyorsunuz, eserlerinde ki karakterlerin sosyal davranışları , tepkileri Özgür bir dünyanın birer simgeleri adeta. Öyküler dediğim gibi her zaman bana zor okunan birer sanat eseri gelmiştir. Bu yüzden kitaba bakış açım bu açıdan biraz olumsuz olabilir.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Beryl.
52 reviews
June 10, 2022
Leyla Erbil’in üslubu cidden sıradışıdır. Sanki bir kabusun içindesiniz ve o korkuyla aklınızdan geçen her şeyi yazıyormuş gibi düşünün. Bu üslubu en iyi böyle anlatabilirim sanıyorum. Güzel, ama anlaması zor. Bilerek konmamış virgüller, sonu getirilmeyen cümleler… var da var. İçindeki bazı hikayeleri beğendim. Tek solukta okuyorsunuz (sanıyorum virgül olmadığından). Leyla Erbil’in bu yazım tekniğini alıp geliştirmek lazım, çünkü her türün ilk(?) örneğinde olduğu gibi bu da tam olarak türünün potansiyelini çıkarmış bir eser değil. Bazı yerlerde yazar, sizden sadece 1 kere bahsettiği bir şeyi hatırlamanızı ve alakası olmayan bir konuyla bağdaştırmanızı istermiş gibi yazıyor. Örnek olarak, ilk hikayeyi ele alalım; Yahu arkadaşım, bir kereliğine bahsetmişsin evli çiftten, 10 sayfa sonra ben neresiyle bağdaştırayım hikayenin?
Sanki kitabı derlerken bir iyi bir kötü hikaye koymuşlar. Kendimi kabusta gibi hissettim. Ve bu ÇOK hoşuma gitti ;)
Profile Image for Ceren S..
309 reviews3 followers
May 1, 2023
Delinin, sarhoşun, kaybolmuşun diliyle yazmak zor iştir ama Leylâ Erbil altından kalkmış.
Birkaç fotoğraf atıyor önüme ve diyor ki sen bundan bir hikaye oku. Dümdüz bir dille de yazılabilir ve çok güçlü öyküler çıkartılabilirdi ama o bambaşka bir yazın denemesi yapmak istemiş.
Tezer Özlü'nün mektuplarında bir yerde "bırak Allahaşkına onlar senin ne yapmak istediğini anlayamadılar bile.." demesi bence bu öyküleredir, Sait Faik hikaye ödülü'ne başvurup kazanamamasının nedeni de sanırım bu cümlede geçer..
Zorlayıcı bir okuma ama derin bir iz bırakıyor "anlayabilene".
Profile Image for Gürcan Öztürk.
290 reviews17 followers
August 3, 2017
Kitapta beni en çok etkileyen hikayeler "Vapur" ve "Gecede" oldu. Yani açılma ve kapanma öyküleri. İlki ne kadar gerçekçiyse diğeri gerçeği o kadar zorlayan. Leyla Erbil kendi kurallarının yazarı, dolayısıyla onu okurken ya çok seviyor ya da hiç haz etmiyorsunuz. Ben çok sevenlerdenim. Karakterinden, duruşundan en önemlisi hayat tavrından asla ödün vermeyen öyküler usul isyanlarla dolu bir anlatıyla sunuluyor.
39 reviews
Read
November 30, 2022
Farklı bir üslupla yazılmış öyküler. Kadınlar, ilişkiler, cinsellik temalarında. Vapuru gören bir kız çocuğunun ağzından vapurun seyahati, ölen kocasının yatağının başında onunla konuşan kadın, almanyaya işçi gidip dört çocukla karısını bırakan adamın peşinden giden ve akıl hastanesinde tedavi edilen kadın, iki çocuğu bırakıp giden dul kadının aklının gidip gelmesini anlatan enteresan açıdan bakan öyküler.
Sait Faik ödülüne aday olup kazanamamış.
Profile Image for seldacansu.
66 reviews
January 2, 2024
Bilge Karasu okuyacaktım aslında bu akşam ama öyle bir dil kullanımının bugün beni yoracağını düşünerek vazgeçmiştim. Sonra dedim ki vay kardeşim sen hiç Leyla Erbil okumadın. Bilge abimden kaçarken nereye düşmüşüm. Beni sarmayan kitapları çok hızlı okuma huyum var bir de o yüzden bitti bir akşamda ama yani bitmezse sonsuz günde anlarım. Zor ya. Valla zor. Böyle bi akış işte ne gelirse. Karanlık üstelik. Zor yani ne diyeyim
Profile Image for Erdem Yılmaz.
202 reviews4 followers
January 31, 2024
Gecede (1968)
Leyla Erbil (1931-2013, 82y 🇹🇷)

delinin söylediği gerçekler
sevgiye muhtaçlık
korku ve kabus
kötülük tohumları

-..çok nankörce bir dinginlik içindeydik.. insanlar nasıl da nankördürler, ne de çabuk unuturlar..

-..arkadaş kocalarıyla kaçamak aşklar yapan o ekşi sıcağı kokulu kadınların ince beyaz ve çilli kemikleriyle dopdolu uzayan mezarlığa bakıp..

-..gebe kaldım da bir kez olsun, ‘güzel gebem’ dedin mi bana, ‘benim melek hamilem’ ya da..
Profile Image for Zeynep Evren.
5 reviews1 follower
February 28, 2024
Sevgilim hediye ettiği için yeri bende ayrı olacak ama zorlandığım, zaman zaman koptuğum oldu öykülerden. Leyla Erbil’in tekniği ve yazış stili bana hitap etmiyor genel olarak ancak içlerinden “Ölü” isimli öyküsünü çok beğendim, bende farklı hisler uyandırdı. Yazarın kendine ait özgün dilini bu öyküyle çok başarılı yansıttığını düşünüyorum.
“Bir memur ölüsünün karısı. Daha gencim, güzelim de, kolay mı?”
Profile Image for Sade Bayar.
39 reviews3 followers
March 20, 2022
Biçemini eleştirenleri anlamıyorum. Siz rüyalarınızı düzenli mi görürsünüz, en karanlık düşüncelerinizde her şey açık seçik midir? Leyla Erbil’in kalemi budur. Zor okunur evet, insanda bıraktığı his derince bir rüyadan uyanmak gibidir. Hatırladığınız şey rüyadaki korkudur, sıkışmışlıktır belki, illa kötü de olması gerekmez bende öyle olmuştur. Bir kadın olarak kadınlık dramıdır Leyla’nın kabusu.
Profile Image for Biricik Saylam.
2 reviews
January 23, 2024
Çok zorlandım aşırı hem de. Ne tür bir dil bilemiyorum Edebiyatçı değilim ziraaaa fakat tam anladım hikayeyi tamam dedikten sonra bile anladığım şeyin anlamsızlığıyla karşı karşıya kaldım. Zaten öykü kitabı pek sevmem. Ama bu en sevmediğim öykü kitabıydı. Edebiyatçılar, Leyla Erbil… ben anlayamadım sizi kusuruma bakmayın artık.
Profile Image for Tijin Ç..
13 reviews
February 10, 2024
O’nu okumak benzersiz bir şeyi deneyimlemek gibi gelmiştir bana hep.
Leyla Erbil o kadar ilgimi çekiyor ki; kendimi ya da insanı değil, bizzat O’nu anlayıp tanıma uğraşı verdiğimi fark ediyorum kitaplarını okurken. Tüylerimi diken diken ediyor kafama kafama çaktıkları. Sanki hepimizi madara edermiş-ti gibi geliyor.
Profile Image for Şays.
12 reviews2 followers
June 1, 2024
Leylâ Erbil’den okuduğum ilk kitaptı ve beni çok etkiledi. Özellikle ilk öyküsü VAPUR en sevdiklerimden oldu. Metaforlarla dolu bir öyküydü. Noktalama işaretlerini de kendince kullanması zaten anlaması zor olan öykülerini daha da zorlaştırmış ama tadı öyle lezzetli bir kitaptı ki diğer kitaplarını da okuma kararı aldırdı bana. (Kitabın konusu kadın, cinsellik, aşk , korkular üzerinde dönüyor.)
Displaying 1 - 30 of 51 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.