Fikir olarak özellikle Türk toplumu için gerekli ve güzel olan bu kitap, yazım dili açısından maalesef benim gözümde sınıfta kaldı. Ana fikir, örneklerle birlikte 100 sayfanın altında çok güzel ve hatta bilimsel olarak verilebilecekken, kitap biçimsel kurgudan yoksun şekilde defalarca aynı şeyleri ve aynı şekilde tekrar ediyor. Kitabın ilk çeyreği, ilk yarısı ya da tamamını da okusanız, rastgele herhangi bir sayfa da açsanız, aynı cümlelerle karşılaşıyorsunuz. "Kendi benliğinizin değeri için, hayır demeyi öğrenin." Bilimsel makalelere referans beklerken, bir anda House of Cards dizisinden özlü bir söz yeni bölümün girizgahı olabiliyor.
Gerekli bir kitap olmakla birlikte, aynı fikirsel altyapı daha sağlam bir kitaptan da elde edilebilir. Okuyucunun biraz zaman kaybı yaşayacağını bilerek bu kitabı eline alması gerekiyor..