'Prenses Kaguya Masalı' Heian Dönemi'nde (794-1185) yazıldığı tahmin edilen, Japonya'nın en eski anlatılarından bir tanesidir. Orijinal ismi Taketori Monogatari olan metinin kim tarafından yazıldığı meçhul, Heian Dönemi soylularından biri tarafından yazılmış olması en mümkün tahmin. Fakat masal zaman içerisinde bazı değişikliklere uğramış olsa bile her daim bilinirliliğini korumuş durumda. Stüdyo Ghibli'nin 2013'te, Isao Takahata yönetmenliğinde masalı animeye uyarlamasıyla, efsane; uluslararası bir popülariteye sahip oldu ve haliyle metin de daha çok ilgi görmeye başladı. Sonunda KeTeBe'den çıkan bu versiyonla bizde Türkçe okuyabiliyoruz. Ben daha önce İngilizcesini okumuştum fakat Türkçesi çıkınca araya sıkıştırmak, masalı hatırlamak istedim.
Japon Edebiyatı'nda 'Bambu Kesicisinin Öyküsü' olarak tanınan masalda, aydan gelen Kaguya'nın öyküsü anlatılır. Kaguya, bambu kesicisi tarafından bir bambunun içerisinde uyurken bulunur. Çok miniktir. Bambu kesicisi Kaguya'yı özenle alır, evlatlık edinir ve çocuğu yerine koyar. Fakat Kaguya insan olmadığından çok hızlı bir şekilde büyür ve etrafına ışık saçan olağanüstü güzelliğiyle herkesi büyüler. Aynı zamanda da bambu kesicisine muhteşem bir şans ve servet getirir. Kesici kısa sürede ülkenin en zengin insanlarından biri olur. Kaguya'nın hemencecik ergen yaşta bir kız haline gelmesi ve dillere destan güzelliğe sahip olması; Japonya'daki nüfuzlu genç erkeklerin dikkatini çeker ve hepsi onunla evlenmek için sıraya girer. Fakat Kaguya gelecek üzücü kaderinden haberdardır ve onunla evlenmek isteyenleri bir dizi zorlu sınava tabi tutarak; onları isteklerinden vazgeçirmek niyetindedir.
Prenses Kaguya Masalı, Heian Dönemi'nin hakim anlayışları göz önüne alındığında bir siyasi eleştiri olarak okunabilir. Kaguya için mertlik gösterisine çıkan bütün soylu erkekler beceriksiz, yalancı ve dalaverecidir. Heian Dönemi'nde yazılmış olması, Prenses Kaguya Masalı'nın görünenin ardındakine dair daha çok şey anlattığını tahmin ettirir. Masalda, özellikle Budizm inancıyla eşleştirebileceğimiz bir anlam dünyası önümüze serilir. Kaguya bir ceza olarak dünyaya gönderilmiştir, ölümlülerin arasına. Halbuki ay ülkesi çok güzeldir, orda yaşayanlar ölümsüzdür ve eşsizdir. Buda'nın Nirvana ülkesine benzer yani. Bu üst mertebeden, deyim yerindeyse dünyaya atılmıştır Kaguya ve bu dünyanın sefaletini, açmazlığını, kirliliğini tecrübe etmiştir. Fakat biraz daha derinden bakınca, ay ülkesindeki üstün varlıkların tecrübe etmeyi geç, asla tahmin bile edemeyecekleri başka şeyleri hissetme lütfunu yaşar. Sevgi, bağlılık, vefa gibi.
İster siyasi mesaj çıkarın, isterseniz dini bir anlam... Ne olursa olsun 'Prenses Kaguya Masalı' üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir söylencedir, hatta bir referans metindir. Diğer yandan çeviride bariz bazı sıkıntıların olduğunu söyleyebilirim. İstifra kelimesi yerine istiğfar kelimesinin tercih edilmesi beni şok etti mesela. Syf 64 ?
Japon Edebiyatı'na ve masallara meraklı okurlara öneririm.