Benim için devrim niteliğinde bir kitap oldu. Hepimiz sinir sistemimizi deneyimliyoruz derlerdi de, o kadar olduğunu bilmezdim. O yüzden savruk zihnimi güzelce toplayıp, tane tane anlatmak istiyorum. Ve sizlere, benim anlatmamdaki beceri ya da beceriksizliğimden etkilenmeden migren, depresyon, uyku problemi, panik atak, fibromiyaljii dikkat eksikliği gibi kronik ya da düzensiz aralıklarla tekrar eden semptomlardan muzdaripseniz kitabı elde edip okumanızı tavsiye ediyorum.
Ben kitabı aldım alalı öğrettiği temel egzersizi hem kendim yapıyor hem de iyi geleceğini düşündüğüm kişilere öğretiyorum ve hepsi olumlu etkilerini gördüklerini söylüyor. (migreni olan bir arkadaşım bir haftadır aşırı rahat hissettiğini ve boyun ağrılarından kurtulduğunu söyledi)
Bu şüpheli görünen durumu kendimce biraz açmayı deneyeyim. Kitapta ismi geçen Vagus, kendisi kafatası sinirlerimizden onuncusu olur ve gezmeyi biraz(fazlasıyla)seven bir sinirdir. Kafatasından gözlerimize, yüz kaslarımıza, yutağa ulaşır ve oradan aşağı inerek tüm iç organları gezer. Fakat uzuunca bir süre Vagus'un bu rotası insanlar tarafından biraz yanlış anlaşılmış ve Vagus'un sadece yemek bulma, yeme, sindirim gibi süreçlerden sorumlu olduğuna inanılmış. Ta kiii Stephen Porges (aydede yüzlü bir nörobilimci) Polivegal Teorisini sunana kadar... Polivegal Teorinin getirdiği yenilik, Vagusun sadece iç organların işleyişinden sorumlu olmakla kalmayıp, sosyal etkileşimimizi düzenleyen bir dalı daha olduğunu keşfetmek olmuş. Porges'in bulgusuna göre Vagus'un Dorsal dalı (ilkel vagus da deniyor) doğada tehlikeli anlarda kapanma, donma tepkisinden sorumluyken(avcısından kaçarken donup kalan memeliler örnek veriliyor), daha sonra evrimleşen Ventral Dalı da güvende olduğumuz anlarda kurduğumuz sağlıklı sosyal etkileşimi düzenliyor. (Yüz kaslarımızı kullanmamız, ses tonumuzu ayarlamamız, duyduğumuz seslerin güvenli ya da tehlike işareti olduklarını anlamamız gibi...)
Mesele derin, uzadıkça uzuyor, kısaca özetlemeye çalışacağım: sinir sistemimizde önemli bir rolü olan Vagus'a dair bu bulgu, sosyal travmalarımızın da sinir sistemimize kazındığına ve psikolojik olarak adlandırılan pek çok sıkıntının aslında travmatize sinir sistemi ile ilişkili olduğu bilgisine kadar uzanmış. Yani hem iç organların işleyişinden hem de sosyal etkileşimden sorumlu Vagus teorisi, yaşadığımız kronik fizyolojik rahatsızlıklar ve yazarın psikolojik demeyi tercih etmediği sıkıntılardan iyileşmek için öncelikle sinir sistemini travmatize olmadan önceki haline getirmemiz gerektiği bilgisini sunuyor bize. Kitabın güzel yanı, bu egzersizleri okurla paylaşması oluyor. Belirli göz egzersizleriyle Vagus'un Ventral dalını uyararak zaman içinde daha dengeli işleyen bir sinir sistemi elde edeceğimizi öğretiyor. Yani temelde, tehlike ve güvendelik hissini sağlıklı hissedebilmemizi sağlayacak sinir sistemi işleyişine kavuşuyoruz zamanla. Mesela ben göz göze gelmekte zorluk çeken birisi olmuşudur hep, son zamanlarda bunu biraz daha rahat ve doğal yaptığımı hissediyorum, olumsuz iç seslerim azaldı ve konuşurken daha doğal hissediyorum. (tabii bu hızlı sonuçta benim bir süredir düzenli yoga yapmam, beden ve nefes farkındalığım üzerine çalışmam da etkili olmuştur diye düşünüyorum. çünkü ilk yaptığı anda hiçbir şey hissetmediğini söyleyip, zamanla uykusunun düzeldiğini fark eden de oldu.)
Benim için bu kitabın en çarpıcı yanı, yıllardır ''ben'' sandığım şeylerin, aslında travmatize bir sinir sisteminin sonuçları olduğunu görmek oldu. Şimdi yayınevlerinin kitap pazarlamakta kullandığı tekniği kullanarak bitireceğim bu yorumu, hazır olun :)
siz de kendinizi güçsüz, çaresiz, etkisiz mi hissediyorsunuz? bir oda dolusu insanın içinde 'benim burada ne işim var? gibi sorgulara girmeden duramıyor musunuz? sosyal etkileşim durumunda sık sık kendinizi ortamdan soyutlanmış, üçüncü bir göz gibi mi hissediyorsunuz? ya da uzun süren tepkisizilik anlarından sonra ani patlamalar mı yaşıyorsunuz? harekete geçecek gücü ve motivasyonu bulmakta sıklıkla zorlanıyor musunuz? otomatik tepkilerinizi dönüştürmekte etkisiz mi kalıyorsunuz? kısacası bir şeyler sizin kontrolünüzde hissettirmiyor mu, bu kitap tam size göre :)
NOT: egzersizleri yapan olursa bana geri dönüş yapmasını çok isterim çünkü biraz anlamak istiyorum kimde nasıl bir etki yarattı diye. paylaşmak isterseniz açığım. ventral dalım çok mu aktive oldu ne, hoşçakalın :))
edit: kitapta sunduğu bakış açısını oldukça yenilikçi bulduğumdan olsa gerek yazarın fazlasıyla tekrara düştüğüne değinmemişim hiç. yazar yazdığı konuda coşkuya kapılıyor yer yer, bu üslubu polivegal teoriyi tanımayan biri için fazla iddialı gelebilir. ben başlarda epey etkilendim, bi yerden sonra ya bu temel egzersizi deneyince ya anlattığı gibi çıkmazsa diye bi endişelendim, sonra deneyimlerimle faydasını görünce sanırım nötrlendim o üsluba karşı. tarafsız gözlemci aslı yanım bu editi yapmadan duramadı.