Tarihçi Burak Onaran'ın "Mutfaktarih: Yemeğin Politik Serüvenleri" kitabında gıdayı, yemeği, mutfak mimarisini ve sofra düzenini siyasi ve toplumsal bir anlatımla ele aldığı, her biri ayrı konuya odaklanan makaleleri var. Bu makalelerden bazılarının başlıkları şöyle: "Erken Cumhuriyet Döneminde Domuz Meselesi (1923-1950)", "Kan ve Toprak: Nazi Partisi'nin Organik Tarım ve Ekoloji Merakı", "Mutfak Cephesi: İki Dünya Savaşında Propaganda ve Yemek Kültürü".
Modern devletlerin varlığını devamlı kılmak ve iktidarını pekiştirmek için gündelik hayatın büyük bir kısmını kapsayan yemeklere el atması zaten kaçınılmaz bir durum. Yazar da tarihçi olmanın bir getirisi olarak modern ulus devletlere odaklanıp mutfak ile ilgili konularda savaşların, propogandanın, devlet politikalarının ve milliyetçiliğin penceresinden yemeğin beslenme dışında hangi amaçlara hizmet edebileceğini gösteriyor.
Geçtiğimiz 5-10 yıla kadar Türkiye'de gıda çalışmaları alanında elimizde olan kaynak sayısı oldukça azdı. Şimdi hem sosyal medyadaki görünürlüğü hem de üniversitelerdeki gastronomi bölümleriyle popüler bir konu haline gelse de hala bu coğrafyada gıda ve yemek kültürü açısından üzerinde durulması gereken ve henüz konuşulmamış çok fazla konu var. Teker teker literatüre eklenen kitaplar ve araştırmalar bunun yolunu açıyor. Yemek kültürlerini, yeme pratiklerini ve gıdayı romantize ederek yüklenen anlamların dışında bakmamız gereken yer de tam olarak bunun gibi kitaplardan ve araştırmalardan geçiyor. Bu kitabın da yemeğe, tarihe ve siyasete ilgisi olan için epey güçlü bir kaynak kitap olduğunu düşünüyorum.