What do you think?


Shadows: The Depiction of Cast Shadows in Western Art
Cast shadows have been exploited in art to enhance the impression of the surrounding light as well as that of the solidity of the casting objects. They can contribute to the mood of the scene, and can reveal the presence of features outside the space represented, but as Professor Gombrich points out, they appear only sporadicaly and have been more frequently ignored or suppressed in Western art.
Gombrich touches on the ambiguous nature of shadows in myth, legend, and philosophy, and briefly analyses the factors governing their the location and form of the light source, the shape of the illuminated object and that of the surface on which the shadow falls, and the position of the viewer.
Early Renaissance painters such as Masaccio and Campin, intent on a faithful rendering of visual reality, did incorporate shadows in their art, but artists of Leonardo's time largely avoided painting them, and it was not until early in the seventeenth century that painters - particualrly Caravaggio and Rembrandt - were again interested in the effects of shadows. In subsequent centuries artists of the Romantic, Impressionist and Surrealist movements exploited the device of the cast shadow to enhance the realism or drama of their images.
Gombrich touches on the ambiguous nature of shadows in myth, legend, and philosophy, and briefly analyses the factors governing their the location and form of the light source, the shape of the illuminated object and that of the surface on which the shadow falls, and the position of the viewer.
Early Renaissance painters such as Masaccio and Campin, intent on a faithful rendering of visual reality, did incorporate shadows in their art, but artists of Leonardo's time largely avoided painting them, and it was not until early in the seventeenth century that painters - particualrly Caravaggio and Rembrandt - were again interested in the effects of shadows. In subsequent centuries artists of the Romantic, Impressionist and Surrealist movements exploited the device of the cast shadow to enhance the realism or drama of their images.
64 pages, Hardcover
First published September 10, 1995
About the author
E.H. Gombrich
128 books1,311 followersSir Ernst Hans Josef Gombrich, OM, CBE (30 March 1909 – 3 November 2001) was an Austrian-born art historian, who spent most of his working life in the United Kingdom.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
May 30, 2020
‘...parlak bir ışık belirdi,fakat hiç kimsenin gölgesi yoktu..” der Schlemihl,gölgesini şeytana sattıktan sonra.
Varlığını yitirmiştir çünkü. Onu gerçek kılan gölgesidir, adımlarıyla beraber ilerleyen gölgesi..
Sanat da hayatın yansımasıdır. Bir aydınlık vardır, bir karanlık.. Derinlik ise arada kalandandır en çok. Gölgeden.
Genişletir, derinleştirir, gizem doğurur ve korku besler içinde. Gerçek ete kemiğe bürünür, var olur.
.
Adelbert von Chamisso gölgesini satan Peter Schlemihl’i anlattığında, Gerôme Golgotha’yı renklerine kavuşturduğunda o arada kalan gölgeyi biliyorlardı.
E.H.Gombrich de National Gallery’de düzenlenen bir sergiye yazdığı metinde bu gölgelerin izini yansıtıyor.
Batı resminden örneklerle gölgelerin nasıl-ne amaçla-hangi noktalarda karşımıza çıktığını gösteriyor..
.
Kısa ama doyurucu bir kitapçık Gölgeler.. Benim de üzerine düşünmem için bir konu verdiği için de ayrı sevdim.. Sanatın Öyküsü’nden önce de ufak bir tanışma faslı oldu Gombrich ile~
Varlığını yitirmiştir çünkü. Onu gerçek kılan gölgesidir, adımlarıyla beraber ilerleyen gölgesi..
Sanat da hayatın yansımasıdır. Bir aydınlık vardır, bir karanlık.. Derinlik ise arada kalandandır en çok. Gölgeden.
Genişletir, derinleştirir, gizem doğurur ve korku besler içinde. Gerçek ete kemiğe bürünür, var olur.
.
Adelbert von Chamisso gölgesini satan Peter Schlemihl’i anlattığında, Gerôme Golgotha’yı renklerine kavuşturduğunda o arada kalan gölgeyi biliyorlardı.
E.H.Gombrich de National Gallery’de düzenlenen bir sergiye yazdığı metinde bu gölgelerin izini yansıtıyor.
Batı resminden örneklerle gölgelerin nasıl-ne amaçla-hangi noktalarda karşımıza çıktığını gösteriyor..
.
Kısa ama doyurucu bir kitapçık Gölgeler.. Benim de üzerine düşünmem için bir konu verdiği için de ayrı sevdim.. Sanatın Öyküsü’nden önce de ufak bir tanışma faslı oldu Gombrich ile~
May 16, 2020
Bunun için bir kitap olmalı mıydı bilemiyorum ama biraz fazla kısa ve dar bir çerçeve gibi geldi. Elbet biraz daha fazla örnek ve daha fazla bilgi yer alsaydı daha iyi olabilirdi. Sanatın Öyküsü’nden önce yazarı tanımış oldum.
April 12, 2026
E. H. Gombrich’in “Sanatın Öyküsü” sürekli başucumda duran, mükemmel bir sanat tarihi kaynak kitabıdır. Hak böyle olunca, Gombrich ismini duyar duymaz içimi bir heyecan kaplıyor daima.
Ernst Gombrich, 1995 yılında National Gallery’den bir sergi için davet almış. “Sanatçının Gözü” ismini taşıyan konsepte dâhil olan bir sanat tarihçisi olarak, “düşen gölgenin batı sanatındaki tasviri” başlığını belirleyen Gombrich, ilk olarak göz/görme olgusu üzerinde durmuş. Roma döneminin önemli düşünürü Cicero’dan alıntı yaparak, “Ressamların diğer insanlardan daha fazla gölge ve çıkıntı gördüğünü” yazar.
“Gölge” kavramının üzerinde durur ve Antik Yunan’da, insanlar öldükten sonra bile gölgeleriyle yaşamaya devam ediyor edildiğini ve somut evren görüşünün farklılaştığını söyler. Buradan hareketle, Platon’un “Mağara Alegorisi”ni örnek verir. “Çünkü gölgesi olan şey gerçektir” der. Öte yandan, Haruki Murakami’nin “gölgesiz veya soluk gölgeli karakterleri” akla gelir...
Rönesans’ta doğayı en iyi betimleyen ressamların dahi tuvale aktardıkları cisimlere gölge vermekten çekindiğinden dem vurur ve sebebi de; gölgelerin ahengi bozucu ve rahatsız edici bulunduğu yazar. Hatta Leonardo Da Vinci’nin “Defterler” isimli eserinde sanatçılara gölgeler konusunda tavsiye verdiği yazıları da mevcut kitapta.
Gombrich, National Gallery’i ziyaret etmemiz hususunda oldukça ısrarcı ve kendi gözlemlerimizin peşinden koşmamız gerektiğini hararetli bir şekilde tavsiye etmektedir. Biz de, bir gün umarız... diyelim.
Ernst Gombrich, 1995 yılında National Gallery’den bir sergi için davet almış. “Sanatçının Gözü” ismini taşıyan konsepte dâhil olan bir sanat tarihçisi olarak, “düşen gölgenin batı sanatındaki tasviri” başlığını belirleyen Gombrich, ilk olarak göz/görme olgusu üzerinde durmuş. Roma döneminin önemli düşünürü Cicero’dan alıntı yaparak, “Ressamların diğer insanlardan daha fazla gölge ve çıkıntı gördüğünü” yazar.
“Gölge” kavramının üzerinde durur ve Antik Yunan’da, insanlar öldükten sonra bile gölgeleriyle yaşamaya devam ediyor edildiğini ve somut evren görüşünün farklılaştığını söyler. Buradan hareketle, Platon’un “Mağara Alegorisi”ni örnek verir. “Çünkü gölgesi olan şey gerçektir” der. Öte yandan, Haruki Murakami’nin “gölgesiz veya soluk gölgeli karakterleri” akla gelir...
Rönesans’ta doğayı en iyi betimleyen ressamların dahi tuvale aktardıkları cisimlere gölge vermekten çekindiğinden dem vurur ve sebebi de; gölgelerin ahengi bozucu ve rahatsız edici bulunduğu yazar. Hatta Leonardo Da Vinci’nin “Defterler” isimli eserinde sanatçılara gölgeler konusunda tavsiye verdiği yazıları da mevcut kitapta.
Gombrich, National Gallery’i ziyaret etmemiz hususunda oldukça ısrarcı ve kendi gözlemlerimizin peşinden koşmamız gerektiğini hararetli bir şekilde tavsiye etmektedir. Biz de, bir gün umarız... diyelim.
Read
July 28, 2021National Gallery’de düzenlenen “Düşen Gölgenin Batı Sanatında Tasviri” isimli bir serginin katalogu olarak basılan bir kitap. National Gallery koleksiyonunda bulunan tablolar üzerinden sanatçıların gölgeyi nasıl kullandığı ya da kullanmadığı hakkında bilgi veriyor.
Kısa bir okuma olmasına ve rahat okunmasına rağmen sanat tarihi (en azından akımlar ve bazı temel kavramlar) hakkında bilgi sahibi olmadan okumamanızı tavsiye ederim.
Ayrıca, çevirisi bu kadar kötü olan çok az kitap okumuşumdur. Hatta editör düzeltmesinden dahi geçmemiş gibi bir his bıraktı bende. Eğer erişim varsa İngilizce baskısı tercih edilmeli diye düşünüyorum.
Kısa bir okuma olmasına ve rahat okunmasına rağmen sanat tarihi (en azından akımlar ve bazı temel kavramlar) hakkında bilgi sahibi olmadan okumamanızı tavsiye ederim.
Ayrıca, çevirisi bu kadar kötü olan çok az kitap okumuşumdur. Hatta editör düzeltmesinden dahi geçmemiş gibi bir his bıraktı bende. Eğer erişim varsa İngilizce baskısı tercih edilmeli diye düşünüyorum.
November 26, 2021
Yazar Gombrich olunca muhakkak alası geliyor insanın. Ciltli olması ve sayfa kalitesini çok beğendim. Konu olarak sanatta gölgenin kullanımına dair yüzeysel ama zevkli bilgiler veriyor. Bir oturuşta okunan, görsel desteklerinin hoşuma gittiği bir kitap.
Displaying 1 - 5 of 5 reviews






