"Ben, sözünü edeceğim olayları tarihtir diye anlatmayacağım. Bu, gelecek nesillerin işidir. Benim yazdıklarım tarih gerçeklerini aydınlatacak bir kaynak olursa ne mutlu bana."
Çok genç yaşta Atatürk'ün silah ve mücadele arkadaşı, vefatına kadar da onun en güvendiği dostlarından, sırdaşlarından olan Kılıç Ali, kendi gözünden ve kendi yaşadıklarından, tanıklık ettiği olaylardan yola çıkarak Kurtuluş Savaşı ve sonrasını anlatıyor... Oğlu Altemur Kılıç'ın gün ışığına çıkardığı belge ve anıları, gazeteci-araştırmacı Hulûsi Turgut derledi.
Atatürk derya gibidir, tanıdıkça derinleşir. O'nun şahsiyetini en yakınındaki insanlardan biri olan Kılıç Ali'nin kaleminden tanımak, Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in ilk yıllarının atmosferini kavramak için okunması zorunlu, unutulmayacak bir eser. Okurken gururlandığım, zaman zaman hiddetlendiğim, hem neşelendiğim hem de kahkahalar attığım, sonunda ise ağladığım kitaptır.
"Ben sözünü edeceğim olayları tarihtir diye anlatmayacağım. Bu, gelecek nesillerin işidir. Benim yazdıklarım tarih gerçeklerini aydınlatacak bir kaynak olursa ne mutlu bana" diye başladı kitap. Daha bu ilk satırlarda çok mutlu oldum. Sonrası bir solukta, nefesimi tutarak okuduklarımdı.
Sayfaları çevirirken Atatürk'ü en yakınındakilerden okuyacak, kendinizi onlarla beraber gibi hissedeceksiniz. Atatürk'ün vefatına kadar gelişmeleri, iyisiyle kötüsüyle takip ederken bazen sinirlenecek, bazen mutlu olacaksınız.
#79 "Biz sadece askerliğin, O ise, bütün hayatın erkân-ı harbidir" Refet Bele
Kitabın sonuna fotoğraf albümü eklenmesi de keyifli bir detaydı.
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk dönemi için çok önemli bir kaynak. Çok güzel yazılmış ve derlenmiş, beklemediğim şekilde akıcı ve rahat okunuyor. Atatürk ve diğer önemli şahsiyetler ile ilgili anılar, anekdotlar çok değerli.
Atatürk'ün en yakınındaki kimselerin anılarını okumak elbette keyifli ve aydınlatıcı. Tabi bunları çatışmaları ve yazarın kimliğini göz önüne alarak eleştirel okumalı. Yazarın Ankara İstiklal Mahkemesi üyesi olduğunu unutmamak gerek örneğin. Karar celsesinde paşalar duruşma salonuna girdikleri esnada yaşanan olayları, "görevli jandamalar adet olduğu üzere paşaları selamladı" şeklinde geçmesi buna bir örnek. Kazım Karabekir'in toplatılan ve yakılan kitabına ilişkin anıyı da "kitapların satın alınması" ve "depo edilecek yer bulunamadığından yakılması" şeklinde anlatması yine bir diğer örnek.
Falih Rıfkı da, Kılıç Ali de zaferden sonraki Atatürk'e dair tabiri caizse "kıssalar" dışında pek bir şey anlatmıyorlar. Zafere değin olan kısım daha detaylı ve okumaya değer bence.
İzmir Suikastı ve öncesine ilişkin anlatım gayet detaylı. Bu babda idama mahkum edilenlerin darağacı önünde son sözleri ve tavırları son derece etkileyici idi. Kimisinin korkaklığı, kimisinin kabullenişi ve neredeyse hepsinin inkarı.
Yazarın İsmet İnönü'ye yönelik antipatisi her bölümde kendini belli ediyor. Atatürk'ü son günlerinde ziyaret etmeyişi, başbakanlığı döneminden bahsederken hırslı, kinci ve tabiri caizse acemi davranışlarını içerir anıları tercih etmesi dikkati çekiyor.
Hatıralara bir katkısı olmayan ve tekrar eden Atatürk'e yönelik övgü cümleleri çıkartılsa kitabın hacmi 200 sayfa civarı azalır.
Atatürk'e hayatı boyunca en yakın olmuş insanlardan biri, Atatürk'ün sırdaşım dediği Kılıç Ali'nin anılarından oluşan bir kitap. Mustafa Kemal'in günlük hayatı hakkında diğer kitaplarda göremediğimiz çok güzel detaylar var. Hayatının büyük kısmı cephede ve mecliste geçmiş bir liderin günlük yaşantısı zaten hayatının çok küçük bir bölümünü kapsıyor. Buna rağmen, çok az da olsa bu yaşantıyı da okumak, bir akşam yemeğini okumak, arkadaşlarıyla sohbetini okumak bana büyük keyif verdi. Tarih okumayı seven herkese öneririm.
İstiklal mahkemesi bölümünü biraz fazla detaylı ve cok eski türkçe kullanarak yazılmış buldum. O kısım sıkıcı olmakla beraber, kalan bölümler cok sürükleyici. Tarih kitabı kaygısı olmadan yazılması okumayı kolaylaştırıp akıcılığı sağlıyor. Özellikle Ata’nın hastalık ve vefat zamanlarını okurken büyük ızdırap duydum. Fotoğraf almbümü de müthiş.
Mustafa Kemal Atatürk'ün insani yönlerini yakından tanımak ve özellikle son günlerini takip etmek adına önemli bir kaynak. Anıları aktarılan Kılıç Ali'nin şahsi husumetleri ve meselelere siyasi kimliği nedeni ile objektif bakamaması bir yana okumaya değer bir eser.