Lazar Moiseyeviç Kaganoviç 1893'de doğdu, genç yaşında devrimci oldu, 1917'de Bolşeviklerle beraber Devrime katıldı, ilerleyen dönemde Stalin'in en yakın çalışma arkadaşları arasında ve en tepede yer aldı, Stalin sonrası dönemde Kruşçev (kitapta Hruşçov diye geçiyor) tarafından tasfiye edilerek çok alt bir göreve indirildi ve süreç içinde de neredeyse yaşarken unutulmaya terkedilerek, kurulmasına katkı sunduğu rejimin resmen sona erişini (neyse ki!) göremeden Temmuz 1991'de, 98 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Kitap, Kaganoviç'in son yıllarında yazar Felix Çuyev ile gerçekleştirdiği uzun söyleşilerin dökümünden ve Çuyev'in aradaki yorumlarından oluşuyor. Sistemin çökme surecinde hayatta kalan yegane Bolşevik olarak Kaganoviç; Devrimi, öncesini, sonrasını, İç Savaşı, 2. Dünya Savaşını, Lenin'i, Stalin'i, Kruşçev'i, tasfiyeleri, bir düzenin kuruluşunu anlatırken, kurdukları düzenin fonda günden güne eriyip bitişine karşı bir şey yapamamanın kederini de yansıtıyor.
Çevirmen Ahmet Açan oldukça başarılı bir çevirinin yanında, birçok değerli dipnot ve finalde eklediği 4 uzun not ile de dönemin anlaşılmasına katkıda bulunmuş.
Çuyev’in Kaganoviç ile görüşmeleri belli bir konudan ziyade, bir kronolojiyi takip ederek yazılmış. Bu durum takip etmeyi güçleştirmese de, aynı olayları bir bütüne bağlama işini okura bırakıyor. Bir devrim yapıyor, kocaman bir ülke kuruyor ve onun yıkımını izliyorsun; her bakımdan çok kalp kırıcı, okurken bile çok zorlayıcı, insanın burnunun direği sızlıyor. Bugün zararlı bellenen, böcek yesinler de dünya kurtulsun denen insanın ise, ne kadar büyük olabileceğini düşündüren bir yanı da kitabın, insanı yücelten o tarihi de okuyoruz çünkü, bu ayrıca etkileyici ve umut verici. Çuyev iyi ki yapmış bu görüşmeleri.