Bloch'un kullandığı, yaklaştığı "hikmet dili" itibarı ile çeviri epey aksıyor. Peki, tamam. Ancak benzer bir dil kullanan Benjamin'in çevirilerinde bu denli boş sayfalar okumadım. Çok merak ederek okumayı beklediğim biri idi Bloch, bir miktar hayal kırıklığı yaşadım bu eserinde ama "Umut İlkesi" için halen beklentilerim yüksek. Bilemiyorum belki de kişisel sebepler ile zihinsel olarak dünyasına giremedim, mümkün. Olumsuzluklardan ibaret değil pek tabi bende kalan bu eserden, tüm kitabı okumanızı öneremeyeceğim ama not aldığım şu bölümler muhteşemler gerçekten : "Talihin rokokosu", "Henüz oluşum halindeki ruh ","Uzun bakış","Bağlantısız tekrar karşılaşma","Doğrudan doğruya can sıkıntısı","Bunun yanında: Deliler meyhanesi","Bir şubat akşamının montajları","Selam ve görünüş/yanılsama","Ek:Hiç kimsenin lkesi".
Giderek fakirleşen, sadece pratik kullanımları gelişen bir dil kullanıyor olduğumuzu hissettim/düşündüm bu metni okurken. Zihinsel çöküşün ardında dağılan yapbozu gördüm.